İlhan İrem – Türk Dili ve Edebiyatı

İlhan İrem

İlhan İrem, Türk müziğinde yalnızca söylediği duygusal şarkılarla değil; besteci, söz yazarı, yorumcu, ozan, tecrübe etme yazarı ve ressam kimliğiyle de iz bırakmış örneksiz bir sanatçıdır. 1970’li yıllarda geniş kitlelerce tanınmasını elde eden duygusal şarkılardan, 1980’lerdeki senfonik rock çalışmalarına uzanan sanat yolculuğu, Türk popüler müzik tarihinin en dikkat çekici değişimlerinden birini oluşturur.

Anlasana”, “Yazık Oldu Yarınlara”, “Konuşamıyorum”, “Sensiz de Yaşanıyor”, “Sen Bilirsin”, “Boşver Arkadaş”, “Sürgün Gibi Masallarda” ve “Olanlar Olmuş” benzer biçimde şarkıları kuşaklar süresince dinlenen İlhan İrem, müziği yalnızca bir eğlence alanı olarak görmedi. Şarkılarını insanoğlunun varoluşunu, yalnızlığını, aşkı, ölümü, toplumsal duyarsızlığı, doğayı ve evrensel barışı özetleyen bütünlüklü bir sanat yaşamına dönüştürdü.

Bilhassa Pencere, Köprü ve Ve Ötesi albümlerinden oluşan senfonik rock üçlemesi, sanatçının müzik ile edebiyatı bir araya getiren arayışının en mühim ürünüdür. İlhan İrem’in eserlerini idrak etmek, bu yüzden yalnızca şarkılarını dinlemek değil; şiirlerini, denemelerini, hikâyelerini ve fikir dünyasını da beraber değerlendirmek anlamına gelir.

İlhan İrem Kimdir?

İlhan İrem, aslolan adıyla İlhan Aldatmaz, 1 Nisan 1955 tarihinde Bursa’da dünyaya gelmiş Türk müzisyen, besteci, söz yazarı, yazar ve ressamdır. Müzik yaşamına hemen hemen ortaokul yıllarında başlamış, 1973’ten itibaren ustalaşmış olarak kendi beste ve sözlerini seslendirmiştir. 28 Temmuz 2022 tarihinde İstanbul’da yaşamını yitirmiştir.

İlhan İrem hakkında temel bilgiler şöyledir:

  • Aslolan adı: İlhan Aldatmaz
  • Doğum zamanı: 1 Nisan 1955
  • Doğum yeri: Bursa
  • Mesleği: Müzisyen, besteci, söz yazarı, ozan, tecrübe etme yazarı ve ressam
  • Müzik türleri: Türkçe pop, duygusal pop, rock, progresif rock ve senfonik rock
  • Eşi: Hansu İrem
  • Ölüm zamanı: 28 Temmuz 2022 (67 yaşlarında)
  • Ölüm yeri: İstanbul
  • Mezarı: Aşiyan Mezarlığı, İstanbul

İlhan İrem’in sanat yaşamı genel olarak üç ana dönemde değerlendirilebilir:

  1. 1970’lerin duygusal şarkılar periyodu
  2. 1980’lerin senfonik rock ve düşünsel dönüşüm periyodu
  3. 1990’lardan sonraki mistik, şiirsel ve toplumsal ifade periyodu

Sadece bu dönemler birbirinden tamamen kopuk değildir. Sanatçının ilk şarkılarında görülen aşk, ayrılık ve yalnızlık temaları, sonraki eserlerinde daha geniş bir varoluş sorgulamasına dönüşmüştür.

İlhan İrem’in Yaşamı

Çocukluk ve Gençlik Yılları

İlhan İrem, Bursa’da dünyaya geldi. Müziğe ilgisi çocukluklarında başladı. Ortaokul döneminde solfej ve şan dersleri aldı. 1969 senesinde, hemen hemen 14 yaşlarındayken okulun lise bölümündeki öğrenciler tarafınca okul orkestrasına solist olarak seçildi.

Sanat yaşamındaki ilk mühim başarıyı, üyesi olduğu Meltemler Orkestrası ile kazanmıştır. Orkestra, 1970 senesinde Milliyet gazetesinin düzenlemiş olduğu Liselerarası Müzik Yarışması’nda Marmara Bölgesi birincisi oldu. İlhan İrem, aynı kadroyla 1972 yılına kadar Bursa Çelik Palas Oteli’nde ve Uludağ’daki eğlence yerlerinde sahneye çıktı.

Bu seneler, onun yalnızca sesini geliştirdiği bir dönem değildi. İlhan İrem, genç yaşlarda beste hayata geçirmeye ve şarkı sözleri yazmaya da başladı. Kendi eserlerini seslendirme mevzusundaki kararlılığı, ileride oluşturacağı örneksiz sanat anlayışının temelini oluşturdu.

İlk 45’lik Plak ve Ustalaşmış Müzik Yaşamı

İlhan İrem, ustalaşmış müzik yaşamına 1973 senesinde piyasaya çıkan ilk 45’liğiyle adım attı. Plağın bir yüzünde “Birleşsin Tüm Eller”, öteki yüzünde ise “Kimi zaman Sevinç Kimi zaman Üzüntü” bulunuyordu.

