Sıfıra Doğru Özeti, Konusu ve Karakterleri

Sıfıra Doğru – Agatha Christie

Karakterler

Nevile Strange: Yakışıklı, meşhur ve karizmatik bir tenisçidir. Dışarıdan bakıldığında özgüvenli, sempatik ve başarı göstermiş görünür, sadece derinlerde manipülatif, egoist ve kontrolcü bir kişiliğe haizdir. İnsanların duygularını ustalıkla yönlendirir, kendini merkezde tutmayı sever. Roman süresince kurduğu “masum” görüntü, gerçekte son aşama hesapçı ve soğukkanlı bir zihni gizler.

Audrey Strange: Nevile’in eski eşidir. Sessiz, mesafeli ve ketumdur. Duygularını açıkça ifade etmekten kaçınır. Onurlu, özverili ve içe dönük bir yapısı vardır.

Kay Strange: Nevile’in yeni eşidir. Genç, canlı, dışa dönük ve enerjik bir karakterdir. Duygularını saklamaz, tepkilerini direkt gösterir.

Lady Tressilian: Gull’s Point’teki evin yaşlı sahibidir. Otoriter, sert dilli ve kuralcıdır. İnsanları açıkça eleştirir, duygularını gizlemez. Fizyolojik olarak kuvvetsiz olsa da zihinsel olarak baskın ve müdahalecidir.

Superintendent Battle: Katliam soruşturmasını yürüten polis yetkilisidir. Sessiz, ağırkanlı ve sabırlıdır. Vakaları değil, vakalara giden süreci çözmeye odaklanması onu başarıya ulaştırır.

Thomas Royde: Audrey’ye uzun süredir gizlice aşık olan bir karakterdir. Dürüst, sadık ve duygusal olarak derin biridir. Sadece fazla eylemsiz ve kararsızdır.

Ted Latimer: Kay Strange’in arkadaşıdır. Neşeli, açık sözlü ve gözlemci bir yapısı vardır.

Mr. Treves: Yaşlıu bir hukukçudur. Geçmişteki bir davaya dair bilgisi, olayların arka planına ışık meblağ.

Mevzusu

İngiltere sahilindeki bir malikanede bir araya gelen insanların geçmişten gelen kırgınlıklar, kıskançlıklar ve gizli saklı hesaplar sebebiyle adım adım bir adam öldürmeye doğru sürüklenmesini mevzu alır. Roman, bir cinayetin aslına bakarsak ani bir vaka değil, planlı bir geri sayımın kısaca sıfır noktası sonucu bulunduğunu gösterir. Merkezde ise insan psikolojisini ustaca manipüle eden bir suçun, sabırlı ve sezgisel bir soruşturmayla ortaya çıkarılması yer alır.

Sıfıra Doğru Özeti

Sıfıra Doğru, bir cinayetin başlangıç değil, aslına bakarsak birçok yaşam çizgisinin yaklaştığı sıfır noktası bulunduğunu vurgulayan bir fikirle açılır. Yaşlı bir hukukçu olan Mr. Treves, geçmişteki bir davayı hatırlatır. Bu olayın kazadan fazla bulunduğunu düşündüğünü, üstelik o davadaki evladı ayırt edici bir fizyolojik işaret yardımıyla tanıyabileceğini söyler, fakat işaretin ne işe yaradığını açıklamadan mevzu kapanır. Peşinden öykü, İngiltere sahilindeki Gull’s Point’te (Lady Tressilian’ın evi) birbirine uyumsuz insanların mecburi şekilde aynı yere toplanmasına ilerler.

Meşhur tenisçi Nevile Strange, yaz tatilini her yıl geçirdiği bu evde geçiriyordur sadece bu kez hem yeni eşi Kay’i hem de eski eşi Audrey’yi aynı anda getirmek ister. Yaşlı ve otoriter Lady Tressilian bu fikre oldukça sinir olur fakat kabul etmek zorunda kalır. Bu sebeple Nevile, ailenin eski çevresinden ve evin yakınlarından sayılır. Audrey’nin çevresinde, ona uzun süredir bağlı olan Thomas Royde da vardır. Kay’in yanında ise gençlik arkadaşı Ted Latimer dolaşır. Başından beri evin içinde gerginlik vardır. Eski eş–yeni eş aynı çatı altındadır, Lady Tressilian’ın dili sivridir, geçmişte yaşanmış olan kırgınlıklar ve kıskançlıklar konuşulmasa da odada asılı durur.

Bu huzursuz günlerin derhal arkasından Mr. Treves, kalmış olduğu otelde ölü bulunur. Ölüm kalp krizi/organik niçin diye kapatılmaya meyillidir. Fakat bazı ayrıntılar tuhaftır: Treves’in o gece merdivenleri tırmanmış olması ölümü açıklayan bir unsur benzer biçimde gösterilir fakat o sırada otelde asansörün hakikaten çalışıp çalışmadığı bile çelişkilidir. Şu demek oluyor ki Treves’in ölümü resmi olarak organik sayılsa da, okurun zihninde “biri onu susturdu mu?” kuşkusu yerleşir. Oldukça geçmeden aslolan şok gelir: Lady Tressilian, yatağında vahşice öldürülmüş halde bulunur; hizmetçisi Jane Barrett ise baygın/uyuşturulmuş durumdadır. Vaka yerindeki deliller ilk bakışta Nevile’i işaret eder. Cinayette kullanılan nesnelerden birinde parmak izi, miras ihtimalleri ve Lady ile Nevile içinde duyulan münakaşa… Polis gelir ve soruşturmayı Superintendent Battle yürütür.

