| 1984 | Issızlığın Ortası | Yazarın ilk romanıdır; 1970’ler Türkiye’sinde fert ve toplumsal baskı, yalnızlık ve yabancılaşma temalarını işler. Ödüllü olmasına rağmen yayınlanması 12 Eylül sürecinden dolayı gecikmiştir. | Eroğlu’nun karakter ve atmosfer kurmadaki enerjisini gösterir; anti-kahraman yaklaşımı ve kişinin “ortada” kalmışlığı etkileyicidir. |
| 1985 | Geç Kalmış Ölü | Issızlığın Ortası’nın devamı ya da tamamlayıcısı durumunda bir romandır. “Geç kalmış” olmanın, ölüme ya da yokluğa dair bir metaforu kullanır. | İlk romanın yarattığı atmosferi derinleştirir; yazarın toplumsal ve bireysel değişimleri yazınsal düzeyde ele alışını verir. |
| 1986 | Yarım Kalan Yürüyüş | Bir yürüyüş metaforu üstünden, “yarım kalmışlık” duygusu, kişinin geçmişle ve ideallerle hesaplaşması temaları işlenir. | Bu eserle Eroğlu, artık yalnızca toplumsal değil varoluşsal boyuta da geçiş yapar; dil ve karakterizasyon açısından olgunlaşma görülür. |
| 1989 | Adını Unutan Adam | Kendi kimliğini, adını unutmuş bir adam karakter üstünden kimlik/ unutuluş arasındaki ince çizgiyi irdeler. | Eroğlu’nun “adını unutmak” şeklinde metaforik yükü yoğun bir temayı roman düzeyinde işlediği mühim bir yapıtıdır. |
| 1994 | Yürek Sürgünü | Kişinin içsel sürgünü, duygusal ve zihinsel bir hesaplaşma olarak romanlaştırılmıştır. Toplumsal değişimler ve bireysel sancılar arka plandadır. | Eroğlu’nun olgun dönem eserlerinden biri; duygusal yoğunluk ve toplumsal referanslar beraber yürür. |
| 2000 | Yüz: 1981 | 1981 yılına göndermelerle bir karakterin, bir devrin yüzünü anlamaya çalmış olduğu bir eserdir. | Yazar, artık direkt devrin politik atmosferini romana taşımaktadır. Kurgusal olarak daha geniş bir perspektif kazanmıştır. |
| 2002 | Dönemin Manzarası | Dönemin değişik katmanlarını, geçmiş-şimdi-gelecek bağlamında sahneye koyar. Toplumsal değişiklik, bireysel çatışma ve süre ilişkisi ön plandadır. | Eroğlu’nun roman tekniğinde zaman içinde olan ilişkisini irdelediği, ifade bakımından daha deneysel sayılabilecek bir yaratı. |
| 2004 | Kusma Kulübü | “Kulüp” adlı bir mekan çevresinde, kişinin içsel çöküşü, toplumsal dışlanması ve kendini bulma uğraşı anlatılır. | Metaforlar ve gerçekçilik iç içe geçmiştir; Eroğlu’nun karanlık taraflarıyla yüzleştiği mühim bir yapıttır. |
| 2005 | Düş Kırgınları | Hayalleri gerçekleşmemiş bir kuşağın, bilhassa 1968 kuşağının bireyinin bunalımı üstüne kurulmuştur. | Toplumsal arka plan ve bireysel trajedi beraber yürür; Eroğlu’nun dönem romancısı olarak konumunu pekiştirir. |
| 2006 | Belleğin Kış Uykusu | Bellek, bilinçaltı ve kış uykusu metaforları üstünden insanoğlunun iç dünyası ile süre ilişkisi işlenir. | Daha ruhsal düzeye inilmiş bir romandır; okuyucuyu düşünmeye sevk eder. |
| 2009 | Fay Kırığı ‑ 1: Mehmet | “Fay Kırığı” triosunun ilk kitabıdır. Mehmet adındaki bir karakter üstünden laik-muhafazakâr çatışma, derslik farklılıkları ve bireysel yükselme temaları ele alınır. | Eroğlu, üçleye geçerek daha sistemli bir anlatı kurar; ilk kitap hedef kitlenin dikkatini çeker. |
