
Bir metin, başka bir metnin sesini niçin yansılamak eder? Onunla alay etmek, ona saygı göstermek, eksiklerini açığa çıkarmak ya da malum bir hikâyeyi yeni bir bakış açısıyla okumak için…
Parodi, edebiyatın geçmişle kontakt kurma yollarından biridir. Daha ilkin yazılmış bir yapıt, tanınmış bir kahraman yada yerleşmiş bir ifade biçimi yeni bir bağlama göç eder. Okur bir taraftan eski metni anımsar, öteki taraftan onun iyi mi değiştirildiğini görür. Parodinin anlamı, işte bu iki metin arasındaki mesafede oluşur.
Bu yüzden parodi yalnızca “gülünç yansılamak” değildir. Öykünmek, onun başlangıç noktasıdır; aslolan belirleyici olan dönüştürmedir. Başarıya ulaşmış bir parodi, kaynağını yine etmez. Onu yorumlar, sorgular ve yeni bir anlamın malzemesi hâline getirir.
Parodi Nedir?
Parodi: Malum bir eseri, yazarı, kahramanı, edebî türü yada söylemi tanımlanabilir özellikleriyle yansılamak ederek dönüştüren; bu yolla eleştiri, yorum, gülmece yada yeni bir anlam üreten ifade yöntemidir.
TDK Güncel Türkçe Sözlükte Parodi:
parodi:
isim, tiyatro, Fransızca parodie
Ciddi sayılan bir eserin bir kısmı yada bütününü alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir özellik vererek şekil ile öz arasındaki karşıtlık kullanılarak komik tesir yaratan bir oyun türü.
Parodinin mevzusu yalnızca edebî eserler değildir. Bir siyasetçinin konuşma seçimi, haber bültenlerinin dili, reklam metinleri, bilimsel nitelikli söylem, resmî yazışmalar yada toplumsal medyada tekrarlanan ifade kalıpları da parodileştirilebilir.
Geleneksel tanımlarda parodi, çoğunlukla ciddi ve ağırbaşlı bir eserin komik hâle getirilmesi olarak açıklanır. Modern edebiyat kuramında ise kavram daha geniştir. Parodi daima saldırgan olmak, kaynağını küçümsemek yada okuru kahkahaya boğmak zorunda değildir. Saygılı, oyuncu, eleştirel ya da hüzünlü parodiler de bulunabilir.
Oregon State University öğretim üyesi Ehren Pflugfelder, parodiyi bir mevzuyu yansılamak etmek, yorumlamak, eleştirmek yada onunla alay etmek amacıyla oluşturulan yaratıcı yapıt şeklinde tanımlar. Bu tanımdaki mühim nokta şudur: Parodi yalnızca yansılamak etmez; yansılamak etmiş olduğu şey hakkında bir söz de söyler.
Parodi kelimesinin kökeni
Parodi kelimesi, Eski Yunancadaki parōidía sözünden gelir. Kelimenin ikinci kısmı olan ōidē, “şarkı” yada “ezgi” anlamındadır. Para ise “yanında”, “karşısında” yada “ona koşut” benzer biçimde anlamlar taşır.
Bu köken, parodinin doğasını oldukça iyi açıklar: Parodi, başka bir metnin yanında yürüyen, fakat onunla aynı yere gitmeyen “karşı ezgi” gibidir.
Aristoteles, Poetika’da Thasoslu Hegemon’dan parodik eserlerin ilk temsilcilerinden biri olarak söz eder. Hegemon’un tanınmış şiirlerdeki sözcükleri değiştirerek yüce kabul edilen mevzuları gülünçleştirdiği aktarılır. Bununla beraber parodinin sözlü kültürde oldukca daha eskiye uzandığı düşünülmelidir. İnsanlar, malum anlatıları yazılı edebiyattan ilkin de yansılamak etmiş ve değiştirmiştir.
Parodinin Temel Özellikleri
Bir metnin parodi sayılabilmesi için yalnızca başka bir metne benzemesi kafi değildir. Parodik yapıda bazı temel unsurlar bulunur.
- Önceki bir yapıt yada söylemle ilişki kurulur.
