
2025 AYT Türk Dili ve Edebiyatı soruları, genel olarak önceki yıllara bakılırsa daha dengeli ve beklentiler doğrultusunda bir imtihan olarak değerlendirilmiştir. İşte sınavın genel değerlendirmesi ve dikkat çeken noktalar:
Genel Değerlendirme
- Informasyon Ağırlıklı: Adayların yorumlarından anlaşıldığı kadarıyla, 2025 AYT Türk Dili ve Edebiyatı testinde bilgiye dayalı soruların ağırlığı geçmiş yıllara bakılırsa daha fazlaydı. Yaratı-yazar eşleştirmeleri ve yazınsal dönem bilgilerinin önemi bir kez daha ortaya çıktı.
- Paragraf Soruları: Sınavın ilk 6-7 sorusu çoğu zaman paragraf sorularından oluştuğu belirtilmiştir. Bazı adaylar bu paragrafları uzun ve yoruma açık bulsa da, genel olarak önceki senelere kıyasla daha kolay olduğu yorumları da mevcuttur.
- Dengeli Güçlük: Sınavın genel güçlük derecesi mevzusunda adaylar içinde değişik görüşler bulunsa da, çoğunluk orta zorlukta yada orta-kolay arası bir imtihan bulunduğunu belirtmiştir. Tertipli çalışan adaylar için avantajlı bir imtihan olduğu düşünülmektedir.
- Müfredat Uyumu: Soruların büyük seviyede güncel müfredata uygun olduğu ve müfredat dışı bir soruya rastlanmadığı ifade edilmiştir.
Mevzu Dağılımı ve Dikkat Çekenler
2025 AYT Türk Dili ve Edebiyatı testinde toplam 24 sual bulunmaktadır. Genel sual dağılımı ve beklenen ağırlıklı mevzular şu şekildedir:
Aday Yorumları
Adayların genel yorumlarına bakıldığında, bazı öğrenciler edebiyatın iyi geçtiğini ve tamamen bilgiye dayalı soruların bulunduğunu belirtirken, bazıları da paragrafların uzunluğundan yada “Frankenstein” benzer biçimde spesifik yapıt sorularında zorlandıklarını ifade etmiştir. Geçmiş yıllara bakılırsa “daha oldukça yapıt sormuşlar” yorumu da dikkat çekicidir.
Netice
2025 AYT Türk Dili ve Edebiyatı testinin, önceki yılların genel yapısını koruduğu, informasyon birikimi ve tertipli çalışmanın başarı için anahtar olduğu bir imtihan olduğu söylenebilir. Paragraf ve anlam bilgisi sorularının yanı sıra, yazınsal dönemler ve mühim eser-yazar detayları de belirleyici olmuştur.
AYT’deki Testler ve Sual Sayıları

2025 AYT Türk Dili ve Edebiyatı Soruları
1. Türkçede dil ile ilgili oldukça sayıda deyim bulunmaktadır. Söz gelimi bir vaka yada kimse için fena söz söylemek anlamında dil uzatmak(I), gizli saklı tutulması ihtiyaç duyulan bir husus açığa vurulduğunda dile vermek (II), tekrar konuşmamak suretiyle söz vermek anlamında dili durmak (III), susan kişinin konuşmaya başladığını anlatmak için dili çözülmek (IV) ve konuşma esnasında kelimeler yanlış söylendiğinde dili sürçmek (V) deyimleri kullanılır.
Yukarıda numaralanmış deyimlerden hangisi parçadaki açıklamasıyla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C)III D) IV E) V
2. I. Bilgiye erişim imkânlarının bu denli geliştiği günümüzde bile denizcilik-haritacılık alanlarında benzeri olmayan hizmetleri olan Piri Reis’ten pek çoğumuz neredeyse bihaberiz.
II. Yaşam öyküsünü, kültürel kimliğini, alanına ve toplumsal gelişime katkısını bugün dahi yeteri kadar bilmediğimiz birçok tarihî kıymet vardır.
Verilen II. cümleyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) I. cümlede yer verilen düşünceyi eleştiren bir yaklaşım ortaya konmaktadır.
B) I. cümlede anlatılan fikrin göreceli olduğuna işaret edilmektedir.
C) I. cümlede örneği sunulan durumla ilgili bir genelleme yapılmaktadır.
D) I. cümlede verilen açıklamaya yönelik öneride bulunulmaktadır.
