| Tür: | Roman |
| Yazar: | Andre Gide |
| Yayınlanma Zamanı: | 2003 |
| Yayınevi: | Sel Yayıncılık |
| ISBN: | 9786256462052 |
Karakterler
Eveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve fedakâr bir hanımdır. Zaman içinde kendisini geliştirip evliliğini sorgular; sadece bağımsızlık isteğiyle ailesine karşı duyduğu mesuliyet içinde kalır.
Robert: Toplumsal saygınlığına ehemmiyet veren, benmerkezci ve otoriter bir kişidir. Eleştiriler karşısında davranışlarını haklı çıkarmaya çalışır ve eşinin bağımsızlaşmasını kabullenmekte zorlanır.
Geneviève: Sorgulayıcı, idealist ve özgürlüğüne düşkün bir genç hanımdır. Annesinin yaşamış olduğu mutsuzluktan etkilenerek geleneksel hanım rollerine karşı çıkar ve kendi kararlarıyla yaşayabileceği bir yaşam oluşturmak ister.
Hekim Marchant: Bilgili, gösterişten uzak ve yardımseverdir; sert görünüşünün altında şefkatli bir kişilik taşır. Toplumun değişebileceği mevzusunda karamsar olması, Geneviève’in umutlarıyla çatışmasına neden olur.
Sara Keller: Bağımsızlığına düşkün, kendinden güvenilir ve geleneklere meydan okuyabilen bir genç kızdır. Evlilik uğruna kişisel ilgilerinden ve kendi yaşamından vazgeçmeyi reddederek Geneviève’in düşüncelerini etkisinde bırakır.
Gisèle Parmentier: Parlak zeka, çalışkan, dengeli ve sakin şekilde kesin bir genç hanımdır. Hanımefendilerin bağımsızlığını savunur ve özgürlüğün evlilik içinde de korunabileceğini düşünür.
Mevzusu
André Gide’in Hanımefendiler Okulu, Eveline’in kocası Robert’a duyduğu büyük hayranlığın zaman içinde hayal kırıklığına dönüşmesini ve kendi kimliğini, isteklerini sorgulamaya başlamasını mevzu alır. Eveline, Robert ve kızları Geneviève’in değişik bakış açıları üstünden evlilikteki güç ilişkileri, toplumsal beklentiler ve bayanların bağımsızlık arayışı anlatılır.
Kitap, bir Fransız burjuva ailesinin yaşamını Eveline, kocası Robert ve kızları Geneviève’in bakış açılarından anlatır. Günlükler, mektuplar ve anılar vesilesiyle ilerleyen yaratı, evliliğin ardındaki güç ilişkilerini, görünüş ile gerçek arasındaki çatışmayı ve bayanların bağımsızlaşma çabasını işler. Bu üç anlatı birbirini tamamlar ve sorgular.
İlk bölüm, Eveline’in gençlik günlüğüyle adım atar. Robert’a derin bir aşkla bağlanan genç hanım, onu bilgili, incelikli, ahlaklı ve üstün bir insan olarak görür. Babasının kuşkularına karşın onunla evlenmek ister. Kendi kıymetini, sevilmiş olduğu adama layık olabilmek üstünden tanımlar; kişisel ilgilerini geri plana atarak yaşamını evliliğe adar. Robert’ın sözlerini hayranlıkla kaydederken onun kendini beğenmişliğini, gösterişini ve bayanları sınırlayan düşüncelerini fark edemez. Okur, Eveline’in övgülerinin arasından bu kusurları sezebilir. Üstelik Robert, beraber günlük tutmayı önermesine karşın kendisi yazmaz; Eveline’in hususi defterini okuyarak onun kişisel alanına müdahale eder.
Günlüğün ortalama yirmi yıl sonraki bölümünde Eveline’in bakışı değişmiştir. Kızının öğrenimini izleyerek ve okuyarak düşünsel açıdan gelişmiş, kocasını sorgulamaya adım atmıştır. Robert’ın terbiye anlayışında içtenlikten oldukça elit görünme kaygısı bulunduğunu düşünür. Onun kendisini bağımsız bir şahıs olarak tanımadığını, eşinin düşüncelerini ve davranışlarını denetlemek istediğini görür. Gençliğinde hayranlık uyandıran özellikler artık dayanılmaz gelmektedir. Değişimin temelinde Robert’ın başkalaşmasından oldukça, Eveline’in onu değerlendirme biçiminin dönüşmesi vardır.
Eveline ayrılmayı düşünür; sadece duygusal bağlar, sorumluluklar ve Robert’ın kendisine duyduğu ihtiyacın açığa çıkması bu sonucu güçleştirir. Kocasının sevgisinin bazı anlarda içten bulunduğunu görmesi, evliliğindeki mutsuzluğu ortadan kaldırmaz. Birinci Dünya Savaşı esnasında hastanede bulaşıcı hastalara bakmaya adım atar. Burada hastalanarak ölür. Ölümünün arkasından Geneviève, annesinin yaşadıklarının başka bayanlara yararlı olabileceğini düşünerek günlüğünü yayımlanması için Gide’e gönderir. Böylece hususi bir yaşamın tanıklığı toplumsal bir anlam kazanır.