Parodinin hareket noktası bir roman, şiir, tiyatro eseri, kahraman, tür yada ifade biçimi olabilir. - Kaynak tanımlanabilir durumda bırakılır.
Okurun bağlantıyı kurabilmesi için ad, vaka örgüsü, üslup, karakter, tema yada şekil benzer biçimde bazı ipuçları korunur. - Öykünmek edilen araç-gereç dönüştürülür.
Vakit, mekân, kişiler, görüş açısı, ifade tonu yada değerler sistemi değiştirilir. - Eski metin ile yeni metin içinde mesafe oluşur.
Parodi, kaynağıyla bütünüyle özdeşleşmez. Onu dışarıdan görmemizi elde eden eleştirel yada oyuncu bir uzaklık kurar. - Çift katmanlı bir okuma meydana gelir.
Okur hem karşısındaki yeni metni hem de onun gönderme yapmış olduğu eski metni düşünür. - Bir yorum yada eleştiri üretilir.
Dönüştürme işlemi rastgele değildir. Yeni metin, eski metin yada onun temsil etmiş olduğu değerler hakkında bir fikir ortaya koyar.
Parodinin tesiri büyük seviyede okurun kültürel belleğine bağlıdır. Kaynak metni tanımayan bir okur yeni eseri gene anlayabilir; sadece parodinin oluşturduğu ikinci anlam katmanını bütünüyle fark edemeyebilir.
Parodi Iyi mi Oluşturulur?
Parodi için tek bir yöntem yoktur. Yazarlar, kaynak metni değişik yönlerden dönüştürebilir.
Vakit ve mekânı değişiklik yapma
Tanınmış bir kahraman, kendi döneminden çıkarılarak günümüze getirilebilir. Böylece kahramanın değerleriyle modern dünyanın gerçekleri karşı karşıya gelir.
Rıfat Ilgaz’ın Don Kişot İstanbul’da adlı eseri bunun başarıya ulaşmış örneklerindendir. Cervantes’in şövalyesi İstanbul’a göç eder. Kahramanın idealizmi, çağıl kent yaşamının siyasal ve toplumsal çelişkileriyle karşılaşır.
Burada Don Kişot yalnızca yansılamak edilmez. Yeni dönemin sorunlarını görünür kılacak şekilde tekrardan kullanılır.
Belirgin özellikleri abartma
Bir yazarın uzun cümleleri, sık kullandığı kelimeler, değişmeyen karakter tipleri yada belirli mevzulara düşkünlüğü abartılabilir.
Kaynağa aşina olan okur, bu özellikleri derhal tanır. Abartma yardımıyla daha ilkin naturel görünen üslup özellikleri görünür hâle gelir.
Yüce olanı gündelik hâle getirme
Destansı ve ağırbaşlı bir anlatım, son aşama basit bir mevzuya uygulanabilir. Bir kahramanlık destanının diliyle pazara gitmek, otobüse yetişmek yada bir evrakı imzalatmak anlatılabilir.
Ciddi şekil ile basit içerik arasındaki uyumsuzluk mizahi tesir doğurur. Bununla birlikte kullanılan edebî biçimin kalıpları da açığa çıkar.
Bakış açısını değişiklik yapma
Malum bir hikâye, daha ilkin sesi duyulmayan bir karakterin bakış açısından tekrardan anlatılabilir. Geleneksel anlatıda fena, önemsiz yada sessiz bırakılmış şahıs yeni metnin merkezine yerleştirilebilir.
Bu yöntem, yalnızca gülmece oluşturmaz. Eski metindeki otoriteyi, terbiye anlayışını ve karakterler arasındaki güç ilişkilerini de sorgular.
Değerleri tersine çevirme
Kaynak eserde yüceltilen davranışlar yeni metinde komik yada sorunlu gösterilebilir. Önemsiz kabul edilen şahıs ve vakalar ise anlatının merkezine alınabilir.
Kahramanın yüceliği sıradanlaştırılır; basit insanoğlunun deneyimi kıymet kazanır. Parodinin demokratikleştirici yönlerinden biri budur.
Tür kalıplarıyla oynama
Parodi daima tek bir eseri hedef almaz. Polisiye, aşk romanı, şövalye anlatısı, destan, biyografi yada bilimsel makale benzer biçimde bir türün ortak özellikleri de yansılamak edilebilir.
