Ben Ney’im Özeti ve Konusu

Ben Ney’im – Hakan Mengüç

Tür:Din – Tasavvuf
Yazar:Hakan Mengüç
Yayınlanma Zamanı:2018
Yayınevi:Destek Yayınları
ISBN:9786053113577
Mevzusu

Kitapta, ney metaforu üstünden insanoğlunun içsel yolculuğunu ve olgunlaşma süreci anlatılır. Neyin kamıştan koparılıp içinin oyulması iyi mi onun güzel bir ses çıkarmasını sağlıyorsa, insanoğlunun da yaşamış olduğu zorluklar ve deneyimler yardımıyla olgunlaşıp kendi özünü keşfettiği vurgulanır. Ek olarak insanoğlunun dış dünyada aramış olduğu rahatlık ve anlamın aslına bakarsak kendi içinde olduğu anlatılır ve okura sabır, farkındalık, teslimiyet ve içsel denge ile kendini tanıma yolunda ilerleme mesajı verilir.

Ben Ney’im Özeti

Kitap, tasavvufî düşünceyi kişisel gelişim diliyle buluşturan, merkezine de “insanoğlunun kendi özünü anımsama” fikrini yerleştiren bir içsel seyahat anlatısıdır. Eserin “ney” metaforu üstünden kurulur.

Sazlıktan koparılan, içi oyulan, acıdan ve terbiyeden geçen kamışın bir neye dönüşmesi iyi mi bir olgunlaşma sürecini simgeliyorsa, insanoğlunun da kırılmalar, arınma, sabır ve farkındalık kanalıyla kendi hakikatine yaklaşması benzer bir tekamül süreci olarak ele alınır. Kitap bu yüzden yalnızca kuramsal bir tasavvuf anlatısı değil, ruh, zihin, gövde, ilişkiler ve maddi yaşam içinde denge kurmaya çalışan okura hitap eden bir rehber olarak sunulur.

Eserin ana omurgası, insanoğlunun dışarıda aramış olduğu gücün, huzurun ve anlamın aslına bakarsak kendi içinde bulunmuş olduğu fikridir. Mengüç, kitabı süresince okuru devamlı kendi içine döndürür, eksikliği dış koşullarda, başka insanlarda ya da talihte aramak yerine, insanoğlunun kendi iç sesini duymayı öğrenmesi icap ettiğini savunur.

Başkalarının gürültüsünü değil, kalbinin fısıltısını dinle” çağrısı, kitabın tüm ruhunu özetler. Çağıl yaşamın hızına, zihinsel dağınıklığına ve ilişki karmaşasına karşı, içsel sessizliğe ve kalp merkezli bir farkındalığa dönüş. Bu yönüyle Ben Ney’im, tasavvufun klasik “kendini bil” çağrısını güncel ve erişilebilir bir üslupla tekrardan kurar.

Kitabın başlıca temalarından biri, insanoğlunun yaşamış olduğu zorlukların bir ceza değil, olgunlaşmanın parçası olduğu düşüncesidir. Neyin içinin oyulmadan ses verememesi benzer biçimde, insanoğlunun da acı, yitik, belirsizlik, kırgınlık ve bekleyiş yaşamadan derinleşemeyeceği fikri kitapta kuvvetli şekilde hissedilir. Bu yüzden yazarın yaklaşımı yalnız teselli edici değil, bununla beraber dönüştürücüdür.

Okura acıyı inkar etmeyi değil, onunla yeni bir anlam ilişkisi oluşturmayı önerir. Hayatta başa gelenlerin bir çok, kitapta bir tür eğitim, terbiye ve arınma zemini olarak yorumlanır. Tasavvufi çerçevede bakıldığında bu, nefsin törpülenmesi ve insanoğlunun “hamlıktan pişmeye” doğru ilerlemesi anlamına gelir. Çeşitli okuyucu özetlerinde ve araştırma metinlerinde de kitabın tam bu yüzden bir “iç seyahat”, “kemale erme süreci” ve “özünü keşfetme macerası” olarak okunduğu görülür.