| 2011 | Fay Kırığı ‑ 2: Emine | Üçlemenin ikinci kitabı; laik-muhafazakâr çatışmanın hanım karakter Emine üstünden yürütülmüş olduğu, evlilik, kimlik, toplumsal baskı temalarının yer almış olduğu romandır. | Toplumsal cinsiyet ve kimlik mevzuları Eroğlu’nun geleneksel odaklarından birazcık sapma gösterir; çeşitlilik kazandırır. |
| 2013 | Fay Kırığı ‑ 3: Rojin | Üçlemenin son kısmı; Türk-Kürt meselesi çerçevesinde, asker Mehmet ve PKK’lı Rojin üstünden çatışma-diyalog temasını işler. | Dil, mevzu ve perspektif bakımından kırılma noktasıdır; Eroğlu’nun toplumsal sulh arayışı roman formunda görünür. |
| 2014 | 9,75 Santimetrekare | Askerlik deneyimi, yaralanma, vicdan ve devrin politik gelişimleri (mesela Seyahat vakaları şeklinde) romanın merkezindedir. | Eroğlu’nun modern vakalara direkt bakmış olduğu eserlerinden; fert ile devlet, gövde ile ruh çatışması öne çıkar. |
| 2017 | Mermer Köşk | Maddi zenginlik, genç avukat-zengin aile ilişkisi, aşk ve hastalık vasıtasıyla toplumsal derslik eleştirisi ihtiva eder. | Eroğlu artık klasik toplumsal gerilimi çağıl şehir ortamına taşıyor; anlatımı daha “güncel” hissedilir. |
| 2018 | Kıyıdan Uzakta | Bir kadının kendiyle ve toplumsal gerçeklerle hesaplaşması üstüne kurulu bir romandır. | Eroğlu’nun anlatımında yeni bir karakter profili çıkar (hanım kahraman); yenilik ve çeşitlilik yönünden önemlidir. |
| 2019 | İyi Insanın On Günü | “İyi Adam” terimi üstünden on günlük bir süre diliminde karakterin değişimi ve toplumsal yargılar üstüne düşünülür. | Popüler kültürle de etkileşimi olan, film uyarlamaları çıkaran bir yaratı; Eroğlu’nun erişimini genişletir. |
| 2020 | Fena Insanın On Günü | “Fena Adam” terimini irdeleyen devam kitabıdır; toplumun ve karakterin etik sınırlarıyla ilgilenir. | İyi/fena ikilemlerini sorgulayan roman, Eroğlu’nun tematik çeşitliliğini artırır. |
| 2021 | Meraklı Insanın On Günü | Merak duygusunun tetiklediği vakalar ve karakterin kendiyle yüzleşmesi ön plandadır. | “On gün” serisi biçimsel yeniliğe işaret eder; süre kısıtıyla yoğunlaşan ifade getirmiştir. |
| 2022 | Kendi Hayatında Ölme Vakti | Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide, kişinin kendi hayatında “ölme” metaforunu yaşaması üstünde durulur. | Eroğlu’nun varoluşsal yönünü üst düzeye taşımış olduğu bir yaratı olarak okunabilir. |
| 2023 | Ruhun Parmak İzi / Varlıklar | Bilimkurgu türüne yaklaşan bir anlatıyla insanlığın geleceği, varlık ve yokluk bağlamında ele alınır. | Eroğlu için tür değişimi ve yeni alan denemesi açısından önemlidir; okur için de değişik bir yön. |
| 2024 | Sakin Insanın On Günü | “On gün” serisinin yeni halkası; sakinlik, dönemin akışı ve karakterin iç dünyasında geçen süreçler anlatılır. | Seri içindeki yeniliklerden biri; biçimden mevzuya kadar hâlâ dinamik bir üretici bulunduğunu gösteriyor. |
| 2025 | Son Gezegen / Varlıklar 2 | “Varlıklar” serisinin ikinci halkası; insanlığın ve gezegenin sonunu ya da yeni başlangıcını mevzu edinen bir tema üstüne kurulu. | Geleceğe, tür sınırlarını zorlayarak bakan bir yaratı; Eroğlu’nun yazınsal olarak sınırlarını genişletmesi açısından dikkate kıymet. |