Battle, dışarıdan sakin ve ağır görünür fakat ayrıntıların peşine düşer. Jane ayıldığında eleştiri bir şey söyler: Nevile’in Lady’nin odasına uğramış olduğu doğru olsa bile, Jane’in hatırlamış olduğu saatlere nazaran Lady, Nevile çıktıktan sonrasında bir süre daha hayattadır. Üstelik evde üst katta kirli görünen bir halat, tavan aralığı/çatı katı benzer biçimde kullanılmayan bir yerde dikkat çekici şekilde bulunur. Bu, katilin içeriden biri olmak zorunda olmadığını, birinin dışarıdan girip çıkmış olabileceğini düşündürür. Battle ek olarak, her insanın aynı eve toplanması fikrinin rastlantı değil, bir planın parçası olabileceğine odaklanır. Şu demek oluyor ki katliam, evvel hazırlanmış bir düzenin merkezidir.

Soruşturma derinleşirken beklenmedik bir gelişme olur: Audrey Strange, Lady Tressilian’ı öldürdüğünü itiraf eder. Sadece Battle, bu itirafın gerçek olmayabileceğini hisseder. Audrey’nin soğukkanlı, ketum ve kendini kolay ele vermeyen yapısı, “başkasını korumuş olan” türden bir itirafa da uygun görünür. Battle, Audrey’nin geçmişine indikçe evliliğin bitişinin dışarıdan görünmüş olduğu benzer biçimde “uygar” olmadığını, Audrey’nin Nevile’den korkmuş olabileceğini öğrenir. Ek olarak Audrey’nin geçmişte başka bir ilişki ihtimali varken bunun da ağlatısal şekilde kesildiği ortaya çıkar. Hepsi, Audrey’nin hala Nevile’in tesirinde olabileceği ihtimalini kuvvetlendirir.

Bu sırada kasabanın kenarında yaşayan MacWhirter adlı gözlemci bir karakterin anlattıkları, katliam gecesine dair yeni bir pencere açar. Karanlıkta birinin suyu kullanarak karşıya geçmiş olduğu, arkasından eve tırmanır benzer biçimde izler bıraktığına dair gözlemler, çatıdaki halatla birleşince tablo netleşmeye adım atar. Battle, olayların tek tek anlık bir öfkeyle değil, adım adım kurulmuş bir düzenekle “sıfır noktasına” (adam öldürmeye) sürüklendiğini anlamış olur. En eleştiri hamle, delillerin ve insanların psikolojisinin Audrey’yi asılacak şahıs haline getirecek şekilde ayarlanmasıdır: Eski eş, yeni eşin gölgesi, miras gerilimi, Lady’nin sert tavrı… Hepsi aynı cinayetin çevresinde birleşecek şekilde yaklaştırılmıştır.

Son perdeye gelindiğinde Battle, düzmece yönleri tek tek sökerek Nevile’i köşeye sıkıştırır ve gerçek ortaya çıkar. Cinayetin arkasındaki aslolan zihin ortaya çıkar. Plan, Lady Tressilian’ın ölümünü mümkün kılmakla kalmaz. Suçu Audrey’nin üzerine yıkacak şartları da hazırlar. Audrey’nin itirafı da bu baskının ve karmaşık duygusal düğümün sonucudur. Nevile sonunda çözülür ve Battle, cinayeti tesadüflerin toplamı benzer biçimde gösteren perdenin aslına bakarsak ustaca çekildiğini ispatlayarak Nevile’i Lady Tressilian’ın katili olarak yakalatır. Mr. Treves’in ölümü ve geçmişteki bazı kazalar hakkında şüphe sürse de, hepsini mahkemede kesinleştirecek kanıt devamlı bulunmayabilir. Romanın gerilimi de aslına bakarsanız bu gri alanla beslenir. Finalde Audrey, kendisini hakikaten “gören” ve doğru yerde duran kişiyle (MacWhirter) yeni bir hayata yönelir. Thomas Royde’un duygusal körlüğünün de zaman içinde dağılacağı sezdirilir. Böylece Sıfıra Doğru, bir cinayeti çözerken aslına bakarsak adam öldürmeye giden yolları kıskançlık, manipülasyon, toplumsal baskı ve ruhsal yönlendirmeyi “geri sayım” benzer biçimde göstererek tamamlanır.

Sıfıra Doğru – Kitap Açıklaması

Nevile Strange yeni karısı Kay’la oldukça mutludur. Eylülde Martı Burnu’ndaki halasını ziyaret etmeyi düşünmektedir. Fakat hem de Nevile’in eski karısı Audrey’de orada olacaktır… Agatha Christie’nin ölümsüz eserlerinden Sıfıra Doğru okuyucuyu başından sonuna dek heyecanlı kılmayı başarıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

(Toplam: 1, Bugün: 1 )