
Avucumda Tutamadığım Günler Şiiri
Terk edilip bir başına kalmış olduğu günlerdi,
Nereye gideceğini bilmeden savrulan bir çocuktu.
Her köşede “anne” diye,
Anne kokusu arayan bir yürek…
Tek dileği mutluluktu oysa,
Sevincini doyasıya yaşamak.
Bir ihtimal avucunda birkaç misket,
Bir ihtimal uzaktan bakıp binmeyi düşlediği
Deli dolu bir Pinokyo bisikletiydi imgesel.
En acısı neydi, biliyor musunuz?
Nedensiz sevilmediğini bilmekti.
İki taraftan da dışlanmanın
Sessiz ve ağır yükünü taşımaktı.
Aslolan mutluluğu bulamayışı,
Yaşadıklarının yüküydü kim bilir.
Sorgusuz sualsiz
Bir çocuğun kenara itilmiş olduğu o an…
Karanlığa bürünmüşken,
Adım adım yürüyüşü belirirdi gözlerinde.
Yaşama dair kurulan planlar,
Mutlu anların kırık imgesel…
Sürgündeymiş benzer biçimde çırpınışları vardı.
Bir de gözlerini ayıramadığı
Tebessüm dolu bir sevdası…
Sevda dediğime bakmayın,
Bir kez bile bakmamış olması yetmişti;
Baktıkça gözleri kanar gibiydi.
“Zaman içinde anlamış olur” diye beklenen bir ümit,
Aklından asla çıkmayan o güzel gülüş…
İçinde sevgi yoksunluğu varken
Yaşadığını iyi mi anlatabilirdi ki?
Iyi mi haykırabilirdi sevgisini,
Iyi mi mutluluk hayalleri kurabilirdi?
Karamsar, acınası ve fazlaca zordu.
Süre başını alıp gidiyordu.
Bir dağın peşinden kaybolan güneş,
Ertesi gün tekrardan doğarken
Çocukluk, usulca elinden yitik gitmişti.
Bu kez de gelecek kaygısı sardı içini.
Hani suyu avucunda tutmaya çalışırsın da
Bir türlü tutamazsın ya…
İşte birazcık öyleydi.
Ufak yaşta,
Devasa bir insanın ruhunu sırtladı
Ve erkenden büyüdü.
Süre geçti,
Kimse sormadı iyi mi büyüdüğünü.
Omuzlarına çöken yükleri
Hangi yaşta taşımaya başladığını…
Öğrendi susmayı,
Bir şey istememeyi,
Alıştı “olsun” demeye
Olamayacağını bile bile.
Kalabalıkların içinde
Kendi sessizliğini taşıdı.
Gülüşlerini yarım bıraktı,
Sevinçlerini iç cebinde sakladı.
Sevgiye hep mesafeli durdu,
Yaklaştıkça incineceğini bildiğinden.
Birine yaslanmayı fazlaca istedi bir ihtimal,
Fakat düşmeyi daha iyi tanıyordu.
Geceler uzundu,
Sorular yanıtsız.
Kendi kendine yetmeyi
Marifet sandı bir süre.
Sonrasında bigün,
Aynaya baktığında
Şunu fark etti:
Çocuk gitmişti,
Fakat içindeki boşluk hala oradaydı.
Kim bilir büyümek,
Eksilen yanlarınla yaşamayı öğrenmekti.
Kim bilir güç,
Kimse görmese de ayakta kalabilmekti.
Ve hala…
Bir yerlerde
Anne kokusu arayan
O çocuk duruyordu içinde.
Yazan: Nazım Bıçak
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
3
😍2
😢0
😡0
👍0
👎0