İlk plak beklenen ilgiyi görmedi. Plak şirketi, İlhan İrem’in bestelerini başka sanatçıların seslendirmesini önerdi. Sadece o, kendi eserlerini kendisi yorumlama düşüncesinden vazgeçmedi. Bu tavır, İlhan İrem’in sanat yaşamı süresince sürdüreceği bağımsız çizginin ilk işaretlerinden biriydi.

1974 senesinde piyasaya çıkan ikinci 45’liği “Yazık Oldu Yarınlara / Haydi Sil Gözlerini”, sanatçının büyük çıkışını gerçekleştirmiş oldu. Bilhassa “Yazık Oldu Yarınlara”, devrin en fazlaca dinlenen şarkılarından biri oldu ve İlhan İrem’i geniş kitlelerle buluşturdu.

1975 senesinde piyasaya çıkan “Anlasana”, onun duygusal müzisyen kimliğini pekiştirdi. Şarkının mütevazi fakat etkili sözleri, kırılgan yorumu ve akılda kalan melodisi, İlhan İrem’in 1970’lerin en sevilen adam sanatçıları arasına girmesini sağlamış oldu.

“Kuklacı Amca” ve İlk Düşünsel Arayışlar

İlhan İrem’in 1970’lerdeki eserleri çoğu zaman aşk şarkıları olarak bilinmesine karşın sanatçı, daha ilk döneminde doğa ötesi ve düşünsel mevzulara yönelmeye başlamıştı.

1975 senesinde piyasaya çıkan “Bir Varmış Bir Yokmuş”, öteki adıyla “Kuklacı Amca”, insanoğlunun yaratılışını, dünyadaki konumunu ve Tanrı’yla ilişkisini sorgulayan bir eserdi. Plak, 30 bin tane basılmasının arkasından oluşan baskılar sebebiyle plak şirketi tarafınca piyasadan toplatıldı.

“Kuklacı Amca”, İlhan İrem’in daha sonraki yıllarda belirginleşecek olan doğa ötesi, mistik ve varoluşçu anlatımının ilk mühim örneklerinden biridir. Bu eserle beraber sanatçı, alışılmış aşk şarkılarının dışına çıkmaya adım atmıştır.

İlk Uzunçalar: İlhan İrem 1973-1976

Sanatçının ilk 33’lük uzunçaları olan İlhan İrem 1973-1976, 1976 senesinde yayımlandı. Albüm, ilk dönem 45’liklerinde yer edinen şarkıları bir araya getiriyordu.

İlhan İrem, bu zamanda art arda yayımladığı şu şarkılarla geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı:

  • Yazık Oldu Yarınlara
  • Haydi Sil Gözlerini
  • Anlasana
  • Ne Güzel Bak Yaşamak
  • Üzülme Dostum
  • Havalar Iyi mi
  • Sensiz de Yaşanıyor
  • Son Merhaba
  • Ayrılık Akşamı
  • Konuşamıyorum
  • Sen Bilirsin
  • Bir Zamanlar

Aşk, ayrılık, hasret, yalnızlık ve hayal kırıklığı, bu dönemdeki şarkıların temel mevzularını oluşturdu.

Askerlik Yılları ve Sanatındaki Değişiklik

İlhan İrem, 1979 senesinde askere gitti. Aynı yıl hazırladığı “Bir Yıldız” adlı bestesi Eurovision Türkiye elemelerinde finale kalmış, sadece sanatçı askere alındığı için yarışma sürecine devam edememişti.

Askerlik döneminde yapmış olduğu besteler, 1981 senesinde piyasaya çıkan Bezgin albümünün temelini oluşturdu. İlhan İrem, askerlik dönüşünden sonrasında hem dünyaya hem de müzik sektörüne değişik bir gözle bakmaya başladı.

Sanatçı, 1970’lerdeki duygusal şarkı çizgisinden bütünüyle vazgeçmedi. Sadece aşk ve ayrılık benzer biçimde kişisel temaları, insanoğlunun dünyadaki yalnızlığı, toplumsal yabancılaşma ve varoluş sorunlarıyla birleştirdi. Kendi anlatımına gore bu değişiklik, 12 Eylül 1980 sonrasında karşılaşmış olduğu Türkiye manzaralarından ve toplumdaki duyarsızlaşmadan etkilenmişti.

Hansu İrem ile Birlikteliği

İlhan İrem, bir konserinde tanıştığı Hansu İrem ile 1 Ekim 1991 tarihinde evliliğe ilk adımını attı. Hansu İrem, İlhan İrem’in yaşamında yalnızca eşi olarak değil, sanat çalışmalarındaki en mühim yol arkadaşlarından biri olarak da yer aldı.

Hansu İrem;

  • İlhan İrem’in bazı şarkı sözlerini yazdı,
  • Albüm kapaklarının fotoğraflarını çekti,
  • Sanat yönetmenliğini üstlendi,
  • Sanatçının görsel dünyasının şekillenmesine katkıda bulunmuş oldu.

Bilhassa 1990’lardan sonraki albümlerde İlhan İrem ile Hansu İrem arasındaki sanatla alakalı iş birliği belirgin şekilde görülür.

