Pan Özeti, Konusu ve Karakterleri

Pan – Knut Hamsun

Tür:Roman
Yazar:Knut Hamsun
Yayınlanma Zamanı:2011
Yayınevi:Timaş Yayınları
ISBN:9786051143934
Karakterler

Thomas Glahn (Başkarakter): Ormanda tek başına yaşayan, doğaya bağlı, içgüdüsel bir asker avcıdır. Toplumsal ilişkilerde sakar, öfkeli, kıskanç ve gururludur. Edvarda’ya karşı yoğun çekim ve kontrolsüz tutum içinde gidip gelir. Nevrotik ve iç dünyası karanlık bir karakterdir. Romanın sonunda kendi kendini yok eden bir eğilime dönüşür.

Edvarda: Tüccar Mack’in kız evladıdır. Varlıklı, eğitimli, meraklı ve kaprisli bir hanımdır. Glahn’ı hem çeker hem de iter. Gelgitli bir karakterdir. Toplumsal konumunun verdiği sınıfsal üstünlüğü hissettirmekten çekinmez. Onun ve Glahn’ın gururu devamlı çalmış olduğu için ilişki bir türlü dengeye oturmaz.

Herr Mack: Sirilund’un kuvvetli tüccarıdır. Bölgenin ekonomik ve toplumsal hakimidir. Kibar görünür ve kontrolcü ve manipülatif bir figürdür. Edvarda’nın geleceğini elit evlilik üstünden planlamak ister.

Eva: Demircinin genç karısıdır. Mütevazi, içten, beklentisiz bir hanımdır. Glahn’a koşulsuz bir yakınlık ve şefkat gösterir. Kocasının ve Mack’in baskısı altında kırılgan bir yaşam yaşar. Ağlatısal sonu, masumiyetin kurban edilmesini simgeler.

Tabip: Kültürlü, şehirli, hafifçe alaycı ve Edvarda’ya uygun bir damat adayıdır. Glahn’ın toplumsal beceriksizliğiyle karşıtlık oluşturur. Arka planda kalsa da derslik farkı ve uygar dünyanın temsilidir.

Aesop: Glahn’ın köpeğidir. Sadakat ve masumiyetin sembolüdür. Glahn’ın en yakın bağıdır. Onunla insanlardan daha samimi bir ilişkisi vardır.

Mevzusu 

Pan, doğayla iç içe yaşayan avcı Teğmen Thomas Glahn ile varlıklı tüccarın kızı Edvarda içinde geçen tutkulu fakat yıkıcı bir birlikteliğin hikâyesidir. Ormanın özgürlüğüne alışmış, içgüdüleriyle hareket eden Glahn, Edvarda’nın gelgitli duyguları ve kendi gururuyla çatıştıkça hem çevresine hem kendine zarar vermeye adım atar. Yanlış anlamalar, kıskançlık ve kontrolsüz hiddet bu aşkı imkânsız hâle getirir, sonunda Glahn hem sevilmiş olduğu insanları hem kendini ağlatısal bir sona götürür.

Pan Özeti

Pan, Teğmen Thomas Glahn’ın, Nordland’ın Sirilund bölgesinde geçirdiği bir yaz mevsimini seneler sonrasında geriye dönük olarak anlattığı kişisel notlarıyla adım atar. Glahn, toplumsal yaşamdan uzaklaşmış, orman içindeki minik kulübesinde köpeği Aesop ile yaşayan, doğaya neredeyse mistik düzeyde bağlı bir adamdır. Yalnızlığı bilgili bir tercihtir: kent yaşamının yapaylığından ve insanların ikiyüzlülüğünden firar etmiş, kendine özgür bir dünya kurmuştur. Sadece bazen kasabaya indiğinde yaşamı değişmeye adım atar.

Sahil nahiyesinde, bölgenin en varlıklı ve nüfuzlu kişisi olan Herr Mack ile tanışır. Kısa süre sonrasında Mack’in kızı Edvarda ile karşılaşır; bu karşı karşıya gelme Glahn’ın içinde ansızın yoğun bir çekim uyandırır. Edvarda hem merak uyandırıcı hem ulaşılması güç, hem nazik hem küstah bir genç hanımdır. Aralarındaki ilgi hızla karşılıklı hâle gelir, sadece bu ilgi baştan beri tertipli değil, çelişkilerle doludur. Glahn’ın içgüdüsel, kontrolsüz davranışları ve Edvarda’nın kaprisleri ilişkilerini devamlı bozar. Bir an yakınlaşırken bir sonraki an gurur ve yanlış anlamalar yüzünden birbirlerini yaralarlar. Glahn’ın toplumsal ortamlardaki sakarlığı — Edvarda’nın ayakkabısını denize fırlatması, Baron’un kulağına tükürmesi şeklinde — Edvarda’yı hem etkisinde bırakır hem utandırır; ilişkilerindeki gerilimi besler.

