Victoria Özeti, Konusu ve Karakterleri

Victoria – Knut Hamsun

Karakterler

Johannes Møller: Romanın baş karakteri olan Johannes Møller, genç bir yazardır. Victoria’ya gönlünü kaptırır ve onunla evlenmek ister. Sadece, Johannes’in yoksul olması ve Victoria’nın varlıklı bir aileye mensup olması, ilişkilerini karmaşık hale getirir.

Victoria: Victoria, kitabın adını almış olduğu ana karakterdir. Varlıklı bir ailenin kız evladıdır ve güzel, zarif ve çekici bir genç hanımdır. Johannes’e ilgi duyar ve onunla ilişki yaşar, sadece aşkı ve sadakati sorguladığı bir iç savaşım yaşar.

Otto: Victoria’nın nişanlısıdır. Victoria, bu gerçeği itiraf edemese de babası şato çıkarları uğruna Otto ile nişanlanmasını istediği için onunla beraberdir.

Mevzusu

Victoria” kitabının mevzusu, aşk, ilinti, derslik farkları ve içsel çatışmalar üstüne odaklanan bir aşk hikayesidir. Kitap, Johannes adlı genç bir ressamın, varlıklı bir aileye mensup olan Victoria adlı genç bir hanıma olan aşkını anlatır. Victoria, kendi içindeki çatışmalarla savaşım ederken, aşkı ve sadakati sorgular. Bir taraftan Johannes’e olan duygularını kabul ederken, öteki taraftan toplumsal beklentiler ve aile baskısı içinde sıkışıp kalır.

Ek informasyon olarak, 1898’de yazılan bu yapıt, içinde Johannes’in yazmış olduğu romanlardan alıntılar bulundurması sebebiyle yazarın öteki romanlarından ayrışır. Nobel Edebiyat Ödüllü Knut Hamson, kızının adını Victoria koyarak romanını hayatında hususi bir yere taşımıştır.

Victoria Özeti

Değirmeni bir babanın oğlu olan Johannes, bigün dere kenarında yürürken babası onu çağırır. Şatodan haber geldiğini ve kayıkları hazırlayıp evlatları adaya götürmesini söyler. Johannes, derhal yola koyulur ve onun için adeta bir lütuf olan bu görevi yerine getirmek için şatoya gider. İskeleye varınca evlatların kayığa binmesine destek sağlar. Evin beyefendisinin ve onların arkadaşlarından oluşan bu grubu esasen tanıyordur, kayığa binerken suda rahat hareket edebilmek için uzun çizmeler giyen çoğunluğun aksine ayağındaki sandaletlerle yürümeye çalışan hemen hemen on yaşındaki Victoria’ya onu taşıyabileceğini söyler sadece on dört-on beş yaşlarındaki Otto buna engel olarak kendisinin halledebileceğini söyler ve Victoria’ya ona yardım etmek isteyenin kim olduğu ile ilgili hesap sorar. Johannes gruba dahil olmak için o bölge ile ilgili ne kadar bilgili bulunduğunu göstermek ister sadece onunla alay ederler. Bunun üstüne Johannes gruptan ayrılır ve yumurta toplamaya gider. Döndüğünde fazlaca yumurta toplamış olduğu için Victoria şaşkınlığını gizleyemez. Daha sonrasında Johannes elinde yumurtalarla adanın içine yürümeye adım atar ve Victoria peşinden gelir. Birlikte bir mağaraya girerler ve sohbetleri burada adım atar. Burada Victoria, Johannes ile Otto içinde bir karşılaştırma yapınca Johannes, buralardan gideceğini ve muhtemelen tekrar geri gelmeyeceğini söyler. Buna karşın Victoria özensiz bir tavırla Johannes’e veda ederken, Johannes ona “Seni tekrar benim kadar seven biri bulamayacaksın, bunu sakın unutma, fazlaca büyük adam olacağım ve fazlaca para kazanacağım der. Hem prenses de benim olacak.” der. Bunun üstüne Victoria üzüldüğünü görünce bir ihtimal geri gelebileceğini söyler ve giderken Victoria ona “Aslolan prenses seni benim kadar sevmesi imkansız.” der ve vedalaşırlar.