E) I. cümlede öne sürülen görüşün öne sürülen nedeni dile getirilmektedir.
3. Çağıl tıp ve eczacılık uygulamalarında bitkilerin kullanımı, eski uygarlıkların deneyimlerine kadar uzanır. Günümüzde de tıbbi nebat terimi, çağdaş yaşam tarzının doğaya dönüşü idealleştirmesiyle tüm dünyada popüler hâle gelen bir yönelimin mühim başlıklarından biri olmuştur. —– Tabiat ananın insanlığa sunmuş olduğu bu şifa kaynakları, çağdaş bilim ve hızla gelişen teknolojinin katkılarıyla gelecekte de ümit deposu olmayı sürdürecektir.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına bakılırsa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Bugün pek oldukça salgın hastalığın tedavisinde çağdaş yöntemlerin yanı sıra geleneksel yöntemler de tercih edilmektedir
B) Geleneksel yaşam biçiminden çağdaş yaşama geçişte insanoğlu, şifalı bitkileri tekrardan yorumlayarak kategorize etmiştir
C) Bu yüzden dünyada alternatif tıp uygulamalarının, çağdaş tıbbi yöntemlerin önüne geçmiş olduğu bir gerçektir
D) Yeni nebat türlerinin keşfiyle alternatif tıp alanındaki gelişmeler, çağdaş tıbbın tedavi şekillerinin sorgulanmasına yol açmıştır
E) Geçmişte olduğu benzer biçimde bugün de tedavi ve sıhhatli bir yaşam sürdürmek amacıyla bitkisel kaynaklardan yararlanılmaktadır
4. Herhangi bir ülke sinemasına ilişkin filmleri kavrayabilmek için hikâyenin anlamını inşa eden imgeleri idrak etmek önemlidir. Söz mevzusu imgeler ise ulusal sinema kültürünü besleyen ortak tarih, kültür, inanç ve sanat gelenekleri tarafınca şekillenmektedir. Dolayısıyla değişik dillerde anlatılan hikâyeleri doğru okumak, o hikâyelere üretildiği toplumun gözüyle bakmayı gerektirir. Coğrafi konumu sebebiyle Alman, Rus ve Leh benzer biçimde kültürlerin iç içe geçmiş olduğu bir ülke olan Polonya’nın ulusal sineması bu açıdan sinemaseverlere oldukça yönlü bir bulgu olanağı sunar.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A) Oldukça uluslu toplumlarda, beyazperde sanatı tematik olarak daha çok çeşitlilik gösterir.
B) Kültürel unsurların merkeze alınması, Polonya sinemasının gelişiminde etkin rol oynar.
C) Ulusal beyazperde kültürü, bir topluma ilişkin kolektif şuur unsurları tarafınca oluşturulur.
D) Beyaz perde sanatında, var olunan toplumun değerleri işlendiği sürece evrenselliğe ulaşılır.
E) Kültürel imgeler ile doğru hikâyeleri birleştirmek varlıklı bir beyazperde dili yaratır.
5. Mary Shelley’nin; Frankenstein ya da Yeni Bir Prometheus adlı romanının yayımlandığı yıl, bilim dünyasında galvanizm tesiri hâkimdir. Luigi Galvani, ölü bir kurbağaya elektrik verildiğinde bacağının hareket ettiğini tespit etmiş ve bu gözlem, Shelley’nin kalemine esin vermiştir. Shelley’nin, adını John Milton’ın “Yitik Aden” şiirinden alan roman karakteri Dr. Victor Frankenstein, deneylere meraklı bir gençtir. Üniversitede tabiat bilimleri, fizyoloji ve anatomi okurken bununla birlikte simyaya büyük hayranlık duyan Frankenstein, ölümsüzlüğü araştırmaya adım atar. Anatomi eğitiminin arkasından, bir araya getirmiş olduğu vücut parçalarına elektrik vererek Mahluk isminde bir canlı meydana getirir. Sadece bu girişimiyle doğaya ve onun kanunlarına meydan okurken kendini, denetim edilemez bir güçle karşı karşıya bıraktığının bilincinde değildir.
Bu parçadan Mary Shelley ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A) Romanıyla dönemindeki bilimsel gelişmelere esin vermiştir.
B) Simyaya merakı, Frankenstein karakterini oluşturmasını elde etmiştir.
C) John Milton’ın “Yitik Aden” şiirini değişik türde tekrardan kurgulamıştır.