Konserlerden Uzaklaştığı Dönem

İlhan İrem, popüler müzik dünyasının devamlı görünür olma anlayışına mesafeli durdu. Tv programlarında sık sık görünmek, magazin basınında yer almak yada devamlı konser vermek yerine eserleriyle var olmayı tercih etti.

1990’lı yıllarda konserlerine uzun bir ara verdi. Bu durum, onun müziği bıraktığı anlamına gelmiyordu. Tam tersine sanatçı, bu zamanda yeni albümler, şiirler, denemeler ve resimler üstünde çalıştı.

2006 senesinde, ortalama 14 senelik aranın arkasından “Ayrılıkların da Sonu Var” adını verdiği konser dizisiyle tekrardan sahneye çıktı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de meydana gelen konserler, değişik kuşaklardan İlhan İrem dinleyicilerini bir araya getirdi. Daha sonraki yıllarda “Yürek Büyüsü”, “Aşka Çağrı”, “Bir”, “Aşk İstanbul’da”, “Aşk Daima”, “İyi ki Varsın” ve “Aşk Sensin” benzer biçimde hususi konserler verdi.

Hastalığı ve Ölümü

İlhan İrem, uzun süre böbrek rahatsızlığı sebebiyle tedavi görmüş oldu. Böbrek yetmezliği sebebiyle diyaliz tedavisi gören sanatçı, 28 Temmuz 2022 tarihinde İstanbul’da, 67 yaşlarında yaşamını yitirdi.

Sanatçı için 30 Temmuz 2022 tarihinde İstanbul Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde bir anma töreni düzenlendi. Arkasından Bebek Camisi’nde cenaze namazı kılındı. İlhan İrem, vasiyeti doğrultusunda Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi.

İlhan İrem’in Sanat Anlayışı

Duygusal Şarkılardan Senfonik Rock’a

İlhan İrem’in sanatındaki en dikkat çekici özellik, müzikal çizgisini yeniden etmek yerine devamlı geliştirmesidir.

1970’lerdeki eserlerinde daha fazlaca:

  • Aşk,
  • Ayrılık,
  • Hasret,
  • Yalnızlık,
  • Hayal kırıklığı,
  • Gençlik duyguları

öne çıkıyordu.

Bu dönem, sanatçının kendisi tarafınca da “duygusal dönem” olarak değerlendirilmiştir. İlhan İrem, yumuşak ses tonu, içten yorumu ve şiirsel sözleri sebebiyle devrin basınında bazen “duygusal prens” olarak anılmıştır.

1980’lerden itibaren ise eserlerinin müzikal ve düşünsel yapısı değişmeye başladı. Uzun soluklu besteler, birbirine bağlanan şarkılar, elektronik sesler, rock düzenlemeleri ve senfonik yapılar daha çok kullanılmaya başlandı.

Bu değişiklik, İlhan İrem’i yalnızca popüler bir müzisyen olmaktan çıkararak kendine özgü bir müzik ekolünün temsilcisi hâline getirdi.

Şiirsel Dil ve İmge Dünyası

İlhan İrem’in şarkı sözleri, gündelik konuşma dilini şiirsel imgelerle birleştirir. Pencere, köprü, koridor, kuş, sema, ışık, deniz, yıldız, çiçek, ayna ve seyahat benzer biçimde kelimeler onun eserlerinde sıkça görülür.

Bu kelimeler yalnızca birer tabiat yada mekân unsuru değildir:

  • Pencere, dış dünyaya ve başka gerçekliklere açılmayı;
  • Köprü, yaşam ile ölüm arasındaki geçişi;
  • Koridor, insanoğlunun kendi benliğinin içindeki yolculuğunu;
  • Kuş, özgürlüğü ve ruhsal yükselişi;
  • Işık, farkındalığı ve umudu;
  • Ayna, insanoğlunun kendisiyle yüzleşmesini temsil eder.

İlhan İrem’in sözlerinde belirgin bir lirik yapı vardır. Lirik şiirde olduğu benzer biçimde bireysel duygular, aşk ve iç dünyaya ilişik izlenimler öne çıkar. Sadece sanatçının sonraki eserlerinde bu lirizm, toplumsal eleştiri ve felsefi sorgulamayla birleşir. Bu yönüyle İlhan İrem’in şarkıları, müzik ile şiir arasındaki köklü birlikteliğin uygar örnekleri içinde değerlendirilebilir.

SEVGİ YETMEZ

Bana diyorsun ki
Iyi mi bir martı yavrusunu severse
Bana diyorsun ki
Iyi mi bir midye incisini gizlerse
Bana diyorsun ki
Iyi mi bir arı peteğini örerse
İşte öyleki büyüyorsun içimde

Sevgi yetmez Sevgi yetmez
Sevgine elit yoksa
Sevgi yetmez Sevgi yetmez
Sorumluluğun yoksa
Sevgi yetmez Sevgi yetmez
Arada eller var ise
Sevgi yetmez Sevgi yetmez
Yarından umut yoksa…

Bense diyorum ki
Bahçende güller baktıkça güzelleşir
Bense diyorum ki
Aşk engelleri aştıkça değerlenir

Bense diyorum ki
Güneş yağmurlar topraktan güllerin
Saygı mesuliyet sadakat sevginindir

