Kategoriler: Genel

Hüseyin Siret Özsever – Türk Dili ve Edebiyatı

Hüseyin Sîret Özsever (D: 1872, İstanbul – Ö: 27 Şubat 1959, İstanbul) Şair.

Hüseyin Siret Özsever

Servet-i Fünûn topluluğunun hayattan en son ayrılan temsilcisidir. Asıl adı Hamdullah Sîret’tir. Hüseyin Sîret, çocuk denecek bir yaşta iken şiirle uğraşmaya başlamış olmasına rağmen, ancak 1896 yılında Servet-i Fünûn‘a yazmaya başladıktan sonra tanınmıştır.

Servet-i Fünûn şairleri içinde duygusal yönü ve lirizmi en belirgin şair olarak tanınmıştır. O, konularını özellikle his ve ince temalardan seçmiş; “aşk, kadın, aile, özlem, gurbet ve tabiat güzellikleri” üzerine şiirler yazmıştır. Şiirlerinde tabiat daha çok, bir fon olarak göze çarpar.

İlk şiirlerinde Tevfik Fikret‘in tekniği ve Cenap Şehabettin‘in duygusallığı göze çarpar. Dil ve anlatımda Servet-i Fünûnculardan pek ayrılmayan Hüseyin Sîret, sonraları dilde belli bir duruluğa yönelmiştir. Aruzun yanında hece ölçüsünü de kullanmıştır.

Eski şiirin hemen hemen hiç etkisinde kalmadan, yeni şiirin sınırları içine girip yerleşme olanağını bulmuştur. Fikret’le Cenap’ta olduğu gibi, Sîret’in kişiliğinde de, Servet-i Fünûn’un etkin yılları olan, 1896 ile 1901 arasında hızlı bir gelişme göze çarpar. Ancak, bu gelişmede, onun üzerinde Fikret’in büyük bir etkisi olduğu inkâr edilemez.

Biçimde gösterdiği titizlik ve anlatım özellikleri bakımından, onun düzeyine erişememekle birlikte Sîret, Fikret’in peşindedir. O da, Fikret gibi, nazmın tekniğine ve dile titizlikle bağlıdır. “Sanat, sanat içindir.” ilkesine bütünüyle sadık kaldığı için, onda, şiirin içeriği, genellikle bireysel bir manzara gösterir.

Ona göre şiir, duygu ve hayal demektir. Cenap gibi yaratıcı ve zengin olmaktan çok, Fikret gibi zarif ve sevimli bir hayal gücüne sahip bulunan şairin, hislerinde sürekli bir hüzün ve elem sezilir. Bunun, yaradılışındaki özelliklerin olduğu kadar, hayatının karışık ve çok çileli geçmesiyle de yakın ilgisi bulunduğu kesindir.

İlk iki eserleri olan “Leyâl-i Girîzân” ve “Bağbozumu”ndaki şiirleri, ikincisinde dil bakımından hafif bir sadeleşme hissedilmekle beraber, hemen hemen, aynı dokudadır. Fakat, zamanla ve olayların etkisiyle Sîret’te de, dil ve üslupça çok açık değişmeler meydana gelmiştir.

“Kıvılcımlı Kül”deki şiirler, dille birlikte, bazılarının hece vezni ile yazılmış olması gibi, vezin konusunda da meydana gelen değişmeleri göstermesi bakımından dikkate değerdir.

Hüseyin Sîret’in Eserleri

  • Bağbozumu (Yeni tarza yönelik şiirleri, 1828)
  • Leyâl-i Girizân (Kaçan Geceler, Servet-i Fünûn dönemi şiirleri,1910)
  • Kargalar (manzum yergiler, 1932)
  • Kıvılcımlı Kül (son şiirleri, 1937).

Bul-Tikla

Son Yazılar

Karakter, Kişilik, Huy ve Mizaç Nedir?

Karakter, Kişilik, Alışkanlık ve Mizaç Nedir? İnsan ve insanı idrak etmek; tarihin her döneminde hem…

2 gün ago

Zekanı Ölç: 5 Soruda Kitap IQ’n Kaç?

Kitap Diyarı internet sayfasında gezinirken deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Bu çerezlerden, gerektiği benzer biçimde…

2 gün ago

Bu Testte Doğru Yok… Sadece Sen Varsın

Seçimlerine nazaran ilerleyen kontrol Bir Kitap Buluyorsun… Okur Ruhun Ortaya Çıkıyor Bu testte doğru ya…

3 gün ago

Gözlemci Bakış Açısı Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Gözlemci Bakış Açısı Nedir? Edebiyat, bir olay örgüsünü yalnız anlatmak değil, onu belirli bir pencereden…

5 gün ago

Nehir Roman Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Dere Roman Nedir? Edebiyat, insan deneyimini ve toplumsal dönüşümü kayıt altına alan en kuvvetli sanat…

1 hafta ago

Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sümerdeki Kökeni Özeti ve Konusu

Kur’an İncil ve Tevrat’ın Sümerdeki Kökeni – Muazzez İlmiye ÇığTür:Araştırma – TarihYazar:Muazzez İlmiye ÇığYayınlanma Zamanı:2015Yayınevi:Kaynak…

1 hafta ago