Kelimelerden alacaklı bir sağır gibi. İçimi döktüm bugün yokluğunla konuştum Tutsak gibi, enkaz gibi, kendim gibi İçimden çıktım bugün içimle…
Bu kez anladım Kuru dallardan yapma Bi köprüden geçiyorum Ben ordaydım Erbabı yalnızları Yutan kentler biliyorum Bu kez anladım Hüzünlerden…
Ölsem, ölsem, ölsem... hemen şimdi Kaçsam, gitsem, kaçsam... tam da şimdi Bu kez pek bir afili yalnızlık Aldatan bir kadın…
Geceyi mesken tuttum gündüz senin olsun yalnızlık derdime dert katar gözlerim ağlar Asil bu yaşlar tek çarem var hayata renk…
Gözlerin yalansız Kaçamıyor yüzümden Bir kuş gibi uçta gel kon Yarala beni derinden Sen dalgalı hırçın deniz Kaçışların sebepsiz Suskun…
uyanır geceyarısı yoktan sevda yaparım adamım bu küçük işlere ben bakarım yanarım adamım bu küçük işlere ben bakarım yakarım dilsizler…
Bu akşam sanki hiç ayrılmamışız gibi Hissetmek istedim En sevdiğin kot pantolonumla En sevdiğin lacivert tişörtümü giydim Güzel bir akşam…
toprağın altında sarmaş dolaş köklerle bağlanmışız birbirimize cennet gibi biryerlerde kader varsa benimki bu olsun aşk masalsa gerçek olsun aşk..…
ben bir mülteciyim kendi yüreğimden başka sığınacak yerim yok yurdum yok ben bir mülteciyim yüreğime sığındım burda savaş çıksa bile…
Sizi bilmem, ama ben karar verdim. Su gibi duru olup hep akmaya, Başka sular tanıyıp, çoğalmaya, Dalgalanmaya, taşmaya... Son günlerde…