
Atatürk’ün milliyetçiliği; ırk, din, mezhep farkı gözetmeden, Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağları ile bağlı olan herkesi Türk milleti kabul eden birleştirici ve kapsayıcı bir milliyetçiliktir.
“Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.”
Mustafa Kemal Atatürk’ün Milliyetçiliğinin Temel Özellikleri
- Irkçı Değildir: Etnik köken değil, vatandaşlık bağları önemlidir.
- Birleştiricidir: Tüm yurttaşları aynı çatı altında toplar.
- Laiktir: Din unsuru milliyetçiliğe dâhil edilmez.
- Bağımsızlığa Dayalıdır: Ekonomik, siyasal ve kültürel tam bağımsızlığı esas alır.
- Çağdaştır: Bilim ve akıl ön plandadır.
- Halkçıdır: Hepimiz eşit haklara haizdir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçiliği, akılcı, birleştirici, çağıl ve laik bir anlayışa dayanır. İşte bu anlayışın temel yönleri:
1. Irk Temelli Değil, Kültür Temelli Milliyetçilik
Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçiliği ırkçı değil, kültürel ve dil birliğine dayalıdır. “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” sözü, bu anlayışın açık bir ifadesidir. Doğrusu, etnik kökeni ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını birleştiren üst kimlik **“Türklük”**tür.
2. Bağımsızlık ve Egemenlik Vurgusu
Mustafa Kemal Atatürk’e gore milliyetçilik, ulusun bağımsız yaşama hakkını ve kendi kaderini atama etme iradesini savunmaktır. Bu anlayış, Kurtuluş Savaşı’nın da temelini oluşturur:
“Ulusal benliğini bilmeyen/kaybeden milletler başka milletlere yem olurlar.”
3. Laiklik ve Çağdaşlaşmayla Uyumlu
Mustafa Kemal Atatürk milliyetçiliği, din temelinde değil; laik, doğrusu dini siyasetin haricinde tutan bir anlayışa dayanır. Bununla birlikte modern uygarlık seviyesine ulaşmayı amaçlayan bir milliyetçilik biçimidir:
“Biz direkt doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur.”
4. Birleştirici ve Bütünleştirici
Mustafa Kemal Atatürk milliyetçiliği, ayrımcılığı değil ulusal birliği savunur. Türkiye’de yaşayan her insanın ortak değerler ve hedefler çevresinde birleşmesini öngörür. Ayrılıkçılığa karşıdır.
5. Barışçıl ve Yurttaşlık Temelli
Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçiliği dışa dönük saldırgan bir milliyetçilik değildir. “Yurtta barış, cihanda barış” ilkesiyle beraber, milliyetçilik sadece başka ulusların haklarına saygı göstererek anlam kazanır.
6. Eğitim ve Dil Birliği Önemlidir
Türkçe’nin sadeleştirilmesi, Halkevleri, Türk Tarih ve Türk Dil Kurumu şeklinde kurumlar Mustafa Kemal Atatürk’ün kültür temelli milliyetçilik anlayışının ürünüdür. Ona gore millî kimlik, ortak bir dil ve tarih bilinciyle güçlenir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı, birleştirici, modern, laik, kültür temelli, barışçıl ve bağımsızlıkçıdır. Bu anlayış, hem Türkiye’nin kurtuluş mücadelesinin hem de cumhuriyetin temel dayanaklarından biridir.
Kompozisyon:
Mustafa Kemal Atatürk’ün Milliyetçilik Anlayışı
Milliyetçilik, bir milletin kendi değerlerine, evveliyatına, kültürüne ve bağımsızlığına haiz çıkma duygusudur. Sadece bu kavram, her toplumda değişik şekillerde yorumlanabilir. Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan en mühim ilkelerdendir. Onun milliyetçiliği; birleştirici, barışçıl, kültürel ve modern bir anlayışa dayanır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçiliği, ırk ya da soy temelli değil, kültür ve dil birliği temelli bir milliyetçiliktir. “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözü, bu anlayışı en açık şekilde ifade eder. Bu yaklaşım, Türk milletini bir arada tutan en mühim unsurlardan biridir. Türk milletine mensup olmak için belirli bir etnik kökene haiz olmak gerekmez; Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olmak yeterlidir.
Mustafa Kemal Atatürk, milliyetçiliği bununla beraber bağımsızlıkla da ilişkilendirir. Türk milletinin özgür ve bağımsız yaşaması onun en büyük hedeflerinden biridir. Bu fikir, Kurtuluş Savaşı’nın da temelini oluşturmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ulusal benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar” sözü, ulusal kimliğin ve bağımsızlık düşüncesinin önemini vurgular.
Bununla beraber Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçiliği, laiklikle ve modernleşmeyle de uyumludur. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, tüm yurttaşların eşit haklara haiz olması açısından önemlidir. Ona gore çağdaşlaşma ve bilim yolunda ilerlemek, milletin kalkınması için vazgeçilmezdir. Bundan dolayı eğitim, dil ve tarih alanında büyük reformlar yapmıştır. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu şeklinde kurumları kurarak ulusal bilinci güçlendirmeye çalışmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçiliği saldırgan değil, barışçıdır. “Yurtta barış, cihanda barış” ilkesi, onun dış politikasında da bu anlayışı benimsediğini gösterir. Öteki milletlerin bağımsızlığına saygı göstermek, sulh içinde yaşamak onun milliyetçilik anlayışının temel taşlarındandır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı, birleştirici, laik, kültürel, barışçıl ve modern bir milliyetçiliktir. Bu anlayış, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda ve gelişiminde kilit rol oynamıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı, günümüzde de hem toplumsal birlik hem de ülke bağımsızlığı açısından önemini korumaktadır. Onun izinden gitmek, yalnızca geçmişi idrak etmek değil, bununla beraber modern bir gelecek oluşturmak anlamına gelir.