Kitap yalnızca soyut bir maneviyat dili kurmaz. İlişkiler, gövde, zihin ve kazanç benzer biçimde gündelik yaşam başlıklarına da açılır. Bilhassa bu dört alanın beraber anılması önemlidir, şu sebeple Ben Ney’im insanı parçalı değil bütüncül bir varlık olarak ele alır. Ruhsal arayış ile bedensel denge, zihinsel sakinlik ile ilişki kalitesi, hatta maddi yaşam ile iç rahatlık birbirinden ayrı düşünülmez.

Bu bakımdan kitap, tasavvufu yalnızca mistik bir alan olarak değil, insanoğlunun günlük yaşamındaki yönelişlerini, alışkanlıklarını ve bağlarını düzenleyen ergonomik bir bakış olarak sunar. Okura, yalnızca “iyi hissetme” değil, daha dengeli yaşama ihtimali önerilir.

Bir başka mühim damar, “anımsama” düşüncesidir. “Muhtaç olduğun informasyon hep ortadaydı” ve “Yaradan seninle her an konuştu fakat duyamadın, şu sebeple zihnin fazla gürültülüydü” şeklinde özetlenen yaklaşım, kitabın özünde unutulmuş bir hakikatin tekrardan fark edilmesine dayanır. Burada yeni bir informasyon edinmekten oldukça, insanoğlunun aslına bakarsan özünde taşımış olduğu cevheri tekrardan tanıması söz mevzusudur.

Tasavvuf geleneğinde sıkça görülen “hakikatin dışarıda değil içeride oluşu” fikri, Mengüç’ün dilinde daha popüler ve uygar bir anlatımla verilir. Okurdan beklenen, zihnini susturması, kalbini yumuşatması ve dünyadaki işaretleri okuyabilmesidir. Bu yüzden kitapta sezgi, teslimiyet, itimat ve içsel açıklık benzer biçimde kavramların belirgin olduğu anlaşılıyor.

Kitabın tasavvufi yönü, yalnızca “ney” sembolüyle sınırı olan değil, bununla beraber Mevlânâ, Şems, Yunus Emre benzer biçimde adların izini taşıyan bir irfan diliyle de ilişki kuruyor. Bu yöntem, bilhassa çağdaş okurun klasik tasavvuf metinlerindeki yoğunluğu aşmadan o dünyaya yaklaşmasını kolaylaştırıyor.

Kitabın bir başka vurgusu, insanoğlunun kendi değeriyle kurduğu ilişki. Hakan Mengüç’ün kendi sitesindeki bağlantılı içeriklerde de görülen “kıymet”, “özgüven”, “varoluş”, “kontrolcülük” benzer biçimde temalar, Ben Ney’imin ana zeminiyle uyumlu. Bu kitapta insanoğlunun kıymeti dış onaya, başarıya, ilişki statüsüne ya da maddi ölçütlere bağlanmaz, varoluşun kendisi bir kıymet olarak düşünülür.

İnsanın problemi değersiz oluşu değil, öz kıymetini unutmuş oluşudur. Bu unutkanlık yüzünden insan başkalarının sevgisine, kabulüne, sözlerine ve davranışlarına fazla anlam yükler. Kitap ise tekrardan merkeze dönmeyi, şu demek oluyor ki insanoğlunun kendini bir eksiklik alanı olarak değil, işlenmesi ihtiyaç duyulan bir emanet olarak görmesini önerir.

Ek olarak kitapta nefes, gövde ve enerji dengesine dair bir boyut bulunmuş olduğu da çeşitli kaynaklarda yeniden ediyor. Ö “doğru nefes almayı öğreneceksin”, “sağlığını tekrardan inşa edeceksin”, “işini, kazancını, ilişkilerini tekrardan kuracaksın” benzer biçimde ifadeler de yer ediniyor. Bunlar, kitabın salt manevî öğretilerle yetinmeyip bedensel farkındalık ve yaşam pratiği tarafına da dokunuyor. Dolayısıyla Ben Ney’im, yalnızca “ne hissetmeliyim?” sorusuna değil, “iyi mi yaşamalıyım, iyi mi dengelenmeliyim?” sorusuna da yanıt vermeye çalışır.

