Kategoriler: Genel

Adalet ve Kalkınma Partisi Döneminde Türkiye Suudi Arabistan İlişkileri (2002-2023)

Orta Doğu’da siyasal, ekonomik ve yüz ölçümü olarak en büyük olan ülkelerden biri Suudi Arabistan’dır. Suudi Arabistan Türkiye ilişkileri bölgesel ve internasyonal arena için ehemmiyet teşkil etmektedir. 2002 senesinde Hakkaniyet ve Kalkınma Partisi’nin (Ak Parti) iktidara gelmesiyle başta komşu ülkeler olmak suretiyle, sıfır mesele politikası güdülmüş ve proaktif bir dış siyaset izlenilmeye çalışılmıştır. Bölgedeki terör eylemleri sebebiyle öncelikli olarak terörle savaşım alanında masaya oturan iki ülke, Kral Faysal’ın ilk resmi ziyaretiyle ilişkilerini kuvvetlendirmişlerdir. Türkiye’nin bölgesel askeri gücü, Riyad yönetimine ekonomik, siyasal ve askeri alanda yapılacak iş birlikleri mevzusunda itimat vermiştir. Fakat Türkiye’nin Mısır’da darbe ile devrilen seçilmiş önder Mursi hassasiyeti, iki ülke içinde Müslüman Kardeşler ekseninde görüş ayrılığı yaratmış, Riyad’ın Libya’da Hafter güçlerine verdiği destekle bu tutum devam etmiştir. Arap Baharı’nın başlamasının arkasından iki ülke içinde uyumun gözlemlendiği diplomatik ilişkiler genel olarak pozitif yönde yönde seyretmiştir. Sadece Ekim 2018’de Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki başkonsolosluğunda öldürülmesi, ilişkileri kopma noktasına getirmiştir. Ortalama üç yıl devam eden negatif ilişkiler 2021 itibariyle tekrardan düzelmeye adım atmıştır. Bölgesel ve internasyonal arenada mühim güç olan iki ülkenin “kazan kazan” politikası ile “stratejik ortak”lıklarını devam ettirmesi birçok mevzuda kazanım elde etmelerine olanak tanıyacaktır. Bu çalışmada Hakkaniyet ve Kalkınma Partisi döneminde Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri kronolojik olarak incelenmektedir. Karşılıklı olarak ilişkilerin ele alındığı çalışmada iki ülke arasındaki pozitif yönde ve negatif yaşanmış olan değişiklik ve dönüşümlere neden olan koşullar irdelenmiştir. Belirtilen incelemler neticesinde iki ülkenin “kazan kazan” politikası ile hareket ederek ortak çıkarlarını muhafaza etmelerinin gerekliliği üstünde durulmuş olup, Orta Doğu’nun iki mühim aktörü olan Türkiye ile Suudi Arabistan’ın ortak bir pakt oluşturmaları önerisi getirilmiştir. Ek olarak bu yazı nitel bir araştırma örneği olup çalışmada tarihsel araştırma şekilleri, betimsel araştırma metotları ve belgeye dayalı veri analizi yapılmıştır.

Loading…

] }

Bul-Tikla

Son Yazılar

Ümit Kaftancıoğlu – Türk Dili ve Edebiyatı

Umut Kaftancıoğlu (Acayip Tatar) Umut Kaftancıoğlu, aslolan adıyla Acayip Tatar (D: 5 Nisan 1935, Ardahan/Hanak/Koyunpınarı…

12 dakika ago

Niyazi Berkes – Türk Dili ve Edebiyatı

Niyazi Berkes Niyazi Berkes (D: 21 Ekim 1908, Lefkoşa, Kıbrıs – Ö: 18 Aralık 1988…

7 saat ago

Yedi Kartal Efsanesi – Saygın Ersin

Yedi Kartal Efsanesi – Saygı duyulan Ersin Türk edebiyatında fantastik tür, uzun seneler süresince Batı…

13 saat ago

Saygın Ersin – Türk Dili ve Edebiyatı

Elit Ersin Edebiyat, kimi zaman bir tek bir hikâye anlatmak değildir; okuyucuyu geçmişin dar sokaklarında,…

2 gün ago

2026 YKS (TYT-AYT) Sınav Bilgileri

2026 YKS (TYT-AYT) 2026 YKS (Yükseköğretim Kurumları Imtihanı) kılavuzuna nazaran en tehlikeli sonuç bölümler ve…

2 gün ago

Karabasan Özeti, Konusu ve Karakterleri

Tür:Bilim – KurguYazar:George R. R. MartinYayınlanma Zamanı:2021Yayınevi:DEXISBN:9786050987157KarakterlerAbner Masch: Romanın ana karakterlerinden biridir ve Mississippi Nehri’nde…

2 gün ago