| Tür: | Roman |
| Yazar: | Toni Morrison |
| Yayınlanma Zamanı: | 2019 |
| Yayınevi: | Sel Yayıncılık |
| ISBN: | 9786057728067 |
Karakterler
Heed Cosey: Bill Cosey’nin dul olan eşidir. Çocuk yaşta evlenilmiş olduğu için yaşamı süresince elinden alınmış çocukluk duygusunu taşır. Dışarıdan bakınca sert, inatçı ve hırçın görünür fakat temelde güvende olma ve kıymet görme ihtiyacıyla hareket eder. Christine’le kavgası da bir çok süre mirastan oldukça tanınma ve sahiplenilme meselesidir.
Christine Cosey: Bill Cosey’nin torunudur. Zekası keskin, dili sivri, gururu yüksek bir karakterdir. Heed’le çocukluk arkadaşıyken Heed’in Cosey’yle evlenmesi onu içeriden yıkar. O günden sonrasında Christine’de ihanet duygusu, hiddet ve hak arama iç içe geçer.
Bill Cosey: Otel sahibi, karizmatik merkez adam. Romanda bir çok süre yokluğuyla var olur. Her hanım onu başka türlü bilir. Kimi için koruyucu, kimi için yıkıcı… Cosey romanda tek bir gerçek şahıs olmaktan oldukça, başkalarının hayatındaki güç ve arzu düğümü şeklinde çalışır.
May Cosey: Cosey’nin kızı ve Christine’in annesidir. Romanda çoğu zaman kırılgan, eylemsiz fakat belirleyici bir figürdür. Kızını korumakla Cosey’yi kaybetmemek içinde sıkışır. Bir çok süre öncelik verememe hali, anne-kız bağını kalıcı halde yaralar.
L (aşçı / anlatıcı sesi): Cosey evinin aşçısıdır. Hem içeriden biri hem de dışarıdan gözlemci gibidir. L, romanın bellek kaydıdır. Her insanın kaçındığı gerçekleri bilir, evin gizemini taşır. Bununla birlikte anlatıda bir tür koro/yorumlayıcı ses şeklinde iş görür.
Junior Viviane: Eve sonradan giren genç bir hanımdır. Akıllı, fırsat kollayan, manipülasyona yatkın ve yer edinme mevzusunda gözü karadır. Hem Heed’in hem Christine’in zayıf yerlerini yoklar. Evin güç dengesini bozarak hikayeyi hızlandıran katalizör rolündedir.
Romen: Genç, merakı ve ilinti arayışı yüksek, kolay etkilenebilen fakat bununla beraber vicdanı olan bir karakterdir. Junior’la ilişkisi üstünden roman, gençliğin arzu, yönsüzlük ve derslik/gelecek kaygısı katmanlarını açar.
Vida Gibbons ve Sandler Gibbons: Kasabanın orta dönem tanıklarıdır. Mahalle hafızasını ve dedikodu/yorum mekanizmasını taşırlar. Bilhassa Vida, çevreyi gözleyen, ölçüp biçen ve kimi süre acımasızlaşabilen toplumsal yargı dilini temsil eder
Mevzusu
Aşk, bir insanın ölümünden sonrasında bile bitmeyen tesirini değil yalnız o insanın çevresinde şekillenen bayanların, birbirlerini kimi zaman kurtaran kimi zaman de yaralayan bağlarını anlatır. Romanın tesiri de buradan gelir. “Aşk”ı yumuşak bir duygu olarak bırakmaz, onun karanlık, sınıfsal ve toplumsal boyutlarını (kimlik, saygınlık, güç ve dönem travmasıyla beraber) okurun önüne koyar.
Aşk, yapı olarak doğrusal ilerlemeyen, parçalı anlatımıyla “aşk”ın iyi mi kolayca kırgınlığa, sahiplenmeye ve hatta nefrete dönüşebildiğini gösteren bir romanı. Öykü, bir zamanlar siyahilerin gözde dinlence mekanı olmuş, artık sönmüş bir sahil nahiyesinde; ölü bir insanın şu demek oluyor ki karizmatik otel sahibi Bill Cosey’nin hayatta bıraktığı bayanların birbirine düğümlenen hayatları üstünden açılır.
Romanın merkezindeki gerilim, Cosey’nin malikanesinde senelerdir aynı çatı altında yaşayan iki kadının, Christine (torunu) ile Heed’in (dul eşi) bitmeyen kavgasıdır. İkisi aynı yaşlara yakın, çocuklukta arkadaşken, Heed’in oldukça ufak yaşta Cosey’yle evlendirilmesi (ve bunun yarattığı kırılma) aralarındaki bağları geri dönülmez halde yaralar.
