Aşağı yukarı, yukarı aşağı, çek beni buralardan, çek yukarıya Bugün anladım tüm gerçekleri; yine söylüyorum - herşey yalan! Bu son…
Küskün, üzgün, düşkün bakışların Gözlerime saplanan iki mızrak sanki ... Bitkin, gergin, yorgun gözyaşların Sararıp da dökülen birkaç yaprak belki…
Yalnizsin, kuslara hasret bir korkuluk gibi Unutulacaksin, hic okunmamis eski bir kitap gibi Yorgunsun, artik murekkep tutmaz bir defter gibi…
Yedi rengi gormeyen bir cocuktum buyudum Golge gibi bedensiz bir hayata burundum İnsan yuzu gormeyen bir diyara suruldum Yarini hic…
Her birliktelik kalbinin emzireceği bir yeni bebektir. Önce emeklemeyi sonra yürümeyi öğretmen gerekir. Kalbindeki sütü tüketmediler mi? Bazen hiç başlamaması…
Topuklu kırmızı ayakkabına Sokak boyuncaki çalımlarına Lavanta kokulu o gerdanına Biraz da laftan anlasanya Herkesi öpme Mahallede söz olur Herkesi…
Aci ceksem de alisacagim Tuza mupteladir yaralarim Kalabaliga karisacagim Ama terketmeyecek korkularim.. Her devirdigim buruk kadeh, Bir oncekine kufredecek.. Nefesim…
Kokusu mu sinmis yastigina, uykuna gem vurmus Arzusu mu dinmis yoklugunda, gozlerine perde dusmus Gizlice akan gozyasinda, yanaklarin suyunu cekmis…
Biz guzel olamadik, sorular soramadik Birbirimizden baska bir cevap bulamadik Biz hic alisamadik, bir kaliba uyamadik Birbirimizden baska bir dala…
Uzun konuştuk bütün gece Ama bak üstün açık uyumuşsun sen yine Usul usul konuştuk bütün gece Avuçlarımda taşıdım sonra seni…