Çalınan Taç – Mark Twain
| Tür: | Çocuk |
| Yazar: | Mark Twain |
| Yayınlanma Zamanı: | 2019 |
| Yayınevi: | Fark Çocuk |
| ISBN: | 9786052240960 |
Karakterler
Prens Edward Tudor: Romanın en mühim karakterlerinden biridir. İngiltere tahtının varisi olarak sarayda büyür. Başlangıçta narin, korunmuş ve birazcık saf bir çocuktur; şu sebeple gerçek yaşamın zorluklarını asla yaşamamıştır. Sadece yer değişiklik yapma vakasından sonrasında halkın çekmiş olduğu sıkıntıları görür ve büyük bir değişiklik geçirir. Hakkaniyet duygusu güçlüdür, gururludur, onurludur ve zaman içinde daha anlayışlı, daha olgun birine dönüşür. Roman süresince en belirgin özelliği, gerçek kimliğine ve hakkına kararlılıkla haiz çıkmasıdır.
Tom Canty: Yoksul bir aileden gelen Tom, iyi niyetli ve hayal gücü oldukça geniş bir çocuktur. Yoksulluk içinde yaşamasına karşın kaba ya da fena biri değildir. Saray yaşamına duyduğu merak, onun en dikkat çekici yönlerinden biridir. Prensin yerine geçtiğinde korksa da kısa sürede uyum sağlar. Akıllı, dikkatli, nazik ve merhametlidir. Fakirliği bilmiş olduğu için başkalarının acılarını anlamış olur; bu yüzden yönetimde daha insancıl davranır. Tom’un en kuvvetli yanı empati kurabilmesidir.
Miles Hendon: Edward’ın en mühim destekçisidir. Dürüst, yürekli, sadık ve koruyucu bir karakterdir. Edward’a hepimiz deli ya da yalancı gözüyle bakarken Miles ona sahiplenir. Kimi zaman alaycı ve rahat tavırlı görünse de aslı oldukça temizdir. Zor durumda bile onurunu kaybetmez. Romanda itimat, dostluk ve sadakat duygusunu temsil eder.
Kral VIII. Henry: Edward’ın babasıdır. Kuvvetli, otoriter ve korku uyandıran bir figür olarak çizilir. Sarayın sert düzenini ve mutlak otoriteyi temsil eder. Bireysel olarak derin işlenen bir karakter olmasa da varlığı, Edward’ın büyümüş olduğu dünyanın ne kadar baskıcı ve resmî bulunduğunu gösterir.
John Canty: Tom’un babasıdır. Sert, kaba, acımasız ve çıkarcı bir adamdır. Oğluna sevgiyle yaklaşmaz; onu baskı altında meblağ ve para getirmesi için zorlar. Yoksulluğun insan karakterini iyi mi bozabileceğini gösteren figürlerden biridir. Aile içindeki korku ortamının başlıca nedenidir.
Tom’un büyükannesi: Kitaptaki en sert yan karakterlerden biridir. Zalime yakın bir sertlik taşır; sevgiden oldukça korku uyandırır. Tom üstündeki baskıyı artırır ve evindeki yoksulluğun bir tek maddi değil, duygusal olarak da yıkıcı bulunduğunu gösterir.
Hugh Hendon: Miles Hendon’ın kardeşidir. Kıskanç, egoist, ikiyüzlü ve çıkarcıdır. Gücü ve mirası ele geçirmek için hileye başvurur. Bu yönüyle romanda kötücül düzeni ve fırsatçılığı temsil eder.
Lady Edith: Zarif, sabırlı ve duygusal bir karakterdir. Geçmişte yaşanmış olan haksızlıkların içinde kalmış, sessiz acılar taşıyan biridir. Oldukça baskın bir karakter benzer biçimde görünmese de sadakat ve soyluluk duygusunu taşır.
Mevzusu
Kitap, birbirine oldukça benzeyen yoksul Tom Canty ile Prens Edward’ın yanlışlıkla yer değiştirmesini anlatır. Tom sarayda prens benzer biçimde yaşamaya başlarken, gerçek prens Edward halkın arasına düşer ve yoksulluğu, adaletsizliği bizzat görür. Bu vaka üstünden derslik farkını, adaleti, empatiyi ve insanların dış görünüşe gore yargılanmasını işlenir.