Mesela parodik bir polisiye romanda katliam çözülmeyebilir, dedektif herkesten daha bilgisiz olabilir yada tüm kanıtlar son aşama önemsiz bir gerçeğe çıkabilir. Böylece polisiye türünün okurda oluşturduğu beklentiler bozulur.
Parodi, Pastiş, Hiciv ve İroni Arasındaki Farklar
Parodi; pastiş, hiciv, ironi ve uyarlama ile sıkça karıştırılır. Bu kavramlar birbirinden kati çizgilerle ayrılmasa da temel yönleri farklıdır.
| Kavram | Temel özellik | Kaynağa yaklaşım | Başlıca amaç |
|---|---|---|---|
| Parodi | Malum bir yapıt yada söylemi yansılamak ederek dönüştürür. | Oyuncu, eleştirel yada alaycı olabilir. | Yorumlamak, sorgulamak, yeni anlam üretmek |
| Pastiş | Bir yazarın, devrin yada türün üslubunu yansılamak eder. | Çoğunlukla yansız yada hayranlık içeren bir yaklaşım taşır. | Üslubu tekrardan oluşturmak, saygı sunmak yada güzel duyu oyun oluşturmak |
| Hiciv | Şahıs, kurum, fikir yada toplumdaki kusurları hedef alır. | Açıkça eleştireldir. | Yermek, yanlışları görünür kılmak |
| İroni | Söylenen ile kastedilen içinde karşıtlık kurar. | Dolaylıdır. | Çelişkiyi sezdirmek |
| Uyarlama | Bir eseri başka zamana, kültüre yada sanat dalına aktarır. | Eleştirel olması gerekmez. | Eseri yeni şartlarda tekrardan anlatmak |
| Tehzil | Tanınmış bir şiire aynı ölçü ve kafiye çevresinde mizahi karşılık verir. | Nüktedan yada eleştireldir. | Ciddi şiiri komik şekilde dönüştürmek |
Parodi ile pastiş arasındaki fark
Pastişte ağırlık üslup taklidindedir. Yazar, başka bir sanatçının dilini, cümle kuruluşunu yada ifade biçimini tekrardan üretir. Bunu eleştirmek için yapması koşul değildir.
Parodide ise yansılamak edilen araç-gereç belirgin bir dönüşüme uğrar. Kaynak eserle yeni yapıt arasındaki fark, yorumun temelini oluşturur.
Özetlemek gerekirse ifade edersek:
- Pastiş, “Bu yazar benzer biçimde yazmayı deniyorum.” diyebilir.
- Parodi, “Bu yazarın yada metnin dilini kullanarak onun hakkında yeni bir şey söylüyorum.” der.
Gene de bu fark her eserde kati değildir. Bazı metinler hem pastiş hem parodi özellikleri izah edebilir.
Parodi ile hiciv arasındaki fark
Hicvin aslolan hedefi toplumsal bir kusur, şahıs, kurum yada düşüncedir. Parodinin ayırt edici aracı ise önceki bir metnin yada söylemin yansılamak edilerek dönüştürülmesidir.
Bir yapıt, haber bülteni biçimini yansılamak ederek siyasal iletişimi eleştiriyorsa hem parodi hem hiciv olabilir. Haber dili parodinin malzemesidir; siyasal seviye ise hicvin hedefidir.
Bu yüzden parodi ile hiciv birbirinin karşıtı değil, bir çok süre beraber çalışan iki yöntemdir.
Parodi ile ironi arasındaki fark
İroni, görünen anlamla aslolan anlam arasındaki karşıtlığa dayanır. Parodi ise önceki bir metin yada söylemle kurulan dönüştürücü ilişkiyi ifade eder.
Bir parodi ironik olabilir; sadece her ironi parodi değildir. Benzer şekilde her parodi de yoğun bir sözlü ironi taşımak zorunda değildir.
Parodi ile tehzil arasındaki ilişki
Tehzil, Türk şiir geleneğinde parodiye en oldukca yaklaşan biçimlerden biridir. Ozan, tanınmış bir şiirin ölçüsünü, kafiyesini yada söyleyişini koruyarak onu mizahi şekilde tekrardan yazar.
