Kategoriler: Genel

2025 TYT Türkçe Soruları ve Cevapları

2025 TYT Türkçe

2025-TYT Türkçe Mevzuları

2025 TYT Türkçe imtihan mevzuları, genel olarak önceki yıllarla benzerlik göstermekte ve toplam 40 sorudan oluşmaktadır. Soruların büyük bir kısmı anlam bilgisi üstüne yoğunlaşırken, geri kalan kısmı dil bilgisi ve yazım kuralları şeklinde teknik mevzuları ihtiva eder.

İşte 2025 TYT Türkçe sınavında karşılaşabileceğiniz ana mevzu başlıkları:

Anlam Bilgisi

Dil Bilgisi

  • Ses Bilgisi: Ses olayları (meşhur düşmesi, türemesi, değişimi; ünsüz benzeşmesi, yumuşaması, düşmesi, türemesi vb.).
  • Yazım Kuralları: Büyük harflerin kullanımı, birleşik kelimelerin yazımı, sayıların yazımı, kısaltmaların yazımı, “-ki”, “-de”, “-mi” eklerinin yazımı.
  • Noktalama İşaretleri: Nokta, virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta, sual işareti, ünlem işareti, tırnak işaretleri, parantez, kesme işareti vb.
  • Sözcükte Yapı/Ekler: Kolay, türemiş, birleşik kelimeler, yapım ekleri, çekim ekleri.
  • Sözcük Türleri: İsimler, zamirler, sıfatlar, zarflar, edatlar, bağlaçlar, ünlemler.
  • Fiiller: Fiilde anlam (kip-kişi-yapı), ek eylem, fiilimsi (isim-fiil, sıfat-fiil, zarf-fiil), fiilde çatı.
  • Sözcük Grupları: İsim tamlamaları, ödat tamlamaları, edat grupları vb.
  • Cümlenin Ögeleri: Yüklem, özne, nesne (belirtili-belirtisiz), dolaylı tümleç, zarf tümleci.
  • Cümle Türleri: Yüklemin yerine, anlamına, yapısına ve türüne gore cümleler.
  • Anlatım Bozuklukları: Anlamsal ve yapısal ifade bozuklukları.

Mühim Not: TYT Türkçe sınavında bilhassa paragraf ve anlam bilgisi mevzuları, sual sayısının ortalama %70’ini oluşturmaktadır. Bundan dolayı bu mevzulara ağırlık vermek, imtihan başarınızı artırmada mühim rol oynayacaktır.

2025-TYT Türkçe Soruları ve Cevapları

1. İnsanın gelişiminde edebiyatın tesirinin dolaylı ve kısıtlı bulunduğunu düşünmeye yatkınız maalesef. Edebiyatın sağaltıcı, kurtarıcı yada dönüştürücü yanını giderek daha azca dile getiriyoruz. Roman, öykü ve şiirleri eğlence endüstrisinin bir parçası olarak sınırlamak bir gereklilikmiş şeklinde hareket ediyoruz.

Bu parçada altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A) Romanları vasıtasıyla okurunu hapsolduğu dar çevre içinden çıkarmak için iyi mi çabaladığı görülüyor.
B) İnsanın zor durumda olduğunda sanata daha oldukca gereksinim duyması, bizlere sanatın tedavi edici bir gücü bulunduğunu ispatlıyor.
C) Çevremizden gelen dayanaksız övgüler, bizlere iyi gelmek yerine aldığımız kararların gerçeklikten uzaklaşmasına niçin oluyor.
D) Tüm olanları aklında bir süzgeçten geçirip iyiyi kötüden ayırt edebilme yetisini kazandığını düşünmek istiyor.
E) Kişisel gelişim kitaplarının son yıllarda bu kadar rağbet görmesi, insanların yeni arayışlara girdiğini gösteriyor.

2. Tiyatro tıpkı destanlar şeklinde toplumsal bir özellik (kalite)(I) taşır. Bir çok süre, ele almış olduğu (incelemiş olduğu)(II) mevzular ve başvurduğu tekniklerle bireyciliğin kurallarını göz ardı eder (boşa çıkarır)(III). Sahnedeki naturel performanslar yardımıyla (vesilesiyle)(IV) seyircilere daha yakından dokunur. Beğenilerdeki benzerlikler üstünden kişilerle değil kitlelerle temas oluşturmayı (bağlantı sağlamayı)(V) başarır.

Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı ayraç ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?

A) I B) II C)III D) IV E) V

3. Yönetmenin son filmi, olacakların tahmin edilememesiyle önceki eserlerinden ayrılıyor. Bu filmi izlerken kavuşturduğumuz kolları çözmemiz gerekiyor. Zira artık hazırlıklı değiliz, eskiden olduğu şeklinde ışığın, görülmesi beklenenin üstüne direkt tutulduğu bir film izlemiyoruz.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Örtük anlamları ortaya çıkarmak için ön hazırlık yapma
B) Filmimizde verilmek isteneni idrak etmek için çaba harcama
C) Hayal gücüyle kurguya katkıda bulunmaya emek verme
D) Kişiden kişiye değişen mesajlar vermeye uğraşma
E) İçeriği çözümleyip başkalarına iletme işini üstlenme

4. Edebiyat takipçilerinin bir kısmı, kitaba dokunmanın —- düşüncesinden hareketle basılı kitapların seneler içinde ortadan kalkacağı öngörüsüne karşı çıksa da elektronik kitapların taşınma kolaylıkları ve düşük maliyetleri bu tahminin gerçekleşme —- artırıyor.

Bu cümlede boş bırakılan bölgelere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) yaratıcılığı geliştirdiği – beklentisini
B) mutluluk verdiği – olasılığını
C) coşku yaşattığı – oranını
D) kaygıyı artırdığı – ihtimalini
E) rahatlık sağlamış olduğu – sıklığını

5.
(I) Japonya’nın en prestijli edebiyat ödülü sayılan Akutagawa Ödülü’ne, Rie Kudan layık görüldü.
(II) Ödülü kazanılmış olduğu kitabı hakkında eleştirmenler “O denli muhteşem ki hata bulmak zor.” yorumunu yapmış oldu.
(III) Sadece ödül töreninde Kudan, kitabını yazmak için suni zekâyı kullandığını açıklayarak herkesi şaşırttı.
(IV) Kitabının ortalama yüzde beşinin suni zekâ üretimi bulunduğunu söyleyen yazar, yaratıcılık potansiyelinin açığa çıkmasında suni zekânın destek bulunduğunu belirtti.
(V) Yazarın uyguladığı yöntemi kimileri desteklerken kimileri onun bu ödülü hak edip etmediğini hâlâ sorguluyor.

