Kategoriler: Genel

Dünya’ya en yakın ve benzer ötegezegende büyük ihtimalle yaşam yok

Birkaç yıl ilkin, gökbilimciler Güneş’e en yakın yıldız olan Proxima Centauri’nin yörüngesinde dönen kayalık bir gezegen keşfetmişti ve bu büyük bir coşku yaratmıştı.

Bir tek dört ışık yılı uzaklıktaki bu yıldız, bizim Güneş’ten oldukça değişik olan bir kırmızı cüce (M tipi) yıldız. Ötegezegen, Proxima b, yıldızına aşırı derecede yakın bir yörüngede dönüyor—orada bir yıl bir tek 11 Dünya günü sürüyor! Sadece yıldızın ufak ve daha soğuk olması, gezegenin yüzeyinde sıvı su bulunması için uygun koşullar yaratıyor olabilir.

Fakat yeni bir araştırma, bu gezegenin yaşama elverişli olabileceğine dair umutları yerle bir etmiş olabilir. Bilim adamlarına bakılırsa, Proxima Centauri’nin yaymış olduğu şiddetli yıldız patlamaları (flaşlar), gezegenin atmosferini tamamen yok edebilir. Atmosferi olmayan bir gezegen, oksijen ve su buharı şeklinde yaşamsal gazları tutamaz. Şu demek oluyor ki, ne kadar Dünya’ya benzese de yaşanamaz bir yer olabilir.

Araştırmanın yazarlarından, Baltimore’daki Johns Hopkins Üniversitesi’nden Meredith MacGregor şöyleki deklare etti: “Güneşimiz de etken fakat atmosferimizi yok etmiyor, aksine görkemli kutup ışıkları oluşmasını sağlıyor. Bunun sebebi, kalınca bir atmosfere ve kuvvetli bir manyetik alana haiz olmamız. Fakat Proxima Centauri’nin patlamaları fazlaca daha kuvvetli.

Güneş’e en yakın komşu yıldız olan Proxima Centauri, yeni araştırmaya bakılırsa büyük olasılıkla yörüngesindeki ötegezegenleri radyasyonla “yıkıyor”.
Credit: ESO / M. Kornmesser illustration

Emek harcama, Şili’deki Atacama Large Millimeter/submillimeter Array (ALMA) teleskobu kullanılarak yapılmış oldu. Bu teleskop, radyo ve milimetre dalga boylarında ışık tespit edebiliyor. 50 saat devam eden gözlemler esnasında ekip, yıldızın manyetik alanının karışıp sıkışması ve bir patlama oluşturmasıyla meydana gelen 463 patlama gözlemledi. Bu tür patlamalar, devasa bir ışınım akışı salıyor.

Bazı patlamalar bir tek birkaç saniye sürdü, fakat en güçlüleri o denli güçlüydü ki, zaman içinde bir gezegenin atmosferini yok edebilecek kadar şiddetliydi, araştırmalara bakılırsa. Yazı, The Astrophysical Journal dergisinde yayımlandı.

Araştırma, Proxima Centauri’nin patlamalarının fazlaca daha sık ve ekstrem bulunduğunu gösteriyor. Bunun sebebi, yıldızın tamamen konvektif olması. Şu demek oluyor ki, Güneş’in aksine, Proxima Centauri’nin tüm yapısı kaynar bir kazan şeklinde hareket ediyor. Bu da daima karışan ve patlayan bir manyetik alan yaratıyor, devasa enerji patlamalarına yol açıyor.

Eğer araştırmacılar bir tek yıldızın aktivitesini görünür ışık dalga boylarında incelemiş olsalardı, Proxima Centauri’nin salmış olduğu yüksek enerjili parçacıklar hakkında tam bir fotoğraf elde edemezlerdi, diyor MacGregor.

Bilim adamları, kırmızı cüce yıldızların çevresinde dönen dünyaların yaşanabilirliğini araştırmaya, büyük bir James Webb Uzay Teleskobu projesiyle devam ediyor.
Credit: ESO / L. Calçada illustration

MacGregor bununla birlikte şöyleki diyor: “ALMA ile patlamaları gördüğümüzde, gördüğümüz şey elektromanyetik ışınım — çeşitli dalga boylarındaki ışık. Fakat daha derine baktığımızda, bu radyo dalga boylarındaki patlamalar, o parçacıkların özelliklerini izlememizi elde eden bir yol sunuyor.

Proxima b bir tek ışınlanmış bir kaya parçası olabilir, fakat bilim adamları, bilhassa ufak kırmızı yıldızların çevresinde dönen kayalık dünyaları incelemeye devam ediyorlar, bu gezegenlerin atmosfer tutup tutamayacaklarını belirlemek için. Kırmızı cüce yıldızları, Samanyolu’ndaki en yaygın yıldızlar olsa da, kimse bu gezegenlerin atmosfer barındırıp barındıramayacağını bilmiyor.

Büyük bir James Webb Uzay Teleskobu kampanyası, önümüzdeki iki yıl içinde, bu soruya cevap aramak için on kadar yakın gezegeni inceleyecek. Mashable tarafınca ilk olarak bildirilen bu program, Webb teleskobu ile ortalama 500 saatlik gözlem ve Hubble Uzay Teleskobu ile ortalama 250 yörüngelik ultraviyole gözlem yapmayı planlıyor, böylece ev sahibi yıldızların aktivitelerini daha iyi anlayacaklar.

Kampanyanın yürütücüsü gökbilimci Néstor Espinoza, bunun yüksek riskli, yüksek ödüllü bir program bulunduğunu söylemiş oldu: “Eğer hiçbiri atmosfer barındırmadığını keşfedersek, bu oldukça üzücü olurdu fakat bununla birlikte fazlaca garip olurdu. Bu, gezegen sistemimizin aslen hakikaten, hakikaten hususi bulunduğunu gösterir.


Elisha Sauers’ın haberini Özgür Yıldız Türkçeleştirdi.

Bul-Tikla

Son Yazılar

Mütercim Âsım – Türk Dili ve Edebiyatı

Çevirmen Âsım Çevirmen Âsım (D: Gaziantep, 1755 – Ö: İstanbul, 1819) Dilci, ozan ve tarihçi.…

6 saat ago

2024 Yerel Seçimlerinde Kullanılan Reklam Filmlerinin Göstergebilimsel Analizi: AK Parti’nin “Hatıran Yeter” Ve CHP’nin “İşimiz Gücümüz Türkiye” Örneği

Medya, bireylerin gündelik yaşam pratiklerinden siyasal tercihlerine kadar uzanan çeşitli alanları biçimlendirmede tehlikeli sonuç rol…

10 saat ago

Şeyh Bedreddin Kimdir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Şeyh Bedreddin Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin (D: Simavna, 1359 – Ö: Serez, 1420) Mutasavvıf,…

13 saat ago

Şeyh Bedreddin Destanı – Nazım Hikmet

Şeyh Bedreddin Destanı – Nazım Hikmet Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı, yalnızca bir şiir kitabı…

19 saat ago

Hızır Kimdir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Türk Kültüründe ve Türk Edebiyatında Hızır Hızır Halk inanışında ölümsüz olduğuna, zorda kalanların yardımına yetiştiğine,…

1 gün ago

Kötülüğün Sıradanlığı – Hannah Arendt

Kötülüğün Sıradanlığı – Hannah Arendt Fenalık bir çok vakit “canavarca” bir şey şeklinde düşünülür: Şiddete…

1 gün ago