
Bunun birkaç edebî, ruhsal ve ticarî sebebi var. Aslına bakarsak “iyilerin kazanması” kuralı mutlak değil, fakat oldukça yaygın zira hem seyirci/okur beklentileri hem de hikâye yapısının kökleri buna yönlendiriyor.
- İnsan psikolojisi ve doyum duygusu
- Bir çok insan, gerçek hayatta adaletin devamlı yerini bulmadığını bilir. Bu yüzden kurguda adaletin tecelli etmesi tatminkar gelir.
- Mutlu son, beynimizde “tamamlanma” hissi yaratır. Hikâye bittiğinde içimizde yarım kalan bir huzursuzluk yerine rahatlama olur.
- Mitolojik ve masalsı kökenler
- Binlerce senedir anlatılan destanlar, masallar ve mitler genel anlamda “iyilik” temasını yüceltir. Fena karakter yenilir, iyi karakter ödüllendirilir.
- Bu, kültürler arası ortak bir hikâye kalıbıdır (Joseph Campbell’ın “Kahramanın Yolculuğu” modeli benzer biçimde).
- Ticarî kaygılar
- İzleyicilerin büyük kısmı ümit verici, motive edici sonlar görmek ister.
- Yapımcılar ve yayıncılar, daha çok bilet yada kitap satmak için bu tercihi gözetir.
- Gişe filmlerinin büyük çoğunluğu bundan dolayı “kahraman kazanır” kurgusunu kullanır.
- Acıklı yapı gereklilikleri
- Klasik 3 perdeli yapıda (başlangıç – çatışma – çözüm) izleyici, kahramanın hedefe ulaşmasını bekler.
- Hedefin gerçekleşmemesi ya da kötünün kazanması, “alternatif” yada “arthouse” beyaz perdede görülse de ana akımda nadirdir.
- İyinin kazanması ≠ devamlı mutlu son
- Bazı hikâyelerde kahraman kazanır fakat karşılık ağırdır. “Mutlu” sayılmasa da gene de etik olarak iyi taraf galip gelir.
- Mesela Braveheart, Gladiator benzer biçimde filmlerde kahraman ölür fakat fikirleri ve davası kazanır.
- Kötünün kazanılmış olduğu örnekler niçin azca?
- Se7en, No Country for Old Men, Oldboy benzer biçimde filmler kötünün kazanmasına yakın biter, sadece bu filmler genel anlamda daha niş ve rahatsız edici olarak algılanır.
- Bu şekilde sonlar seyircide huzursuzluk yaratır, bu da geniş kitlelere hitap etmez.

İşin özeti: İyilerin kazanması hem kadim bir anlatı geleneğinin devamı hem de seyirci beklentilerini karşılayan bir formül. Sadece “kötülerin kazanılmış olduğu” anlatılar/hikâyeler de var; bir tek daha diş/ sıradışı, daha “acı gerçekçi” oldukları için popüler kültürde azca yer buluyorlar.
İyilerin kazanmadığı ya da “kötülerin en azından galip geldiği” etkisinde bırakan film ve romanlardan oluşan bir sıralama oluşturacak olursak:
Bu tür yapıtlar genel anlamda seyircide rahatsız edici bir tat bırakır, fakat hem de unutulmaz olurlar.
İyilerin Kazanmadığı Etkisinde bırakan Filmler
- Se7en (1995) – Cinayetler zincirinin arkasındaki katil, planını neredeyse eksiksiz tamamlar.
- No Country for Old Men (2007) – Antagonist, hikâye süresince neredeyse asla durdurulamaz.
- Oldboy (2003) – Kahramanın intikam yolculuğu beklenmedik bir halde etik çöküşe dönüşür.
- Chinatown (1974) – Hakkaniyet sağlanamaz, kötüler kazançlı çıkar.
- The Mist (2007) – Finalde, ümit yerini ağlatısal bir ironiye bırakır.
- Requiem for a Dream (2000) – Karakterlerin yaşamı spiral şeklinde yıkıma gider.
- The Wicker Man (1973) – Kahramanın çabaları boşunadır, kurban olur.
- Prisoners (2013) – Hakkaniyet bulanık kalır, kötüler tamamen cezalandırılmaz.
- Gone Girl (2014) – Manipülatif bir karakter hikâyeyi istediği benzer biçimde yönlendirir.
- The Departed (2006) – İyilik ve fenalık çizgileri bulanık, hakkaniyet tam olarak sağlanmaz.