Bu parçada numaralanmış cümlelerde Rie Kudan ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) I. cümlede, elde etmiş olduğu bir başarının önemine değinilmiştir.
B) II. cümlede, eserinin eleştirmenlerce pozitif yönde değerlendirildiği vurgulanmıştır.
C) III. cümlede, ödül almış olduğu kitabın yazımında yararlandığı teknolojik imkândan söz edilmiştir.
D) IV. cümlede, kitap yazımında suni zekâdan faydalanmayı önerilmiş olduğu belirtilmiştir.
E) V. cümlede, uyguladığı yöntemle ilgili değişik görüşlerin olduğu ifade edilmiştir.

6.

  • Balinalar, beyinlerindeki manyetik özelliğe haiz kristallerle yanlarını bulur.
  • Dünya’nın manyetik alanındaki değişimler, balinaların karaya vurmalarına sebep olabilir.

Bu iki cümlede ifade edilenlerin doğru bir şekilde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?

A) Balinalar, beyinlerindeki manyetik özelliğe haiz kristallerle yanlarını buldukları için Dünya’nın manyetik alanındaki değişimler onların karaya vurmalarına yol açabilir.

B) Beyinlerindeki manyetik özelliğe haiz kristallerle yanlarını kabul eden balinaların karaya vurma sebepleri Dünya’nın manyetik alanındaki değişimler kullanılarak açıklanabilir.

C) Balinalar yanlarını kaybederek karaya vursalar da beyinlerindeki kristaller yardımıyla Dünya’nın manyetik alanındaki değişimleri takip edebilir.

D) Balinalar, beyinlerindeki manyetik kristallere karşın Dünya’nın manyetik alanında gerçekleşen değişikliklerden etkilenerek karaya vurabilir.

E) Beyinlerindeki manyetik kristaller yardımıyla yanlarını kabul eden balinaların Dünya’nın manyetik alanıyla girmiş olduğu etkileşim karaya vurmalarına sebep olabilir.

7. Tarihçilerin çoğunlukla ifade etmiş olduğu suretiyle geçmişi anımsayamayanlar onu yinelemek durumunda kalır.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümle ile anlamca aynı doğrultudadır?
A) Geçmişin mirası sadece devamlı hatırlatılarak canlı tutulur.
B) Geçmişte yaşananlar süre geçtikçe anlaşılabilir hâle gelir.
C) Geçmiş sadece geleceğe uyarlanabildiği seviyede kıymet kazanır.
D) Geçmişten uzaklaşamayanlar eskiye saplanıp geleceği ıskalar.
E) Geçmişte olanlar şimdiki zamana ve geleceğe kılavuzluk eder.

8. Edebiyat akımlarının güzellik, sanat ve edebiyat anlayışlarını içeren kurallar manzumesi bir çok kez yazılı değildir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelerin dizilişi bu cümleninkiyle aynıdır?
A) Edebiyat akımlarının zemininde çeşitli toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel hadiseler yer alır.
B) Belirli bir dönemde verilen eserlerin ardındaki fikri kavramak için edebiyat akımlarını layıkıyla bilmek gerekir.
C) Edebiyat akımlarının filizlenip yeşermesinin ve çözülüp dağılmasının nedenlerini kavramak önemlidir.
D) Edebiyat akımları belli bir dünya görüşünün, güzellik ve sanat anlayışının etkisiyle oluşur.
E) Edebiyat akımları benimsedikleri ilke ve değerlere sıkı sıkıya bağlıdır.

9. (I) Meşhur gezgin ve tarihçi İbn Battuta, bir grup insanla beraber 28 yıl sürecek bir seyahate çıkar. (II) Seyahat süreci tamamlandığında deneyim ve izlenimlerinin büyük bir bölümünü kitaplaştırır. (III) Seyahatname türünün ilk örnekleri içinde sayılan bu yaratı, kaynaklarda Er-Rıhle olarak da geçer. (IV) Kitap, XIV. yüzyıl İslam dünyasının sosyokültürel ve siyasal zamanı için paha biçilmez bir belgedir. (V) İbn Battuta’nın tespitleri, zamanının tarih yazımına gore alışılmadık tarzda, insan odaklı bir yaklaşımla ortaya konulmuştur.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde sıfat-fiil yoktur?
A) I B) II C) III D) IV E) V

10. Bir ozan, başkalarının şiirlerinde geçen sözcükleri (I) kullanabilir. O şiirlerin mevzularını, izleklerini (II) tekrardan işleyebilir. Bu, metinler arası ilişkilerin (III) ve sanattaki evrensel bakışın naturel bir sonucudur. Fakat bu özellik, onu “taklitçi” veya “değersiz” saymayı gerektirmez. (IV) Yeter ki o, bu kullanış ve işleyişte başkalarından ayrılsın.(V)

Bu parçadaki altı çizili sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) I. sözcük, üçüncü çoğul şahıs iyelik eki almıştır.
B) II. sözcük, belirtme durumu eki almıştır.
C) III. sözcük, tamlayan eki almıştır.
D) IV. sözcük, negatif geniş süre eki almıştır.
E) V. sözcük, üçüncü tekil şahıs komut eki almıştır.

11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin yazımıyla ilgili yanlışlık yapılmıştır?
A) Bu yıl en oldukca ziyaret edilen yerlerden biri Ankara Kalesi olmuştur.
B) Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde bulunan İshakpaşa Sarayı 1785 senesinde yapılmıştır.
C) Neretva nehri üstündeki köprü, Osmanlı mimarisinin nadide bir örneğidir.
D) Bilge Kağan Anıtı, ihtiva ettiği bilgilerle Türk tarihinin eşi olmayan bir tanığıdır.
E) Batı mimarisine uygun olarak meydana getirilen Beyazıt Kulesi, yüzyıllardan beri kullanılagelmiştir.

12. Fiziğin XX. yüzyıl süresince gerçekleştirdiği muhteşem (I) gelişmelere benzer başarıların kaydedildiği (II) bir öteki bilim dalı (III) astronomidir. Uzak geçmişten çağdaş çağa kadar gökbilimciler (IV); her dönem evreni tanımak, onun iyi mi oluştuğunu ve katettiği (V) evreleri belirlemek için büyük çaba göstermiştir.

Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?
A) I B) II C)III D) IV E) V

13. Tek başına yürütülen (,) (I) insanlardan yalıtılmış bir yaşam yaşamak mıdır mutluluk? Yoksa hep beraberce aynı şeylere inanarak (,) (II) inanıyormuş şeklinde yaparak rahat bir yaşam yaşamak mı? Beraberce uyum içinde (,) (III) sakince yaşar şeklinde görünürken kimsenin fark etmediği (,) (IV) bir yerde yazı yazmak mutluluk mudur? Evet (,) (V) bu sorulara yanıt vermek fazlaca zor.

Bu parçada numaralanmış virgüllerden hangisi yanlış kullanılmıştır?
A) I B) II C)III D) IV E) V

14. Görünüşü itibarıyla oldukca garip bir tür olan yeleli kurtların Cenup ABD’da yaşadığını kaçımız biliyorduk ( ) bunu asla araştırdık mı ( ) Adı kurt, görünüşü tilki şeklinde olmasına karşın bu canlılar ne kurt ne de tilkidir ( ) vücutları sırtlanı ( ) kafa yapıları av köpeğini çağrıştırır. Bu tür ( ) tilkiler ve kurtların dâhil olduğu köpekgiller ailesindendir.

Bu parçada ayraçlarla ( ) belirtilen bölgelere aşağıdakilerin hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?
A) (?) (…) (,) (;) (,)
B) (,) (?) (;) (,) (,)
C) (,) (?) (:) (,) (;)
D) (,) (!) (;) (,) (,)
E) (?) (!) (;) (,) (;)

15. Edebiyat tarihinde kimi yazarların, kahramanlarını oluşturduktan sonrasında kenara çekildiğine tanık oluruz. Bu yazarlar, kendi kurguladığını unutmuşçasına bir okur edasıyla karakterini merak etmeye adım atar. Yaşar Kemal de sözünü ettiğim yazarlardan biri. Bir röportajında o “İnce Memed’e başladığımda yirmi dört yaşındaydım, İnce Memed de yirmi bir yaşındaydı. Ben dördüncü kitabımı bitirdiğimde altmışımı geçmiştim. İnce Memed daha yirmi beşindeydi. Yirmi beş yaşından sonrasında kim bilir ona ne olmuştur?” diyerek merakını dile getirir.

Bu parçada Yaşar Kemal’in sözlerine yer verilmesinin sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ortaya konulmuş olan düşünceyi değişik bir bakış açısıyla derinleştirmek
B) Mühim bir kişiyi şahit göstererek bir fikri çürütmeye çalışmak
C) Ele alınan mevzuyu bir örnek üstünden somutlaştırarak açıklamak
D) Bir anıya yer vererek anlatımı tekdüzelikten kurtarmak
E) Aynı mevzuyla ilgili birden fazla görüş sunarak bir genelleme yapmak

16. (I) Değişik nitelikleriyle sizi etkileyen bir yazarın oldukca beğendiğiniz hikâyeleri olmasıyla birlikte sizin ruhunuza dokunmayan eserleri de olabilir. (II) Edebiyat evreninde kimi yazarlar dildeki kıvraklığıyla sivrilir, kimileri de şairane buluşlarıyla. (III) Sizi yüreğinizden yakalamayı başararak hatırınızda kalan yazarlar bulunmuş olduğu şeklinde ince zekâsından etkilendikleriniz de olabilir. (IV) Biri hikâye anlatmakta oldukca iyidir, hep anlatsın istersiniz; ötekinin sohbeti keyiflidir, sizi sabaha kadar tutsa ses etmezsiniz. (V) Bazılarının vakalara, ilişkilere perspektif bazılarının da sözleri ve bilgeliği sizi tesiri altına alabilir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) I B) II C)III D) IV E) V

17. (I) Endonezya’ya bağlı Mentawai, dört adadan oluşan bir bölgedir. (II) Her biri tropikal bir aden olan adaların en büyüğü, dört bin kilometrekarelik Siberut’tur. (III) Yağmur ormanlarının kapladığı, nebat ve hayvan varlığı açısından son aşama varlıklı olan Siberut, bununla birlikte Mentawai halkının yaşamış olduğu en kalabalık bölge olarak biliniyor. (IV) Yarı göçebe Mentawaililer, varlıklı kültürel unsurlarıyla dikkat çekiyor ve bu tarz şeyleri yaşatmak için savaşım ediyor. (V) İnançlarının temelinde doğadaki ruhların mühim yer tuttuğu, canlı ve cansız tüm varlıkların bir ruhu olduğu düşüncesi içeriyor. (VI) Asırlardır sürdürdükleri dişleri sivriltme, bedeni dövmelerle kaplama şeklinde âdetlerin hepsi bu inanışın bir parçası olarak görülüyor.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle adım atar?
A) II B) III C)IV D) V E) VI

18. Bir hükümdar kıymet verdiği çay kâsesini kazara kırar fakat kâseden caymak istemez. Ülkesinin zanaatkârlarını sarayına çağırır, onlardan kâseyi onarmalarını ister. Günlerce titizlikle sürdürülen uğraşlar sonunda kâsenin kırık parçaları, altından bir araç-gereç kullanılarak birleştirilir ve çatlaklar giderilir. Böylece kusurlu noktaların bir açıdan gizlendiği başka bir açıdansa vurgulandığı benzersiz bir kâse ortaya çıkar ve hükümdar kâsenin bu yeni görünümünü oldukca beğenir. Hikâyesi bu şekilde başlamış olan kintsugi sanatı, —– bir anlayışa kaynaklık eder.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına gore aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) negatif duygular karşısında dirençli olmanın önemini ifade eden
B) kıymetini kaybetmeden ilkin güzel olanı korumanın gerekliliğini önceleyen
C) özgünlüğün gelenekten bütünüyle koparak sağlanabileceğini vurgulayan
D) bir nesnenin gerçek değerinin yalnızca yeterli kişilerce korunabileceğini korumak için çaba sarfeden
E) kusur ve eksikliğin de güzelliğin bir parçası sayılabileceği fikrini benimseyen

