Süre Bisikleti – Alim Adalı
| Tür: | Çocuk |
| Yazar: | Alim Adalı |
| Yayınlanma Zamanı: | 2004 |
| Yayınevi: | Can Çocuk Yayınları |
| ISBN: | 9789750703502 |
Karakterler
Alim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.
Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.
Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.
Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.
Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.
Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.
Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.
Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.
Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.
Mevzusu
Süre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.
Süre Bisikleti Özeti
Hikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.
Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi mi sürdürdüklerini ve karşılaştıkları sorunlara iyi mi çözümler bulduklarını öğrenmeye başlarlar.
İlk yolculuklarında Çuka’nın yeni bir vasıta geliştirmeye çalıştığını görürler. Çuka, taş ve ağaç dalını bir araya getirerek kullanışlı bir balta yapmak istemektedir. Başlangıçta başarıya ulaşmış olamasa da denemekten vazgeçmez ve sonunda istediği baltayı yapar. Bu başarısı kabile başkanının dikkatini çeker. Başkan, kendi kolyesini Çuka’ya vererek onu gelecekte topluluğun başına geçecek şahıs olarak seçer.
Damla, Yağmur ve babaları evlerine döndükten birkaç hafta sonrasında tekrardan geçmişe gitmeye karar verirler. Bu kez Anin’in bir kamışın ucunu sivrilterek yüksek dallardaki elmaları topladığını görürler. Çuka, kardeşinin geliştirdiği yöntemi fazlaca beğenir ve bu aracı daha kullanışlı hâle getirmek ister. Taşçı Amca’nın hazırladığı hususi bir taşı çatallandırılmış kamışa yerleştirerek bir mızrak yapar. Kabile başkanı da bu buluşu deneyerek Anin’i mızrakçıbaşı duyuru eder.
Bir sonraki yolculuklarında aile, önceki ziyaretlerinden bir yıl sonrasına gider. Çuka ve Anin’in babaları Ara ile beraber Beldibi’ne gittiklerini görürler. Burada kendilerinden daha ilkel koşullarda yaşayan başka bir topluluğa ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretmektedirler. Böylece Damla ve Yağmur, insanların yalnızca yeni araçlar üretmekle kalmadıklarını, öğrendikleri detayları başka topluluklarla da paylaştıklarını keşfederler.
Daha sonraki ziyaretlerinde Çuka ve Anin’in balık yakalamak için geliştirdikleri yeni yöntemlere tanıklık ederler. Önceleri balık avlamak için suya girip ıslanmak zorunda kalan kabile üyeleri, kardeşlerin bulmuş olduğu yöntem yardımıyla daha kolay balık tutmaya adım atar. Kısa sürede tüm topluluğa kafi gelecek kadar balık yakalanır ve büyük bir ziyafet hazırlanmış olur. Damla, Yağmur ve Alim Bey de kendi zamanlarına dönerek annelerinin pişirdiği balıklarla güzel bir yiyecek bölgeler.
Kızların okul imtihanlarından yüksek not almaları, yeni bir vakit yolculuğuyla ödüllendirilir. Bu ziyaretlerinde Çuka’yı oldukça mutsuz görürler. Çuka, kabilesinin günlük yaşamını kolaylaştırmak için mağaraların yakınında su bulunması icap ettiğini düşünmektedir. Bunun üstüne suyu uzaktan taşımak yerine mağaranın girişine ulaştıracak bir düzenek tasarlamaya çalışır.
Çeşitli denemeler sonucunda kamışlardan su olukları yapılır. Kabile üyelerinin beraber çalışmasıyla su, mağaranın yakınına kadar getirilir. Böylece topluluğun mühim bir ihtiyacı karşılanır. Bu başarı, hem Çuka’nın üretkenliğini hem de yardımlaşmanın önemini ortaya koyar.
Güzel bir yaz gününde Alim Bey balık tutmaya gitmeyi planlarken kızları onu bir kez daha vakit yolculuğuna çıkmaya ikna eder. Bu yolculuklarında Çuka’nın bir kütük ve dal parçasından yararlanarak uzaktan haberleşmeye yarayan bir yöntem geliştirdiğini görürler. Geçmişteki keşiflerini tamamladıktan sonrasında vakit bisikletini yola çıktıkları ana ayarlarlar. Böylece balık tutma planlarını da gerçekleştirebilirler.
Ailenin maceraları bunlarla sınırı olan kalmaz. Damla ve Yağmur, babalarıyla beraber geçmişe yaptıkları başka yolculuklarda köpeklerin evcilleştirilmesine ve tuzak kurularak avlanma şekillerinin geliştirilmesine de tanıklık ederler. Hatta yolculuklarından birine anneleri de katılır ve ailenin bulgu heyecanını paylaşır.
Süre Bisikleti, Damla ve Yağmur’un geçmişe yaptıkları yolculuklar üstünden insanlığın gelişim sürecini özetleyen keyifli ve öğretici bir maceradır. Çuka ve Anin’in karşılaştıkları sorunlara buldukları çözümler, büyük buluşların bir çok vakit rahat ihtiyaçlardan doğduğunu gösterir. Kitap, ufaklıklara merak etmenin, araştırmanın, pes etmemenin ve beraber çalışmanın önemini hatırlatırken tarih öncesi insanların yaşamına ilişkin bilgiler de sunar.
Süre Bisikleti – Kitap Açıklaması
Süre için dolaşabilen bir bisikletiniz olmasını istemez miydiniz? Bisikletinize atlayıp, eski çağlara kadar gidip dünyamızın ilk günlerinde yaşayan insanları yakından görmek hoşunuza gitmez miydi? Yağmur ile Damla, işte bu şekilde bir Süre Bisikleti buluş eden iki kardeş. Değişik bir bisiklet bu. Babalarıyla beraber sık sık bisiklete atlayıp eski çağlara gidiyorlar. Günümüzden tüm yüz bin yıl öncesine. Akdeniz’in en güzel kentlerinden kabul edilen Antalya’nın birazcık ötesindeki ‘Karain Mağarası’nın yakınında duruyorlar. Orada, bugünkü insanların ataları olan ilk insanları görüyorlar. Çuka ile Anin de bu mağarada yaşayan iki kardeş. Bu iki kardeşin en mühim özelliği, gördükleri şeylerden kimsenin akıl edemeyeceği sonuçlar çıkarıp yeni buluşlar yapmak. Yüz bin yıl öncesinde iki kardeş: Çuka ile Anin, yüz bin senenin bugününde de gene iki kardeş: Yağmur ile Damla. Ve yaşayacağınız garip bir macera.
(Tanıtım Bülteninden)
💬
İçeriği iyi mi buldun?
Tek dokunuşla tepkini bırak, öteki okurlar da görsün.
0
😍0
😢0
😡0
👍0
👎0
Okur tepkileri içerik standardını görmemize destek sağlar.