Tüm bu tarz şeyleri bir araya getirdiğimizde, insan, dış dünyanın karmaşası içinde kendi öz sesini yitirmiştir, acılar, ilişkiler, kayıplar ve arayışlar ise bu sesi tekrardan duyması için birer vesiledir. Ney metaforu üstünden insanoğlunun kırılarak olgunlaşması, boşalarak dolması, sustukça duyması ve arındıkça ses vermesi anlatılır. Kitap, okura hem teselli hem yön hem de içe dönüş çağrısı sunar. Tasavvufun “kendini tanı, haddini bil, kalbini arıt, sabret, şükret, teslim ol” çizgisini; çağdaş yaşamın ilişki stresi, zihin kalabalığı, özgüven yaraları ve anlam arayışıyla birleştirir.

Bu yönüyle yaratı, bilimsel niteliği olan bir tasavvuf incelemesinden oldukça, tasavvufî ilhamla yazılmış bir kişisel dönüşüm ve içsel denge kitabıdır. Yazarın kendi anlatımıyla bu, “sende başlayıp sende biten bir tekamül” yolculuğudur.

Ben Ney’im – Kitap Açıklaması

“Başkalarının gürültüsünü değil, kalbinin fısıltısını dinle…”

Bu bir seyahat.
Neyin sazlıkta başlayıp neyzenin nefesiyle ruh bulmuş olduğu olgunlaşma yolculuğu…
Kapıları sana oluşturulan, sende başlayıp sende biten bir tekâmül…
İlişkinde, vücudunda, zihninde ve kazancında yaşamını dengelemek yolunda verdiğin tüm çabalarına rehberlik etmek suretiyle yazılmış olan bu kitap, bir başına aralamayı başaramadığın kapıları ardına kadar açabilmek için buluştu seninle.

Aslına bakarsak muhtaç olduğun informasyon hep ortadaydı.
Yaradan seninle her an konuştu fakat duyamadın, şu sebeple zihnin fazla gürültülüydü.
Sana destek olabilecek insanoğlu hep vardı fakat sen onları hayatına dahil etmedin şu sebeple kalbin başkalarına güvenmeyi unuttu.

Önüne çıkan her engelden kaçındın, şu sebeple içinde uykuya bıraktığın potansiyelinden çoktan vazgeçtin.
Her şeyin aslına bakarsak mümkün olabileceğine dair inancını yitirdin.
Yaşamın içinde kazanmak, başarmak ve yetişmek için devamlı koşturdun fakat hiçbir şeye yetişemedin şu sebeple vakit seni artık tutsak aldı. O şekilde hızlısın, öyleki meşgulsün ki, bedenin artık ruhunun önüne geçti.
Şimdi bu kitapta durmayı öğreneceksin. Yavaşlığı keşfettiğinde bedenin ruhuna kavuşmanın coşkusunu yaşayacak.

Burada doğru nefes almayı öğreneceksin.
İlişkilerini, işini, kazancını ve sağlığını tekrardan inşa edeceksin.
Unuttuğun ne var ise, şimdi her şeyi hatırlayacaksın.
Kendinden yeni bir sen var edeceksin.
Memnun olmadığın her şeyi yıkma ve tekrardan inşa etme zamanı.
Korkma, ihtiyacın olan güç sende aslına bakarsan var.
Ben yalnız bulmana yardım edeceğim…

(Tanıtım Bülteninden)

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!

👏

0

😍

0

😢

0

😡

0

👍

0

👎

0

Yazar hakkında:

Sinem Ezgi Akbulut

Okur – Yazar – Çizer

(Toplam: 1, Bugün: 1 )