Tuzu Kuru Olmak Deyimi: Anlamı, Günlük Dünyadaki Kullanımı
Tuzu kuru olmak nedir? Bu yazıda tuzu kuru olmak deyiminin anlamı, benzer deyimlerle ve atasözleriyle ilişkisini bulacaksınız.
Tuzu Kuru Olmak Deyiminin Kısa Tanımı
“Tuzu kuru olmak”, hali vakti yerinde olmak, ekonomik sorun çekmemek ve geçim derdi yaşamamak anlamına gelir. Günlük hayatta, bilhassa başkalarının problemlerine ilgisiz kalan yada maddi zorlukları küçümseyen insanoğlu için de kullanılır.
Tuzu Kuru Olmak Deyiminin Detaylı Anlamı
Maddi Rahatlığı Olan Kişiler İçin Kullanımı
Bir kişinin tertipli gelirinin olması, evi, otomobili yada mirası bulunması onun tuzunun kuru bulunduğunu ifade eder. Bu şekilde insanoğlu, kriz dönemlerinde yada ekonomik sıkıntılarda diğerlerine kıyasla daha azca etkilenir.
Başkalarının Problemlerine Kayıtsız Kalmak Anlamı
Deyim yalnızca maddi rahatlığı anlatmaz, bununla beraber empati eksikliği yaşayan, başkalarının problemleriyle ilgilenmeyen kişiler için de söylenir. Mesela, yoksulun derdiyle ilgilenmeyen bir zenginden bahsederken “onun tuzu kuru” denir.
Benzer Anlam Taşıyan Deyimler-Atasözleri
Benzer Deyimler:
Benzer Anlamlı Atasözleri:
Tuzu Kuru Olmanın Toplumsal Yansımaları
Varlıklı ve Fukara Ayrımı: Bu deyim, toplumdaki gelir adaletsizliğine ve derslik farklarına da işaret eder.
Empati Eksikliği: “Tuzu kuru” olan kişiler, bir çok süre başkalarının sıkıntılarını küçümseyerek empati yapmaz.
Edebiyatta ve Halk Dilinde Kullanımı: Türk romanlarında, bilhassa köy romanlarında ve toplumsal eleştiri içeren eserlerde “tuzu kuru” ifadesi zengin-yoksul karşıtlığı üstünden sıkça kullanılmıştır.
Çağıl Dönemde Deyimin Kullanımı: Günümüzde enflasyon, işsizlik ve yaşam pahalılığı tartışmalarında, ekonomik olarak kuvvetli kişilerin diğerlerinin dertlerine kayıtsızlığı anlatılırken “tuzu kuru olmak” ifadesi gündeme gelir.
Netice ve Genel Değerlendirme
“Tuzu kuru olmak” deyimi, ekonomik rahatlık, refah ve başkalarının problemlerine kayıtsızlık anlamlarını taşır. Hem geçmişte tuzun değerine atıf meydana getiren zamanı bir yönü vardır hem de günümüzde toplumsal ve ekonomik farkları ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu yönüyle, bu deyim hem lügatımızda hem de toplumsal hayatımızda mühim bir yere haizdir.
Çevirmen Âsım Çevirmen Âsım (D: Gaziantep, 1755 – Ö: İstanbul, 1819) Dilci, ozan ve tarihçi.…
Medya, bireylerin gündelik yaşam pratiklerinden siyasal tercihlerine kadar uzanan çeşitli alanları biçimlendirmede tehlikeli sonuç rol…
Şeyh Bedreddin Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin (D: Simavna, 1359 – Ö: Serez, 1420) Mutasavvıf,…
Şeyh Bedreddin Destanı – Nazım Hikmet Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı, yalnızca bir şiir kitabı…
Türk Kültüründe ve Türk Edebiyatında Hızır Hızır Halk inanışında ölümsüz olduğuna, zorda kalanların yardımına yetiştiğine,…
Kötülüğün Sıradanlığı – Hannah Arendt Fenalık bir çok vakit “canavarca” bir şey şeklinde düşünülür: Şiddete…