Hitabe, bir topluluğa seslenmek amacıyla söylenen etkili ve coşkulu söylevdir.
Daha açık ifadeyle, bir konuşmacının dinleyicileri etkilemek, yönlendirmek, heyecanlandırmak ya da belli bir düşünceye çağırmak için yapmış olduğu kuvvetli konuşmaya hitabe denir.
Başlıca özellikleri:
Hitabet, etkili ve güzel konuşma sanatıdır.
Bir kişinin, duygu ve düşüncelerini bir topluluk önünde etkisi altına alan, kuvvetli ve inandırıcı şekilde anlatmasına hitabet denir.
Özetlemek gerekirse:
Gençliğe Hitabe için genel kabul gören tarih 20 Ekim 1927’dir. Atatürk, Söylev’u Cumhuriyet Halk Fırkası’nın II. Kurultayı’nda 15–20 Ekim 1927 içinde okumuş; Gençliğe Hitabe de bu konuşmanın sonunda, 20 Ekim 1927’de yer almıştır.
GENÇLİĞE HİTABE (Orijinal Metin)
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve savunma etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden yoksun etmek isteyecek dâhilî ve hâricî bedhahların olacaktır. Bigün, istiklâl ve cumhuriyeti savunma mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, oldukca namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, tüm dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın tüm kaleleri zapt edilmiş, tüm tersanelerine girilmiş, tüm orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Tüm bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak suretiyle, memleketin dâhilinde iktidara haiz olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasî emelleriyle birleştirme edebilirler. Millet, fakr u yoksulluk içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
20 Ekim 1927
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
GENÇLİĞE HİTABE (Günümüz Türkçesiyle)
Ey Türk gençliği! En mühim görevin, Türk bağımsızlığını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.
Varlığının ve geleceğinin tek dayanağı budur. Bu dayanak, senin en kıymetli hazinendir. Gelecekte de seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek iç ve dış düşmanların olacaktır. Bigün bağımsızlığını ve cumhuriyetini korumak için çaba sarfetmek zorunda kalırsan, göreve atılmak için içinde bulunduğun durumun imkânlarını ve şartlarını düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şartlar oldukca negatif olabilir. Bağımsızlığına ve cumhuriyetine saldıracak düşmanlar, dünyada benzeri görülmemiş bir zafer kazanmış olabilirler. Zorla ve hileyle güzel vatanının tüm kaleleri yakalanmış, tüm tersanelerine girilmiş, tüm orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi fiilen işgal edilmiş olabilir. Tüm bunlardan daha acı ve daha fena olmak suretiyle, ülke içinde yönetimde bulunanlar gaflet, sapkınlık ve hatta hainlik içinde olabilirler. Hatta bu yöneticiler, kişisel çıkarlarını işgalcilerin siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler. Millet, yoksulluk ve sorun içinde bitkin düşmüş olabilir.
Ey Türk geleceğinin evladı! İşte bu şekilde durum ve şartlar içinde bile görevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. İhtiyacın olan güç, damarlarındaki asil kanda vardır.
Gençliğe Hitabe’nin Dil ve Ifade Özellikleri:
Metin, direkt gençliğe seslenir. “Ey Türk gençliği!” ve “Ey Türk istikbalinin evlâdı!” şeklinde ifadeler bunun açık göstergesidir.
Okuyucuyu harekete geçirmeyi, ona vazife ve mesuliyet duygusu kazandırmayı amaçlar. “Birinci vazifen…” ve “muhtaç olduğun kudret…” şeklinde cümleler bu etkiyi sağlamlaştırır.
Metinde nasihat veren, vazife yükleyen, şuur uyandıran bir ton vardır. Bu yüzden ifade kuvvetli ve kararlıdır.
“istiklâl, cumhuriyet, varlık, istikbal, dâhilî, hâricî, bedhah, şerait” şeklinde kelimeler metnin resmî ve tarihî havasını artırır.
“Türk istiklâli, Türk Cumhuriyeti” şeklinde tekrarlar vurguyu artırır.
Amaç, okuyucunun görevi ve verilmek istenen mesajı direkt anlamasıdır.
Metin hem mantığa hem millî duygulara seslenir. Böylece yalnız informasyon veren değil, bununla birlikte coşku uyandıran bir yapı kazanır.
En negatif şartlar sıralandıktan sonrasında bile gençliğe vazife hatırlatılır ve ümit aşılanır.
6 soruluk kitap testiSen Bir Kitap Olsaydın Iyi mi Bir Kitap Olurdun? Bazı insanoğlu derin…
Okuyucu – Bernhard SchlinkTür:RomanYazar:Bernhard SchlinkYayınlanma Zamanı:2000Yayınevi:İletişim YayıncılıkISBN:9789754703887KarakterlerMichael Berg: Romanın anlatıcısı olan Michael, hikayeyi hem gençlik…
KİTAP DİYARI TESTBu Kontrol Sana Hangi Mesleğin Yakıştığını Söylüyor Her insanoğlunun doğasında öne çıkan bir…
KİTAP DİYARI TESTSeçimlerine Nazaran Sen Iyi mi Bir Okursun? Her okurun kitaplarla kurduğu ilişki farklıdır.…
[kd_testler]The post Hangi klasik roman sana daha yakın? first appeared on Kitap Diyarı.
Sözcüklerin Kamera Arkası – Ferhat TaştekinTür:ÇocukYazar:Ferhat TaştekinYayınlanma Zamanı:2024Yayınevi:Timaş BasımISBN:9786259834665KarakterlerEce: Meraklı ve araştırmayı seven bir talebe.…