Soğuk Savaş Sonrası NATO’nun Orta Doğu Politikası ve Bölgeye Olan Etkisi

Soğuk Harp sonrası önceliğini Avrupa kıtasına veren NATO, eski Doğu Bloku ve Varşova Paktı üyesi ülkelerin Batıyla uyumlu bir hale getirilmesi ve NATO üyesi olmalarını hedeflemiştir. Bu amaçla da Avrupa kıtasının bölünmüşlüğünün ortadan kaldırılması ve NATO bünyesinde Avrupa güvenlik mimarisinin sağlanması hedeflenmiştir. Önceliğini Avrupa güvenliği üstüne veren NATO’nun, Orta Doğu’yla ilgili yaklaşım ve siyaset üretimi geri planda kalmıştır. 1990’lı yılların ortasından başlayarak programlar ve diyalog süreçleriyle NATO, Orta Doğu devletleriyle ilişkilerini geliştirici politik girişimlerde bulunmuştur. Orta Doğu bölgesinde istikrarın sağlanması ve NATO’nun bölge vatanlarında yanlış izleniminin ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. 2000’li yıllarda NATO, bölge ülkeleri ile ilişkilerini daha kapsamlı hale getirmeye çabalamıştır. 2001’de Afganistan ve 2012 senesinde Libya’ya alan dışı harekatlarda bulunan NATO, Somali’de korsancılıkla savaşım etmiş, 2003 senesinde ABD Birleşik Devletleri’nin Irak müdahalesi sonrası, Irak’ın tekrardan inşa sürecinde Irak ordusuna eğitim faaliyetleri vermeye adım atmıştır. Orta Doğu’nun NATO’nun Avrupa kanadına yakın bir bölge olması ve Avrupa güvenlik mimarisine olan tesiri sebebiyle NATO, Orta Doğu’yu mühim bir bölge konumunda görmektedir. Ek olarak Rusya Federasyonu ve Çin’in son dönemlerdeki Orta Doğu politikaları NATO’nun dikkatini çekmektedir. Bu durum da bölgede NATO-Rusya Federasyonu ve Çin içinde ileriki dönemlerde büyük bir politik rekabet yaşanabileceği sinyallerini vermektedir.

loading Soğuk Savaş Sonrası NATO’nun Orta Doğu Politikası ve Bölgeye Olan Etkisi Loading…

] }

(Toplam: 3, Bugün: 1 )