19. Günümüzde olimpiyat oyunlarında elde edilmiş dereceler incelendiğinde birçok branşta dünya ve olimpiyat rekorlarının kırıldığı görülür. Her olimpiyatta bir evvelkinden daha süratli koşan, daha süratli yüzen, daha acele netice elde eden sporcularla karşılaşılır. Mesela 1896 Atina Olimpiyatları’nda ahşap bir sırıkla atlama rekoru 3,30 metre iken günümüzde bu üstün dereceli daha esnek bir malzemenin kullanılmasıyla 6 metreyi aşmıştır. Dolayısıyla —– bu rekorların kırılmasında mühim bir etken olarak gösterilebilir.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına gore aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) sporcuları oyunlara hazırlayan ekibin teknik bilgisinin gelişmesi
B) sporcuların daha iyi imkânlara haiz tesislerde antrenman yapabilmesi
C) kullanılan yeni malzemelere bağlı olarak spor branşlarının çeşitlenmesi
D) tasarlanan yeni spor ekipmanlarının performansı çoğaltması
E) sporcuların kendi branşlarındaki araçları daha iyi tanıyarak denetim edebilmesi

20. Adam ve işçi yaban arıları kış mevsiminden ilkin ölür, kraliçe yaban arıları ise kış uykusuna yatar. Bu durum onların aylarca soğuğa dayanmalarına ve baharda uyanarak yeni bir koloni kurmalarına olanak tanır. Kış süresince hayatta kalan kraliçe arıların sayısı, ekosistemlerin sürdürülebilirliği ile direkt ilişkili olduğundan büyük ehemmiyet taşır ve bu yüzden birçok çalışmanın odak noktasını oluşturur. Kısa sürede meydana getirilen bir gözlem esnasında da yanlışlıkla suya düşen kraliçe arıların ilkin öldüğü düşünülürken su boşaltıldığında uyandıkları ve herhangi bir zarar görmedikleri gözlemlenmiştir. Bu durum, ekosistem için mühim olan arıların ihtimaller içinde bir su baskınına fizyolojik olarak adapte olabilmelerinin mümkün bulunduğunu göstermiştir.

Bu parçadan kraliçe yaban arılarıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A) Geleceklerinin su altında yaşama uyum sağlamalarına bağlı olduğuna
B) Koloni içindeki güç ve otoritelerinin araştırmalara mevzu edildiğine
C) Ilıman iklime haiz bölgelerde daha üretken bir yaşam sürdüğüne
D) Kış uykusuna yatmalarının ekosistemin devamlılığında eleştiri rol oynadığına
E) Ekosistemdeki nebat çeşitlerinin artmasında mühim bir rol üstlendiğine

21. Anıların oluşum süreci karmaşıktır. Bilim adamları önceki dönemlerde anıların, tıpkı bir evrak dolabında gizlenen belgeler şeklinde, beynin belirli bölümlerinde kaldığını düşünüyordu. Sadece meydana getirilen emek harcamalar anıların aslına bakarsak beynimizdeki proteinlerin, beyin hücrelerini tetikleyerek zihnimizde yeni bağlantılar kurması sonucunda oluştuğunu ortaya çıkarmıştır. Peki, bu proteinlerin bulunmadığı durumda ne oluyor dersiniz? Bir çalışmada hayvanlara bu proteinlerin oluşumunu engellemiş olan bir ilaç verildikten sonrasında onların, neler bulunduğunu hatırlamadıkları belirlenmiştir. Başka bir çalışmada ise bilim adamları proteinlerin etkisiyle oluşan anıların sonraki her hatırlanışında o andaki düşüncelere bağlı olarak değişebildiğini ortaya koymuştur.

Bu parçadan anılarla ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A) Anıların depolanması insanlarda ve hayvanlarda değişik süreçlerde gelişebilir.
B) İnsanın içinde bulunmuş olduğu ruh hâli, bir anının içinde ne olduğunun değişik hatırlanmasına niçin olabilir.
C) Protein yetersizliği, negatif anıların hatırlanma oranını artırabilir.
D) Anıların zihinde yer etmeleri ehemmiyet derecelerine bağlıdır.
E) Zihinde kurulan her yeni bağlantı anıların kalıcı hâle gelmesinde son aşama etkilidir.

22. Bir dostunuz öncesinden kararlaştırdığınız buluşmaya geç kaldığında bu durumu iyi mi açıklarsınız? Zamanında gelmesine engel olan oldukca mühim bir şey bulunduğunu mu düşünürsünüz yoksa onu düşüncesiz mi bulursunuz? Psikolojide bunlardan ilkine durumsal, ikincisine ise yakınsal atfetme deniyor. Araştırmalar, bu durumda bir çok kişinin yakınsal atfetmeyi tercih ettiğini gösteriyor. Hatta bu baskın eğilim “temel atıf hatası” olarak kavramsallaştırılıyor. Söz mevzusu kavram; insanların, bazı negatif davranışlar karşısında muhatabı suçlama şeklinde yakınsal etmenlerin önemini abartırken suçu yada sorumluluğu çevrede bulma şeklinde durumsal faktörleri küçümseme eğilimlerini açıklıyor.

Bu parçada söz edilen temel atıf hatası ile ilgili aşağıdakilerin hangisi söylenebilir?
A) Negatif davranışların sebepleri hakkında tahminler, onları sergileyen kişilerin geçmişteki tutumlarına gore değişmektedir.
B) Bir çok şahıs, yönetmede başarısız oldukları çevre koşulları sebebiyle negatif davranışlar sergilemekle suçlanmaktadır.
C) İnsanların büyük bir kısmı maruz kaldıkları negatif durumların deposu olarak dış koşulları değil karşılarındaki kişileri görmektedir.
D) Negatif davranışlar söz mevzusu olduğunda kişilerin bireysel özellikleri yaşananların açıklanmasında etkili olmaktadır.
E) Kişilik özellikleri, negatif davranışların ortaya çıkmasında çevresel unsurlara kıyasla daha belirleyici rol üstlenmektedir.

23. Muhabir: (I) —- ?

Tarihçi: Zamanı, betimleyici olmaktan çıkarıp daha analitik yapmak zorundayız. Bir tek anlatısal kaynakları değil sayısal malzemeyi de kullanmalıyız. İstatistik alanının unsurları da işte bu tür malzemeyi işleme ve genelgeçer kabul görecek sonuçlara yetişme noktasında son aşama yararlı olmaktadır.

Muhabir: (II) —- ?