D) Eserini kurgularken bilimsel bir araştırmadan esinlenmiştir.
E) Eserinin ana karakteri ölümsüzlüğü bularak denetim edilemez bir güç kazanmıştır.
6. Türk Beşleri grubunun müzikal kimliklerinden önde gelen ve dönem müziği meraklıları için benzeri olmayan kompozisyonlar sunan Cemal Reşit Rey’in azca malum yapıtları, bir derleme hâlinde müzikseverlerle buluştu. Bu derleme; yalnızlaşmış insanoğlunun sanrılarının, özlemlerinin, kaybediş ve buluşlarının iç içe geçmiş olduğu garip bestelerden oluşuyor. Yaşamış olduğu coğrafyanın müziğinin makamlarına ve kültürüne dayandırdığı soyut ifade, Rey’in bestelerine usta bir halde yansıyor. Derlemede yer edinen bestelerinde sanatçı, duyguların içinde yüzüşüyle kendine özgü bir dünya inşa ediyor.
Bu parçada Cemal Reşit Rey ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Türk müzik tarihinde bir oluşumun üyesi olarak yer aldığına
B) Ün kazanmamış kayıtlarının bir seçkiyle gün yüzüne çıkarıldığına
C) İnsanın değişik duyuş ve arayışlarını yansıtan besteler ortaya koyduğuna
D) Bestelerinde, yetiştiği toplumun kültürel değerlerini başarıyla yansıttığına
E) Duyguları harmanlayarak müziğe aktarmada öncülük ettiğine
7.
Kılsa güneş yüzüne nazar kendüden gider
Elbetde gün görünse kamer kendüden gider
Bu beyitle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kelime hâlinde redif kullanılmıştır.
B) Mübalağa sanatına başvurulmuştur.
C) Sevgilinin güzelliği övülmüştür.
D) Bir doğa vakasından söz edilmiştir.
E) Sevgilinin yüzü aya benzetilmiştir.
8. Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcumdan tabîb
Kılma dermân kim helâküm zehri dermânundadur
Bu beyitte aşağıda tanımları verilmiş edebî sanatlardan hangisinin örneği vardır?
A) Bir sözü, benzetme amacı gütmeden başka bir sözün yerine kullanma
B) Gerçek anlamı da düşünülecek bir sözü mecaz anlamıyla kullanma
C) Anlam bakımından aralarında karşıtlık bulunan kavramları bir arada verme
D) İnsan dışındaki varlık ve kavramlara insana ilişkin duyuş ve davranış özellikleri yükleme
E) Bir kişiyi yada vakası eleştirmek amacıyla bir sözü, söylenenin tersini kastedecek şekilde kullanma
9. Şu karşıki dağda yanar bir ışık
Aldırmış sevdiğin ağlar bir âşık
Bir ceren bakışlı zülfü dolaşık
Sende bir gümanım var Çiçek Dağı
Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Sevgiliden ayrı düşme durumu anlatılmıştır.
B) Pişmanlık duygusu vurgulanmıştır.
C) Varlıklı kafiye kullanılmıştır.
D) Koşma nazım biçimiyle kaleme alınmıştır.
E) Sevgili ile ceren içinde benzerlik kurulmuştur.
10. Aşağıdaki dörtlüklerin hangisi yay parantez ( ) içinde verilen terimi örneklemez?
A) Cebimde kara üzüm
Sevdiğim iki gözüm
Senden başka seversem
Kör olsun iki gözüm (Sadakat)
B) Eli elekli yârim
Atlas yelekli yârim
On yiğide bedeldir
Aslan yürekli yârim (Övgü)
C) Sunam sese mi geldin
Kadem basa mı geldin
Sağlığımda gelmedin
Öldüm yasa mı geldin (Sitem)
D) Tabakta portakalsın
Sözümüz burda kalsın
Yılda bir kabrime gel
Toprağım kokun alsın (İnanç)
E) Ayna attım çayıra
Şavkı vurdu bayıra
Gökte Mevla’m çiftlemiş
Yerde kimler ayıra (Yazgı)
11. Yaratı, XII. yüzyılda kaleme alınan manzum bir terbiye kitabıdır. Tanrı’a, Hz. Muhammed’e, dört halifeye, eserin sunulmuş olduğu devlet büyüğüne övgü ve yazılış sürecinin anlatımı ile adım atar. Giriş kısmı beyitlerden, aslolan kısmı dörtlüklerden oluşan eserde dönemin bozukluğu, ilmin yararları, cömertlik, alçak gönüllülük benzer biçimde mevzular ve değerler üstünde durulur.
