Kategoriler: Kitap Özetleri

Son Ada Kitap Özeti – Zülfü Livaneli


kitabı, emekliye ayrılan bir kişinin bir adayı satın alması ve oraya yerleşmesi ile başlamaktadır. Kişi, yalnız kalmamak için yakınlarını da adaya çağırarak yaklaşık 40 evli küçük bir muhite dönüştürdükleri ada da mutlu ve huzurlu bir şekilde hayatlarına devam etmektedirler. Adanın ilginç bir özelliği de ada da kimseye adıyla hitap etmemeleridir. Herkes her aile evlerinin kapı numaraları ile adlandırılmaktadırlar.

Son Ada kitap özeti kitap 36 numarada oturan kişi tarafından kaleme alınmıştır. Kişi daha önce yazarlık deneyimi olmadığı için yazım dili ile ilgili okuyucudan sık sık özür dilemektedir. Ada halkı elektrik ve telefonun olmadığı ada içinde kendi ürettikleri ürünler ile geçimlerini sağlamaktadırlar. Adanın maddi olarak tek geçim kaynağı, adaya özel olarak yetişen fıstıklardır. Ada halkı her yıl fıstıkları toplama mevsimini şölenlerle ve törenlerle kutlamaktadırlar. Yönetimsel olarak hiçbir siyasi olgunun olmadığı adada insanlar mutlu mesut bir şekilde yaşayıp giderlerken adaya eski darbeci bir başbakanın taşınması ile işler değişmeye başlar. Bu eski başbakan adanın imara açılması ve daha fazla para kazanmak için insanları gazlamaya başlar. Öncelikle martıların yoğum yaşadığı doğal güzellikleri ile ünlü bir kesimi oteller yapılması için teşviklere başlamıştır.

Halk önce karşı çıksa da daha sonra ikna olmaya başlamış en son bir iki cılız ses karşı çıkmak istemiş fakat başkanın gücünden ve gazabından korktukları için seslerini kesmek zorunda kalmışlardır. Başkan ilk olarak geçtikleri yolları gölgeleriyle kokularıyla büyüleyen ağaçları kesmekle başlamıştır.

Son Ada kitap özeti

Daha sonra martılardan kurtulmak için martıların olduğu bölgeye tilkiler getirtmiş ve zavallı hayvanları birer birer katletmeye başlamıştır. Ada halkı da bir yandan gördükleri martıları öldürmeye devam etmişlerdir. Tilkilerin sayısı arttıkça martıların azalmış, ama bu kez de yılanların sayısı artmaya başlamıştır. Ve yılanlar ada halkına zarar vermeye başlar. Bu kez de yılanlara siyanürlü etler vererek onları da öldürmeye başlamışlardır. Bu etleri sadece yılanlar değil etle beslenen diğer hayvanlarda yiyip zehirlenince son çare olarak bir uzman getirtmişler ve uzmanda adaya uzun direkler dikerek leylekleri getirerek yılanların sayısını dengelemeyi amaçlamıştır. Ama bu olaydan da başarısız olurlar ve uzman dedikleri kişi ada halkını dolandırarak kaçar.

Son Ada kitap özeti En son çare olarak ormanı yakmaya karar verirler. Ormandan kaçan tilki olursa da onları avcılar tarafından tek tek öldüreceklerdir. Fakat bu planda büyük bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Yangın her yeri yakıp kül etmiş hatta evler bile yanıp kül olmuştur. Başkanın artık yapabileceği bir şey kalmamıştır. Bu olaylara sadece romanın anlatıcısı ve sevgilisi karşı çıkmış, başkan adadan ayrılırken kadın ile başkan arasında bir tartışma yaşanmıştır. Tartışma yaşanırken bakkalın oğlu başkanın üzerine atlamış ikisi birlikte uçurumdan düşüp ölmüşlerdir. Adaya gelen askerler ada halkını tutuklamış ve savaşı martılar kazanmıştır.

Bul-Tikla

Son Yazılar

Mütercim Âsım – Türk Dili ve Edebiyatı

Çevirmen Âsım Çevirmen Âsım (D: Gaziantep, 1755 – Ö: İstanbul, 1819) Dilci, ozan ve tarihçi.…

5 saat ago

2024 Yerel Seçimlerinde Kullanılan Reklam Filmlerinin Göstergebilimsel Analizi: AK Parti’nin “Hatıran Yeter” Ve CHP’nin “İşimiz Gücümüz Türkiye” Örneği

Medya, bireylerin gündelik yaşam pratiklerinden siyasal tercihlerine kadar uzanan çeşitli alanları biçimlendirmede tehlikeli sonuç rol…

9 saat ago

Şeyh Bedreddin Kimdir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Şeyh Bedreddin Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin (D: Simavna, 1359 – Ö: Serez, 1420) Mutasavvıf,…

12 saat ago

Şeyh Bedreddin Destanı – Nazım Hikmet

Şeyh Bedreddin Destanı – Nazım Hikmet Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı, yalnızca bir şiir kitabı…

19 saat ago

Hızır Kimdir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Türk Kültüründe ve Türk Edebiyatında Hızır Hızır Halk inanışında ölümsüz olduğuna, zorda kalanların yardımına yetiştiğine,…

1 gün ago

Kötülüğün Sıradanlığı – Hannah Arendt

Kötülüğün Sıradanlığı – Hannah Arendt Fenalık bir çok vakit “canavarca” bir şey şeklinde düşünülür: Şiddete…

1 gün ago