Tarihçi: Tarihçi herhangi bir karşılaştırmaya girişmeden asla bilinmeyen bir mevzuyu ele alıp ortaya koyan ilk şahıs olabilir. Öte taraftan ortaya çıkardığı ürünü karşılaştırmalı bir çerçevede ele almak da isteyebilir. Tek bir akış belirleyip çizgiyi çekmek doğru olmaz.

Bu diyalogda boş bırakılan bölgelere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) (I) Bir tarihçi kullandığı kaynaktaki sayısal verilerin güvenirliğinden iyi mi güvenli olur
(II) Neyin tarihsel bilgisi olabilir yada başka bir deyişle tarihin mevzusu nedir

B) (I) İstatistiksel tekniklerin kullanılması tarih yazımında iyi mi bir dönüşüme niçin olmuştur
(II) Tarihin kategorik olarak geçmişten değişik bir söylem olduğu yorumuna katılır mısınız

C) (I) Tarihçi, görgü tanığı olmadığı geçmişi iyi mi ve hangi koşullarda bilebilir
(II) Tarihe destek bilim alanları içinde tarihçinin en sık başvurduğu hangisidir

D) (I) Tarihçilerin sözlü ve yazılı kaynak kullanımına dair istatistiksel bir emek verme var mı
(II) Tarihçilerin aynı mevzuda değişik görüşler savunması mevzusunda ne düşünüyorsunuz

E) (I) İstatistiksel yöntem kullanımının tarih araştırmalarındaki yeri nedir
(II) Karşılaştırmalı çözümleme, bir tarih çalışmasının eğer olmazsa olmazıdır diyebilir miyiz

24. İnsan zihnindeki izlerin pek bir çok genetik yolla aileden, deneyim kanalıyla da çevreden geçer. Doğar doğmaz başlamış olan deneyimleme sürecinde kişinin seçimlerini, genetik yelpazesindeki potansiyel kalıplar şekillendirir. Erken deneyimlerin hangisinin o kişiye özgü şekilde, ne şekilde ve ne seviyede etkili olacağını genetik ve çevresel unsurların etkileşimi belirler. Etkileşim kanalıyla ortaya çıkan seçimler de sonraki öğrenme süreçleri için toplumsal bir kalıp hâline gelir. Böylelikle insan zihni, kişinin geçmiş yaşantısına gönderme meydana getiren bağıntılardan oluşur.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A) Hafızanın oluşumunda deneyimden ziyade kalıtımın tesiri vardır.
B) Erken dönemdeki çevresel faktörler, aile tarafınca biçimlendirilir.
C) İnsan zihninin şekillenme sürecinde deneyimler belirleyici rol oynar.
D) Genetik faktörlerin ihtimaller içinde kalıpları çevresel etmenlerle değişime uğrar.
E) Öğrenme farklılığının temelinde insan zihninin potansiyel sınırları yer alır.

25. Kitabın benim için kimi zaman us, kimi zaman imgelem, kimi zaman de hafıza bulunduğunu biliyorum. Dünya tasarı ise bunu edebî eserlerden, gerçeklik ise bilim kitaplarından öğrendim. Dünyanın us bulunduğunu felsefe, imgelem bulunduğunu şiir, hafıza bulunduğunu ise tarih kitapları okuyarak kavradım.

Bu parçada okuma eylemi ile ilgili anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) İmgeleri bir araya getirerek en iyi mesajı soruşturma çabasıdır.
B) Zihinsel ve düşünsel edimden ziyade zamanı değerlendirme uğraşıdır.
C) Eleştirel düşünmeye sevk eden, olgunlaştırıcı bir deneyimdir.
D) Anımsama ve akılcı düşünme yetisinin yanı sıra hayal enerjisini besler.
E) Vakit içinde dili daha iyi kullanma becerisi kazandırır.

26. Ben eski dergilerin yapraklarını zaman buldukça çevirmekten büyük bir zevk alırım ve çoğunlukla da şaşırırım. Bir meseleyi ilk kere kendinizin ortaya koyduğunu sanıyorken bir bakarsınız ki bundan seneler ilkin o mevzu üstünde çoktan durulmuş! İş böyle de kalmaz, eski dergileri karıştırırken başka şeyler de fark edersiniz. Örneğin bugün adını bilmediğiniz bir şairin o dönem ne kadar meşhur bulunduğunu görürsünüz. Kim bilir, bir ihtimal bugün bizim yazdıklarımızı da yarın başkaları şaşkınlıkla okur.

Bu bölüme gore eski dergilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Okuyucusunu hayrete düşürecek bilgiler ihtiva eder.
B) Asla karşılaşılmamış edebî ürünlere rastlamayı sağlar.
C) Yazarların edebî görüşleri hakkında bilgiler sunar.
D) Sanat araştırmalarının şekillenmesinde rol oynar.
E) Sanatçıların ünlenmesine öncülük eder.

27. Kapı tokmakları, tarihsel süreçte kültürel temsiller içeren mühim örneklerden biridir. Üzerlerindeki işaretler, semboller ve figürler kültürler içinde ortak bir dil oluşturan unsurlar hâline gelmiştir. Bunun yanı sıra kapı tokmakları iletişim aracı olarak da kullanılmıştır. Mesela ev sahibi evinde değilse bunu ziyaretçisine kapı tokmağına bağladığı bir iple bildirmiştir. Bağlanan ipin kısa olması ev sahibinin yakında döneceği, uzun olması ise uzakta olduğu ve geç geleceği anlamına gelmiştir. Simgesel anlatı aracına dönüşen kapı tokmakları, mekânlara katmış olduğu zarafetiyle günümüzde de nostaljik bir kıymet olarak kültürel çalışmalara kaynaklık etmektedir.

Bu parçada kapı tokmakları ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) İletişim kurma amacıyla kullanıldığına
B) Taşımış olduğu izlerle araştırmalara mevzu edildiğine
C) Toplumsal statünün bir göstergesi sayıldığına
D) Mimari yapıya güzel duyu kıymet kattığına
E) Örneklerinin simgesel bir anlam taşıdığına

28. Araştırmalar klasik eserlerin okurların duygusal zekâlarını şu demek oluyor ki kendi duygularını anlayıp yönetim edebilme yetilerini artırdığını söylüyor. Klasiklerin faydası böyle de kalmıyor, okurların başkalarının duygularını kendileri yaşıyormuşçasına gözlemleyip anlamalarını sağlıyor. Ek olarak ihtiva ettiği karakterler vasıtasıyla okurun terbiye anlayışının kuvvetlenmesine katkıda bulunuyor. Klasikleri okuyanların odaklanma problemi yaşamadığını belirten araştırmacılar, bu kişilerin ders emek verme ve karmaşık matematik sorunlarını çözmede de başarı göstermiş olduklarını söylüyor. Ek olarak klasiklerin dilsel zenginliği hem okurların hafızasını hem de çözümleme kabiliyetini güçlendirerek söz varlığını genişletiyor.

