Nizâmî-i Gencevî (D: 1141, Gence, Azerbaycan – Ö: 1209, Gence, Azerbaycan) Genceli ozan ve düşünür.
Türk Dünyasının en büyük şairlerinden önde gelen Nizami, 1141’de Gence’de hayata merhaba dedi. Aslolan adı Cemaleddin Ebu Muhammed İlyas bin Yusuf’tur. Dünyada Fars şairi olarak tanıtılan Nizami kendi eserlerinde bilhassa memleketi Gence’ye olan sevgisini dile getirmiştir.
İlk kez Leylâ ile Mecnun’u, mesnevi şeklinde yazanlardandır. Tüm şiir Farsça yazılmıştır. Hemse (Khamse) ya da Beş mücevher (Panj Ganj) denilen eserleriyle meşhurdur.
Hemen hemen hayattayken ün kazanan Nizami en mühim eserini ‘Hamse‘ adı altında topladı. Hamse’de, Nizami’nin 1177’de yazdığı ‘Sırlar Hazinesi’, 1180’de yazdığı ‘Hüsrev ve Şirin’, 1188’de yazdığı ‘Leyla ve Mecnun’, 1196’da yazdığı ‘Yedi Güzel’ ve 1197-1209 içinde yazdığı İskendername adlı mesneviler yer alır.
Genceli Nizami’nin kıymetli eserleri, kendisinden sonrasında gelen büyük sair ve düşünürleri de etkiledi. Nizami’nin ‘Hamse’de işlediği mevzular, sonrasında Sadi Şirazi’nin ‘Bostan’ında, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin ‘Mesnevi’sinde, Buyruk Hüsrev Dehlevi’nin ‘Hamse’sinde, Arif Erdebili’nin Ferhadname’sinde, Ali Şir Nevai ve Abdurrahman Cami’nin ‘Hamsal’larında ve Muhammed Fuzuli’nin ‘Leyla ve Mecnun’unda tekrardan işlendi.
Nizami eserlerinde haksızlığa nefretler yağdırdı. İnsana ve insanlığı yüksek kıymet verdi. Sevgi, özgürlük ve mesleği yüceltti. Vatan, toprak ve yaşam şeklinde kavramları ilahileştirdi. Yaşamın anlamını insana ve insanlığa saygıda gören mütefekkir ozan Nizami, eserlerinde Türkçe’deki deyim ve Atasözlerini bolca oranda kullandı.
Avrupalı araştırmacılar 17’inci yüzyıldan itibaren Nizami’nin eserleriyle ilgilenmeye başladılar, ilkin Fransız d’Erbelo, peşinden Hammer Purgştal, Nizami hakkında data veren yazılar yazdı. Hemen sonra V. Baher, Eduard Braun, M. Hautsta, R. Levi, Rıpka ve Arberri başta olmak suretiyle, birçok Batılı Nizami’nin eserlerini çeviri ederek, hakkında makaleler yayımladı.
Eserlerinin mühim bölümünü, devrin akımına uygun olarak ve Şah Ahistan’ın isteği üstüne Farsça kaleme alan Nizami, İran edebiyatı üstünde de mühim tesir yapmış oldu. Rusça’ya da eserleri çeviri edilen Nizami’yi Türk Dünyası, Mehmet Güvenli Resulzade’nin ‘Azerbaycan Şairi Nizami’ (Ankara-1951) adlı eseriyle tanıdı.
Nizami, doğduğu yer olan Gence’de 1209’da vefat etti ve burada defnedildi.
Hamse:
Kültürel Miras Nedir? Kültürel miras, geçmiş kuşaklardan devralınan, bir toplumun tarihini, yaşam biçimini, bilgisini ve…
Güzel duyu Nedir? Bir ağıt insanı hüzünlendirirken niçin dönerek dönerek dinlenir? Bir romandaki rahatsız edici…
İvan Gonçarov İvan Aleksandroviç Gonçarov (1812-1891), 19. yüzyıl Rus edebiyatının mühim gerçekçi romancılarından biridir. İnsan…
Satranç, iki oyuncu içinde 64 kareli bir tahta üstünde oynanan, strateji ve düşünme becerisine dayalı…
Radyo Tiyatrosu Bir kapı gıcırdar, uzaktan bir tren düdüğü duyulur. Peşinden telaşlı bir ses sessizliği…
İsmail Dümbüllü İsmail Dümbüllü, orta oyunu ile tulûat geleneğini 20. yüzyıla taşıyan en mühim Türk…