Bu kargaşa ve bunalımlı süreç devam ederken Glahn, kasabadaki başka bir bayan olan Eva ile tanışır. Eva, demircinin genç karısıdır ve Edvarda’nın tam tersi bir sadelik, ısı ve içtenlikle Glahn’a yaklaşır. Glahn, Edvarda’nın karmaşık oyunlarından yoruldukça Eva’nın şefkatine sığınır. Fakat bu ilişkiyi fark eden Herr Mack, Eva üstünde baskı kurar; onu ağır işlere zorlar ve Glahn’ı kasabaya karşı minik düşürmeye adım atar. Glahn’ın Mack’e duyduğu hiddet giderek artar ve sonunda iskeleye monte edilen büyük bir kayayı dinamit ile düşürerek Mack’e zarar vermeyi planlar. Sadece patlamanın tam anında orada çalışmak zorunda bırakılmış olan Eva’nın ölümüne sebep olur. Bu ölüm, Glahn’ın hayatındaki kırılma noktasıdır; vicdan azabı, hiddet ve kendinden nefret duygusu iç içe geçer.

Bu süreçte Edvarda ile arasındaki bağ tamamen çözülmez; Edvarda bazen Glahn’a yakınlaşır, bazen ondan kaçar. Derin bir sevgi vardır fakat her ikisi de gurur, direnme ve güvensizlik yüzünden ilişkiyi mahveder. Son büyük çatışmada Edvarda, Glahn’dan en kıymet verdiği şey olan Aesop’u kendisine vermesini ister. Bu talep, Glahn tarafınca hem bir sınama hem bir aşağılanma olarak algılanır. Sevgisinin, öfkesinin ve kırılmış gururunun karanlık birleşimiyle Aesop’u vurur ve cesedini Edvarda’ya gönderir. Bu hareket, ilişkilerinin kati ve acı sonudur. Peşinden Glahn bölgeyi terk eder.

Romanın ikinci ve kısa bölümünde, seneler sonrasında Hindistan’da geçen bir epilog yer alır. Burada başka bir anlatıcının bakış açısından Glahn’ın son günleri aktarılır. Glahn, burada da kıskançlık, huzursuzluk ve içsel yıkım duygularıyla yaşayan bir adamdır. Bir çatışma esnasında, karşı tarafı kışkırtarak adeta kendi ölümünü hazırlar. Sonunda av esnasında vurularak ölür; anlatıcı bunun bir kaza değil, Glahn’ın bilgili bir “dolaylı intiharı” bulunduğunu ima eder.

Kısacası Pan, tabiat ile cemiyet arasına sıkışmış, tutkularıyla gururu içinde parçalanan bir insanın hem aşkı hem kendi kendini iyi mi yok ettiğinin romanıdır.

Pan – Kitap Açıklaması

“Teğmen Thomas Glahn’ın Notlarından” alt başlığını taşıyan Pan romanı hem kuvvetli bir aşk romanı, hem de varlıklı bir doğa övgüsüdür. Hamsun yalnız bu eseri yazsaydı gene büyük bir ozan sayılırdı. Çağıl psikolojinin canlı bir anıtı sayılan bu yaratı, kelimeler içinde yaşattığı inceliklerle bir başyapıt kıymeti taşır. Pan, Knut Hamsun’un Victoria-Pan-Rosa triosunun ikinci kitabı. İnsan ve tabiat ilişkisi üstüne yoğunlaşan Hamsun, yüzyıl başındaki insanoğlunun yalnızlaşmasını, toplumdan uzaklaşıp doğayla baş başa kalışıyla beraber kendi doğası üstüne düşünmesini ve hızla yükselen paracı cemiyet dalgasının etkilerini ruhunda hissetmişçesine eleştirel bir tavırla mütevazi ve naturel insana özlemini dile getirir. Şimal Norveç ormanlarının, otlarının, sularının ortak çağıltısı içine, güçlü bir aşk tutkusunu şiir yüklü bir üslupla oturtan bu roman, Hamsun’un ününün dünyaya yayılışında mühim oranı bir şaheserdir.

(Tanıtım Bülteninden)

(Toplam: 7, Bugün: 1 )