İlhan İrem

———-

KONUŞAMIYORUM

Sazlıklardan havalanan bir ördek benzer biçimde sesin
Ürkek şaşkın kararsız duyuyorum
Ve sen bir gökkuşağı kadar güzelsin
Rengarenk ve azca sonrasında gidecek görüyorum
Ve ben yağmurlar altında bir yolcu
Islak bitkin tutkulu yürüyorum
Sensiz ben yolumu bulamam
Haykırmak isterim
Konuşamıyorum konuşamıyorum konuşamıyorum
Konuşursam gözyaşlarım beni boğacak
Biliyorum duyuyorum görüyorum konuşamıyorum

Bu ayrılık akşamında sen sustuğuma bakma
Konuşmaya gücüm yok beni anla
Söyleyemediklerimi bak gözlerimden anla
Devamlı yanımda kal asla bırakma
Sensiz ben yolumu bulamam
Haykırmak isterim
Konuşamıyorum konuşamıyorum konuşamıyorum
Konuşursam gözyaşlarım beni boğacak
Biliyorum duyuyorum görüyorum konuşamıyorum

İlhan İrem

——-

AŞK DEĞİL NEFRET DEĞİL

beynindeki ağları kalbime örmeyeceksin
şefkatli yalanlarını söylemeyeceksin
sevgim öyleki çöktü ki altında ezileceksin
artık benim nefretim bile değilsin

bir duygu bir duygu bu
düş değil gerçek değil
bir duygu bir duygu bu
aşk değil nefret değil

benim için artık sen
koskoca bir boşluksun
düşünmeden yaşanılmış
bir fena sarhoşluksun

içimdeki boşluğa el sürmeyeceksin
artık benden bir iz bile görmeyeceksin
öylesine uzağım ki erişemeyeceksin
artık benim nefretim bile değilsin

İlhan İrem

Pencere, Köprü ve Ve Ötesi Üçlemesi

İlhan İrem’in sanat yaşamındaki en mühim emek verme, Pencere… Köprü… Ve Ötesi… adlı senfonik rock üçlemesidir.

Trio şu albümlerden oluşur:

  1. Pencere – 1983
  2. Köprü – 1985
  3. Ve Ötesi – 1987

Ortalama yedi senelik bir çalışmanın ürünü olan ve ortalama 150 dakika devam eden bu yaratı, kesintisiz bir müzikal yapı hâlinde tasarlanmıştır. Üçlemede yaşam, ölüm ve ölüm ötesi düşüncesi işlenir. İlhan İrem, çalışmasını bir “rock senfonisi” olarak tanımlamıştır.

Pencere, insanoğlunun dünyaya gelişi, yaşamı tanıması ve kendi varlığını sorgulamasıyla ilişkilidir.

Köprü, yaşam ile ölüm arasındaki geçişi ve ölümü bir enerji dönüşümü olarak ele alır.

Ve Ötesi ise ölüm sonrasına, ruhsal yolculuğa ve evrensel bütünleşmeye yönelir.

Üçlemedeki şarkılar, birbirinden bağımsız parçalar olarak değil, aynı hikâyenin bölümleri olarak düşünülmüştür. Bu yüzden albümlerin baştan sona sırasıyla dinlenmesi, yapıtın anlamını daha görünür hâle getirir.

Müzik ile Edebiyatı Birleştirmesi

İlhan İrem’in sanatının ayırt edici yönlerinden biri, müzik ile edebiyatı birbirinden ayırmamasıdır. Şarkılarında anlattığı hikâyeleri kitaplaştırmış, şiirlerini müzikle ilişkilendirmiş ve albümlerini birer edebî metin benzer biçimde kurgulamıştır.

1979 tarihindeki Sevgiliye albümünde, kendi yazdığı sözlerin haricinde ilk kez başka bir şairin şiirini bestelemiştir. Sanatçı, Nâzım Hikmet’in “Hoş Geldin Kadınım” şiirini “Hoş Geldin” adıyla besteleyip seslendirmiştir.

Hoşgeldin Kadınım – Nazım Hikmet

Hoşgeldin kadınım benim sefalar getirdin
yorulmuşsundur;
iyi mi etsem de yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket benzer biçimde yoksuldur odam.

Hoşgeldin kadınım benim sefalar getirdin
ayağını basdın odama
kırk senelik beton, davet çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm benzer biçimde varlıklı
özgürlük benzer biçimde aydınlık oldu odam…

Hoşgeldin kadınım benim, sefalar getirdin.

Nazım Hikmet

İlhan İrem’in kitapları içinde şiir, hikâye ve deneme türünde eserlerin bulunması, onun sanatını yalnızca müzik alanıyla sınırlandırmadığını gösterir.

“Işık ve Sevgiyle” Felsefesi

“Işık ve sevgiyle”, İlhan İrem’in hem dinleyicilerine yönelik bir selamı hem de sanat anlayışının özeti hâline gelmiştir.

Bu düşüncenin merkezinde:

  • Sevgi,
  • Sulh,
  • Özgürlük,
  • Doğaya saygı,
  • İnsan onuru,
  • Bireysel farkındalık,
  • Başkalarının yaşamına saygı,
  • Harbe ve şiddete karşı duruş

yer alır.

