Plastik kirliliği her geçen yıl dünya genelinde artmaya devam ediyor. Sadece bir çok şahıs bunun yalnız tek kullanımlık plastikler ve büyük endüstriyel atıklarla sınırı olan bulunduğunu düşünüyor. Oysa, her yıl binlerce ton plastik, doğaya sakızlar yardımıyla karışıyor. Bu, ilk bakışta kulağa inanılması güç gelebilir, fakat gerçekte her gün çiğnediğimiz sakızlar, plastik kirliliğine niçin oluyor.
Piyasada satılan bir çok sakız, petrol türevi bileşik kauçuk maddelerinden üretiliyor. Bu bileşik kauçuklar, otomobil lastiklerinde kullanılan plastik malzemelere oldukça benzer özelliklere haiz. Kulağa birazcık rahatsız edici geliyor olabilir, sadece bu durum sakız çiğnerken aslen plastik yuttuğumuzu gösteriyor.
Bu data, bir çok kişiyi şaşırtıyor. Bu sebeple üreticiler, sakızların içeriğini çoğu zaman açıklamıyorlar. Sakız paketlerinde çoğu zaman yalnız “sakız bazı” ifadesine yer veriliyor. Sadece, sakızın içinde ne olduğu ile alakalı gerçekler, kimyasal analizlerle ortaya çıkıyor. Sakızlar, stiren-bütadien, polietilen (poşetlerde kullanılan plastik), ve polivinil asetat (tutkal) benzer biçimde maddeler içeriyor. Kısaca aslen, bu maddeler doğada çözünmeyen plastikler.
Sakızın çevreye tesirleri
Sakız endüstrisi büyük bir iş kolu ve 2025 senesinde küresel pazarın 48,6 milyar dolar değerinde olması umut ediliyor. Bu dev pazarın büyük kısmını üç büyük şirket denetim ediyor ve bunlardan en büyüğü Wrigley. Sadece senelik 1,7 trilyon tane sakız üretildiği tahmin ediliyor ve bunun ortalama 2,4 milyon tonu bileşik sakız bazı içeriyor. Kısaca dünya genelinde üretilen sakızların neredeyse 730 bin tonu yalnız bileşik plastikten oluşuyor.
Peki ya sakız çiğnedikten sonrasında ne oluyor? Sakızları sokakta, okul sıralarında ya da banklarda görmeye alıştık. Sadece, bu sakızlar tıpkı öteki plastikler benzer biçimde doğada çözünmüyor ve onlarca yıl süresince çevreye zarar vermeye devam ediyor. Zaman içinde sertleşip çatlayan sakızlar, mikroplastiklere dönüşerek doğaya karışıyor. Bu mikroplastikler, ekosistemi ve canlıları ciddi şekilde tehdit ediyor.
Temizleme işlemi de oldukça pahalı ve zahmetli. Birleşik Krallık’ta mahalli yönetimlerin yalnız sakız temizliğine yılda 7 milyon sterlin harcamış olduğu tahmin ediliyor. Sokaklarda, banklarda ve okullarda sakız temizliği yapmak, iş gücü gerektiren ve yüksek maliyetli bir iş haline gelmiş durumda.
Çözüm için ne benzer biçimde adımlar atılması gerek?
Bu kirliliği önlemek için bazı adımlar atılmaya başlandı. Bilhassa İngiltere’de, Gumdrop Ltd benzer biçimde firmalar, sakızların geri dönüştürülmesi için toplama kutuları yerleştiriyor. Ek olarak bazı belediyeler, sakızların doğru şekilde atılmasını teşvik etmek amacıyla yönlendirici tabelalar yerleştiriyor. Son yıllarda çevre dostu, bitkisel bazlı sakız üreten ufak üreticiler de artmaya başladı. 2021’de ise İngiltere’de Keep Britain Tidy adlı çevre kuruluşu, sakız vazife gücü kurarak bu soruna çözüm bulmaya çalıştı.
Sadece bu tür girişimler probleminin köküne inmiyor. Temizlik, bir çözüm değil. Sakız kirliliğiyle mücadelede esas olan, bu plastik kirliliği için daha geniş çaplı önlemler almak. Plastik üreticilerinin temizlik için ödeme yapması, probleminin çözümüne katkı sağlamıyor. Çöp kutusuna atmak da bir çözüm değil; bu sebeple probleminin temeli, tüketimin oldukça fazla olması ve üreticilerin bu mevzuda mesuliyet taşımamaları.
Plastik kirliliğiyle mücadelede “azalt, yeniden kullan, geri dönüştür, tekrardan tasarla” benzer biçimde yaygın çözüm ilkeleri sakız kirliliği de ilgilendiriyor olmalı. Sakızın da plastik kirliliği kapsamına alınması gerektiği artık daha açık bir gerçek. Bunun için atılacak adımlar içinde; sakızların içinde ne olduğu hakkında daha çok eğitim, daha saydam etiketleme, üretici sorumluluğu, ve daha katı yasalar yer alması gerekiyor.
Sakızın içeriklerini daha saydam bir halde etiketlemek, tüketicilerin bilgili tercihler yapmasına olanak tanıyabilir. Ek olarak, bileşik sakızlara hususi vergi konulması, bu endüstriyi bitkisel bazlı alternatiflere yönlendirebilir. Böylece çevre dostu alternatifler daha yaygın hale gelebilir ve üreticiler, zararı dokunan içerikleri kullanmaktan kaçınmaya yönelebilir.
Science Alert‘in haberini Özgür Yıldız Türkçeleştirdi.