Kategoriler: Genel

Fotoğraflarda kötü çıkmamak için ne yapmalıyım? Bu 9 ipucuna dikkat edin!

Kameralar dünyayı insan gözünün görebildiği şekilde göremediği için, görüntümüzü kimi zaman bizlere “doğru” gelmeyen bir halde tekrardan üretmekte. Fotoğrafçılık, 1800’lerin ortalarından bu yana ortak görsel kültürümüzü besliyor ve bunun kısa sürede değişmesi de pek mümkün değil.

Sadece kameraların bizi görme biçimini tamamen denetim edemesek de, yapabileceğimiz şeyler ve görüntülerimiz üstünde daha çok denetim sahibi olmak için öğrenebileceğimiz bazı ipuçları mevcut. İşte kameralar size döndüğünde aklınıza getireceğiniz birkaç tavsiye…

Iyi mi görünmek istediğinizi belirleyin

Bir ihtimal toplumsal medya hesaplarınız için yeni bir profil resmine ihtiyacınız var ya da LinkedIn’de ya da değişik ustalaşmış platformlarda sizi temsil edecek bir fotoğraf aramıştınız… Sağlam bir portre, bazı temel detayları hatırladığınız sürece, doğru zamanda doğru izlenimi vermenize destek olabilir. Ilk olarak fotoğrafın hedef kitlesini düşünün; ne anlatmaya çalışıyorsunuz?

Profesyonellik mi? Şamata mı? Yoksa bambaşka bir şey mi?

Daha geleneksel türden bir görüntünün peşindeyseniz, vücudunuzu kameradan ortalama 45 aşama uzağa yerleştirmeyi ve başınızı “iyi tarafınız” (bildiğiniz gibi) daha belirgin olacak şekilde ona doğru çevirebilirsiniz. Okulda fotoğraf çekiliyor havasından kaçınmak istiyorsanız ise kameraya direkt dönerek tüm dişlerinizi göstermeyin. Kurnaz bakışlar ve ince gülümsemeler megavatlık bir sırıtış kadar sert vurabilir.

Ayrıca, yüzünüzün oldukca büyük görüneceğinden endişeleniyorsanız, fotoğrafı kamerasını göz hizanızın birazcık üstünde ve aşağıya bakacak şekilde çekmeyi deneyin.

Portreler için selfie kamerasından kaçının

Pek oldukca telefonun ön tarafındaki kameralar sandığımızdan daha geniş bir görüş alanı yakalıyor; bunu çoğu zaman yüzünüze ne kadar yakın olduklarıyla birleştirirseniz, kendinizin birazcık çarpık bir görüntüsüne haiz olabilirsiniz. En iyi neticeleri elde etmek için sevdiğiniz birinden sizin için fotoğrafınızı çekmesini isteyin yada bu mümkün değilse bir tripod kullanın.

Işığınızdan en iyi şekilde yararlanın

Söz mevzusu fotoğraflar tamamen yüzünüzle ilgili, bu yüzden mümkün olduğunca parlak bir halde aydınlatmak istiyoruz değil mi? Sadece şunun altını çizmemiz gerek; istediğimiz şey bolca ve yumuşak ışık, sert değil. Başka bir deyişle: Telefonunuzun flaşını direkt kullanma dürtüsünden kaçının.

Flaş yerine, keskin gölgeler oluşturmadan yüzünüzü vurgulayabilecek yumuşak aydınlatma sağlamanın yollarını arayın; mesela bir tül perde ile örtülmüş büyük bir pencerenin yanında durmak yada açık renkli bir duvardan flaşı yansıtmak şeklinde.

Solda sert ışığın yüzde yarattığı patlama görülürken sağda ise yumuşatılmış bir ışığn tesirleri açıkça gözlemleniyor.

Kimi zaman ışık kaynağının (güneş, pencere yada başka bir şey) arkanızda olduğu bir fotoğraf çekmeniz de gerekebilir. Bu bilhassa gezi ederken yaygındır ve ilgi çekici bir noktayı yakalamak sizin ona verdiğiniz tepkinizi yakalamak kadar önemlidir. Bu tür durumlarla baş etmek zor olsa da bu ipuçları size destek olabilir.

Açılarınızı kullanın

Arkanızdaki ışığın işinize yaraması için elinizden geleni yapın. Yüzünüzün hatlarını yakalamasına destek olmak yada ışık kaynağının önüne bir şey denk getirmek için kendinizi tekrardan konumlandırarak ışığın sertliğini azaltabilirsiniz. Başka bir deyişle; birazcık hareket etmekten korkmayın.

Gerekirse RAW formatında çekim yapın

Kimi zaman fotoğraf çekerken ışıklandırma mevzusunda pek bir şey yapamazsınız; sadece düzenleme zamanı ulaştığında hâlâ seçenekleriniz mevcut. Yeni akıllı telefonların ve dijital kameraların bir çok, düzenleme yükünü üzerinize yükleyen, dokunulmamış bir dosya formatı olan RAW formatında görüntü soruşturma özelliğiyle beraber gelir.

Devamlı gerekseme duymayacağınız bu özellik size son ürünün iyi mi görüneceği mevzusunda daha çok denetim sağlayabilir. Telefonunuzdaki yerleşik düzenleme araçları burada hakikaten yararlı olacaktır; teknik ayrıntılara fazla saplanmadan bu dosyaları düzenlemenize olanak tanır.