Aradan uzunca seneler geçer. Değirmencinin oğlu delikanlılık çağına gelir ve öğrenimini tamamlayıp vatanına döner. Yokluğunda büyümüş ve güzelleşmiş olan Victoria ile karşılaştığında yine konuşmaya başlarlar. Johannes, Victoria’ya en başından beridir aşıktır ve devamlı onun için şiirler yazar. Ayrıca Johannes aralıklarla vatanına gidip gelir. Günler aylar birbirini kovalarken bigün İran Kraliçesi hakkında bir yapıt yazarak büyük bir üne kavuşur ve karşılığında iyi bir miktar para alır. Şehrine tekrardan döndüğünde tekrardan Victoria ile karşılaşır. Sadece Victoria, Otto ile nişanlanmıştır. Sadece Johannes’in devamlı karşısına çıkar ve bir sıcak bir soğuk tavırlarla Johannes’in kafasını bulandırır. Sadece Victoria’yı her gördüğünde aşkı o denli büyüktür ki bu durumu göz ardı eder. Sadece günlerden bigün Johannes’e onu sevdiğini ve ona başka bir şey sormamasını söyler. Ayrıca Johannes’in ünü giderek artar ve şato davetlerine çağrılır. Hatta Victoria bilhassa Johannes’in bu davetlere katılmasını ister. Victoria’nın Johannes’e olan bu yakın tavrı nişanlısı olan Otto’yu ciddi derecede rahatsız eder. Johannes Victoria’nın karışık tavırlarına anlam veremez ve daha evvelinde boğulmak üzereyken kurtardığı ve seneler sonrasında ondan hoşlanan kıza bir talih vermeye karar verir, bunu da Victoria’ya söyler. Sadece her şey iyi gidecek zannederken Johannes, onu sevdiğini söyleyen kişinin bir başka kişiyle birlikte bulunduğunu öğrenir. Ayrıca Otto bir av etkinliğine gider ve orada ölür. Victoria fazlaca ağır bir hastalığa yakalanır ve Johannes Victoria’nın durumu hakkında informasyon almak ister. Sadece Victoria ölmüş ve ölmeden ilkin bir mektup yazmıştır. Johannes mektubu okumaya adım atar: “Sevgili Johannes, siz bu satırları okuduğunuzda ben bu diyardan çoktan göçmüş olacağım. Artık size bu satırları yazmamı engelleyecek bir şey yok. Sizi tekrar göremeyeceğim ve bu yüzden dizlerinize kapanıp bastığınız toprağı öpmediğime, size aşkımı gösteremediğime fazlaca pişmanım. Size sevgimi gösteremedim, bu sebeple binbir engelle karşılaştım. Babam bu eşiyle olan evliliği isteyerek hem beni hem kendini mahvetti. Her şey için fazlaca geç fakat gene de bilmenizi isterim. Elveda Johannes, bana yaşattığınız her şey için teşekkür ederim. Size yaşattığım fena günlerin özrünü dileyemeden göçüp gittiğim için beni bağışlayın. Bana yaşattığın her gün, her saat için size minnettarım.”

Johannes’in ise yazabilecek gücü kalmamıştır. Tek bir cümleyle yazısını sonlandırır: “Hoşçakal sevgilim!”

Victoria – Kitap Açıklaması

Modern Dünya Edebiyatı serisinden piyasaya sürülen Victoria, iki edebiyat devini bir araya getiriyor: Norveç edebiyatının en mühim isimlerinden, Nobel ödüllü Knut Hamsun’un benzersiz aşk romanı Victoria, Türk edebiyatının köşe taşlarından Behçet Necatigil’in benzersiz çevirisiyle bir okuma ziyafetine çağrı ediyor okuyucuyu. Kapitalizm’den ve batı kültüründen kaçış Hamsun’u Norveç’in yüksek dağlarına ve soğuk tabiatına yöneltmiştir daima. Hayatında olduğu şeklinde. romanlarında da insan ve doğa ilişkisini ön plana almış, insanı organik haliyle işlemeye çaba göstermiştir. Victoria bu eğilimin en kuvvetli hissedildiği romanlarından biridir Hamsun’un.

Victoria, tabiatın tüm saflığı ve doğallığı içinde birbirlerini seven iki gencin samimiyetle dolu maceralarını mevzu ediyor.

Popüler kültürüm tüketim alışkanlığı içinde çeşitli şekillerde işlenen “aşk” temasına yabancılaştığınızı düşünüyorsanız, Victoria’yı okuduktan sonrasında arındığınızı hissedeceksiniz. Dili, öyküsü ve çevirisiyle benzersiz bir okuma şansı.

(Toplam: 1, Bugün: 1 )

Site Footer