Bu bölüme gore klasik eserlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kişilerin öz itimatını sağlamlaştırır.
B) Topluma uyum sürecini kolaylaştırır.
C) Dilsel yetkinliğin artmasını sağlar.
D) Bilişsel becerileri pozitif yönde yönde etkisinde bırakır.
E) Kişilerde empati kabiliyetini geliştirir.

29. Başlangıç periyodunun bugünkü beyazperdeye kaynak oluşturan damarlarından biri ve kim bilir en önemlisi Charlie Chaplin sinemasıdır. Melon şapkası, minik bıyığı, birkaç gövde büyük pantolonu, dev gibi ayakkabıları ve paytak yürüyüşüyle beyaz perdede görünmesi; insanların tüm dikkatini ona yöneltmesine, ruhlarında sevinç ve canlılığın belirmesine yetiyordu. Chaplin; yönetmen, oyuncu, müzisyen ve senarist olarak yapmış olduğu filmlerin ta kendisiydi ya da kendisinin filmini yapıyordu. Çocukluğunun, ilk gençliğinin öyküsü yoksul milyonların öyküsüyle büyük benzerlikler taşıyordu. İnsanları yüreğinden yakalayan ve gözlerinin içine dek güldüren Chaplin; son aşama yalın ve yaygın bir gerçeği sıkıca kavrayıp güzel duyu, düşünsel ve duygusal açıdan tam bir olgunlukla beyaz perde perdesine taşımayı başarmıştı.

Bu bölüme gore Charlie Chaplin ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Yapmış olduğu filmlerle beyaz perde sanatı üstünde etkili olmuştur
B) Izleyici üstünde pozitif yönde etkisinde bırakır bırakan filmler yapmıştır.
C) Çekmiş olduğu filmlerde otobiyografik detaylar yer almıştır.
D) Filmlerini benzer içerikteki senaryolar üstüne kurgulamıştır.
E) Yaşamın gerçekliklerini sanatla alakalı bir bakış açısıyla aktarmıştır.

30. Islak köpek silkelenmesi, tüylü hayvanlarda sıkça karşılaşılan bir davranıştır. Uzun tüylü hayvan türleri incelenerek bu davranışın hangi koşullar altında gerçekleştiğine odaklanan ilk araştırmalar, hayvanlarda gıdıklanma hissi oluştuğunda silkelenme hareketinin görüldüğünü söylüyordu. Yeni bulgular ise bu davranışın hayvan derisinde bulunan alıcılar kanalıyla gerçekleştiğini ortaya çıkardı. Bu alıcılar, tüylü hayvanların ensesindeki sıvı damlacıkları tarafınca uyarıldığında tutarlı bir davranışa niçin oluyor. Alıcılar, bilhassa parazitler ve su damlacıkları şeklinde minik fakat rahatsız edici uyaranları tespit etmeyi sağlıyor. Başka bir deyişle ıslak köpek silkelenmesi hareketini meydana getiren hayvanların kendi kürklerindeki potansiyel zararlılardan kurtulmak için bilgili hareket ettikleri görülüyor.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Tüylü hayvanlarda deri üstündeki uyaranlara tepki verilmesinin alıcılar kanalıyla sağlandığına
B) Hayvanların tüy yapısı yardımıyla rahatsız edici dış uyaranlara karşı dayanıklı hâle geldiğine
C) Uzun tüylü hayvanların silkelenme hareketinin müdafa sistemlerinin bir parçası olduğuna
D) Tüylü hayvanlarda görülen silkelenme hareketinin bir tetikleyici sonucunda ortaya çıktığına
E) Silkelenme hareketini meydana getiren hayvanların belirli koşullar altında benzer tepkiler verdiğine

31. Müdafa amacıyla 2200 yıl ilkin inşa edilen Çin Seddi, bir yanıyla Çin kültürünün içe dönük ve izole yapısını simgeler. Öteki taraftan bu yapı, dünyanın en eski ve en büyük askerî müdafa projesi olarak kabul edilir. Yapıldığı dönemdeki ilk uzunluğu 5.000 kilometreyi aşmaktadır. Bugünkü uzunluğu ise 21.196 kilometredir. Günümüzde güvenlikle ilgili rolünü teknolojik müdafa sistemleri ve askerî yeniliklere bırakan Çin Seddi, Çinliler için artık oldukca mühim tarihî ve kültürel bir unsur olarak algılanmaktadır. Bugün bile kullanılan “Çin Seddi’ne çıkmayanlar gerçek kahraman sayılmaz.” sözü, bu yapının Çinliler için taşımış olduğu anlamı ortaya koyar.

Bu bölüme gore Çin Seddi’yle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Fiziki boyutunun süre içinde değişikliğe uğramış olduğu
B) Kültürel miras açısından mühim bir yere haiz olduğu
C) Müdafa sistemlerindeki yeniliklerden sonrasında işlevinin değişmiş olduğu
D) Askerî teknolojilerin gelişmesinde mühim bir rol oynadığı
E) Toplumsal hayatta karşılığı olan bir değerinin bulunmuş olduğu

32. Fatih Sultan Mehmet’in talimatıyla İstanbul Boğazı’ndan geçen gemilerin denetim edilmesi için 1452 senesinde yapımı tamamlanan Rumeli Hisarı, İstanbul’un fethinden sonrasında önemini yitirdi. XVI. yüzyılda hapishane olarak kullanılan, XVIII. yüzyılda ise büyük bir yangından dolayı tahrip olan hisar; fethin 500. senesinde meydana gelen restorasyon çalışmalarının peşinden 1968’de müze yapılarak halkla buluşturuldu. Restorasyon emekleri esnasında hisarın altında 125 metre uzunluğunda, yüksekliği yer yer 3 metreye ulaşan ve değişik kollarla başka kanallara da bağlandığı kabul edilen bir tünel ortaya çıkarıldı. Uzmanlar tünelin yer altı geçiş hattı olarak kullanıldığını belirtti.

