| Tür: | Kişisel Gelişim |
| Yazar: | Baek Sehee |
| Yayınevi: | Nova Kitap |
| Yayınlanma Zamanı: | 2024 |
| ISBN: | 9786259520223 |
Mevzu:
Bir genç beyaz yakanın kronik depresyon ve anksiyete ile mücadelesini, psikiyatristiyle yapmış olduğu seans kayıtları ve kendi notları üstünden özetleyen otobiyografik-terapötik bir kitap olarak kaleme alınmıştır. Kore iş/toplumsal medya kültürünün baskısı altında öz-değer, sınır koyma, ilaç tedavisi ve bilişsel çarpıtmalarla başa çıkma süreçlerini gösterir; “tteokbokki” motifi de yazarın en sevilmiş olduğu yiyecek tteokbokki olduğundan ufak hazlarla yaşamı sürdürme fikrini simgeler.
Kitabın yazarı, doğrusu Baek Sehee, 30’lu yaşlarında beyaz yakalı bir ofis çalışanıdır ve senelerdir kronik depresyon tedavisi görmektedir. Kitapta psikiyatristiyle yapmış olduğu görüşmelerini kayda alıyor ve kitap bu diyaloglar ve peşinden bunlara yazdığı kişisel yorumlardan oluşuyor.
Bu diyaloglar, klinik diyalogla günlük anlatı içinde gidip gelen yazarı konuşmalar vesilesiyle tanıdığımız bir otobiyografik metin olarak ilerler. Yazar iş yerindeki performans baskısı, toplumsal medyanın devamlı karşılaştırma döngüsü, duygusal ilişkilerde onaylanma ihtiyacı, aile içi beklentiler ve gövde algısı benzer biçimde tetikleyicileri irdeleyerek “yaşamak” ve “zevk almak” (başlıkta sembolleşen tteokbokki benzer biçimde ufak hazlar) arasındaki çelişik dürtüyü çıplak şekilde sergiler;
Hekimle konuşmalarda antidepresan kullanımı, duyguları adlandırma, bilişsel çarpıtmaları (kişiselleştirme, felaketleştirme, ya hep ya asla) soruşturma, sınır koyma ve kendilik şefkati benzer biçimde araçlar net, kısa müdahalelerle özetlenir.
Yazar, içekapanık ve özgüvensiz bir insan bulunduğunu düşündüğünü,ve bunun sebebi olabileceğini düşündüğü aileyle ilgili sebeplerden ve onun için mühim olan anneanne, teyze benzer biçimde aile fertlerinden de özetlemek gerekirse bahseder.
Kitap ve psikiyatrist ile konuşmalar, “olağanüstü iyileşme” vaat etmez, iniş-çıkışlı bir iyileşme eğrisini (nüksler, ufak ilerlemeler, geri düşüşler) dürüstçe gösterir; hatta psikiyatristinin her şeyi çözebilecek bir çözüm ya da yöntem veremediği için özür dilediğinden bahseder. “…Fakat kuyuya düştüğünü idrak etmek için kendi çevresinde dönmesi ihtiyaç duyulan biri benzer biçimde benim de daha iyi olma çabalarım bir sekizgen, onikigen, hatta bir ihtimal bigün daire şeklini alacak. Üst üste binen hatalarımın daha güçlü bir kişilik bilinci sağlayacağını, oldukça iyi olduğumu, madalyonun diğer yüzünü görebildiğimi söylüyorlar; madalyon birazcık ağır, o denli.”
K-iş kültüründeki performansçılık ile “devamlı mutlu görünme” normunun ruh sağlığı üstündeki tahakkümünü eleştirir; yazar, başkalarının bakışından bağımsız bir öz-değer duygusuna, rutinlerin (yürüyüş, yazı, dost sohbeti), doz ayarlı ilaç desteğinin ve tertipli terapi seanslarının birleşik etkisine yaslanarak “yaşamayı sürdürme” kararını yeniden yeniden üretir; finalde çözüm tek bir büyük aydınlanma değil, ufak zevkleri suçluluk duymadan sahiplenmek, kırılganlığı kabul etmek ve gündelik sıradanlığı (tteokbokki yiyecek kadar rahat bir eylemi) varoluşu dayanaklandıran bir ergonomik olarak benimsemektir.
