Yaşar Miraç (d. 09 Eylül 1953, Trabzon) Ozan, yazar.
Yaşar Miraç, 09 Eylül 1953 tarihinde Trabzon’da hayata merhaba dedi. İlköğrenim ve lise eğitimlerini Trabzon’da yapmış oldu. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Kısmı’ne girdi ve 1981 senesinde bu okuldan mezun oldu.
Şiir:
Çocuk kitapları:
Öteki:
Ödülleri:
BİZİM YALININ KIZLARI
bizim arka sokaktan da
iner kızlar yalıya hey
hey yalının kızları da
inci çakılın kızları
yan yana diz çöker sonrasında
hamsi ayıklarlar hamsi
türkü söyleyip oy babam
sevda sayıklanırlar da
hişt hişt
vuyy uy!
delikanlı balıkçılar
kayar açıktan yufkaya
merak ederler ıslık çalarak
birbirlerine güya
balık şeklinde niye niye
ağa vurmazlar oy babam
şu güzelim kızlar diye
balık şeklinde niye niye
git git
yürü git!
yalıda kızlar yalıda
bakışırlar gizli saklı gizli saklı
yufka ateşi yakarlar
yollu kilimler yıkarlar
yalıda kızlar oy babam
yalıda dalgın yalıda
kaçıp gitmeyi kurar da
kaçıp gitmeyi oy babam
hişt hişt
vuyy uy!
çakıllar evimiz olsun
teneke damımız olsun
yosun yatakta yatarız
ağlar yorganımız olsun
gel gel
beri gel!
çakıldan da ev olur mu
tenekeden dam olur mu
yosun yatakta yatmaya
dayanacak can olur mu
git git
yürü git!
Faroz Türküsü
dalga göz balıkçılar
oy Faroz’da Faroz’da
ışıklar karşımellim
göz kırpışır Yoroz’da
Faroz sokakları ay
kedi kuyruğu yavrum
daracık mı daracık
erikler mandalinler
bahçeleri küçücük
ak çiçekleri canım
bıçkın esince yeller
suya yollar öpücük
can balıkçı evleri
oy Faroz’da Faroz’da
salınır güzelleri
eteği yakamozda
oy kız onyedili kız
gözleri yıldız yıldız
gel otur çakıllara
senle konuşacağız
eğer baban vermezse
dağlara kaçacağız
yedirenk martı şeklinde
göklere çıkacağız
yel uçurur ağları
oy Faroz’da Faroz’da
kaçamayan kızları
kuruturlar çirozda
Yaralı
bir yaralı sevdalıyım
göğsümün gürgün pınarı
gonca güller karanfiller
moran gelincikler kanar
bir kırık badem dalıyım
yurdumun bitkin kuşları
ala şahinler turnalar
yuvaları dağıtılan
toy kanatları kırılan
emekcen gurbet kuşları
sürgün kuşlar bana konar
bir çamlıbel maralıyım
ayça sudan içmedeyken
gökten bala geçmedeyken
avcılar ağına düştüm
yarıldı gönsümün narı
yaralıyım yaralı
defne
dalım
sarın
beni
yaralıyım yaralıyım
gövercinim örtün beni
ırmaklarım yunun beni
yıldızlarım malaklarım
dağlara kaçırın beni
Türkiye’nin Gizi
türkiye bir kördüğüm
ipi sıradağlardan
iki kıtayı bağlar
sımsıkı ulortadan
hiçbir kılıç kesemez
bu zamanı düğümü
birbirine karışmış
o esrarengiz gizini
türkiye bir kördüğüm
sarmalanmış dağlarca
birbirine karışmış
halkalarıyla çağlarca
türkiye bir kördüğüm
onda hem sonsuzca yas
hem sonsuzca coşku var
günü gününe uymaz
türkiye bir koca burgaç
dünyanın dört yanından
dün bugün ve yarından
her şeyi çeker yutar
türkiye bir değirmen
öğütür durur vakit
gelecekten geçmişten
her şey onda aranan
türkiye bir köprüdür
altından toprak akar
ay ve yıldız üstünden
sonsuza doğru uzar
türkiye bir bilmece
sabahtan akşama dek
çözülür ışıklarca
akşamdan sabaha dek
örer gizini gece
GURBETE
gurbete kaçacağım
o lâcivert ülkeye
o üzünç denizine
uzayan iskeleye
ansızın sormaksızın
neler kalır geriye
gurbete kaçacağım
o kimsesiz ülkeye
o geri dönülmeze
bağlanan ilk köprüye
umarsız durmaksızın
acılar tüketmeye
gurbete kaçacağım
o duvaksız tepeye
o yolunda gözyaşı
çeşmesi kuru köye
kopup yalnızlığımdan
kopup sonsuzluğumdan
gurbete kaçacağım
gurbete tükenmeye
Göçmen Gül’e
gelir misin benimle
alıp gideyim seni
bilmediğim bölgelere
arpa boyu yollara
ey kanatların gülü
lacivertlerin gülü
türküler kondururum
apal dudaklarına
gelir misin benimle
kaf dağları ardına
acılar zorlar dolu
gurbet ülkelerine
yalnızca yüreciğin
çıplak biliçciğinle
durak bilmez yolları
aşar mısın benimle
gönlün göçmen yolunda
yaşar mısın benimle
DÜŞCE
badem pencereli
kavun kapılı
nar kiremitli
balık bacalı
küçücük bir evde
yaz sıcağında
sıcacık bir yerde
kış soğuğunda
çiçecik bir evde
kırlar güzeli
esincek bir evde
eylül geceli
ufacık bir evde
gümüş gülüşlü
tefecik bir evde
erik bir evde
yaşamak yaşamak
yaşamak sen(in)le
arzu ederdim ben de
Yaşar MİRAÇ
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…
10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları — Senaryo…
Zehri Kim Verdi – Agatha ChristieKarakterlerLuke Fitzwilliam: Romanın başkahramanıdır. Uzun seneler İngiltere haricinde polislik yapmış,…
Türk Şiirinde Güz Bir yaprağın dalından kopup ayrılması, şiirde kimi zaman tüm bir ömrü düşündürür.…