Bu parçada Rumeli Hisarı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Yapısında hasar oluşmasının nedenine
B) Kullanım amacının zaman içinde değişmesine
C) Yenilenme sürecinde kullanılan tekniğe
D) İlişkili olduğu bir yapının keşfedilmesine
E) Ziyaretçilerin hizmetine açıldığı tarihe

33. Cenne kenti sakinleri, her ilkbaharda dünyanın en büyük kerpiç binası olan Cenne Yüce Camisi’nin bakımını yapmak için seferber olur. Yüksekliği 16 metreyi kabul eden, geçmişi 1900’lerin başına uzanan üç minareli cami; UNESCO Dünya Miras Sıralaması’ndeki tarihî kentin simgesidir. Kentteki toplumsal yaşamın merkezi durumundaki caminin duvarlarının yazları etkili olan şiddetli yağışlardan ilkin güçlendirilmesi gerekiyor. Camiyi çatlayıp yıkılmaktan korumak için şehirdeki öteki kerpiç yapılarda olduğu şeklinde duvarlar hususi olarak hazırlanan bir çamurla sıvanıyor. Cenneliler için bu, ehemmiyet verdikleri yapıyı ayakta tutma gayretinin ötesinde bir bayram; bir araya geldikleri, beraber çalışmış oldukları hususi bir süre.

Bu parçada Cenne Yüce Camisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Şehirdeki toplumsal birlikteliği elde eden bir yapı olduğuna
B) İnşa zamanı itibarıyla bölgenin en eski binalarından biri olduğuna
C) Fiziki yapısı bakımından öne çıkan bir hususi durumunun bulunduğuna
D) Korunması için yöre halkının bazı emek harcamalar yürüttüğüne
E) Ünü ülke dışına taşan bir yaratı olarak adından söz ettirdiğine

34. Her insanoğlunun erişkinlik döneminde ebeveyn otoritesine karşı takındığı üç değişik kişilik türü vardır: asi çocuk, naturel çocuk ve uslu çocuk. Asi çocuk yanını ortaya koyan şahıs, otoritenin isteğine zıt bir davranış sergiler. Organik çocuk davranışı gösteren şahıs, otoriteye bakmaksızın kendi istediği şeklinde davranır. Uslu çocuk davranışını sergileyen ise kendi isteğini bir yana bırakarak otoritenin istediği şeklinde davranır. Bu üç davranış şekli toplumsal psikolojide sırasıyla ters tepki, bağımsızlık ve itaat olarak kavramsallaştırılır.

Bu bölüme gore aşağıdaki durumlardan hangisi ayraç ( ) içinde verilen kavramla uyuşmamaktadır?
A) Bir gencin mağazadan seçip beğenerek almış olduğu pantolonu anne ve babasının da beğenmesi üstüne değişiklik yapmak istemesi (Ters tepki)
B) Kar yağarken dışarı çıkmaya hazırlanan bir gencin, annesinin evden çıkmamasını istemesi üstüne kararından cayması (İtaat)
C) Güneşli bir günde şapkasını takmayı düşünmeyen bir gencin, babasının uyarısıyla şapkasını takarak evden çıkması (Bağımsızlık)
D) Bir gencin, yanında anne ve babası varken mağazadan kendi beğenisine uygun bir eldiven satın alması (Bağımsızlık)
E) Yağmurlu bir günde yanına şemsiye almayı düşünen bir gencin, annesinin şemsiye almasını anımsatmasından sonrasında bundan vazgeçmesi (Ters tepki)

35 – 36. soruları aşağıdaki bölüme gore cevaplayınız.

Geçmişi derinleştirmek hatta unutulmaya yüz tutmuş yönelimleri içgüdüleriyle âdeta baştan yaratmak kimi sanatçıların alın yazısında vardır. Sanatındaki yalınlıkla Fransız fotoğraf geleneğinde öne çıkan Raoul Ubac, bu sanatçılardandır. Ubac, başka ülkelerin sanatlarını anlayıp sevebilmiş ve onları kendi diline çevirip kendi yasasına doğal olarak kılmıştır. Yoğunlaştırdığı düşünceleri mütevazı ve net çizgileri ardına gizleyen Ubac’ta birçok kuzeyli öge vardır söz gelimi. Bunlar runik geleneğe, İrlanda sanatının köklerine bağlıdır ve grafik kaygısının yoğun bulunduğunu belli eder. Sadece sanatçı bu görsel zenginliğin içinde kendine bir yol çizmeyi başarmıştır. Günümüz ressamlarının birçoğu şeklinde Ubac da göstergeler dünyasının çekimine kapılabilirdi. Bir alanı, tarlaya indirgeyebilir ve onun içinde çağımızın kuşkusunu kâğıda geçiren o özerk biçimlere kapılarını ardına kadar açabilirdi. Fakat Ubac bu grafizm özerkliğine razı olmamış ve saf şekil hayranlığının sanat eserinde mevcud düşünme edimine gölge düşürmesini kabul etmemiştir.

35. Bu bölüme gore Raoul Ubac ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Geleneksel fotoğraf sanatını, çağdaş fotoğraf anlayışlarıyla buluşturmuştur.
B) Düşüncelerini dolaysız şekilde iletmek için yalın bir üslup benimsemiştir.
C) Resimlerinde tercih etmiş olduğu renklerle çağdaşlarından ayrılmıştır.
D) Değişik sanat unsurlarını kendi sanatı içinde kullanıp dönüştürmüştür.
E) Geçmişte egemen olan anlayışlardan sıyrılarak sanatında özgürleşmiştir.

36. Bu parçada altı çizili ifade Raoul Ubac’ın sanat anlayışının hangi yönüne işaret etmektedir?
A) Eserdeki şekil özelliklerinin içerikle uyumlu olmasına öncelik verdiğine
B) Geleneksel sanat biçimlerinin özerkleşmesine engel olmaya çalıştığına
C) Düşüncelerini ifade etme tarzını değiştiren çağrışımlardan uzaklaştığına
D) Grafiğin eserlerdeki derinliği negatif etkilediğini düşündüğüne
E) Resimdeki formların, eserdeki mesajın önüne geçmesine itiraz ettiğine

37 – 38. soruları aşağıdaki bölüme gore cevaplayınız.

