| Tür: | Roman |
| Yazar: | Stefan Zweig |
| Yayınlanma Zamanı: | 2017 |
| Yayınevi: | İş Bankası Kültür Yayınları |
| ISBN: | 9786053329121 |
Karakterler
Clarissa Schuhmeister: 1894 doğumlu, Avusturyalı bir subayın kızı. Annesini doğumda yitirmiş, katı disiplinli bir babayla büyümüş, çocukluğunu manastır okulunda geçirmiştir. İçe dönük, ciddi, duygularını bastıran sadece zaman içinde içsel enerjisini keşfeden bir karakterdir. Clarissa, savaşın bireyler üstündeki yıkıcı etkilerini ve bayanların cemiyet içindeki konumunu temsil eder.
Leonard: Fransız, toplumcu eğilimli bir öğretmen. Luzern’de Clarissa ile tanışır. İdealist, entelektüel ve duygusal bir karakterdir. Clarissa’nın aşkı ve çocuğunun babasıdır. Savaşın başlamasıyla Clarissa’dan ayrılır ve tekrar haber alınamaz.
Dr. Silberstein: Viyana’da tanınmış bir nörolog. Clarissa’nın çalmış olduğu klinikte üstüdür. Bilimsel düşünceye ehemmiyet veren, entelektüel bir figürdür. Clarissa’nın mesleki gelişiminde mühim bir rol oynar ve onun entelektüel dünyasını şekillendirir.
Albay Schuhmeister (Clarissa’nın Babası): Avusturya ordusunda yüksek rütbeli bir subay. Katı ve duygusuz bir babadır. Disiplinli, duygusal mesafeli ve otoriterdir.
Brancovic: Cenk esnasında Clarissa’nın tanıştığı bir adamdır.Gizemli, kararsız ve güvenilmezdir.
Mevzusu
Clarissa, çocukluğunu manastırda geçirir; babasının katı disiplini ve duygusal mesafesi, onun içe dönük ve itaatkâr bir kişilik geliştirmesine niçin olur. Gençliğinde, Viyana’da tanınmış bir nörolog olan Dr. Silberstein’ın asistanı olarak çalışmaya adım atar. Bu zamanda, Luzern’de katılmış olduğu bir kongrede, Fransız öğretmen ve pasifist Léonard ile tanışır ve aralarında derin bir bağ oluşur. Kitapta harp ve harp sonrası yıllarda servetinden yoksun bırakılan Avusturyalı bir subayın kızı olan Clarissa Schuhmeister’ın yaşamı anlatılmaktadır.
Clarissa ve Léonard’ın ilişkisi, I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle kesintiye uğrar. Léonard, savaşın başlamasıyla ülkesine döner; Clarissa ise hamile bulunduğunu öğrenir. Sadece, Léonard’ın mektupları babası tarafınca saklandığı için, Clarissa ondan haber alamaz ve yalnızlık içinde kalır.
Clarissa, harp esnasında bir askerî hastanede çalışırken, askerlik yapmayı reddeden ve harp karşıtı bir insanla tanışır. Yalnız evladı için onunla evlenir. Sadece, bu evlilik Clarissa için bir mutluluk getirmez; eşi, harp sonrası dönemde karaktersiz bir spekülatöre dönüşür. Clarissa, Léonard’a olan öfkesini ve hayal kırıklığını içinde taşımaya devam eder.
Kitap, savaşın bireyler üstündeki yıkıcı etkilerini, bayanların cemiyet içindeki konumunu ve bireysel özgürlük arayışını derinlemesine işler. Zweig, Clarissa’nın içsel çatışmalarını ve duygusal dönüşümünü ustalıkla betimler. Roman, bununla birlikte, savaşın niçin olduğu milliyetçi histerinin ve bireysel trajedilerin altını çizer.
Stefan Zweig, ne yazık ki kitabı tamamlayamadan vefat eder. Romanın taslağı, 1981 senesinde Knut Beck tarafınca Zweig’ın arşivlerinden derlenerek yayımlanır. Bundan dolayı, eserin bazı bölümleri Zweig’ın kaleminden çıkmamış olabilir; sadece, genel olarak Zweig’ın ifade seçimi ve ruhsal derinliği korunmuştur.
Zweig yaşamının son dönemlerinde başladığı, taslağı 1981’de gün ışığına çıkarılan ve yayıncısı tarafınca tamamlanan Clarissa’da, 1902 yılından Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesine kadar geçen dönemde, dünyanın halini genç bir kadının bakış açısından anlatır. Avusturyalı bir subayın kızı olan Clarissa bir manastır okulunda büyümüş, eğitimini tamamladıktan sonrasında Viyanalı meşhur bir sinir hastalıkları uzmanının yanında çalışmaya adım atmıştır. Lozan’daki bir kongrede barışsever Fransız öğretmen Léonard’la tanışır. Birbirlerine âşık olurlar. Cenk yüzünden ayrılmak zorunda kaldıklarında Clarissa hamiledir. Üstelik karnındaki bebeğin babası bununla birlikte düşmanıdır da. Milliyetçi bir histerinin kol gezdirilmiş olduğu parçalanmış Avrupa’da bu bebeği doğurmak yalnızca kişisel bir karar değildir artık.
(Tanıtım Bülteninden)
Çevirmen Âsım Çevirmen Âsım (D: Gaziantep, 1755 – Ö: İstanbul, 1819) Dilci, ozan ve tarihçi.…
Medya, bireylerin gündelik yaşam pratiklerinden siyasal tercihlerine kadar uzanan çeşitli alanları biçimlendirmede tehlikeli sonuç rol…
Şeyh Bedreddin Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin (D: Simavna, 1359 – Ö: Serez, 1420) Mutasavvıf,…
Şeyh Bedreddin Destanı – Nazım Hikmet Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı, yalnızca bir şiir kitabı…
Türk Kültüründe ve Türk Edebiyatında Hızır Hızır Halk inanışında ölümsüz olduğuna, zorda kalanların yardımına yetiştiğine,…
Kötülüğün Sıradanlığı – Hannah Arendt Fenalık bir çok vakit “canavarca” bir şey şeklinde düşünülür: Şiddete…