1985 senesinde sanatçının düşüncelerinden ve eserlerinden etkilenen dinleyicileri tarafınca İrem Bağları adlı bir beraberlik oluşturuldu. İlhan İrem’in dinleyicileri zaman içinde kendilerini “Sevecenler” olarak adlandırdı. Bu adlandırma, bayağı bir fanatik topluluğundan fazlaca, sanatçının sevgi ve farkındalık düşüncesi çevresinde oluşan kültürel bir birlikteliği ifade eder.

Toplumsal Eleştiri

İlhan İrem’in bilhassa 1980’lerden sonraki eserlerinde toplumsal duyarsızlık, yozlaşma, savaşlar, çevre sorunları, baskı, tüketim kültürü ve insanoğlunun kendi özünden uzaklaşması eleştirilir.

Sanatçı, toplumsal eleştirisini direkt sloganlarla değil; simgeler, hikâyeler ve şiirsel anlatımlar vasıtasıyla dile getirir. Bu yüzden şarkıları ilk dinleyişte bireysel bir aşkı yada yalnızlığı konu alıyor benzer biçimde görünürken daha derin okumada toplumsal bir yabancılaşmayı da ifade edebilir.

Koridor, Uçun Kuşlar Uçun, Aden İlahileri ve Güneş Ülkesinin Karanlık İnsanları, sanatçının toplumsal düşüncelerini belirgin şekilde yansıtan eserler arasındadır.

Fotoğraf Emek harcamaları

İlhan İrem müzik ve edebiyat haricinde resimle de ilgilendi. Soyut resimler yapmış oldu ve 1986 senesinde Bursa’da ilk fotoğraf sergisini açtı. Albüm kapakları, konser sahneleri, giysileri ve kullandığı görsel simgeler, sanatçının müziği görsel sanatlarla bir tüm olarak düşündüğünü gösterir.

İlhan İrem’in Plakları

İlhan İrem’in müzik yaşamının ilk döneminde 45’lik ve 33’lük plaklar mühim bir yer meblağ.

45’lik plak, çoğu zaman iki şarkının yer almış olduğu, dakikada 45 devirle çalınan ufak plaklara verilen addır. Plağın ön ve arka yüzünde birer şarkı bulunur.

33’lük plak yada uzunçalar, daha çok sayıda şarkının yer almış olduğu, dakikada 33 devirle çalınan albüm formatıdır. LP olarak da adlandırılır.

İlhan İrem’in 45’lik Plakları

İlhan İrem’in 1973-1980 yılları aralığında piyasaya çıkan başlıca 45’likleri şunlardır:

  1. Birleşsin Tüm Eller / Kimi zaman Sevinç Kimi zaman Üzüntü – 1973
  2. Yazık Oldu Yarınlara / Haydi Sil Gözlerini – 1974
  3. Anlasana / Ne Güzel Bak Yaşamak – 1975
  4. Bir Varmış Bir Yokmuş (Kuklacı Amca) / Hasretim Sana – 1975
  5. Ver Elini / Üzülme Dostum – 1975
  6. Havalar Iyi mi / Gözünü Seveyim – 1976
  7. Sensiz de Yaşanıyor (İşte Yaşam) / Son Merhaba – 1977
  8. Ayrılık Akşamı (Konuşamıyorum) / Sen Bilirsin – 1978
  9. Bir Zamanlar / Yeni Bir Şarkı – 1979
  10. Er Mektubu Görülmüştür / Bal Ağızlım – 1980

Bu plaklar, İlhan İrem’in geniş kitlelerce tanındığı duygusal sürecinin temel eserlerini ihtiva eder.

İlhan İrem’in 33’lük Plakları ve Uzunçalarları

Sanatçının plak döneminde piyasaya çıkan uzunçalarları şunlardır:

  • İlhan İrem 1973-1976
  • Sevgiliye – 1979
  • Bezgin – 1981
  • Pencere – 1983
  • Köprü – 1985
  • Ve Ötesi – 1987
  • Dünden Yarına – 1988
  • Uçun Kuşlar Uçun – 1989
  • Pencere… Köprü… Ve Ötesi… – 1990
  • İlhan-ı Aşk – 1992
  • Koridor – 1994
  • Romans – 1994

İlhan İrem’in albümleri ilerleyen yıllarda kaset ve CD olarak tekrardan basılmış, bazı eserleri koleksiyonluk plak setleri hâlinde yeniden yayımlanmıştır.

İlhan İrem’in Albümleri

İlhan İrem 1973-1976

Sanatçının 1976 senesinde piyasaya çıkan ilk uzunçalarıdır. İlk dönem 45’liklerindeki başarıya ulaşmış şarkıları bir araya getirir. Albüm, İlhan İrem’in duygusal sürecinin toplu bir özeti niteliğindedir.

Sevgiliye

1979 senesinde piyasaya çıkan Sevgiliye, İlhan İrem’in yalnızca hit şarkılar üreten bir pop sanatçısından, albüm bütünlüğüne ehemmiyet veren bir besteciye geçişini gösterir.

Senfonik düzenlemelerin dikkat çekmiş olduğu albümde Nâzım Hikmet’in “Hoş Geldin Kadınım” şiirinin bestesi de yer alır. Bu yaratı, İlhan İrem’in şiir ile müziği bir araya getirme yönündeki mühim adımlarından biridir.