Sadece tehzil ile parodiyi bütünüyle eş anlamlı saymak doğru olmaz. Tehzil daha oldukca belirli bir şiire verilen mizahi karşılık için kullanılır. Parodi ise roman, tiyatro, beyaz perde, fotoğraf, müzik ve gündelik söylem dâhil oldukca daha geniş bir alana haizdir.
Parodi Türleri
Parodiler, dönüştürdükleri kaynağa nazaran değişik biçimlerde sınıflandırılabilir.
Yapıt parodisi
Belirli ve tanınmış bir yapıt hareket noktası alınır. Vaka örgüsü, karakterler yada temel çatışma yeni bir bağlamda tekrardan kurulur.
Henry Fielding’in Shamela adlı eseri, Samuel Richardson’ın Pamela romanının direkt parodisidir. Fielding, kaynak eserde erdemli olarak sunulan kahramanı değişik bir bakışla ele alır ve romanın terbiye anlayışını sorgular.
Tür parodisi
Tek bir yapıt yerine tüm bir edebî türün kalıpları yansılamak edilir. Şövalye romanı, polisiye, korku, aşk romanı yada destan benzer biçimde türlerin alışılmış özellikleri abartılır.
Cervantes’in Don Kişot romanı, şövalye anlatılarının en tanınmış parodilerinden biridir. Bununla beraber roman yalnızca eski bir türle alay etmez. Don Kişot’un hayalleriyle gerçek dünya arasındaki çatışma üstünden idealizm, hakkaniyet ve insanoğlunun anlam arayışı hakkında da düşünür.
Tam da bundan dolayı Don Kişot, parodisini yapmış olduğu eserlerin çoğundan daha kalıcı hâle gelmiştir.
Üslup parodisi
Belirli bir yazarın dil ve ifade özellikleri yansılamak edilir. Cümle yapısı, kelime seçimi, benzetmeler yada anlatıcının tavrı abartılarak yeni bir metin oluşturulur.
Üslup parodisi ile pastiş birbirine yaklaşır. Aradaki fark bir çok süre niyette ve oluşturulan eleştirel mesafede ortaya çıkar.
Kahraman ve mit parodisi
Tanınmış bir kahraman, efsaneleşmiş yada mit tekrardan yorumlanır. Kahramanın temsil etmiş olduğu değerler başka bir dönemde sınanır.
Antik destan kahramanlarının basit insanoğlu benzer biçimde gösterilmesi yada masal kahramanlarının çağıl kent hayatına taşınması bu gruba girer.
Söylem parodisi
Edebî olmayan dil kalıpları yansılamak edilir. Resmî yazışmalar, bilimsel nitelikli makaleler, ders kitapları, reklamlar, siyasal konuşmalar ve haber metinleri parodinin mevzusu olabilir.
Söylem parodisi, dilin yansız olmadığını gösterir. Kurumların ve mesleklerin dünyayı iyi mi adlandırdığını görünür hâle getirir.
Öz parodi
Bir yazarın kendi eserlerini, karakterlerini yada alışkanlıklarını yansılamak ederek dönüştürmesine öz parodi denir.
Öz parodi, sanatçının kendi üslubuna dışarıdan bakabildiğini gösterir. Sadece devamlı tekrarlandığında sanatçının bilincinde olmadan kendi parodisine dönüşmesi de mümkündür.
Parodi ve Skeç anı şey mi?
Parodi ile skeç aynı şey değildir.
| Kavram | Anlamı |
| Parodi | Malum bir eseri, kişiyi, türü yada ifade biçimini yansılamak ederek dönüştürme yöntemidir. |
| Skeç | Çoğu zaman tek vaka çevresinde gelişen kısa, bir çok süre güldürücü tiyatro yada tv oyunudur. |
Aralarındaki temel fark şudur: Parodi bir ifade yöntemi, skeç ise kısa bir gosteri biçimidir.
Mesela:
- Öğretmen ve öğrenciler içinde geçen kısa, gülünç bir derslik oyunu skeçtir; parodi olmak zorunda değildir.