Bu parçada söz edilen yapıt aşağıdakilerden hangisidir?
A) Atabetü’l Hakâyık
B) Divân-ı Hikmet
C) Divânu Lugati’t-Türk
D) Mukaddimetü’l-Edep
E) Kutadgu Bilig
12. Geleneksel Türk tiyatrosu türlerinden Karagöz ile ilgili aşağıdakilerin hangisi yanlıştır?
A) Şahıs ekibi, belirli bir özelliği ön plana çıkarılmış tiplerden oluşur.
B) Oyunda tef çalıp şarkı söyleyen, tasvirleri hayalîye veren bir destek bulunur.
C) Komedi unsuru çoğu zaman bölgesel konuşmalar ve yanlış anlamalarla sağlanır.
D) Gündelik yaşamın aksayan taraflarını ele alan mevzulara yer verilir.
E) Hayalî, oyun bölümlerinin sırasını değiştirerek özgünlüğünü ortaya koyar.
13. İnanış odur ki bahçesinde ekmek pişiren bir karı, perişan bir yaşlanmış kılığındaki Hızır’ın, kendisinden ekmek istemesi üstüne onu kovar. Hızır, imtihanı kaybeden ve cimriliğini ortaya koyan bu hanıma “Ekmek yaptığın tahta, yatağın; hamur harcı yoğurduğun tekne, yorganın olsun. Kıyamete kadar bu tarz şeyleri taşıyasın, doymak bilmeyesin!” der. Bunun üstüne hanım, kaplumbağaya dönüşür. Kaplumbağanın ne kadar yerse yesin doymayışının sebebi budur.
İçerik özellikleri dikkate alındığında bu parçanın aşağıdaki türlerin hangisinden alındığı söylenebilir?
A) Masal B) Destan C) Fabl D) Efsane E) Menkıbe
14. XVI. yüzyıl şairlerinden Fuzuli‘nin manzum ve mensur olmak suretiyle Türkçe, Farsça ve Arapça yazıya döktüğü birçok eseri vardır. Mensur olan Türkçe eserlerinden —– , Hz. Hüseyin’in şehit edilişini anlatırken mektup şeklinde yazıya döktüğü —- , onun kişisel yaşamına ışık meblağ.
Bu parçada boş bırakılan bölgelere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Hadikatü’s-Süeda – Şikâyetnâme
B) Beng ü Bâde – Leylâ vü Mecnûn
C) Rind ü Zâhid – Şikâyetnâme
D) Leylâ vü Mecnûn – Rind ü Zâhid
E) Hadikatü’s-Süeda – Beng ü Bâde
15. Anadolu sahasının hamse sahibi ilk şairidir. En tanınmış eseri, Yûsuf u Züleyhâ’dır. Molla Cami’nin tesirinde kalmış olarak yazıya döktüğü eserini emsalsiz bir halde, millî ve mahallî ögelerle tekrardan kurgulamıştır. Yaratı, yazıldığı devrin yalın ve akıcı Türkçesini yansıtması bakımından ayrı bir ehemmiyet taşımaktadır.
Bu parçada söz edilen ozan aşağıdakilerden hangisidir?
A) Şeyhi
B) Hamdullah Hamdi
C) Necati
D) Ahmet Paşa
E) Taşlıcalı Yahya
16. Cümle mahlûkun görürsün dâ’imâ ahvâlini
On sekiz bin âlemin rızkın verirsin bî-suâl
Cümle eşyâ birliğine şâhid olupdur senin
Cümle varlık varlığına âlem içre oldu dâl
Zâtının mâhiyetine eremez fehm ü ukûl
Hikmetinin kudretine eremez vehm ü hayâl
İçerik özellikleri dikkate alındığında bu beyitlerin aşağıdaki türlerin hangisinden alındığı söylenebilir?
A) Naat
B) Tevhit
C) Methiye
D) Münacat
E) Mersiye
17. Ağ benzer biçimde örülmüş bostanları fazla olup kavunu, karpuzu, lahana ve badincanı oldukça olur. Çevresi geniş, fiyatı ucuz dedikleri yer tam burasıdır. Arzı mahsuldârdır. Geniş vilâyeti mâmur, buğdayı ve sâir erzakı meşhûr; nafakası güzel, mezraası bolca, berekâtı oldukça, nimetleri çeşitli, nice bin kaynak ve nehirleri akmakta olan mâmur bir yerdir. O denli ucuzluktur ki en iyisinden, deve dişi benzer biçimde buğdayın beş eşek yükü bir guruşadır.