Bezgin

1981 senesinde piyasaya çıkan Bezgin, büyük seviyede sanatçının askerlik döneminde yapmış olduğu bestelerden oluşur. Albümde duygusal duyarlılık devam ederken yalnızlık, yabancılaşma ve toplumsal bitkinlik daha kuvvetli şekilde hissedilir.

Albüm, İlhan İrem’in 1970’lerdeki müziği ile 1980’lerdeki düşünsel ve deneysel periyodu içinde bir geçiş niteliğindedir.

Pencere

1983 senesinde piyasaya çıkan Pencere, senfonik rock triosunun ilk bölümüdür. İnsan yaşamını, varoluşu ve dünyaya açılmayı anlatır.

Albümde parçalar içinde belirgin bir anlatı bağları bulunur. Dinleyici, birbirinden kopuk şarkılar yerine kesintisiz ilerleyen müzikal bir hikâyeyle karşılaşır.

Köprü

1985 senesinde piyasaya çıkan Köprü, üçlemenin ikinci bölümüdür. Albümün temel mevzusu ölümdür. Sadece ölüm, mutlak bir yok oluş değil, değişik bir varlık alanına geçiş ve enerji dönüşümü olarak ele alınır.

Ve Ötesi

1987 senesinde piyasaya çıkan Ve Ötesi, üçlemenin son bölümüdür. Ölüm sonrasındaki ruhsal seyahat, evrensel rahatlık ve insanoğlunun bütünle ilişkisi üstünde durur.

Albümle aynı yıl İlhan İrem’in ikinci kitabı olan Ötelerde Biri Var da yayımlanmıştır.

Dünden Yarına

1988 tarihindeki Dünden Yarına, İlhan İrem’in eski dönem dinleyicileriyle yeni müzikal çizgisini benimseyen dinleyicilerini buluşturmayı amaçlayan bir albümdür.

Albüm, sanatçının duygusal şarkılarıyla düşünsel eserleri içinde bir köprü kurar.

Uçun Kuşlar Uçun

1989 senesinde piyasaya çıkan albüm, özgürlük, sulh, insanlık ve toplumsal problemler çevresinde şekillenir.

Albüm için hazırlanan “Blues for Molla” adlı şarkı, izin sürecinde albümden çıkarılmıştır.

İlhan-ı Aşk

1992 senesinde piyasaya çıkan İlhan-ı Aşk, sanatçının duygusal anlatımını daha olgun, mistik ve şiirsel bir yapıyla sürdürdüğü albümdür.

Albümün adı, hem “aşkın İlhan’ı” hem de klasik hükümdarlık unvanlarını çağrıştıran bilgili bir kelime oyunudur.

Koridor

1994 senesinde piyasaya çıkan Koridor, ortalama sekiz senelik bir emek verme sonucunda tamamlanmıştır. Sanatçının şiirsel, müzikal ve düşünsel dünyasının en kapsamlı eserlerinden biridir.

İlhan İrem’in resmî biyografisinde albüm, sanatçının felsefesinin manifestosu olarak değerlendirilir.

Romans

Gene 1994 senesinde piyasaya çıkan Romans, Koridor albümündeki sert ritimli parçaların çıkarılması ve bazı eklemelerin yapılmasıyla oluşturulmuş daha sakin ve meditatif bir çalışmadır.

Sevgililer Günü

1995 senesinde piyasaya çıkan Sevgililer Günü / The Best of İlhan İrem 1, sanatçının sevilen aşk şarkılarını bir araya getiren derleme albümdür.

Aşk İksiri ve Cadı Ağacı

1997 senesinde piyasaya çıkan Aşk İksiri ve Cadı Ağacı / The Best of İlhan İrem 2, sanatçının değişik dönemlerinden seçilen eserleri ihtiva eder.

Hayat Öpücüğü

1998 tarihindeki Yaşam Öpücüğü / The Best of İlhan İrem 3, İlhan İrem’in eski şarkılarını yeni kuşaklarla buluşturan derleme çalışmalarından biridir.

2000 Senesinde Tekrardan Piyasaya çıkan Albümler

İlhan İrem, dinleyicilerinden gelen yoğun talep üstüne 1980’lerde yayımladığı dört mühim albümü, döneminde kaydedilmiş örneksiz versiyonlarıyla 2000 senesinde tekrardan yayımladı:

Bu emekler sırasıyla Bezgin, Pencere, Köprü ve Ve Ötesi albümlerinin tekrardan ulaşılabilir hâle getirilen versiyonlarıdır.

Seni Seviyorum

2001 senesinde piyasaya çıkan Seni Seviyorum, sanatçının yedi senelik bir emek verme sonucunda tamamladığı yeni şarkılardan oluşur.

Albümde İlhan İrem ile Hansu İrem’in sanatla alakalı ortaklığı belirgin şekilde görülür. Albümün tüm müzikleri İlhan İrem’e aittir; bazı şarkı sözleri Hansu İrem tarafınca yazılmıştır.

Bir Meleğe Âşık Oldum

2003 senesinde piyasaya çıkan Bir Meleğe Âşık Oldum / The Best of İlhan İrem 4, sanatçının derleme albümler dizisinin dördüncü çalışmasıdır.