- Bir haber bülteninin sunuş biçimini yansılamak ederek onun kalıplarıyla alay eden kısa oyun ise hem skeç hem parodi olabilir.
- Bir romanı dönüştüren başka bir roman da parodi olabilir; fakat skeç değildir.
Kısacası: Her parodi skeç değildir, her skeç de parodi değildir; sadece parodi, skeç biçiminde hazırlanabilir.
Parodi ve Metinlerarasılık Arasındaki İlişki
Metinlerarasılık, bir metnin başka metinlerle kurduğu açık yada örtülü ilişkilerin genel adıdır. Alıntı, gönderme, anıştırma, pastiş ve parodi bu birlikteliğin değişik biçimleridir.
Bu aşamada temel fark şöyledir:
Her parodi metinlerarası bir ilişki kurar; fakat her metinlerarası ilişki parodi değildir.
Bir romanda başka bir şiirin adının geçmesi, tek başına parodi oluşturmaz. Parodiden söz edebilmek için kaynak metnin belirgin özelliklerinin yeni bir amaçla yansılamak edilmesi ve dönüştürülmesi gerekir.
Postmodern romanda parodi sık kullanılır. Bunun sebebi, postmodern anlatının edebî metni bütünüyle bağımsız ve kapalı bir yapı olarak görmemesidir. Her metin, kendisinden önceki anlatıların izlerini taşır.
Parodi bu bağları saklamaz; tam tersine görünür hâle getirir. Okuru da iki metin arasındaki oyuna katılmaya çağırır.
Sitenizdeki Postmodern Roman ve Modernizm Nedir? Postmodernizm Nedir? başlıklı yazılar, bu birlikteliğin daha geniş kuramsal çerçevesini tamamlayabilir.
Dünya Edebiyatında Parodi
Parodinin zamanı Antik Yunan’a kadar uzansa da kavram, değişik dönemlerde değişik işlevler kazanmıştır.
Antik ve klasik dönem
Antik Yunan’da destanların yüce dili, basit yada komik mevzulara uygulanmıştır. Tanrılar, kahramanlar ve harp anlatıları gülünç karşılıklarla tekrardan üretilmiştir.
Bu erken örneklerde parodi çoğunlukla yüce olanı aşağı çekme işlevi görür. Sadece bununla beraber destanın yerleşmiş kalıplarını da görünür hâle getirir.
Rönesans ve Cervantes
Cervantes’in 1605 ve 1615’te iki bölüm hâlinde piyasaya çıkan Don Kişot romanı, parodi tarihinin en mühim dönüm noktalarındandır.
Don Kişot, okumuş olduğu şövalye romanlarındaki dünyayı gerçek sanır. Hanları şato, yel değirmenlerini dev, basit köylüleri asil kişiler olarak görür. Eski anlatı kalıpları gündelik hayatla çarpıştıkça gülünç uyumsuzluklar doğar.
Bununla beraber Cervantes, kahramanını yalnızca ufak düşürmez. Don Kişot’un hakkaniyet arzusu ve hayal gücü zaman içinde okurun saygısını da kazanır. Böylece parodi, hedef almış olduğu geleneği hem eleştirir hem de ona duygusal bir veda sunar.
Eserin vaka örgüsü ve kahramanları için Don Kişot Roman Özeti başlıklı içeriğe bakılabilir.
18. ve 19. yüzyıl
Henry Fielding’in Shamela’sı mektup romanını ve devrin erdem anlayışını eleştirir. Laurence Sterne, Tristram Shandy’de romanın tertipli bir yaşam hikâyesi anlatabileceği düşüncesiyle oynar.
Jane Austen’ın Northanger Manastırı, gotik romanların karanlık şatolarını, gizemini ve aşırı duygulu kahramanlarını parodileştirir. Sadece Austen’ın hedefi yalnızca gotik roman değildir. Okuma alışkanlıklarını ve bayanların edebî zevklerinin küçümsenmesini de sorgular.
Çağıl ve postmodern edebiyat
Çağıl edebiyatta parodi, yalnızca eski türleri gülünçleştiren bir vasıta olmaktan çıkar. Edebiyatın kendi kurallarını sorgulayan yapısal bir yönteme dönüşür.