İkinci bölümde Robert söz alır. Karısının günlüğünde çizilen portresine itiraz ederek kendi açıklamalarını sunar. Kendisini ailesine bağlı, mesuliyet sahibi ve etik ilkelere gore yaşamaya çalışan bir adam olarak tanıtır. Eveline’in eleştirilerini haksız bulur; davranışlarının ardında iyi niyet bulunduğunu savunur. Bununla beraber, açıklamaları başkalarının gözündeki itibarına verdiği önemi ve kendi haklılığına duyduğu itimatı ortaya çıkarır. Böylece aynı evliliğin iki tarafça iyi mi değişik yorumlandığı, insanoğlunun kendisini anlatırken kusurlarını iyi mi gerekçelendirebildiği görülür.
Son bölüm, Geneviève’in çocukluğunu ve gençliğini anlatmasıyla aileye üçüncü bir bakış getirir. Annesinin mutsuzluğuna şahit olan genç kız, babasının otoritesini ve bayanlara biçilen geleneksel rolleri sorgular. Okul arkadaşı Sara’ya duyduğu kuvvetli duygular, kendi isteklerini anlamasında önemlidir. Sara ve Gisèle ile bayanların bağımsızlığını amaçlayan bir birlik kurar. Anası, bu yakınlıktan kaygılanarak onu okuldan alır; böylece Eveline’in özgürleşme isteğinin de bazı geleneksel sınırları aşamadığı görülür. Eğitim görmek, kendi kararlarını vermek ve bir adama bağımlı olmadan yaşamak ister. Evlilik ile anneliğin mecburi olarak birbirine bağlı olmadığını düşünerek Hekim Marchant’tan çocuk sahibi olmayı, çocuğunu tek başına yetiştirmeyi tasarlar; fakat hekim öneriyi reddeder. Annesiyle son hitabı, Eveline’in Marchant’a beslediği sevgiyi açığa çıkarırken iki kadının birbirlerinin isteklerini ve acılarını daha iyi anlamasını sağlar. andre-gide.fr
Geneviève’in arayışı, annesinin yaşamış olduğu hayal kırıklığını daha açık bir özgürlük talebine dönüştürür. Yaratı bu yönüyle, bayanların kendilerini tanımasını engellemiş olan toplumsal beklentilerin eleştirisi olarak okunabilir. Gide, değişik anlatıcıların çelişkilerini yan yana getirerek okuru kolay yargılardan uzaklaştırır. Kitabın merkezinde, başkalarının onayına gore yaşamakla kendi vicdanına ve düşüncesine bağlı kalmak arasındaki gerilim bulunur. Başlıktaki okul, yaşam deneyimleriyle kazanılan bu bilinci düşündürür.
Aşkın gözleri kör eden efsunu sönümlendiğinde hepimiz kendi yoluna gider, kendi hikâyesini anlatmaya koyulurmuş. Sırlar, arzular ve bilinmezliğin ortasında yepyeni patikalar oluşur, yeni denizlere yelken açma vakti gelirmiş.
Hanımefendiler Okulu, genç bir kadının ilmek ilmek dokuduğu hayallerinin güncesidir. Peki fakat her sayfası şevkle, kalp çarpıntısıyla resmedilen bu günceyle can bulup filizlenen bir ilişki, sevgililerin omzuna bir yük, belleğine onulmaz bir yara misali işleyen süre çarklarından sağ çıkabilecek midir?
Pastoral Senfoni, Dar Kapı ve Kalpazanlar ile çağdaş roman anlayışına taze bir nefes kazandıran, Nobel Ödüllü Andre Gidé, kendini tanımaya, yaşamını anlamlandırmaya başlamış olan ve aşkın girdabına kapılıp yolunu kaybeden bir hanıma bir teselli sunuyor; dönemin açmış olduğu yaralar gene zaman içinde iyileşiyor…
(Tanıtım Bülteninden)
💬
İçeriği iyi mi buldun?
Tek dokunuşla tepkini bırak, öteki okurlar da görsün.
0
😍0
😢0
😡0
👍0
👎0
Okur tepkileri içerik standardını görmemize destek sunar.
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…
10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları — Senaryo…
Zehri Kim Verdi – Agatha ChristieKarakterlerLuke Fitzwilliam: Romanın başkahramanıdır. Uzun seneler İngiltere haricinde polislik yapmış,…
Türk Şiirinde Güz Bir yaprağın dalından kopup ayrılması, şiirde kimi zaman tüm bir ömrü düşündürür.…