Işık ve Sevgiyle 30 Yıl

2004 senesinde piyasaya çıkan albüm, İlhan İrem’in ustalaşmış sanat yaşamının 30. yılı için hazırlanmıştır.

Cennet İlahileri

2006 senesinde piyasaya çıkan Aden İlahileri, bütünüyle yeni şarkılardan oluşan kuvvetli bir kavram albümüdür. Aşk, yalnızlık, ölüm, inanç, insanlık ve ruhsal arayış benzer biçimde temaları işler.

Albümün adı dinî bir yaratı izlenimi verse de emek verme, belirli bir dinin kurallarından fazlaca insanoğlunun evren ve yaratılış karşısındaki sorgulamasına yönelir.

Tozpembe / Progressive Çocuk Şarkıları

2008 senesinde piyasaya çıkan Tozpembe / Progressive Çocuk Şarkıları, çocuklar için hazırlanmış bir albümdür.

İlhan İrem bu çalışmada çocuk şarkılarını rahat ve yüzeysel bir müzik alanı olarak görmemiş; progresif müzik unsurları, gülmece ve hayal gücüyle birleştirmiştir.

İlhan İrem’in Albümlerinin Kronolojik Sıralaması

  • 1976: İlhan İrem 1973-1976
  • 1979: Sevgiliye
  • 1981: Bezgin
  • 1983: Pencere
  • 1985: Köprü
  • 1987: Ve Ötesi
  • 1988: Dünden Yarına
  • 1989: Uçun Kuşlar Uçun
  • 1990: Pencere… Köprü… Ve Ötesi…
  • 1992: İlhan-ı Aşk
  • 1994: Koridor
  • 1994: Romans
  • 1995: Sevgililer Günü / The Best of İlhan İrem 1
  • 1997: Aşk İksiri ve Cadı Ağacı / The Best of İlhan İrem 2
  • 1998: Yaşam Öpücüğü / The Best of İlhan İrem 3
  • 2000: Bezginin Gizli saklı Mektupları
  • 2000: Uçuk Mavi Pencere
  • 2000: Bulutlara Köprü
  • 2000: Düşler ve Ötesi
  • 2001: Seni Seviyorum
  • 2003: Bir Meleğe Âşık Oldum / The Best of İlhan İrem 4
  • 2004: Işık ve Sevgiyle 30 Yıl
  • 2006: Aden İlahileri
  • 2008: Tozpembe / Progressive Çocuk Şarkıları

İlhan İrem’in Kitapları

İlhan İrem, şarkılarındaki fikir dünyasını kitaplarında da sürdürmüştür. Hikâye, şiir ve tecrübe etme türünde eserler yayımlamıştır.

Pencere… Köprü… Ve Ötesi… – 1985

İlhan İrem’in ilk kitabıdır. Senfonik rock üçlemesinde müzikle anlatılan hikâyenin yazılı biçimidir.

Kitapta:

  • İlhan İrem’in yazıya döktüğü uygar masal,
  • Nuri Kurtcebe’nin çizimleri,
  • Burak Eldem, İzzet Eti ve Adnan Özer’in İlhan İrem müziği üstüne incelemeleri

yer alır. Böylece yaratı, müzik, hikâye, çizgi ve eleştiriyi bir araya getiren fazlaca yönlü bir emek verme hâline gelir.

Ötelerde Biri Var – 1987

Tecrübe etme türündeki yaratı, İlhan İrem’in insan, dünya, harp, sevgi, çocukluk, sanat ve toplumsal yaşam hakkında düşüncelerini ihtiva eder.

Sanatçının şiirsel anlatımı denemelerinde de sürer. Kati hükümler vermek yerine okuru düşünmeye çağıran, kişisel ve çağrışımlı bir dil kullanır.

Katastrof – 1990

Katastrof, İlhan İrem’in şiir kitabıdır. Kitaptaki şiirlerde insanoğlunun varoluşu, korkuları, yalnızlığı, yıkım düşüncesi, gelecek kaygısı ve umudu ele alınır.

Eserin adı “büyük yıkım” anlamına gelir. Sadece kitap yalnızca karamsar bir dünyanın anlatımı değildir. İlhan İrem, yıkımın arkasından insanlığını koruyarak ayakta kalabilenlere seslenir.

Delirium – 1994

Deneme türündeki Delirium, sanatçının bireysel ve toplumsal mevzular hakkında yazılarından oluşur.

Kitapta sanat, vakit, popüler kültür, insan ilişkileri, kimlik, duyarsızlık, toplumsal değişiklik ve “ışık ve sevgiyle” düşüncesi ele alınır.

Millenium: Sanalizasyon Fareleri, Yarasalar ve Ötekiler – 1998

Millenium, İlhan İrem’in 1990’lı yıllarda gazete ve dergilerde piyasaya çıkan yazılarının mühim bir bölümünü bir araya getirir.

Eserde yaklaşan yeni binyıl, teknolojik değişiklik, insanlığın doğadan uzaklaşması, kültürel yozlaşma, özgürlük, politika ve toplumsal duyarsızlık sorgulanır.

Siyah Kuğunun Şarkısı – 2007

Siyah Kuğunun Şarkısı, sanatçının “senfonik şiir” olarak tanımlanan eseridir. Kitap, fazlaca sayıda kısa ve yoğun şiirden oluşur.