James Joyce’un Ulysses romanı, Homeros’un Odysseia destanını çağıl Dublin’in basit bir gününe taşır. Destansı seyahat gündelik hayata uygulanır. Eski metin ortadan kaldırılmaz; modern yaşamı okumak için tekrardan işlevlendirilir.
Jorge Luis Borges’in “Pierre Menard, Don Kişot’un Yazarı” adlı öyküsü, aynı kelimelerden oluşan bir metnin değişik bir dönemde bambaşka anlamlar kazanabileceğini gösterir. Tom Stoppard’ın Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler adlı oyunu ise Shakespeare’in Hamlet oyunundaki iki yan karakteri anlatının merkezine taşır.
Postmodern parodi, geçmişi yalnızca reddetmez. Onu tekrardan kullanır; fakat araya eleştirel bir mesafe koyar.
Türk Edebiyatında Parodi
Türk edebiyatında parodi, çağıl ve postmodern anlatılarla sınırı olan değildir. Divan şiirindeki nazire ve tehzil geleneği, önceki metinle açık ilişki kuran daha eski uygulamalardır.
Tehzil geleneği
Tehzilde tanınmış bir şiirin ölçü ve kafiye özellikleri korunur; mevzu yada ifade tonu mizahi şekilde değiştirilir. Ciddi bir şiire latife ve alay yöntemiyle karşılık verilir.
Nazirede amaç çoğunlukla önceki şairle yarışmak yada ona saygı sunmaktır. Tehzilde ise komik dönüştürme daha belirgindir. Bu yönüyle tehzil, şiirsel parodiye yaklaşır.
Orhan Veli’nin şiirlerinde parodi
Orhan Veli, geleneksel şiirin süslü ve “şairane” dilini eleştirirken parodiden yararlanmıştır.
Ahmet Haşim’in:
“Göllerde bu dem bir kamış olsam”
dizesi, Orhan Veli’nin “Eskiler Alıyorum” şiirinde:
“Bir de rakı şişesinde balık olsam”
biçiminde dönüştürülür.
İki mısra arasındaki benzerlik bağlantıyı görünür kılar. Sadece “göl”, “kamış” ve doğa karşısındaki güzel duyu duyarlığın yerine “rakı şişesi” ve “balık” getirilmiştir. Böylece Haşim’in şiir anlayışı gündelik yaşamın diliyle karşılaştırılır.
Orhan Veli’nin parodi ve ironi vesilesiyle eski şiir zevkini eleştirdiğini söyleyebiliriz.
Rıfat Ilgaz’ın Don Kişot İstanbul’da eseri
Rıfat Ilgaz, Cervantes’in kahramanını İstanbul’a getirerek direkt bir metinlerarası ilişki kurar. Don Kişot’un idealizmi, çağıl şehrin sınıfsal ve siyasal sorunlarıyla karşılaşır.
Böylece kaynak eserin temel kahramanı korunurken süre, mekân ve eleştiri mevzusu değiştirilir. Eser üzerine yapılan akademik incelemede, bu dönüşüm Türk edebiyatındaki belirgin parodi örneklerinden biri olarak değerlendirilir.
Oğuz Atay ve Tutunamayanlar
Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanı, tek bir eserin parodisi değildir. Ansiklopedi, yaşam öyküsü, destan, tarih kitabı, resmî söylem ve aydın dili benzer biçimde pek oldukca ifade biçimini yansılamak ederek dönüştürür.
Romanın parodik yapısı, Türkiye’deki aydın tipini ve modernleşme sürecini sorgular. Atay eleştirdiği aydın çevresinin bütünüyle haricinde durmaz. Kendini de parodinin içine alır. Bu durum, romanın eleştirisini daha inandırıcı ve insani hâle getirir.
Tutunamayanlar üstüne piyasaya çıkan “Bir Aydın Parodisi: Tutunamayanlar” başlıklı araştırma, romandaki ironi, hiciv, kara gülmece ve parodinin iç içe geçtiğini göstermektedir.
Postmodern Türk romanında parodi
1980 sonrasında Türk romanında metinlerarasılık, pastiş, üst tasarı ve parodi daha görünür hâle gelmiştir. Eski anlatılar, masallar, dinî metinler, halk hikâyeleri ve popüler roman türleri modern bağlamlarda tekrardan işlenmiştir.
