İç kulakta yeni nöronlar keşfedildi |

[ad_1]

Bir dili konuşurken aniden farklı bir dilde konuşmaya başlamak, bir dereceye kadar bilişsel çaba gerektiren iki aşamalı bir süreçtir. Şimdiye kadar araştırmacılar hangisinin daha fazla çaba gerektirdiğine dair net bir veri elde edemedi. Birinci konuşulan dili sonlandırmak mı daha fazla çaba istiyor, yoksa ikinci dili konuşmaya başlamak mı? Yapılan yeni bir çalışma diller arasında geçiş yapıldığında beyinde neler olup bittiğini algılamaya yöneldi.

Araştırmanın baş yazarı New York Üniversitesi’ndenEsti Blanco-Elorrieta, “Çok dil bilen bireylerin dikkat çekici bir özelliği, farklı diller arasında hızlı ve doğru bir şekilde geçiş yapma yetenekleridir” diyor. Bu sadece sözlü dillerle de sınırlı değildir. İşaret dilinde konuşulan kelimeleri çeviren insanlar da bir düşünce akışından diğerine sorunsuzca geçebilmektedir. Önceki çalışmalar, bir dilden diğerine geçtiğimizde anteriorsingulat ve prefrontal kortekslerimizin aktif olduğunu göstermiştir. Anteriorsingulat korteks, dikkat etmemize yardımcı olurken, ön frontal korteks beynin ‘düşünme’ kısmıdır ve genel olarak karar verme ile diğer yönetici işlevlerle ilişkilendirilmektedir.

Bu yüzden muhtemelen iki dil arasında geçiş yapmaya karar verdiğimizde, çevremizde olup bitenleri inceleyen ve anahtarı çevirmeden önce sonuçları değerlendiren beyin bölümlerini de devreye girmektedir. Nöral aktivitedeki bu sıçrama, beynin bir dilden diğerine geçmek için daha fazla çalışması gerektirdiğini gösterir. Beyinde pürüzsüz bir geçişten çok uzak, sert bir durum ortaya çıkar. Net olmayan şey, bu değişime neden olan şeydir. Bir insanın bir dili sonlandırıp diğer dilde konuşmaya başlaması neredeyse eş zamanlı olarak gerçekleşmektedir. Bu da onları parçalara ayırarak incelemeyi zorlaştırır. Bu nöral aktivitenin nihai nedenini saptamanın bir yolu, beyni ilkini durdurmadan bir dil başlattığı anda incelemektir.

İspanyolca bir monoloğu duraklatmadan İngilizce konuşmaya başlamak, ikinci bir ağız gerektirir. Bu iki ağız nedeniyle iki konuşma dili de unutulabilir. Bu yüzden araştırma ekibi işaret dili kullanan kişileri inceledi. İşaret dili kullanan bir kişi her iki dili de aynı anda kullanabilir. 21 gönüllü üzerinde yapılan testler beynin tam anı anahtar alanlarını belirlemek için yeterli çözünürlükte veriyi sağladı. Sonuç olarak bilim insanları yeni bir dile girmekten çok bir önceki dilden ayrılmanın zor bir süreç olduğunu tespit etti. İki dil arasında geçiş yapabilmekle ilgili daha çok şey öğrenmek oldukça önemli bir alan. Farklı diller arasında geçiş yapan beyinleri anlamak, bunu gerçekleştiremeyenlerin yapmasına yardımcı olabilir.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/bilingual-pre-frontal-anterior-cingulate-cortex-activity-switching-languages



[ad_2]

(Toplam: 35, Bugün: 1 )

Leave a reply:

Site Footer

Sliding Sidebar