Çalınan Taç Özeti
Roman, 16. yüzyıl İngiltere’sinde, aynı gün doğan fakat tamamen zıt koşullarda büyüyen iki çocuğun hayatlarının kesişmesini anlatır. Bunlardan biri, sarayda doğan ve ülkenin veliahtı olan Prens Edward Tudor, diğeri ise Londra’nın yoksul mahallelerinden birinde, sefalet içinde yaşayan Tom Canty’dir. Edward’ın doğumu büyük kutlamalarla karşılanırken, Tom’un doğumu ailesi için neredeyse bir yük sayılır. Tom’un babası ve büyükannesi onu dilencilik ve hırsızlığa zorlar, sadece Tom iyi niyetli, hayal gücü geniş ve okumaya meraklı bir çocuktur. Devamlı kralların ve prenslerin yaşamını hayal eder.
Bigün Tom, sarayın önüne kadar gider ve tesadüfen Prens Edward ile karşılaşır. İki çocuk birbirine şaşırtıcı derecede benzemektedir. Kısa sürede dost olurlar ve merakla yer değişiklik yapma oyunu oynayıp giysilerini değiştirirler. Sadece bu rahat oyun, hayatlarını tamamen altüst eder. Prens Edward artık dilenci giysileri içindedir ve saraydan kovulur; Tom ise prens sanılarak sarayda kalır. Edward gerçek kimliğini anlatmaya çalışsa da kimse ona inanmaz, şu sebeple insanoğlu onu dış görünüşüne gore yargılar.
Tom başlangıçta saray yaşamı karşısında korku ve şaşkınlık yaşar, sadece zaman içinde saray kurallarını öğrenir ve prens rolüne uyum sağlar. Fakirlikten geldiği için halkın sorunlarını daha iyi anlamış olur ve bu sayede daha merhametli, adil kararlar almaya adım atar.
Öte taraftan gerçek prens Edward sokaklarda büyük zorluklar yaşar. Açlık çeker, fena işlem görür, hatta hapse düşer. Bu süreçte halkın gerçek yaşamını deneyimler ve onların çekmiş olduğu acıları yakından görür. Ondan sonra Miles Hendon adlı iyi niyetli bir askerle tanışır ve onun yardımıyla hayatta kalmaya çalışır.
Bu yer değişiklik yapma, iki karakteri de derinden değiştirir. Tom, yöneticiliğin sorumluluğunu öğrenirken Edward, halkın yaşamış olduğu zorlukları anlayan bir önder olgunluğuna erişir. Öykü zirve noktasına, kralın ölümü ve taç giyme töreni esnasında ulaşır.
Hepimiz Tom’u prens sanmaktadır, sadece Edward saraya ulaşarak gerçek kimliğini kanıtlamaya çalışır. Sonunda, yalnızca gerçek prensin bilebileceği bir ayrıntıyı açıklayarak kimliğini kanıtlama eder. Böylece gerçek ortaya çıkar, Edward tahta geçer ve kral olur. Tom ise cezalandırılmak yerine ödüllendirilir ve sarayda saygı duyulan bir konum elde eder, Miles Hendon da onurlandırılır.
Roman, varlıklı ve fukara arasındaki keskin farkları, insanların dış görünüşe gore yargılanmasını ve empati eksikliğini eleştirir. Bununla birlikte gücün ve yönetimin büyük bir mesuliyet bulunduğunu vurgular. Mark Twain, bu hikâye vasıtasıyla, bir insanoğlunun başka birinin yaşamını deneyimlemeden onu tam anlamıyla anlayamayacağını gösterir. Bu yönüyle yaratı, yalnızca bir serüven değil, bununla birlikte toplumsal hakkaniyet, empati ve insan doğası üstüne derin mesajlar içeren oldukça katmanlı bir romandır.
Çalınan Taç – Kitap Açıklaması
Tom Canty yoksul bir ailede dünyaya gelen ve dilencilik yaparak yaşayan bir çocuktur. Edward ise İngiltere’nin biricik veliaht prensidir. Aynı gün doğan ve birbirlerine tıpatıp benzeyen bu iki çocuk, bigün karşı karşıya gelir ve eğlence olsun diye giysilerini değiş tokuş ederler. İşte tüm öykü o süre adım atar… Artık dilenci bir prens, prens ise bir dilencidir. Sonrasında ikisi de asla alışkın olmadıkları ortamların içine düşerler. Bu sayede Dilenci Tom saray yaşamını, Prens Edward ise yoksulluğu ve sefaleti öğrenir.
(Tanıtım Bülteninden)
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
😍0
😢0
😡0
👍0
👎0