İçerik özellikleri dikkate alındığında bu parçanın aşağıdaki türlerin hangisinden alındığı söylenebilir?
A) Tezkire
B) Surname
C) Fütüvvetname
D) Sefaretname
E) Seyahatname
18. “Eyvâh! Ne yer ne yâr kaldı / Gönlüm dolu âh u zâr kaldı” dizeleriyle başlamış olan “ —– ”, ölümün doğurduğu acıyı, öfkeyi, başkaldırıyı, şaşkınlığı, umutsuzluğu, özlemi, korkuyu ve yakarışı mevzu alır. —– , bu eserinde ölümün getirmiş olduğu çağrışımlarla varlık, ölümsüzlük, ahiret, ruh, informasyon benzer biçimde problemleri de irdeler.
Bu parçada boş bırakılan bölgelere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Sahra – Abdülhak Hamit Tarhan
B) Ah Nijad – Recaizade Mahmut Ekrem
C) Özgürlük Kasidesi – Namık Kemal
D) Vaveyla – Namık Kemal
E) Makber – Abdülhak Hamit Tarhan
19. Şiire Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan tesirinde başlamış olan , genç yaşta Tâmât adlı şiir kitabını yayımlar. Dekadanlık adıyla anılan edebî tartışmada Ahmet Mithat Efendi‘nin, şiir anlayışlarına yönelik eleştirilerine yanıt veren ozan, sembolistlerden etkilenerek şiirlerinde ses ve ahenk unsurlarına ehemmiyet verir.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki şairlerden hangisi getirilmelidir?
A) Tevfik Fikret
B) Süleyman Nazif
C) Ahmet Haşim
D) Cenap Şahabettin
E) Muallim Naci
20. Millî Mücadele Dönemi‘ni ele alan mühim romanlardan —– , Sakarya Ordusu’na adanmıştır. Peyami’nin hatıraları ve Ayşe’nin mektuplarıyla anlatılan eserde bireysel aşkları ile millet ve memleket aşkı içinde kalan roman kişileri, idealist bir tutumla hem bireysel aşklarını hem de hayatlarını millet ve memleketleri uğruna feda eder. —– ise Millî Savaşım günlerini daha gerçekçi fakat bununla birlikte karamsar bir yaklaşımla ele alır. Ifade, Birinci Dünya Savaşı gazisi olan Ahmet Celâl’in günlükleri üstünden gerçekleştirilir. O, İstanbul’un işgali üstüne Porsuk Çayı yöresindeki köye gelir fakat burada ummuş olduğu yakınlığı bulamayarak hayal kırıklığına uğrar.
Bu parçada boş bırakılan bölgelere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Alevden Gömlek – Yaban
B) Yeşil Gece – Yaban
C) Ufak Ağa – Yorgun Savaşçı
D) Yeşil Gece – Küçük Ağa
E) Ateşten Gömlek – Bitkin Savaşçı
21. Defne: Hakiki şiir, beyaz bir kâğıda bilinçaltı otomatizmiyle birçok duygu ve düşsel püskürtmek gibidir. Bu anlayıştaki şairler, geleneğin kuralcı yapısından sıyrılarak kendilerine özgü bir dil ve ifade geliştirmeyi başarır.
Çınar: Haklısın! Halk edebiyatından uzaklaşmak isteyen bu şairler; gelenekle beraber folklorik unsurlara da kapılarını kapatır.
Defne: Ek olarak onlar popüler meselelerden uzak durarak daha oldukça kültürel donanıma haiz kişilerin zevkine hitap etmeyi amaçlamışlardır.
Bu diyalogda söz edilen görüşlerin tümünü benimseyen edebî topluluk aşağıdakilerden hangisidir?
A) Garip
B) Beş Hececiler
C) İkinci Yeni
D) Yedi Meşale
E) Hisar
22. İç çözümleme tekniği, anlatıcının okuyucu ile roman kahramanı arasına girerek kahramanın duygu ve düşüncelerini okuyucuya aktarması anlamına gelir. Bu teknikte anlatıcı, kişisel duygularını içeriğe katmamaya itina gösterir.
