Nahit Hanım – Osman Balcıgil
| Tür: | Roman |
| Yazar: | Osman Balcıgil |
| Yayınlanma Zamanı: | 2025 |
| Yayınevi: | Destek Yayınları |
| ISBN: | 9786255942418 |
Karakterler
Nahit: Kitabın ana karakteridir. Felsefe mezunu ve edebiyat öğretmenidir. Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki aydın ve idealist hanım figürünü temsil eder. Orhan Veli ile yaşamış olduğu aşk ilişkisi, onun bohem hayatına karşı ayakları yere basan, mantıklı duruşuyla dengelenir.
Nermin: Nahit’in üniversiteden yakın arkadaşıdır. Kimya öğretmeni olarak Nahit’le beraber Ankara’ya gider. Mantıklı ve gerçekçi bir karakterdir. Nahit’in hayatındaki dönüm noktalarında ona destek olur, kimi zaman de ilk tepkiyi veren şahıs olur.
Orhan Veli Kanık: Devrin meşhur şairidir. Kitapta Nahit’le yaşamış olduğu aşkla öne çıkar. Şiirlerinde olduğu şeklinde, hayatında da bohem ve özgür ruhlu bir karakter olarak tasvir edilir.
- Halil: Nahit’in evlendirilmiş olduğu edebiyat öğretmenidir. Nahit ile aynı mesleği paylaşan ve ona destek olan bir figürdür.
- Kamil: Nermin’in evlendirilmiş olduğu mimardır. Karakterler, tekrardan inşa edilen ülkeye katkı sunan aydın çiftler olarak bir araya gelirler.
- Necip Fazıl ve Sabahattin Ali: Devrin mühim şairlerindendirler ve Nahit’in edebiyat bilgisine hayranlık duyan kişiler olarak özetlemek gerekirse bahsedilirler.
Mevzusu
Osman Balcıgil’in Nahit Hanım kitabı, edebiyat öğretmeni Nahit’in yaşam hikâyesini anlatır. Kitap, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurum yıllarında yaşanmış olan toplumsal değişimleri, eğitim alanındaki yenilikleri ve siyasal kargaşa ve bunalımları Nahit’in bakış açısından aktarır. Kitap bununla beraber Nahit’in, devrin mühim şairleri Orhan Veli Kanık, Necip Fazıl ve Sabahattin Ali şeklinde isimlerle olan ilişkilerini ve aşk yaşamını da mevzu alır.
Nahit Hanım Özeti
1927 yazında Nahit, felsefe; Nermin ise kimya bölümünden mezun olmuşlardı. Onlar, bir ülkeyi kaybetmenin ve geri almanın ne anlama geldiğini oldukça iyi farkındaydılar. 1920’den itibaren Yunan’ın İzmir’de denize dökülmesi, İstanbul’un kurtuluşu, padişahlığa son verilmesi, Cumhuriyet’in ilanı ile bağımsızlık sürecine tanıklık etmiş bir nesile mensuptular. Bu yüzden Ankara’da öğretmene gereksinim duyulduğunu öğrenince asla tereddüt etmeden oraya gittiler. İkisi de Ankara Kız Lisesinde işe başladılar. Çocukluklarından itibaren asla ayrılmayan iki dost, minik de bir ev kiraladılar.
Savaştan yeni çıkmış, çiçeği burnunda Cumhuriyet’in çocuklarına büyük iş düşüyordu. 1 Ocak 1929’da Latin harflere geçilmiş, eğitim neferlerine de fazlaca iş düşmüştür.
Başta Gazi Paşa olmak suretiyle, hükümet ve çevresindeki aydın kadro, edebiyat meselelerini fazlaca önemsiyordu şu sebeple ülkenin fikrî meseleleri edebiyatla yoğruluyordu.