Parodi burada yalnızca gülünç tesir oluşturmaz. Tarihin iyi mi anlatıldığını, edebî otoritenin kimde bulunduğunu ve “emsalsiz yapıt” düşüncesinin ne anlama geldiğini sorgular.
Bir Metinde Parodi Iyi mi Bulunur?
Bir edebî metni parodi açısından incelerken şu sorular sorulabilir:
- Metin hangi esere, türe yada söyleme gönderme yapıyor?
- Kaynak metinden hangi unsurlar korunmuş?
Karakterler, olay örgüsü, şekil, başlık, üslup yada belirli sözler mi yine ediliyor? - Hangi unsurlar değiştirilmiş?
Vakit, mekân, görüş açısı, toplumsal çevre yada değerler sistemi mi dönüştürülmüş? - Eski ve yeni metin arasındaki uyumsuzluk nerede ortaya çıkıyor?
- Parodinin hedefi kaynak eserin kendisi mi?
Yoksa kaynak yapıt, başka bir toplumsal durumu eleştirmek için mi kullanılıyor? - Dönüştürme işlemi iyi mi bir tesir oluşturuyor?
Güldürüyor, düşündürüyor, rahatsız ediyor yada malum hikâyeyi tekrardan değerlendirmeye mi yöneltiyor? - Kaynak metni bilmeyen bir okur hangi anlam katmanlarını kaçırabilir?
Bu sorular, metindeki kolay göndermelerle gerçek parodik dönüşümü birbirinden ayırmaya destek verir.
Parodi Hakkında Yaygın Hatalar
Her yansılamak parodi değildir
Bir yazarın üslubuna benzer şekilde yazmak, tek başına parodi oluşturmaz. Taklidin anlamlı bir dönüşüm yada yorum üretmesi gerekir.
Her gönderme parodi değildir
Bir romanda başka bir kitabın adının geçmesi metinlerarası ilişki kurabilir. Fakat kaynak eserin yapısı dönüştürülmüyorsa parodiden söz edilemez.
Parodi daima güldürmez
Parodi bir çok süre mizahi bir tesir taşır; sadece bu mecburi değildir. Hüzünlü, karanlık yada rahatsız edici parodiler de bulunabilir.
Parodi kaynağından nefret etmek zorunda değildir
Bir yazar fanatik olduğu eseri de parodileştirebilir. Parodi, eleştiri ile saygıyı aynı anda taşıyabilir.
Parodi ile aşırma aynı şey değildir
Aşırmada kaynak gizlenir ve başkasına ilişkin üretim sahiplenilir. Parodide ise kaynağın tanınması beklenir. Benzerlik saklanmaz; eserin anlamını kuran temel unsur hâline getirilir.
Bu fark edebî ve etik değerlendirme bakımından önemlidir. Telif hukuku açısından yapılacak değerlendirme ise ülkeye, kullanılan malzemenin miktarına ve eserin dönüştürücü niteliğine nazaran ek olarak ele alınmalıdır.
Parodinin Edebiyattaki Önemi
Parodi, edebiyatın kendi geçmişini sorgulamasını sağlar. Yerleşmiş biçimler, kahramanlar ve değerler tekrardan incelenir.
Parodinin başlıca işlevleri şunlardır:
- Edebî gelenekle eleştirel bir ilişki oluşturmak
- Eskimiş ifade kalıplarını görünür hâle getirmek
- Malum hikâyelere yeni bakış açıları kazandırmak
- Kuvvetli ve yerleşik söylemleri sorgulamak
- Okuru etkin bir yorumcuya dönüştürmek
- Değişik dönemler ve kültürler içinde bağ oluşturmak
- Gülmece yöntemiyle toplumsal eleştiri yapmak
- Edebiyatın kendi kurallarını münakaşaya açmak
İyi parodi, kaynağını değersizleştirmekle yetinmez. Okurun hem eski metni hem de yeni metni başka bir gözle görmesini sağlar. Kimi zaman bir parodi, unutulmuş bir eseri tekrardan gündeme getirir. Kimi zaman de parodisini yapmış olduğu eserden daha kalıcı olur.