Masallar yaşadıkları zamana, mekâna ve onları özetleyen kişilerin deneyimlerine gore biçim alır. Bu dinamik yapısı sebebiyle derhal her ülkede aynı masalın değişik versiyonlarına rastlanır. Masalın içinde yenilen yemekler, giyilen giysiler, uğraşılan meslekler değişebilir. Bir ülkede deri malzemeler çoğunlukla kullanılırken öteki ülkede gümüş işçiliği yaygınsa masallarda da söz mevzusu materyallerin adı geçebilir. Avrupa’da Pamuk Prenses masalı çoğu zaman “Kar Beyaz” adıyla anlatılır. Sadece bu masalı Hindistan’da asla kar görmemiş bir çocuğa bu adla anlatmak pek mümkün değildir. Zira masalların temel işlevlerinden biri bizleri bir atmosfer içine almaktır. Biz masalın içinde tüm duyularımızla var oluruz. Anlatılan insanı görür, yemeğin tadını yada çiçeğin kokusunu alırız. Belleğimizde kayıtlı bilgiler duyularımızla algıladıklarımızla eşleşir, aşina olduğumuz bir duyguyu hissedip bizlere ilişik bir kültürü gördüğümüz için masallarla özdeşlik kurarız. Dolayısıyla masalların yöresel unsurlarla tekrardan üretilerek köklenip güçlendiklerini söyleyebiliriz.

37. Bu bölüme gore masallarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Toplumların mahalli özelliklerini bünyesinde taşıyarak canlılığını devam ettirir.
B) Üretildiği kültürün eğilimlerini koruyarak nesilden nesile aktarılır.
C) İçerdiği motifler dinleyenlerin hafızasında kalma süresini belirler.
D) Kahramanlarının garip adları akılda kalıcılığını artırır.
E) Evrensel mevzuları işlemesi dünyanın her yerinde okunmasını sağlar.

38. Bu parçada masallarla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
A) Değişiminde coğrafyanın rolüne
B) Çeşitli varyantlarının bulunduğuna
C) Anlatıcıların içeriğine müdahalesine
D) Dikkat çekmesinde deneyimin etkisine
E) Geçmiş detayları güncel hâle getirdiğine

39 – 40. soruları aşağıdaki bölüme gore cevaplayınız.

Sanatçı Damien Hirst’ün bir sanat galerisinin vitrinine yerleştirdiği emek vermesi, eseri çöp sandığını söyleyen bir temizlik görevlisi tarafınca çöp kutusuna atıldı. Yarı dolu kahve fincanları, boş şişeler, üstünde boya bulaşığı olan bir palet, şövale, merdiven, fırçalar, şeker ambalajları ve yere yayılmış gazetelerden oluşan bu yaratı; Hirst’ün koleksiyonunun temel parçasıydı. Sanat eleştirmenleri bu eserin satış kıymetini milyon dolarlarla ifade ederken temizlik görevlisi yapmış olduğu açıklamada “Onu görünce bir ah çektim şundan dolayı her şey darmadağınıktı. Bana pek sanat eseriymiş şeklinde gelmedi. Bu yüzden her şeyi toplayıp attım.” dedi. Yaşanmış olan karışıklıktan üzüntü duymak bir yana Hirst, eserlerini günlük yaşamla sanat arasındaki bir çizgide kurguladığı için bu durum ona oldukça kabul edilebilir geldi.

39. Bu bölüme gore Damien Hirst ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Sanat anlayışını, gündelik yaşamın çelişkileriyle şekillendirir.
B) Kişisel mevzuları, sanat görüşüyle destekleyerek yorumlar.
C) Sanat anlayışının eleştirmenlerce kabul görmediğinin bilincindedir.
D) Eserlerini çağdaş sanatı tanıyan kesime gore oluşturur.
E) Çalışmalarının değişik biçimlerde yorumlanmasını olağan karşılar.

40. Bu bölüme gore temizlik görevlisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Sanatın alışılageldik görüntülerle yansıtılması gerektiği görüşünü taşır.
B) Sanatın sınırı olan sayıda ifade imkânına haiz bulunduğunu düşünür.
C) Esere ilişik ögelerin bütüncül olarak sunulmasını yadırgar.
D) Sanat eserlerini belli bir bakış açısına dayanarak değerlendirir.
E) Bayağı nesnelere sanatta yeni ve değişik anlamlar yüklenmesini göz ardı eder.

2025 TYT TÜRKÇE TESTİ CEVAPLARI
1.B 2.C 3.B 4.B 5.D 6.A 7.E 8.D 9.B 10.A
11.C 12.D 13.D 14.B 15.C 16.A 17.C 18.E 19.D 20.D
21.B 22.C 23.E 24.C 25.D 26.A 27.C 28.A 29.D 30.B
31.D 32.C 33.B 34.C 35.D 36.E 37.A 38.E 39.E 40.C

Bul-Tikla

Son Yazılar

Türk Devletleri Teşkilatı Ülkelerinde Siyasal Katılım, Düşünce ve İfade Hürriyeti Üzerine Bir Değerlendirme

Temelleri 3 Ekim 2009’da Nahçıvan Anlaşması’nın imzalanmasıyla atılan ve “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi”…

5 saat ago

Maslow Kimdir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Maslow Abraham Harold Maslow (D: 1 Nisan 1908, Brooklyn, New York, ABD – Ö: 8…

6 saat ago

Bilimkurgu Edebiyatı – Türk Dili ve Edebiyatı

Türk Edebiyatında ve Dünya Edebiyatında Bilimkurgu Bilimkurgu Edebiyatı Bilimkurgu, bilimsel gelişmeler ve teknolojiyle beslenen, hayal…

12 saat ago

Fars (İran) Edebiyatı – Türk Dili ve Edebiyatı

Fars (İran) Edebiyatı Fars edebiyatı (Pers edebiyatı), dünya kültür tarihinin en varlıklı ve etkili edebiyat…

19 saat ago

Mütercim Âsım – Türk Dili ve Edebiyatı

Çevirmen Âsım Çevirmen Âsım (D: Gaziantep, 1755 – Ö: İstanbul, 1819) Dilci, ozan ve tarihçi.…

1 gün ago

2024 Yerel Seçimlerinde Kullanılan Reklam Filmlerinin Göstergebilimsel Analizi: AK Parti’nin “Hatıran Yeter” Ve CHP’nin “İşimiz Gücümüz Türkiye” Örneği

Medya, bireylerin gündelik yaşam pratiklerinden siyasal tercihlerine kadar uzanan çeşitli alanları biçimlendirmede tehlikeli sonuç rol…

1 gün ago