Edebiyat öğretmenliği meydana getiren Nahit, devrin şairlerinden Necip Fazıl ve Sabahattin Ali’yi kendine fanatik bırakmış; adına sıkça şiirler yazılıyordu. O ise kendi şeklinde edebiyat öğretmeni olan Halil’le yaşamını birleştirdi. Nermin ise mimar olan Kamil’le evliliğe ilk adımını attı. Çiftler aynı binada oturuyor, beraber eğleniyor, beraber dinlence yapıyor, tekrardan inşa edilen ülke hakkında düşünce üretiyor ve bu gelişimde kendi katkılarını da hayata geçiriyorlardı. Evlerinde edebiyat günleri yaparak öğrencilerini çağrı ediyor, onlardaki değişik yönleri de keşfediyorlardı. O yıllarda öğrencileri olan Orhan Veli Kanık’ın da hayatlarına girmesi bu günlerde oldu. Her hafta bir araya geldikleri öğrencileri ile Ankara’nın soğuk kış gecelerinde edebiyat konuşuldu.
1933 yılına gelindiğinde İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Savaşın ne menem bir şey bulunduğunu bilen İsmet İnönü, savaşın ülkeye sıçramaması için elinden geleni yapmış oldu. Ülkenin ve dünyanın gündemini yakından takip eden genç çiftlerimiz, kendi mesleklerini en iyi şekilde yaparak ülkenin gelişimine katkı sunmaya devam ettiler.
Nahit’in Orhan Veli ile olan münasebeti ilerleyip aşka dönüşünce ilk tepkiyi arkadaşı Nermin verdi. Fakat Orhan Veli’nin bohem karakteri, Nahit’in ayakları yere basan tavrı bu ilişkiyi rolantide tuttu. Bir taraftan savaşı kapıda hisseden öte taraftan fazlaca partili hayata hazırlanmaya çalışan, Köy Enstitüleri şeklinde eğitimde devrim meydana getiren çalışmalarla gündem yoğundu.
İkinci Dünya Savaşı bitmiş, akabinde DP iktidara gelmiş, başta eğitim ve eğitimciler olmak suretiyle kıyıma adım atar. Bundan Nahit Hanım da nasibini alır. Edirne’ye tayini çıkar.
Nahit Hanım – Kitap Açıklaması
SOLUK KESEN BİR HAYAT, İNANILMASI ZOR BİR MACERA!
Necip Fazıl da, Sabahattin Ali de ona deli şeklinde âşık oldu. O, Halil Vedat Fıratlı ve Arif Damar’la evliliğe ilk adımını attı. Bu sırada, kendisinden epey genç olan Orhan Veli’ye sırılsıklam âşık oldu. Üstelik Halil Bey’le evliyken.
1928 senesinde, Ankara’da öğretmene gereksinim bulunduğunu duyduğunda, gözünü bile kırpmadan İstanbul’u geride bırakıp soluğu başkentte aldı. Cumhuriyet’in ve Ankara’nın kuruluşuna birinci elden tanıklık etti, katkı sundu.
Tam bir Cumhuriyet hanımıydı.
Nahit Hanım, Gazi’nin sofrasına oturdu, onunla dans etti.
Hemen hemen 19 yaşlarında bir genç kızken, büyük önderin hayranlığını kazanmıştır.
Güzeller güzeli Nahit Gelenbevî, yaşamının sonuna dek evinin kapılarını sanatçılara ve edebiyatçılara açık tuttu.
Karşılığında “Rönesans şeklinde hanım!” ve “Koruyucu meleğimiz!” denilerek onurlandırıldı.
Nahit Hanım’ı en iyi tanımlayan cümleyi ise Cemal Süreya kurdu:
“CUMHURİYET GİBİ KADIN!”
1930’lu ve 1940’lı yılların Ankara’sını anlamadan, genç Cumhuriyet’in ideolojisini, felsefesini, itici enerjisini, iradesini, tutkusunu kavramak mümkün değil.
Nahit Hanım’la beraber Cumhuriyet’i keşfetmeye var mısınız?
Hem de onun inanılması güç hayatına tanıklık ederek…
(Tanıtım Bülteninden)


