Karakterler
Genç Hanım (Öykünün merkezindeki “çiçek” figürü) :Hikâyede “harabe” olarak betimlenen, yıkık dökük bir konağın ya da binanın çevresinde görülen genç hanım, hikâyenin simgesel anlam taşıyan karakteridir. Genç hanım, yaşamış olduğu toplumsal ya da ailevî problemler neticesinde dışlanmıştır yada yalnızlaşmıştır. Kırılgan fakat ümitli bir yapıya haizdir ve yeni bir başlangıç arayışındadır.
Erkek Karakter / Anlatıcı: Bir çok vakit Reşat Nuri’nin hikâyelerinde anlatıcı konumunda olan bir adam karakter, kasabaya/vakaya dışarıdan gelmiş olarak yada gözlemci bir yaklaşımla hikâyeye dâhil olur. Genel anlamda eğitimli yada şehirli olduğundan kasabanın/taşranın insanlarına ve yaşam şartlarına ilkin yabancı gözle bakar, sonrasında onlarla duygusal bir bağ kurar.
Mevzusu
Anlatılan hikâye, minik bir Anadolu nahiyesinde yaşayan ve toplumsal önyargılar yüzünden yalnızlaşmış genç bir kadının hikâyesi çevresinde şekillenir. Hanım, harabe hâline gelmiş eski bir konakta adeta “çiçek” şeklinde direnmeye çalışırken kasaba halkının dedikodularına ve baskılarına maruz kalır. Bu süreçte, dışarıdan gelen bir adam karakter onun iç yaşamına yaklaşarak toplumsal yargıları sorgular. Yaratı, aşk, yalnızlık ve özgürlük arayışı ekseninde, taşra yaşamının tutucu yanlarını eleştiren bir bakış sunar.
Reşat Nuri Güntekin’in “Harabelerin Çiçeği” adlı eseri, Anadolu’nun kırsal bir nahiyesinde, köhne ve bakımsız kalmış eski bir konak (harabe) çevresinde dışlanmış bir kadının hikâyesini merkezine alır. Toplumun önyargılı bakışları yüzünden kendi içine çekilmiş bu genç hanım, harabe benzeri bir yalnızlık yaşar ve kasabalıların dedikoduları onu “uğursuz” bir figür şeklinde gösterir. Eserin anlatıcısı yada adam karakteri, çoğunlukla dışarıdan gelen, kasabaya yabancı biri olarak bu hanıma rastlar ve onun iç dünyasını, yaşamış olduğu zorlukları merak eder. İlk karşılaşmaları esnasında her ikisi de çekingen davranır; sadece ikisinin de paylaşmış olduğu yalnızlık duygusu, aralarında duygusal bir yakınlık doğmasına neden olur. Kasaba halkı bu ilişkiye kuşkuyla bakıp, dedikodularla ikilinin üstünde giderek artan bir toplumsal baskı kurar. Kadının geçmişinde yaşamış olduğu ailevî problemler ve geleneksel zorlamalar, yavaş yavaş gün yüzüne çıkar ve kendisini “harabelerin çiçeği” olarak anılmaya iten ağlatısal koşullar netleşir. Hanım ve adam karakter, ya beraber kaçmaya ya da tüm baskılara karşın cesurca yüzleşmeye karar vermek zorunda kalır; bu süreçte, harabe mekânı kadının içsel çöküşünü, yıkılmış hayallerini ve gene de ayakta kalan umudunu sembolize eder. Reşat Nuri, mütevazı ve akıcı üslubuyla taşra topluluklarının dedikodularını, önyargılarını ve geleneksel değerlerin ferdin özgürlük mücadelesini iyi mi kısıtladığını gerçekçi bir üslupla anlatır. Bununla birlikte “harabelerin çiçeği” metaforu, en fena koşullarda bile filizlenebilen umudu, güzellik ve özgürlük arayışının sönmeyen direncini göstermeyi amaçlar. Bu yönüyle yapıt, yazarın “Çalıkuşu” ve “Yeşil Gece” şeklinde daha meşhur romanlarında işlediği toplumsal değişiklik ve ferdin benliğinin içindeki kırılmaları yansıtan mühim bir yapı taşı olarak Türk edebiyatında hususi bir yere haizdir.
“Harabelerin rutubetli yerlerinde, renkli su damlalarından terekküp etmiş şeklinde görünen bir nevi yeşil çiçekler açar. Onlar, şafakla doğarlar, birazcık sonrasında, bir damla su şeklinde akarlar, kaybolurlar. Bu harabe çiçeklerinin talihleri, insanların talihine benzer: Doğarlar, ağlarlar, ölürler.”
Reşat Nuri Güntekin, birbirinden etkisi altına alan üç değişik hikâyeyi yazıya döktüğü Harabelerin Çiçeği’nde, insan ve toplumun iç içe geçmiş olduğu derin temaları işliyor. Büyük usta, bu hikâyelerde okuru yaşamın acımasız gerçekleriyle yüzleştirirken aşk, dostluk ve ihanet şeklinde mevzuları da başarıyla ele alıyor. İlk hikâye Harabelerin Çiçeği, geçmişinin izlerini taşıyan ve izole bir yaşam devam eden Süleyman’ın kaybetmiş olduğu aşkının peşinden gitmeye devam etmiş olduğu içsel yolculuğunu konu alıyor. Eski Ahbap, geçmişe dayanan arkadaşlıkların zaman içinde iyi mi şekillendiğini ve dostlukla ihanet arasındaki o ince çizgiyi gözler önüne seriyor. Üçüncü hikâye Boyunduruk ise aile baskılarının kişinin bireysel özgürlük uğraşını ne aşama sekteye uğrattığını ortaya koyuyor.
Reşat Nuri Güntekin, akıcı anlatımı yardımıyla her bir hikâyede okuru insan yaşamına dair derin düşüncelere sevk ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…
Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…
10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları — Senaryo…