“The Pitt,” bazıları tarafınca, bilhassa Tabip Michael “Robby” Robinavitch karakterini canlandıran erkek oyuncu Noah Wyle’ın yer alması sebebiyle “ER” dizisinin tinsel halefi olarak görülüyor. Bu yeni tıbbi drama, seyircilere sıhhat çalışanlarının günlük olarak karşılaştıkları zorluklara çarpıcı bir bakış sunuyor. Max platformunda yayınlanmaya başladığından beri The Pitt, eleştirmenlerden, izleyicilerden ve hatta gerçekçiliğine ve doğruluğuna dikkat çeken tıp uzmanlarından övgüler aldı. Kısa sürede Vulture’da çıkan bir makalede, dizinin bir yönü gerçek hayatta hekim olan Dr. Lukas Ramcharran tarafınca eleştirildi. Diziyi izleyen birçok şahıs benzer biçimde Ramcharran da gerçekçiliğini takdir etti.
Birçok tıbbi dizinin yapmış olduğu hatalardan biri, gerçekçiliği ikinci plana atıp karakterler arasındaki trajik gerilime öncelik vermesidir. Grey’s Anatomy benzer biçimde diziler, tıp dünyasını odak noktası olarak kullanmak yerine, vaka örgülerinin arka planı olarak kullanmaya daha oldukca odaklanmıştır. Birçok kişinin The Pitt ile karşılaştırdığı “ER” dizisinin bu zayıf noktasına dikkat çekmek istediğini söyleyen Dr. Ramcharran, “Seneler ilkin ‘ER’ı izledim ve başlangıçta hakikaten tıp odaklı olduğundan diziyi oldukca sevdim, sadece dizi anlaşılır bir halde daha çok vaka örgüsü yaratmak ve dramatize olmak zorunda kaldıkça sevgim azaldı. Hatta diziyi bitirdiğimi bile sanmıyorum” dedi.
The Pitt, gerçekçiliği ve bir travma merkezinde çalışan gerçek tıp uzmanlarının yaşamış olduğu devamlı karmaşayı vurgulayan, yoğun bir ifade yapısıyla öne çıkıyor. Bir bölümün birden fazla gün yada saat devam eden bir vaka örgüsünü ele alması yerine, The Pitt, “24” dizisine benzer bir ifade tarzını benimsiyor. On beş bölümden oluşan ilk sezonda, her bölüm 15 saatlik bir vardiyanın bir saatlik vakit diliminde yaşanmış olan vakalara odaklanıyor. Hastalar devamlı olarak geldiği ve yaşam kurtarmak için günün her saati çalışan personelin dinlenmesi için oldukca azca vakit kalmasından dolayı The Pitt’in temposu asla düşmüyor.
Dr. Ramcharran ek olarak The Pitt’i, acil servisin, devamlı olarak ilgilenilmesi ihtiyaç duyulan oldukca sayıda hastası olan sıhhat çalışanı üstünde yarattığı gerginlik ve stresi gerçekçi bir halde yansıttığı için övdü: “Tamamımız gerilmiş bir hastane sisteminin stresini hissediyoruz; dolu bekleme odaları, yatışı yapılmış sadece hemen hemen servise çıkmamış hastalar… İnsanlar devamlı meşgul.“
The Pitt’teki doğruluk ve gerçekçilik kesinlikle takdiri hak ediyor ve tıp toplumunun dikkatini çekmiş olması, dizinin ne kadar detaylı çalıştığını gösteriyor. Sadece Dr. Ramcharran, The Pitt’te hem tıbbi dramalarda hem de polisiye dizilerinde sıkça rastlanan bir klişe ile ilgili bir yanlışlık fark etti. Tabip Robinavitch devamlı olarak hastane yöneticisi Gloria Underwood (Michael Hyatt) ile ihtilaf yaşıyor. İkili arasındaki bu ilişki, “House” dizisindeki Lisa Cuddy yada “NYPD Blue” dizisindeki Teğmen Arthur Fancy benzer biçimde trajik gerilim yaratmak amacıyla kullanılan birçok örneğe benziyor. Underwood ve onun hasta memnuniyeti ve mali durumla ilgili devamlı endişeleri trajik amaçlar için diziye dahil edilmiş. Dr. Ramcharran ise doktorlar ve yöneticilerin birbirleriyle olan ilişkilerine dair bazı mühim bilgiler sunuyor.
Vardiyadayken işiniz hastalarınızla ilgilenmek ve öğrencilerinizi eğitmek… Bir yöneticinin gerçek vardiyada gelip sizinle gerçek zamanlı olarak ilgilenmesi fikri… Bu gerçekçi değil.
Dr. Ramcharran, bir yöneticinin tekrarlayan ziyaretlerinin faydadan oldukca zarar getireceğini ve netice olarak öteki hastaların bakımını negatif etkileyeceğini belirtti. “Bunun hasta bakımında iyi mi inanılmaz bir kesintiye yol açacağını tahmin edebilirsiniz” diyen Ramcharran, sözlerini şöyleki tamamladı: “Dizi için bunu niçin yaptıklarını anlıyorum (trajik tesir için dahil edilmesine atıfta bulunarak)… Fakat gerçek hayatta bu ilişkiler daha oldukca işbirliğine dayalı olma eğilimindedir.“
Kaynak: MovieWeb / Yapıt Şahin tarafınca Türkçeleştirildi