Filmlerde, romanlarda neden hep iyiler kazanıyor?

Filmlerde, romanlarda niçin hep iyiler kazanıyor?

Bunun birkaç edebî, ruhsal ve ticarî sebebi var. Aslına bakarsak “iyilerin kazanması” kuralı mutlak değil, fakat oldukça yaygın zira hem seyirci/okur beklentileri hem de hikâye yapısının kökleri buna yönlendiriyor.

  1. İnsan psikolojisi ve doyum duygusu
  • Bir çok insan, gerçek hayatta adaletin devamlı yerini bulmadığını bilir. Bu yüzden kurguda adaletin tecelli etmesi tatminkar gelir.
  • Mutlu son, beynimizde “tamamlanma” hissi yaratır. Hikâye bittiğinde içimizde yarım kalan bir huzursuzluk yerine rahatlama olur.
  1. Mitolojik ve masalsı kökenler
  • Binlerce senedir anlatılan destanlar, masallar ve mitler genel anlamda “iyilik” temasını yüceltir. Fena karakter yenilir, iyi karakter ödüllendirilir.
  • Bu, kültürler arası ortak bir hikâye kalıbıdır (Joseph Campbell’ın “Kahramanın Yolculuğu” modeli benzer biçimde).
  1. Ticarî kaygılar
  • İzleyicilerin büyük kısmı ümit verici, motive edici sonlar görmek ister.
  • Yapımcılar ve yayıncılar, daha çok bilet yada kitap satmak için bu tercihi gözetir.
  • Gişe filmlerinin büyük çoğunluğu bundan dolayı “kahraman kazanır” kurgusunu kullanır.
  1. Acıklı yapı gereklilikleri
  • Klasik 3 perdeli yapıda (başlangıç – çatışma – çözüm) izleyici, kahramanın hedefe ulaşmasını bekler.
  • Hedefin gerçekleşmemesi ya da kötünün kazanması, “alternatif” yada “arthouse” beyaz perdede görülse de ana akımda nadirdir.
  1. İyinin kazanması ≠ devamlı mutlu son
  • Bazı hikâyelerde kahraman kazanır fakat karşılık ağırdır. “Mutlu” sayılmasa da gene de etik olarak iyi taraf galip gelir.
  • Mesela Braveheart, Gladiator benzer biçimde filmlerde kahraman ölür fakat fikirleri ve davası kazanır.
  1. Kötünün kazanılmış olduğu örnekler niçin azca?
  • Se7en, No Country for Old Men, Oldboy benzer biçimde filmler kötünün kazanmasına yakın biter, sadece bu filmler genel anlamda daha niş ve rahatsız edici olarak algılanır.
  • Bu şekilde sonlar seyircide huzursuzluk yaratır, bu da geniş kitlelere hitap etmez.
Film ve Romanlarda Fena Son

İşin özeti: İyilerin kazanması hem kadim bir anlatı geleneğinin devamı hem de seyirci beklentilerini karşılayan bir formül. Sadece “kötülerin kazanılmış olduğu” anlatılar/hikâyeler de var; bir tek daha diş/ sıradışı, daha “acı gerçekçi” oldukları için popüler kültürde azca yer buluyorlar.

İyilerin kazanmadığı ya da “kötülerin en azından galip geldiği” etkisinde bırakan film ve romanlardan oluşan bir sıralama oluşturacak olursak:

Bu tür yapıtlar genel anlamda seyircide rahatsız edici bir tat bırakır, fakat hem de unutulmaz olurlar.

İyilerin Kazanmadığı Etkisinde bırakan Filmler

  1. Se7en (1995) – Cinayetler zincirinin arkasındaki katil, planını neredeyse eksiksiz tamamlar.
  2. No Country for Old Men (2007) – Antagonist, hikâye süresince neredeyse asla durdurulamaz.
  3. Oldboy (2003) – Kahramanın intikam yolculuğu beklenmedik bir halde etik çöküşe dönüşür.
  4. Chinatown (1974) – Hakkaniyet sağlanamaz, kötüler kazançlı çıkar.
  5. The Mist (2007) – Finalde, ümit yerini ağlatısal bir ironiye bırakır.
  6. Requiem for a Dream (2000) – Karakterlerin yaşamı spiral şeklinde yıkıma gider.
  7. The Wicker Man (1973) – Kahramanın çabaları boşunadır, kurban olur.
  8. Prisoners (2013) – Hakkaniyet bulanık kalır, kötüler tamamen cezalandırılmaz.
  9. Gone Girl (2014) – Manipülatif bir karakter hikâyeyi istediği benzer biçimde yönlendirir.
  10. The Departed (2006) – İyilik ve fenalık çizgileri bulanık, hakkaniyet tam olarak sağlanmaz.