Seneler sonrasında Cosey öldüğünde miras, ev, hatıralar ve saygınlık üstünde bir harp adım atar. Morrison bu çekişmeyi kimin haklı olduğuna indirgemeden, iki kadının da aynı seviye içinde değişik biçimlerde örselenmiş olduğu fikriyle örer. Biri aileden içeridedir fakat sevgiyi kaybetmenin öfkesiyle yaşar, diğeri dışarıdan içeri alınmıştır fakat çocukken elinden alınan masumiyetin ve güvenin bedelini taşır.
Hikayeye zaman içinde başka hanımefendiler da eklenmiş olur ve her biri Cosey’nin cazibesinin, gücünün ve çevresinde kurulan dünyanın ayrı bir yüzünü gösterir. Mesela eski aşçı L, geçmişi bilen ve Cosey’yi ne tamamen şeytanlaştıran ne de azizleştiren, daha ölçülü bir tanıklık sesi şeklinde durur. Bu durum Cosey’nin hem eli bol hem de yıkıcı taraflarını aynı anda görmemize yardım eder.
Christine ve Heed’in kavgası sürerken, eve giren genç bir bayan olan Junior, hem bu iki kadının arasındaki dengenin içine sızar hem de evimizdeki güç ilişkilerini daha da keskinleştirir. Junior’ın yakınlaştığı Romen (ev çevresindeki genç bir çocuk) üstünden roman, kuşaklar arası kırılmaları ve sevgi–arzu–istismar çizgisinin iyi mi bulanıklaşabildiğini de gösterir.
Morrison’ın hamlesi, “Bill Cosey kimdi?” sorusunu bir dedektif romanı şeklinde tek bir doğruya bağlamak yerine, onu her insanın gözünde başka bir şeye dönüştürmesidir. Bazıları için koruyucu bir figür, bazıları için sömürücü bir güç, bazıları içinse asla kapanmayan bir yara. Bu yüzden roman, görünürde miras kavgası şeklinde başlasa da aslen “aşk” dediğimiz şeyin kime, neye, hangi bedelle yöneldiğini sorar. Sevgi mi bu, bağımlılık mı; sadakat mi, korku mu; ilinti mi, iyelik mi?
Kitap süresince aşkın çoklu yüzünü ve onun zıddı şeklinde görünen duygularla (kıskançlık, nefret, hınç) ne kadar iç içe geçebildiğini bir aile hikâyesi üstünden görürüz.
Artık kimsenin ayak basmadığı bir otelin ve onun kokular, imgeler, anılar vasıtasıyla varlığını sezdiren hayaletinin ardında gezinen, acı çeken, hayaller kuran, aşırı istekli fakat bitkin bayanların hikâyesi: Aşk.
Nobel ve Pulitzer ödüllü Toni Morrison, aşkın koruyup kollayan, kanat geren, besleyen, yaralayan ve kanatan veçhelerini değişik deneyimler, zamanlar ve yüzler vasıtasıyla keşfederken, tek bir çatı altındaki bayanların savaşını, kişisel dramını, varoluş mücadelesini ve süreğen bir hesaplaşmaya mevzu olan fırtınalı ilişkilerini merkeze alıyor.
İncelikli bir kurguyla ilmek ilmek örülen Aşk, kaybedilen ve tekrardan inşa edilmeye çabalanan bir dostluğun Morrison`un ustalıklı kalemiyle arşınlanmayı bekleyen girift öyküsü…
(Tanıtım Bülteninden)
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
😍0
😢0
😡0
👍0
👎0
Ölçünlü (Standart) Dil Ölçünlü dil (standart dil), bir toplumda ortak iletişimi sağlamak için kuralları belirlenmiş,…
Alfred Nobel Kimdir? Yaşamı, Eserleri Alfred Nobel Alfred Bernhard Nobel (D: 21 Ekim 1833, Stokholm,…
Tecrid Söz Sanatı Tecrîd, klasik Türk edebiyatında (Divan edebiyatı) kullanılan bir söz sanatıdır. Kelime anlamı…
Ermiş’in Aşk Mektupları – Paulo Coelho Mevzusu Kitap, aslen Paulo Coelho’nun “yazdığı” bir roman değil,…
Niçin Bunu Bana Kimse Söylemedi – Julie Smith Tür:PsikolojiYazar:Judith SmithYayınlanma Zamanı:2022Yayınevi:ButikISBN:9786258471168 Mevzusu Ruhsal zorlanmaları “sende…
Frankfurt Yolcusu – Agatha Christie Karakterler Sir Stafford Nye: Orta yaşlı bir İngiliz diplomattır. Olayların…