Eugene İonesco kimdir, Eugene İonesco, oyunlarındaki içerik ve anlatım özellikleriyle, tiyatro sanatına yeni bir anlayış getirmiş, bu alanda devrim sayılacak değişim gerçekleştirmiş, absürd tiyatro akımını yaratmış bir öncü’dür.
Eugene İonesco, 26 Kasım 1909 tarihinde Slatina, Romanya‘da doğmuştur. Babası Romanyalı, annesi Fransız yahudisiydi. Doğduktan kısa bir süre sonra Paris‘e taşındılar. 13 yaşına geldiğinde anne babası boşandığı için babasıyla Romanya’ya taşınarak eğitiminin geri kalanını burada tamamladı. 1928 – 1933 yılları arasında okuduğu Bükreş Üniversitesinde Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olarak öğretmenliğe başladı. Şiir ve edebiyat eleştirileri yazdı.
1936 yılında Rodica Burileanu ile evlendi. Sıradışı çocuk öykülerini ithaf etti938 yılında bir burs kazanarak doktorasını yapmak üzere Fransa‘ya gitti. II. Dünya savaşı sırasında Marsilya’ya taşındı. 25 Ağustos 1944 tarihine Fransa’nin alman işgalinden kurtulmasından sonra tekrar Paris‘e taşındı.
Eugene İonesco, 1967 yılında İsɾail‘e gideɾ ve daha sonɾa öz yaşam öyküsünde yahudi kökenli olduğunu açıkladı.
Başlangıçtan itibaren çalışmalarında Dadaizm ve Sürrealizm akımları etkili oldu. Özellikle Antonin Artaud‘un “Eziyet Tiyatrosu”, Andre Breton, Robert Desnos ve Tristan Tzara‘nın kara mizahı onu etkiledi. Dadaist Alfred Jarry‘nin kurduğu “patafizik” akımında yer aldı. Ayrıca Franz Kafka, Dostoyevski ve Samuel Beckett onu etkileyen önemli yazarlar oldu. Oyunları acı çekme, korku, yıkım, kibarlığın boşunalığı gibi temalar üzerine kuruludur.
Gerçekçi, psikolojik tiyatroya karşı, varoluşun saçmalığını, beylik yaşamın anlamsızlığını, insanların iletişimsizliği ve kişinin kendini gerçekleştiremeyişini oyunlarına konu ederek “absürd tiyatronun” başlıca örneklerini verdi.
Oyunlarında, tragedya-fars, gerçeklik-yanılsama, olağan-olağanüstü gibi karşıt ilkelerden yola çıkarak, komik olanda trajik olanı, trajik olanda komik olanı birlikte göstermeye çalıştı, Düz aklı, mantığı ve dilin anlam yükünü yıktı; grotesk ve gerçeküstücü öğeleri kullanarak, burjuva yaşamı karikatürleştirdi. Çok anlamlı, simgesel bir anlatım doğrultusunda, anlamsız seslerden, kalıp sözlerden, mantık yanlışlarından yararlanarak dili abesleştirdi, oyunun dilini absürdün anlatımı olarak kullandı.
1969 yılında Ulusal Tiyatro Ödülünü aldıktan sonra 1970 yılında kendi başvurusu ile Fransız Akademisine seçildi.
Eugene İonesco, 1936 yılında Rodica Burileanu ile evlendi. Sıradışı çocuk öykülerini ithaf ettiği bir kız babası oldu.
Eugene İonesco, 28 Mart 1994 tarihinde Paris, Fransa‘da 85 yaşında ölmüştür. Paris’teki Montparnasse Mezarlığı’na gömülmüştür.
Eugene İonesco, Gergedanlar oyununda ikinci dünya savaşı öncesinde başlayan, daha sonra Avrupa’yı kasıp kavuran totaliter rejimlerin insanlığı nasıl yavaş yavaş ele geçirdiğini anlatır. Yazar söz konusu dönüşümden duyduğu kaygı için şunları söyler:
Eugene İonesco, bu oyunda Fransızların Alman işgali altındayken Nazi barbarlığına karşı koymamalarını şiddetle kınar. Anti-Nazi bir oyun olarak nitelediği Gergedanlar kaderin bir cilvesi olarak ilk kez Almanya‘nın Düsseldorf kentinde sahneye koyulmuş. Oyuncular elli kez sahneye çağrılmış.
Ödülleri :
1959 – Tours Festivali Film Ödülü
1963 – Prix Italia
1966 – Society of Authors Theatre Prize
1969 – Grand Prix National for theatre
1969 – Monaco Grand Prix
1970 – Austrian State Prize for European Literature
1973 – Kudüs Ödülü
Eserleri :
1948 – La Cantatrice chauve (Kel Kantocu ya da Kel Şarkıcı)
1951 – La Leçon (Ders)
1952 – Jacques ou lasoumission (Jacques ya da boyun eğme)
1952 – Les Chaises (Sandalyeler)
1953 – Gelinlik kız
1953 – Önder
1954 – Amédée ou comment s’en débarrasser (Amédée ya da nasıl başından atarsın onu)
1958 – Tueur sans gages (Gönüllü Katil)
1959 – Rhinocéros (Gergedanlar)
1962 – Le Roi se meurt (Kral Ölüyor)
1963 – Le Piéton de l’air (Hava Yayası)
1964 – La Soif et la faim (Açlık ve Susuzluk)
1972 – Macbett (Macbett)
1973 – İki Kişilik Hırgür
1974 – Yalnız Adam
1981 – Ölüler Arasındaki Yolculuklar
1999 – Cehennem Günlüğü
1955 – L’impromptu de I’Alma, ou le cameleon du berger ( Doğaçlama ya da Çobanın Bukalemunu)
Kuramsal yazıları :
1962 – Notes and Counternotes (Notlar ve karşı notlar)
1966 – Fragments of a Journal (Günlükten parçalar)
1973 – Le Solitaire (Fal)
1980 – Journeys among the Dead (Ölüme yolculuklar).
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…
10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları — Senaryo…
Zehri Kim Verdi – Agatha ChristieKarakterlerLuke Fitzwilliam: Romanın başkahramanıdır. Uzun seneler İngiltere haricinde polislik yapmış,…
Türk Şiirinde Güz Bir yaprağın dalından kopup ayrılması, şiirde kimi zaman tüm bir ömrü düşündürür.…