Bu bölüme bakılırsa aşağıdakilerden hangisi iç çözümleme tekniğine örnek gösterilebilir?
A) Gürültünün geldiği yer, Değirmenoluk suyunun gözüdür. Bir kayanın dibinden köpükler saçarak kaynar. İçine bir ağaç parçası atılırsa bigün, iki gün hatta yedi gün suyun üstünde oynadığı görülür. Bazıları iddia ederler ki kaynayan su, üstünde taşı bile oynatır, batırmaz. Hâlbuki suyun gözü burası değildir.
B) Halit Ayarcı’yı tanımadan evvelki hayatım, dedim. Fakat hakikaten buna bir yaşam denebilir mi? Eğer yaşamak kelimesinin manası her şeyden yoksun olmak ve ıstırap çekmekse ve bunu nefsinde her lahza duymaksa, bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınmaksa, şüphesiz ben de benimkiler de en derin şekilde yaşıyorduk.
C) Yusuf, bu Çınarlıçeşme seyahatlerine oldukça kere Muazzez’i de alırdı. Kendisi Ali ile konuşurken Muazzez, Yusuf’un elini sımsıkı meblağ; sesini çıkarmadan taştan taşa sekerdi. Yusuf ara sıra ona doğru bakınca o da başını kaldırır, güler fakat ayağını bir taşa çarparak derhâl yüzünü buruşturur, böylece Yusuf’u güldürürdü.
D) Meral caddeye çıkmış olduğu süre dalgındı. Ve mahzun. Mahzun da değil bir ihtimal birbirine düşman birçok arzunun çarpışmasından doğan arzusuzluğun verdiği o doğrultu buhranı, o kararsızlık, o sorun gittikçe içini karartmaya başlamıştı. Hiçbir şey istemiyordu: Ne babasını görmek ne piyano çalmak ne Samim’le konuşmak…
E) Sabahın sekizine doğru, içtikleri çayların parasını verip & ? çayhaneden çıktılar. Masmavi göğün altında ıslak tahtalar tütüyor, çevre güçlü güneşle cam benzer biçimde parlıyordu. İflahsızın Yusuf, başını güneşe kaldırdı. Üst üste hapşırdıktan sonrasında:
— Hak şükür, dedi.
23. Eleştirmen: Romanlarınızın devamlılığı hakkında hususi bir çabanız olduğu görülüyor. Bu durumu iyi mi açıklıyorsunuz?
Yazar: Kurtlar Sofrası‘nın dokuması, sanırım, üstüne oturtmayı planladığım Aynanın İçindekiler’in geniş ekibini taşıyabilmesi amacıyla onca geniş tutulmuş; Türk toplumunun son elli senelik sorunları orada ele alınmıştır. Aynanın İçindekiler’de ise kökenleri Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi’ne dayanan tiplerle Cumhuriyet kuşağı tiplerinin sergilenip bu sorunların tartışılacağı belli gibidir.
Bu diyalogda görüşlerine yer verilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
A) Attila İlhan
B) Tarık Buğra
C) Kemal Tahir
D) Yaşar Kemal
E) Sabahattin Ali
24. Eserim eleştirmenlerce hoyrat bir sesle karşılandı. Sadece bundan şikâyetçi değilim. Görülüyor ki eserimi eleştirmenlere benim tanıtmam gerekiyor. Therese Raquin’de karakterleri değil mizaçları, tabiatları incelemek istedim. Kitabımın kahramanları olarak sinirlerine körü körüne tutsak olan, iradeden yoksun kişiler çizdim. İçgüdünün itişlerini, bir sinir krizi sonunda ortaya çıkan ruhsal bozuklukları adım adım kovalamaya çalıştım. Ruh, kesinlikle yoktur bundan dolayı bunun bu şekilde olmasını ben istedim. Roman dikkatle okununca görülecektir ki her bölüm, meraklı bir fizyoloji vakasının incelenişidir.
Bu parçadaki görüşler aşağıdaki edebî akımlardan hangisini yansıtmaktadır?
A) Romantizm
B) Natüralizm
C) Dadaizm
D) Klasisizm
E) Fütürizm
2025 AYT Türk Dili ve Edebiyatı Testi Cevapları
1.C 2.C 3.E 4.C 5.D 6.E 7.E 8.C 9.B 10.D
11.A 12.E 13.D 14.A 15.B 16.B 17.E 18.E
19.D 20.A 21.C 22.D 23.A 24.B


