Karakterler
Nilgün: Romanın başkahramanıdır. Kendini Osmanlı hanedanına mensup bir prenses olarak tanıtan gizemli ve oldukca yönlü bir hanımdır. Son aşama güzel, çekici ve etkisi altına alan bir kişiliğe haizdir. Ara sıra gururlu, kaprisli ve inatçı davranabilse de kuvvetli ve bağımsız bir karakterdir. Nilgün’ün en dikkat çekici yönü, geçmişinin ve gerçek kimliğinin uzun süre bir sır olarak kalmasıdır. Bu gizem romanın temel gerilimlerinden birini oluşturur.
Ömer Selim: Romanın anlatıcısı ve adam başkahramanıdır. Macerayı ve seyahati seven, dünyayı gezmekten hoşlanan bir Türk beyefendisidir. Akıllı, kültürlü ve gözlem gücü yüksek bir karakterdir. Sadece hem de zevklerine düşkün, bazen sorumsuz ve kararsız davranabilen bir yapıya haizdir. Nilgün’e büyük bir aşkla bağlanır fakat bu ilişki süresince kıskançlık, kuşku ve vicdan azabı benzer biçimde duygular yaşar.
Aydın Bey: Nilgün’ün hayatında mühim bir rol oynayan kişilerden biridir. Daha oldukca otoriter, kuvvetli ve koruyucu bir karakter olarak görülür. Nilgün’ün çevresindeki vakalarda etkili olur ve bazen onun kaderini etkileyen kararlar alır.
Hekim Hikmet: Romanın yan karakterlerinden biridir ve Nilgün ile Ömer Selim’in hayatında çeşitli dönemlerde yer alır. Daha oldukca akılcı, sakin ve vakalara mantıklı yaklaşan bir kişilik olarak tasvir edilir.
Mevzusu
Nilgün romanı, seyyah bir Türk olan Ömer Selim ile gizemli bir karı olan Nilgün arasındaki aşk ve serüven öyküsünü anlatır. Hikayeleri, onların bir vapur yolculuğunda tanışmalarıyla adım atar ve Hindistan, Seylan ve çeşitli uzak ülkelerde geçen vakalarla devam eder.
Roman süresince Nilgün’ün gerçek kimliği ve geçmişi bir sır olarak kalırken, Ömer Selim onunla yaşamış olduğu aşk, ayrılık ve tekrardan karşılaşmalarla dolu uzun bir seyahat geçirir.
Roman, serüven, aşk ve seyahat temalarının iç içe geçmiş olduğu uzun ve oldukca katmanlı bir anlatıdır. Roman, ilk kez gazetede tefrika edilerek yayımlanmış ve sonrasında “Türk Prensesi Nilgün”, “Mapa Melikesi Nilgün” ve “Nilgün’ün Sonu” adlı üç bölümden oluşan geniş bir öykü hâline gelmiştir. Eserde anlatılan vakalar ortalama yedi senelik bir süre dilimine yayılır ve Hindistan limanlarından Afrika kıyılarına, Uzak Doğu adalarından Endonezya’ya kadar geniş bir coğrafyada geçer.
Romanın anlatıcısı ve baş kahramanı Ömer Selim adlı seyyah ruhlu bir Türk beyefendisidir. Ömer Selim macerayı, seyahati ve yeni bölgeler görmeyi seven bir kişidir. Hikâye, onun Hindistan’a giden bir İtalyan vapuruna binmesiyle adım atar. Bu seyahat esnasında vapurda Osmanlı hanedanına mensup olduğu söylenen genç ve gizemli bir hanımla tanışır: Nilgün.
Nilgün ilk bakışta oldukça garip bir izlenim bırakır. Kendini bir prenses olarak tanıtmasına karşın üçüncü derslik kamarada gezi etmektedir ve maddi açıdan oldukça sıkıntılı görünmektedir. Bu durum Ömer Selim’in kafasını karıştırır. Bir taraftan onun hakikaten prenses olup olmadığını sorgular, öteki taraftan davranışlarını kaba ve eğitimsiz bulur. Fakat gemide düzenlenen davetlerde Nilgün’ün son aşama zarif, çekici ve etkisi altına alan bir karı bulunduğunu farkına varır. Böylece aralarında yavaş yavaş karmaşık bir çekim oluşur.
Nilgün’ün karakteri roman süresince bir bilmece olarak kalır. Anlatıcı onun hakkında kati bir yargıya varamaz, bundan dolayı Nilgün hem kuvvetli hem kırılgan, hem dürüst hem de bazen aldatıcı yönleri olan bir karakterdir. Bundan dolayı Ömer Selim onunla geçirdiği uzun zamanlara karşın Nilgün’ü tam olarak çözemez.
Seyahat sonunda Nilgün ve Ömer Selim’in ilişkisi Hindistan ve Seylan Adası’nda devam eder. İkili burada bir süre aynı köşkte yaşamaya adım atar ve birbirlerine aşık olurlar. Aralarındaki ilişki güçlenir ve sonunda nişanlanırlar. Sadece bu aşk oldukça karmaşıktır; bundan dolayı Nilgün’ün gerçek kimliği, geçmişi ve niyetleri hakkında devamlı şüpheler vardır.
Ömer Selim Nilgün’ün başka biriyle evlenmesini engellemek için para kazanmak amacıyla Seylan’dan ayrılır. Sadece onun maceracı ve zevk düşkünü karakteri burada kendini gösterir. Kumar, eğlence ve yeni maceralar ardında koşarken Nilgün’den uzaklaşır ve zaman içinde onu dikkatsizlik etmeye adım atar.
İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla beraber romanın atmosferi daha trajik bir hâl alır. Nilgün hamile kalır ve güvenli bir yere götürülür. Sadece cenk koşulları, uzak mesafeler ve yazışma zorlukları sebebiyle Ömer Selim ile Nilgün arasındaki bağ kopar. Uzun süre birbirlerinden haber alamazlar.
Bu süreçte Ömer Selim, Nilgün’ü ve doğacak çocuğunu terk etmiş olmanın vicdan azabını yaşamaya adım atar. Ek olarak Japonların bazı bölgelere girmiş olduğu ve halka zulmettiği haberleri onu derinden sarsar. Bu vakalar onun içinde bir dönüşüm yaratır ve Nilgün’ü bulmak için yeniden yola çıkar.
Roman ilerledikçe Nilgün’ün geçmişi ve kimliğiyle ilgili sırlar ortaya çıkar. Nilgün’ün aslen değişik bir kimliğe haiz olduğu ve yaşamı süresince çeşitli rollere büründüğü anlaşılır. Bu gizemli karakter bazen değişik toplumsal konumlarda karşımıza çıkar, hatta bazı yerlerde bir hükümdar ya da kuvvetli bir karı olarak da görünür.
Ömer Selim ve Nilgün seneler sonrasında tekrardan karşılaşırlar. Aralarındaki ilişki yeniden alevlenir, fakat geçmişte yaşanmış olan ihanetler, ayrılıklar ve şüpheler ilişkilerini zorlaştırır. Buna karşın birbirlerinden kopamazlar.
Romanın son bölümünde kahramanların hayatındaki karmaşa yavaş yavaş çözülmeye adım atar. Uzun ayrılıklardan ve maceralardan sonrasında Ömer Selim ile Nilgün tekrardan bir araya gelir. Tüm yaşananlardan sonrasında birbirlerine duydukları sevginin hâlâ kuvvetli olduğu anlaşılır ve sonunda evlenerek beraber yaşamaya karar verirler.
1888 senesinde Beylerbeyi’nde doğan Refik Halid Karay, 18. yüzyıl sonlarında bir kolu Mudurnu’dan İstanbul’a göçenKarayakış ailesindedir. “Galatsaray Sultanisi” ve “Mektebi Hukuk”da okuyan yazar, Meşrutiyet sıralarında gazeteciliğe baslamıştır.
Kısa sürede üne kavuşmuş, “Fecri Ati” edebiyat topluluğunun kurucularından olmustur. “Kirpi” adıyla yazdığı taşlamaları ve siyasal yazıları sonucu İttihat ve Terakki hükümetince Anadolu’nun çeşitli illerinde 5 yılsürgüne gönderilmiş, sadece 1. Dünya Savaşı’nın son yılı İstanbula dönebilmiştir.Dönüşünde Robert Kolej’de öğretmenlik, Sabah Gazetesi’nde başyazarlık, iki kez de Posta-Telgraf Genel Müdürlüğü meydana getiren Refik Halid, bu süreçte tanınmış “Aydede” gülmece dergisini de çıkarmıştır.
Bazı siyasal davranışları yüzünden memleketten ayrılmak zorunda kalan yazar, Haleb’e yerleşerek “Vahdet” gazetesini çıkarmış, Hatay’ın Türkiye’ye bağlanmasında yazıları ve emekleri ile katkıları olmuştur. 1938’de yurda dönen Refik Halid, mecmua ve gazetelerde günlük yazılar tazmış ve 20 kadar roman kaleme almıştır. 18.7.1965 tarihinde İstanbul’da ölen yazar; tekniği, dilinin güzelliği, taşlamalarının inceliği ve tasvirlerinin kuvveti ile ün yapmış, Çağıl Türk Edebiyatı’nın temel taşlarından biri olmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
😍0
😢0
😡0
👍0
👎0
Ben Ney’im – Hakan MengüçTür:Din – TasavvufYazar:Hakan MengüçYayınlanma Zamanı:2018Yayınevi:Destek YayınlarıISBN:9786053113577MevzusuKitapta, ney metaforu üstünden insanoğlunun içsel…
Venedik Taciri – William ShakespeareTür:OyunYazar:William ShakespeareYayınlanma Zamanı:2012Yayınevi:İş Bankası Kültür YayınlarıISBN:9786053604549KarakterlerAntonio: Venedikli varlıklı bir tacirdir ve…
Bırak Yapsınlar Teorisi – Mel RobbinsTür:Kişisel GelişimYazar:Mel RobbinsYayınlanma Zamanı:2025Yayınevi:Nepal KitapISBN:9786255587756MevzusuKitabın ana mevzusu, başkalarının davranışlarını denetim…
Meczup – Halil Cibran Tür:FelsefeYazar:Halil CibranYayınlanma Zamanı:2024Yayınevi:Koridor YayıncılıkISBN:9786256353725 Mevzusu Toplumun deli söylediği bir anlatıcının bakış…
Aşk – Toni Morrison Tür:RomanYazar:Toni MorrisonYayınlanma Zamanı:2019Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786057728067 Karakterler Heed Cosey: Bill Cosey’nin dul olan…
Ölçünlü (Standart) Dil Ölçünlü dil (standart dil), bir toplumda ortak iletişimi sağlamak için kuralları belirlenmiş,…