Yazar son söz olarak bu kitabı yazma sebebini şu şekilde konu alıyor: “Bu yüzden bu kitap cevaplarla değil, bir dilekle bitiyor. Sevmek ve sevilmek isterim. Kendi canımı yakmayacağım bir yol bulmak isterim. İşlerin kötüden oldukca daha iyi bulunduğunu söyleyebileceğim bir yaşam isterim. Başarısız olmaya devam etmek ve yeni, daha iyi yollar keşfetmek isterim. İçimdeki duygu gelgitini, yaşamın ritmi olarak görüp onun keyfini çıkarmak isterim. Devasa karanlığın içinde yürüyüp uzun süre altında durabileceğim bir parça gün ışığını bulabilen türden biri olmak isterim.
Bigün olacağım da…”
Psikiyatrist: Evet, size iyi mi destek olabilirim?
Ben: Şey, sanırım birazcık depresifim. Birazcık daha detaya gireyim mi?
Bir yayınevinin toplumsal medya yöneticiliğini başarıyla üstüne alan Baek Sehee’nin hayatında her şey yolunda gitmektedir; ta ki depresyon sebebiyle psikiyatristle görüşmeye başlayana dek.
Baek sürekli bir üzüntü, kaygı ve kendinden kuşku duyma hâli içindeyken, çevresine karşı da son aşama yargılayıcıdır. İşyerinde ve toplumsal çevresinde duygularını gizlemekte ustadır; yaşam tarzının gerektirdiği sakinliği göstermek ise onun için çocuk oyuncağıdır. Sadece tüm bu çaba onu yorucu, bunaltıcı bir boşluğa götürür ve derin ilişkiler kurmasını engeller. Bunun düzgüsel olamayacağını düşünür, yaşam buysa eğer, bu düzgüsel olması imkansız.
Fakat madem bu kadar umutsuz, o vakit en sevilmiş olduğu yemeği; şu şekilde acılı, bolca baharatlı bir tabak tteokbokki’yi iyi mi devamlı isteyebilir?
Baek, 12 haftalık bir süreçte psikiyatristiyle olan diyaloglarını kaydederek, kendini istismar döngüsüne hapseden geribildirim mekanizmalarını, ani tepkilerini ve zararı olan davranışlarını çözmeye adım atar. Kısmen anı, kısmen kişisel gelişim kitabı olan Ölmek İstiyorum Fakat Tteokbokki de Yiyecek İstiyorum, depresif ve zor zamanlarda elinizin altında bulundurmanız ihtiyaç duyulan bir rehber.
“Baştan sona dürüst ve örneksiz. Benzer depresyon ve anksiyete türlerinden mustarip gençlerde yankı uyandıracak samimi bir kendini keşfetme çabası.” –Library Journal
“Samimi… içten… Baek’in ruhsal rahatsızlıklar hakkında konuşmaları normalleştirme gayesi takdire şayan.”
–Publishers Weekly
“Baek, açıksözlülüğü ve mizahıyla okurlarını sarmalıyor.” –Booklist
(Tanıtım Bülteninden)
Çevirmen Âsım Çevirmen Âsım (D: Gaziantep, 1755 – Ö: İstanbul, 1819) Dilci, ozan ve tarihçi.…
Medya, bireylerin gündelik yaşam pratiklerinden siyasal tercihlerine kadar uzanan çeşitli alanları biçimlendirmede tehlikeli sonuç rol…
Şeyh Bedreddin Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin (D: Simavna, 1359 – Ö: Serez, 1420) Mutasavvıf,…
Şeyh Bedreddin Destanı – Nazım Hikmet Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı, yalnızca bir şiir kitabı…
Türk Kültüründe ve Türk Edebiyatında Hızır Hızır Halk inanışında ölümsüz olduğuna, zorda kalanların yardımına yetiştiğine,…
Kötülüğün Sıradanlığı – Hannah Arendt Fenalık bir çok vakit “canavarca” bir şey şeklinde düşünülür: Şiddete…