
Mahşer – Stephen King
Karakterler
Stu Redman: Kriz anlarında paniğe kapılmayan, sağduyusu ve ergonomik zekasıyla öne çıkan bir karakterdir. Doğuştan önder değildir fakat zor zamanlarda mesuliyet almaktan kaçmaz, hayatta kalmanın yalnız güçle değil, akılla mümkün bulunduğunu gösterir.
Frannie Goldsmith: Hamileliğiyle beraber romanın gelecek fikrini taşır. Kırılganlığıyla gücü aynı anda barındırır, korkan fakat gene de doğru olanı hayata geçirmeye çalışan insanoğlunun sembolüdür. Yeni bir dünyanın etik temelini sorgulayan karakterlerin önderlik yapar.
Larry Underwood: Roman süresince en net dönüşümü yaşayan kişidir. Başlangıçta egoist ve kaçışçı bir yapıya sahipken, yaşadıkları onu vicdanla yüzleşmeye zorlar. İyiliğin doğuştan değil, bilgili bir seçim bulunduğunu temsil eder.
Nick Andros: Sağır ve dilsiz olmasına karşın derin bir hakkaniyet duygusuna ve kuvvetli bir gözlem kabiliyetine haizdir. Sessizliği, onu zayıf değil aksine dikkatli ve güvenilir kılar, topluluğun aklı ve vicdanı benzer biçimde çalışır.
Tom Cullen: Zihinsel engeline karşın saf iyiliği ve sadakatiyle öne çıkar. Karmaşık hesapları yoktur; gerçeği sezgisel olarak hisseder. Romanın en temiz etik figürlerinden biridir.
Mother Abagail: İnanç, sabır ve maneviyatı temsil eder. Kusursuz değildir fakat iyiliğin rehberliğini yapar, insanlara ne yapmaları icap ettiğini değil, nerede durmaları icap ettiğini hatırlatır.
Randall Flagg: Korku, kaos ve güç arzusu üstünden beslenen kötülüğün vücut bulmuş hâlidir. İnsanların zaaflarını kullanır, seviye vaat eder fakat bedeli itaattir. King’in evreninde kötülüğün kolay yok olmadığını simgeler.
Mevzusu
Ölümcül bir salgın sonrası çöken dünyada hayatta kalan insanların iki karşıt kutup çevresinde toplanmasını anlatır. Bir yanda dayanışma, vicdan ve özgür iradeyi savunanlar, diğer yanda korku, güç ve itaate dayalı bir seviye vardır. Roman, kıyamet sonrası bir hayatta kalma hikayesinden oldukca, insanoğlunun iyiyle kötüyü bilgili bir seçim olarak iyi mi seçtiğini sorgulayan büyük bir etik yüzleşmedir.
Mahşer Özeti
Mahşer, ABD’deki bir askeri laboratuvardan kazara sızan ve “Captain Trips” isminde olan ölümcül bir grip salgınının insanlığın neredeyse tamamını yok etmesiyle adım atar. Hastalık oldukca kısa sürede yayılır. Devletin karantina ve data kontrolü çabaları çöker, ürkü büyür ve cemiyet düzeni hızla dağılır.
Market yağmaları, sertlik, söylentiler, uzun ve tehlikeli yolculuklar ile yitik yakınlar üstünden Stephen King, medeniyetin ne kadar kırılgan bulunduğunu gösterir. Salgına doğuştan bağışık olan oldukca minik bir azınlık haricinde insanoğlu kitlesel halde ölür ve dünya, bildik anlamıyla sonlanır. Hayatta kalanlar zaman içinde ortak rüyalar görmeye adım atar ve iki zıt kutba çekilir.
İyiliği, inancı ve dayanışmayı temsil eden yaşlı ve dindar Mother Abagail, insanları Colorado’daki Boulder çevresinde toplamaya çalışırken Randall Flagg, kısaca “Dark Man”, korku, güç ve itaate dayalı karanlık bir seviye kurarak hayatta kalanları Las Vegas’a çeker. Bu noktadan sonrasında roman, rahat bir kıyamet sonrası hayatta kalma hikayesinden çıkarak iyi ile kötünün açık bir karşılaşmasına dönüşür.
Boulder’da toplanan insanoğlu “Free Zone” isminde olan bir topluluk kurar. Elektrik, güvenlik, yönetim, mahkeme ve basın benzer biçimde kurumları tekrardan inşa etmeye çalışırlar. Stu Redman, Frannie Goldsmith, Larry Underwood, Nick Andros ve Tom Cullen benzer biçimde karakterler bu yeni toplumun vicdanını, aklını ve insanlığını temsil ederken güç arzusu, korku, kıskançlık ve liderlik çatışmaları topluluğun içini de sınar.
Bilhassa Harold Lauder karakteri üstünden, kötülüğün yalnızca dışarıdan değil, insanoğlunun içinden de sızabileceği gösterilir. Öte yanda Randall Flagg’ın Las Vegas’ta kurduğu seviye daha otoriter, ceza verici ve korkuya dayalıdır, teknoloji ve askeri disiplin hızla geri gelir, sadece bu düzenin altında derin bir çürüme ve bastırılmış kaos birikir. Mother Abagail’in çağrısıyla Boulder’dan seçilen bazı karakterler, kötülüğün merkezine doğru yaya bir yolculuğa çıkar ve romanın “Mahşer” terimi somutlaşır.
Aslolan sorun kazanmak değil, doğru olan yerde durabilmektir. Finalde Flagg’ın çevresinde biriken sertlik, fanatizm ve kör itaat tek bir kıvılcımla yıkıcı bir felakete dönüşür, kötülüğe teslim olmanın bedeli ağır olur. Randall Flagg ise tamamen yok olmaz, başka bir yerde tekrardan ortaya çıkabileceği ima edilerek kötülüğün sürekliliği vurgulanır.
Mahşer, kıyamet sonrası bir yıkım romanından oldukca, insanoğlunun iyiyle kötüyü her çağda tekrardan seçmek zorunda kaldığını özetleyen epik ve etik bir yüzleşmedir.
Mahşer – Kitap Açıklaması
-“Mahşer, serüven, aşk, kehanet, alegori, düşlem ve realizm öğeleriyle harmanlanmış mükemmel bir roman.”
-The New York Times Book Review-
Biyolojik denemeler meydana getirilen bir kuruluştan kaçan biri, kısa süre sonrasında domino etkisiyle insanların yüzde doksan dokuzunu yok edecek mutasyona uğramış ölümcül bir grip mikrobunu yaymaya adım atar. Hayatta kalmayı başaran korku ve şaşkınlık içindeki bir avuç insan kendilerini kurtaracak bir önder arayışı içine girer. Ve iki aday ortaya çıkar… Colorado’da bir halkevi kurmakta ısrar eden 108 yaşındaki hayırsever rahibe Abagail ve kötülükten başka bir şey düşünmeyen, kargaşadan mutlu olan sertlik yanlısı “kötü karakter” Randall Flagg…
Yalnızca düşlerde var olabileceğini sandığımız karanlık bir öykü…
(Tanıtım Bülteninden)


