Yalnizsin, kuslara hasret bir korkuluk gibi Unutulacaksin, hic okunmamis eski bir kitap gibi Yorgunsun, artik murekkep tutmaz bir defter gibi Yikilacaksin, yirtip atilan son bir mektup gibi Yaralisin ve yarali …
Ay: Mayıs 2012
Yedi rengi gormeyen bir cocuktum buyudum Golge gibi bedensiz bir hayata burundum İnsan yuzu gormeyen bir diyara suruldum Yarini hic bilmeyen bir dundum bir bugundum Kapat perdelerimi Artik gunes girmesin …
Her birliktelik kalbinin emzireceği bir yeni bebektir. Önce emeklemeyi sonra yürümeyi öğretmen gerekir. Kalbindeki sütü tüketmediler mi? Bazen hiç başlamaması bir gün bitmesinden iyidir. Çünkü beraberlik yaşlanırken bir terkediş gençleşir. …
Topuklu kırmızı ayakkabına Sokak boyuncaki çalımlarına Lavanta kokulu o gerdanına Biraz da laftan anlasanya Herkesi öpme Mahallede söz olur Herkesi sevme Hafifmeşrep olur Herkese verme gönlünü Ayıp olur Sen yine …
Aci ceksem de alisacagim Tuza mupteladir yaralarim Kalabaliga karisacagim Ama terketmeyecek korkularim.. Her devirdigim buruk kadeh, Bir oncekine kufredecek.. Nefesim kesildiginde Kimse beni ozlemeyecek.. Her saat her dakika Bogazimda dugumlenecek …
Kokusu mu sinmis yastigina, uykuna gem vurmus Arzusu mu dinmis yoklugunda, gozlerine perde dusmus Gizlice akan gozyasinda, yanaklarin suyunu cekmis Şarkısı mi bitmis kulaklarinda, gece yarisini coktan gecmis Anliyorsun bitecek …
Biz guzel olamadik, sorular soramadik Birbirimizden baska bir cevap bulamadik Biz hic alisamadik, bir kaliba uyamadik Birbirimizden baska bir dala konamadik Son bir gece daha cirkin olalim Aynalara degil, birbirimize …
Uzun konuştuk bütün gece Ama bak üstün açık uyumuşsun sen yine Usul usul konuştuk bütün gece Avuçlarımda taşıdım sonra seni ben yine Hayallarini havaya savurmuşsun Ah çikolata, yarama merhem olsana …
Uykunda izledim seni, masum ve bir başına… Bak demin gülümsedin dokununca dudağina.. Bir ayrilik mı eksik yüzünün kivriminda? Yarin uyandiginda, benden kalacak o da… Bir fotoğraftır belki bende saklı kalan …
Aklımda etten ve kemikten Çıkmıyor aklımdan Güneş yüzünden çekilirken O temmuz kokun senden erken İnmişti sahile burdan dönüş yok artık Gözü kör eylül Yokuş yukarı yürürken önümden Şu lakırdı dökülüvermiş …