Mevzusu
Rasim Özdenören bu kitabında demokrasi, diyalektik, akılcılık, pozitivizm, hümanizm, bilim, kültür, anane ve özgürlük şeklinde bazı kavramların bir Müslüman tarafınca iyi mi anlaşılması gerektiğine dair önerilerde bulunmakla kalmayıp, öteki mühim kavramların incelenmesi için bir yöntem de sunmaktadır.
Kitap, batı kültüründen dilimize geçmiş bazı kavramların ne anlama geldiği ve bu kelimelere “Müslüman” bakış açısının ne olması gerektiği üstünde duruyor. Niçin bu şekilde bir araştırma yaptığını şöyleki açıklamıştır:
Batının sözleri sadece batı kültüründe anlaşılır ve bizim kültürümüzde bu kelimelerin anlamı farklıdır. Dolayısıyla bu sözleri gördüğümüzde bir Müslüman olarak iyi mi yorumlamamız icap ettiğini bilelim. Bundan dolayı biz Batı ile uzlaşmamış bir milletiz ve onun kavramlarını kendi kavramlarımız yada bakış açımızla değiştirmeliyiz.
Birinci bölümde demagoji, entelektüalizm, diyalektik, pozitivizm ve hümanizm kavramlarını ele almış ve bir Müslüman olarak bu kavramlara iyi mi yaklaşılması icap ettiğini anlatmıştır. Bunu yaparken de bu kelimelerin İslam’daki yeri hakkında bir münakaşaya girmiştir. Mesela İslam’ın akılcı ve pozitivist olmadığı ifade edilirken, Yunus Emre’nin “Ben erik dalına çıktım, üzüm yedim o an.” sözleriyle açıklar. Gene Karıştıran Kelimeler ‘in ilk bölümünde insanoğlunun ne işe yaradığını hümanizm terimi üstünden incelerken, Camus’nün anlamsızlık felsefesine karşı insanı “emaneti taşıyan” olarak tanımlamıştır. Kısaca Rabbini bilme görevini üstlenmiş bir varlık olarak.
İkinci bölümde yazar, Karıştıran Kelimeler ‘de bilim eleştirisine yer vermiştir. Bilimin aslına bakarsak genel bir kabul olduğu ve değişebileceği fikirlerini tartışır. Paradigma terimini kullanmadı, sadece batı bilimi derken baskın paradigmayı kastetmiş olmalıdır. Bilimin tek mutlak ve değişmez gerçek olduğu varsayımının yanlış bulunduğunu vurgular. Sonrasında bilim ve irfan kelimelerini aldı ve irfan bilim öncesi bir beceridir der. Bundan dolayı informasyon sahibi kişiler olayların derinliklerine iner ve gerçek sebebi görmeye çalışırlar. Yazara gore bilgili bir insanoğlunun evrim teorisinin yanlış bulunduğunu anlaması kolaydır.
Kitapta irfan teriminin anlamı belirsizdir. Deha, kendini tanıma ya da kabiliyet şeklinde bir anlamda kullanılmıştır. Bu zor bir kavram. Eğitimi ve bilgiyi idrak etmek, bilgeliği anlamakla ilgilidir. Bir hocamız yüksek lisans yaparken hikmetini şöyleki özetler. İlim, çöpü yere atmanın yanlış bulunduğunu bilmekse, hikmet o çöpü yere atmamaktır.
Yazar öteki bölümlerdeki kavramları inceleyerek devam etmiştir. O dönemde bazı İslami açıklamalar yapar. Kitapta geçen kelimeler bir kavram olduğundan kısa açıklamaları onları oldukça yüzeysel bırakmıştır. Bu bir gözlem şeklinde. Konsept emek harcaması ise daha derin bir çalışmadır.
Kitapta da yazıldığı şeklinde söylenen söz değil kavramdır ve her kavram ciddi bir araştırma gerektirir. Ciddi mevzular ciddiye alınmalıdır. Sadece felsefe yada tarihle ilgili informasyon veriliyorsa kaynak olmalıdır. Kaynak gösterilmeden yazılan bir kelime yorum yapıldığında bu iş felsefe olmaktan çıkar. Konuşma olur. Fakat bu kavramlar söyleşi mevzusu değil. Uzmanlık gerektirir. Felsefe yada felsefe zamanı okumaları yapmak daha uygun olacaktır. Bir kavram yada vakaya Müslümanca bir bakış olması imkansız. Müslüman olmanın şartı bellidir. Gerisi yorumdur. Bir Müslümanın çıkarımları yada anlayışı, Müslümanın görüşünü temsil etmez ve edemez. Dünyada ne kadar Müslüman var ise o denli da Müslüman görüşü vardır.
Bu kitapta Rasim Özdenören, demokrasi, diyalektik, rasyonalizm, pozitivizm, hümanizm, bilim, kültür, anane ve özgürlük şeklinde kimi kavramların bir Müslüman tarafınca iyi mi kavranması gerektiğine dair tavsiyeler getirmenin ötesinde, ele alınmayan öteki mühim kavramların irdelenmesine ilişkin bir usûl de sunuyor.
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…
10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları — Senaryo…
Zehri Kim Verdi – Agatha ChristieKarakterlerLuke Fitzwilliam: Romanın başkahramanıdır. Uzun seneler İngiltere haricinde polislik yapmış,…
Türk Şiirinde Güz Bir yaprağın dalından kopup ayrılması, şiirde kimi zaman tüm bir ömrü düşündürür.…