İyilerin Kazanmadığı Etkisinde bırakan Romanlar
- 1984 – George Orwell
- Direniş tamamen ezilir, totaliter seviye güçlenir.
- Körlük – José Saramago
- Toplumun çürümesi karşısında bireysel çabalar yetersiz kalır.
- Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck
- Karakterlerin hayalleri ağlatısal şekilde son bulur.
- Bülbülü Öldürmek – Harper Lee
- Masumiyet savunulsa da hakkaniyet sağlanamaz.
- Bir İdam Mahkûmunun Son Günü – Victor Hugo
- Toplumsal adaletsizlik sert şekilde yansıtılır.
- Amerikan Sapığı – Bret Easton Ellis
- Psikopat karakter, cemiyet içinde cezasız kalır.
- Yürekli Yeni Dünya – Aldous Huxley
- Distopik seviye sarsılmaz, fert sisteme boyun eğer.
- Karamazov Kardeşler – Dostoyevski
- Hakikat bulanık kalır, hakkaniyet duygusu doyum olmaz.
İyilerin Kazanmadığı Filmler – Kısa Özetler
- Se7en (1995)
- İki dedektif, etik sınırlarını zorlayan bir katliam serisini çözmeye çalışırken karanlık bir aklın oyunuyla karşılaşır.
- No Country for Old Men (2007)
- Tesadüfen büyük bir para çantasına haiz olan bir adam, acımasız bir takipçiden kaçmaya çalışırken vakit ve kaderle yarışır.
- Oldboy (2003)
- Senelerce sebebini bilmeden hapsedilen bir adam, özgür bırakıldığında geçmişin gölgeleriyle yüzleşir.
- Chinatown (1974)
- Hususi bir dedektif, bayağı görünen bir davanın arkasındaki karmaşık yolsuzluk ağını araştırırken, şehrin karanlık yüzüyle tanışır.
- The Mist (2007)
- Ufak bir kasaba, gizemli bir sisin içinden gelen bilinmeyen bir tehdide karşı hayatta kalmaya çalışır.
- Requiem for a Dream (2000)
- Dört karakter, değişik hayallere sahipken, bağımlılıkların onları iyi mi yavaşça tükettiğini görür.
- The Wicker Man (1973)
- Bir polis, yitik bir evladı bulmak için gittiği izole adada garip ve rahatsız edici bir toplulukla karşılaşır.
- Prisoners (2013)
- Ufak bir kasabada iki çocuğun kaybolması, aileleri ve dedektifleri etik sınırları kontrol eden bir arayışa iter.
- Gone Girl (2014)
- Evlilik yıldönümünde karısı kaybolan bir adam, medyanın ve toplumun baskısı altında gerçeği ortaya çıkarmaya çalışır.
- The Departed (2006)
- Polis teşkilatı ve kabahat örgütü arasındaki köstebek harbinde, hepimiz kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya çalışır.
İyilerin Kazanmadığı Romanlar – Kısa Özetler
- 1984 – George Orwell
- Distopik bir dünyada yaşayan bir adam, baskıcı bir rejimin karşısında bireysel özgürlüğünü korumaya çalışır.
- Körlük – José Saramago
- Ansızın yayılan gizemli bir körlük salgını, toplumsal düzeni çökertir ve insan doğasının en karanlık yanlarını açığa çıkarır.
- Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck
- Büyük Bunalım döneminde iki göçmen işçi, daha iyi bir yaşam kurma hayaliyle yola çıkar.
- Bülbülü Öldürmek – Harper Lee
- Ufak bir kasabada bir avukat, toplumun önyargılarına karşın adaleti savunmaya çalışır.
- Bir İdam Mahkûmunun Son Günü – Victor Hugo
- Ölüm cezası almış bir mahkûm, infaz günü yaklaşırken içsel hesaplaşmalar yaşar.
- Amerikan Sapığı – Bret Easton Ellis
- Yüzeyde başarıya ulaşmış bir iş insanı benzer biçimde görünen bir insanın, lüks yaşamının arkasındaki rahatsız edici gerçekleri ortaya çıkarır.
- Yürekli Yeni Dünya – Aldous Huxley
- Muhteşem benzer biçimde görünen teknolojik bir toplumda, fert olmanın bedeli sorgulanır.
- Karamazov Kardeşler – Dostoyevski
- Karmaşık aile ilişkileri ve felsefi tartışmalar, bir cinayetin gölgesinde şekillenir.