İyilerin Kazanmadığı Etkisinde bırakan Romanlar

  1. 1984 – George Orwell
    • Direniş tamamen ezilir, totaliter seviye güçlenir.
  2. Körlük – José Saramago
    • Toplumun çürümesi karşısında bireysel çabalar yetersiz kalır.
  3. Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck
    • Karakterlerin hayalleri ağlatısal şekilde son bulur.
  4. Bülbülü Öldürmek – Harper Lee
    • Masumiyet savunulsa da hakkaniyet sağlanamaz.
  5. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü – Victor Hugo
    • Toplumsal adaletsizlik sert şekilde yansıtılır.
  6. Amerikan Sapığı – Bret Easton Ellis
    • Psikopat karakter, cemiyet içinde cezasız kalır.
  7. Yürekli Yeni Dünya – Aldous Huxley
    • Distopik seviye sarsılmaz, fert sisteme boyun eğer.
  8. Karamazov Kardeşler – Dostoyevski
    • Hakikat bulanık kalır, hakkaniyet duygusu doyum olmaz.

İyilerin Kazanmadığı Filmler – Kısa Özetler

  1. Se7en (1995)
    • İki dedektif, etik sınırlarını zorlayan bir katliam serisini çözmeye çalışırken karanlık bir aklın oyunuyla karşılaşır.
  2. No Country for Old Men (2007)
    • Tesadüfen büyük bir para çantasına haiz olan bir adam, acımasız bir takipçiden kaçmaya çalışırken vakit ve kaderle yarışır.
  3. Oldboy (2003)
    • Senelerce sebebini bilmeden hapsedilen bir adam, özgür bırakıldığında geçmişin gölgeleriyle yüzleşir.
  4. Chinatown (1974)
    • Hususi bir dedektif, bayağı görünen bir davanın arkasındaki karmaşık yolsuzluk ağını araştırırken, şehrin karanlık yüzüyle tanışır.
  5. The Mist (2007)
    • Ufak bir kasaba, gizemli bir sisin içinden gelen bilinmeyen bir tehdide karşı hayatta kalmaya çalışır.
  6. Requiem for a Dream (2000)
    • Dört karakter, değişik hayallere sahipken, bağımlılıkların onları iyi mi yavaşça tükettiğini görür.
  7. The Wicker Man (1973)
    • Bir polis, yitik bir evladı bulmak için gittiği izole adada garip ve rahatsız edici bir toplulukla karşılaşır.
  8. Prisoners (2013)
    • Ufak bir kasabada iki çocuğun kaybolması, aileleri ve dedektifleri etik sınırları kontrol eden bir arayışa iter.
  9. Gone Girl (2014)
    • Evlilik yıldönümünde karısı kaybolan bir adam, medyanın ve toplumun baskısı altında gerçeği ortaya çıkarmaya çalışır.
  10. The Departed (2006)
    • Polis teşkilatı ve kabahat örgütü arasındaki köstebek harbinde, hepimiz kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya çalışır.

İyilerin Kazanmadığı Romanlar – Kısa Özetler

  1. 1984 – George Orwell
    • Distopik bir dünyada yaşayan bir adam, baskıcı bir rejimin karşısında bireysel özgürlüğünü korumaya çalışır.
  2. Körlük – José Saramago
    • Ansızın yayılan gizemli bir körlük salgını, toplumsal düzeni çökertir ve insan doğasının en karanlık yanlarını açığa çıkarır.
  3. Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck
    • Büyük Bunalım döneminde iki göçmen işçi, daha iyi bir yaşam kurma hayaliyle yola çıkar.
  4. Bülbülü Öldürmek – Harper Lee
    • Ufak bir kasabada bir avukat, toplumun önyargılarına karşın adaleti savunmaya çalışır.
  5. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü – Victor Hugo
    • Ölüm cezası almış bir mahkûm, infaz günü yaklaşırken içsel hesaplaşmalar yaşar.
  6. Amerikan Sapığı – Bret Easton Ellis
    • Yüzeyde başarıya ulaşmış bir iş insanı benzer biçimde görünen bir insanın, lüks yaşamının arkasındaki rahatsız edici gerçekleri ortaya çıkarır.
  7. Yürekli Yeni Dünya – Aldous Huxley
    • Muhteşem benzer biçimde görünen teknolojik bir toplumda, fert olmanın bedeli sorgulanır.
  8. Karamazov Kardeşler – Dostoyevski
    • Karmaşık aile ilişkileri ve felsefi tartışmalar, bir cinayetin gölgesinde şekillenir.

(Toplam: 4, Bugün: 1 )