Netice
Parodi, edebiyatın hafızayla oynama sanatıdır. Önceki metni anımsar; fakat ona olduğu benzer biçimde boyun eğmez. Tanınmış bir hikâyeyi, kahramanı yada üslubu yeni bir bağlama taşıyarak aradaki farkı anlamlı hâle getirir.
Cervantes şövalye anlatılarını, Jane Austen gotik romanı, Orhan Veli şairane söyleyişi, Rıfat Ilgaz Don Kişot’u, Oğuz Atay ise aydın ve resmî dil kalıplarını dönüştürmüştür. Bu eserlerde yansılamak bir son değil, yeni düşüncenin başlangıcıdır.
Parodiyi yalnızca alay yada gülünç kopya olarak görmek, onun edebî enerjisini küçültür. Nitelikli parodi hem kaynağını tanır hem ondan uzaklaşır. Geçmişi silmez; onunla tartışarak yeni bir metin kurar.
Kısacası parodi, edebiyatın başka bir metne bakıp “Bunu değişik şekilde de anlatabiliriz.” deme cesaretidir.
Seçilmiş Kaynakça ve İleri Okumalar
Sık Sorulan Sorular
Parodi nedir, özetlemek gerekirse iyi mi tanımlanır?
Parodi; tanınmış bir yapıt, yazar, kahraman, tür yada söylemin belirgin özelliklerini yansılamak ederek dönüştüren ifade yöntemidir. Bu dönüşüm gülmece, eleştiri, yorum yada yeni bir anlam üretme amacı taşıyabilir.
Parodi ile pastiş arasındaki fark nedir?
Pastişte bir yazarın yada türün üslubu çoğunlukla hayranlık, tecrübe etme yada güzel duyu oyun amacıyla yansılamak edilir. Parodide ise kaynak araç-gereç belirgin şekilde dönüştürülür ve onun hakkında bir yorum üretilir. Pastiş daha yansız, parodi ise daha eleştirel yada oyuncu olabilir.
Parodi ile hiciv aynı şey midir?
Hayır. Hiciv şahıs, kurum yada toplumdaki kusurları eleştirmeye yönelir. Parodi ise önceki bir yapıt yada söylemi yansılamak ederek dönüştürür. Bir yapıt aynı anda hem parodi hem hiciv olabilir.
Parodi daima gülünç midir?
Parodi bir çok süre mizahi unsurlar taşır; sadece her parodinin amacı kahkaha oluşturmak değildir. Eleştirel, hüzünlü, karanlık yada saygılı parodiler de bulunabilir.
Parodi ve metinlerarasılık arasındaki ilişki nedir?
Parodi, metinlerarasılığın şekillerinden biridir. Her parodi başka bir metin yada söylemle ilişki kurar. Fakat her alıntı, gönderme yada metinlerarası ilişki parodi sayılmaz. Parodi için kaynak malzemenin yansılamak edilmesi ve dönüştürülmesi gerekir.
Türk edebiyatında parodi örnekleri nedir?
Orhan Veli’nin Ahmet Haşim’in şiir dilini dönüştürdüğü bazı şiirleri, Rıfat Ilgaz’ın Don Kişot İstanbul’da adlı eseri ve Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanı Türk edebiyatındaki belirgin parodi örnekleri içinde gösterilebilir. Tehzil geleneği de şiirsel parodiye yaklaşan örnekler sunar.
Don Kişot bir parodi midir?
Don Kişot, şövalye romanlarının vakalarını, kahraman tiplerini ve değerler sistemini dönüştürdüğü için edebiyat tarihinin en mühim tür parodilerinden biridir. Sadece yapıt zaman içinde yalnızca bir parodi olmaktan çıkmış; idealizm, gerçeklik ve insanoğlunun anlam arayışı üstüne oldukca katmanlı bir romana dönüşmüştür.
Parodi ile aşırma arasındaki fark nedir?
Aşırmada kaynak saklanır ve başkasına ilişkin üretim sahiplenilir. Parodide ise kaynağın okur tarafınca tanınması beklenir. Kaynakla kurulan açık ilişki, yeni eserin anlamını oluşturur.