Flaşı deneyin

Gün içinde fotoğraf çekiyorsanız telefonunuzun/kameranızın flaşının otomatikman açılmama ihtimali oldukça yüksek. Yüzünüz birazcık karanlık görünüyorsa flaşı açmayı deneyin. Sonucu trajik bir halde değiştirmeyebilir sadece yüzün bir miktar daha aydınlatılmasına destek sunar.

Muhtemelen pek “siz” şeklinde görünmediğini düşündüğünüz en azından birkaç fotoğrafınız vardır. Işığı kamera sensörlerine değişik şekillerde odaklayan kamera lensleri burada kısmen suçludur sadece tuhaflıklarını açıklamanın değişik yolları da bulunuyor. İşte cebinizde bulundurmanız ihtiyaç duyulan üç püf noktası.

Kameranızı zekice seçin

Ultra geniş lensli kameralar çoğu zaman akıllı telefonlarda bulunan birçok kamera seçeneğinden yalnızca biridir ve bir sahnenin tüm kapsamını yakalamak için mükemmeldir. Peki dezavantajı ne? Bilhassa yüzünüz çerçevenin köşelerine yakınsa, çoğu zaman yüzünüzü deformasyona uğramış ederler. Ultra geniş lens kullandığınızda yüzünüzün ortasının, kullanmadığınız duruma nazaran kameraya doğru daha çok çıkıntı yaptığını farkına varacaksınız. Yüzünüzün gerçeğe mümkün olmasıyla birlikte yakın görünmesi için telefonunuzun kamerasını 2x yada civarında bir yakınlaştırma ile kullanabilirsiniz.

Bunun için hakikaten iyi bir nedeniniz olmadığı sürece genel olarak insanların odak noktası olduğu fotoğraflar çekerken bu lenslerden uzak durun.

Telefonlardaki hususi zoom kameraları yada tele lenslere haiz kameralar bazı durumlarda benzer şekilde faydalıdır; hareket etmek zorunda kalmadan bir kişinin yüzüne yaklaşmak için oldukca kullanışlıdırlar. Bununla beraber, kimi zaman fotoğraflarda yüzünüzün daha düz ve daha geniş görünmesine niçin olabilirler. Peki bizim tavsiyemiz ne? Görüntünüz üstünde ne şeklinde bir etkiye haiz olduklarını görmek ve neyin çekici görünüp neyin görünmediğini idrak etmek için kameranızın odak uzunluklarıyla oynayın.

Mesafenize dikkat edin

Kamera yüzünüze ne kadar yakınsa, kendisine en yakın olan kısımları aşırı vurgulama olasılığı da o denli yüksektir. Bu çoğu zaman burnunuz anlamına gelir ve asla kimse o şeyin oldukca fazla yer kaplamasını istemez! Bazı akıllı telefon selfie kameraları bunu düzeltmeye çalışır sadece en organik neticeleri elde etmek için kendinizle kamera içinde minimum üç metre mesafe bırakın.

Fotoğrafı çevirin!

Pek oldukca insan kendilerini çoğunlukla ayna vasıtasıyla algılıyor; bu da selfielerde yüzlerinin yeni bir versiyonunu görüyorlar… Bildiniz o hali; enteresan… Kendinizin aynadaki görüntüsünü tercih ediyorsanız ve söz mevzusu acayip hissi öteki insanların yaşamasını istiyorsanız sonuçların daha tanıdık gelmesi için görüntüyü çektikten sonrasında çevirebilirsiniz.

iPhone’unuz var ise, bu çevirmenin otomatikman gerçekleşmesi için Ayarlar -> Kamera -> Ön Kamerayı Yansıt’a gidin.

Bu ipuçları bir tek bir başlangıç; kullandığımız kameraların görülme şeklimizi ve dünyayı görme şeklimizi iyi mi etkilediği hakkında öğrenilecek daha oldukca şey var. Sadece bu temel bilgilerin bazılarında ustalaşırsanız ve bir sonraki fotoğraf çekmeye başladığınızda bu tarz şeyleri aklınızın bir köşesinde tutarsanız, görünüşünüzü yada gördüğünüzü beğenme şansınız oldukca daha yüksek olacaktır. Bunu kim istemez değil mi?


Kaynak: The Washington Post / Metin Aktaşoğlu tarafınca Türkçeleştirildi

Bul-Tikla

Son Yazılar

Zaman Bisikleti Özeti, Konusu ve Karakterleri

Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…

1 gün ago

Dünyanın En Güzel ve En Ünlü Kütüphaneleri

Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…

1 gün ago

2026-2027 9. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Sınav

Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…

3 gün ago

2026-2027 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları

10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları — Senaryo…

3 gün ago

Zehri Kim Verdi Özeti, Konusu ve Karakterleri

Zehri Kim Verdi – Agatha ChristieKarakterlerLuke Fitzwilliam: Romanın başkahramanıdır. Uzun seneler İngiltere haricinde polislik yapmış,…

4 gün ago

Türk Şiirinde Sonbahar – Türk Dili ve Edebiyatı

Türk Şiirinde Güz Bir yaprağın dalından kopup ayrılması, şiirde kimi zaman tüm bir ömrü düşündürür.…

1 hafta ago