Eserde bilim, mitoloji, aşk, ölüm, yabancılaşma, tabiat, evren ve vakit benzer biçimde mevzular İlhan İrem’in deneysel şiir diliyle ele alınır.

Güneş Ülkesinin Karanlık İnsanları – 2014

Kitap, İlhan İrem’in Türkiye’nin toplumsal ve siyasal sorunları üstüne yazıya döktüğü yazılardan oluşur.

Sanatçı bu eserinde duyarsızlaşmayı, sevgisizliği, adaletsizliği, kültürel gerilemeyi ve toplumsal bellek kaybını eleştirir. Kitap 2014 senesinde yayımlanmıştır.

İlhan İrem’in Kitaplarının Kronolojik Sıralaması

  • 1985: Pencere… Köprü… Ve Ötesi… – Hikâye
  • 1987: Ötelerde Biri Var – Tecrübe etme
  • 1990: Katastrof – Şiir
  • 1994: Delirium – Tecrübe etme
  • 1998: Millenium: Sanalizasyon Fareleri, Yarasalar ve Ötekiler – Tecrübe etme
  • 2007: Siyah Kuğunun Şarkısı – Senfonik şiir
  • 2014: Güneş Ülkesinin Karanlık İnsanları – Toplumsal ve siyasal yazılar

İlhan İrem’in Unutulmaz Şarkıları

İlhan İrem’in en fazlaca malum ve dinlenen şarkıları içinde şunlar yer alır:

  • Anlasana
  • Yazık Oldu Yarınlara
  • Haydi Sil Gözlerini
  • Ne Güzel Bak Yaşamak
  • Üzülme Dostum
  • Havalar Iyi mi
  • Sensiz de Yaşanıyor
  • İşte Yaşam
  • Son Merhaba
  • Ayrılık Akşamı
  • Konuşamıyorum
  • Sen Bilirsin
  • Bir Zamanlar
  • Boşver Dost
  • Yemyeşil Bir Deniz
  • Sürgün Benzer biçimde Masallarda
  • Olanlar Olmuş
  • Uçun Kuşlar Uçun
  • Ben Değilim
  • Bir Meleğe Âşık Oldum
  • Yakarma
  • Şalamar

Bu şarkıların bir kısmı duygusal dönemden, bir kısmı ise sanatçının senfonik ve mistik çalışmalarından gelir. Dolayısıyla İlhan İrem’i yalnızca birkaç aşk şarkısıyla değerlendirmek, onun sanat dünyasının mühim bir bölümünü gözden kaçırmak olur.

İlhan İrem’in Türk Müziğindeki Yeri ve Önemi

İlhan İrem, Türk müziğinde kendine ilişik bir ifade dünyası kuran sanatçılardan biridir. Onun özgünlüğü yalnızca sesinin yada bestelerinin farklılığından kaynaklanmaz. Sanatçı, albümlerini, kitaplarını, konserlerini, resimlerini ve düşüncelerini aynı bütünün parçaları olarak değerlendirmiştir.

Türk müziğine yapmış olduğu başlıca katkılar şu şekilde sıralanabilir:

  • Kendi söz ve bestelerini yorumlayan şarkıcı-besteci geleneğini güçlendirmiştir.
  • Duygusal pop müzikten senfonik rock’a uzanan örneksiz bir gelişim göstermiştir.
  • Türk müziğinde birbirini takip eden kavram albümlerinin mühim örneklerini vermiştir.
  • Müzik ile şiir, hikâye, fotoğraf ve felsefeyi bir araya getirmiştir.
  • Popüler kültürün geçici eğilimlerine teslim olmadan kendi dinleyici kitlesini oluşturmuştur.
  • Aşk, sulh, tabiat, özgürlük ve bireysel farkındalık düşüncelerini eserlerinin merkezine yerleştirmiştir.
  • Değişik kuşakların aynı şarkılarda buluşmasını elde etmiştir.

İlhan İrem’in eserleri, Türk pop müziğinin yalnızca eğlenceye dayalı bir alan olmadığını gösterir. Onun şarkıları, popüler müzik içinde de felsefi, edebî ve deneysel emekler üretilebileceğinin mühim kanıtlarından biridir.

Netice

İlhan İrem, 1970’lerin duygusal şarkıcısı olarak başladığı sanat yaşamını, örneksiz bir besteci, ozan, yazar ve fikir insanı olarak tamamladı. İlk 45’liklerinden Pencere… Köprü… Ve Ötesi… triosuna, Koridor’dan Aden İlahileri’ne kadar uzanan eserleri, aynı sanatçının devamlı değişen fakat özündeki duyarlılığı sakınan yolculuğunu yansıtır.

Onun müziğinde aşk, yalnızca iki insan arasındaki duygu değildir. Aşk; doğaya, insana, özgürlüğe, barışa ve yaşama yönelen evrensel bir kıymet olarak ele alınır. “Işık ve sevgiyle” sözü de bu anlayışın en yalın ifadesidir.

İlhan İrem’i kalıcı meydana getiren, yalnızca unutulmaz melodiler üretmesi değildir. Dinleyicisini kendisiyle, hayatla ve dünyayla yüzleşmeye çağırmasıdır. Bu yüzden şarkıları, plakları, albümleri ve kitapları geçmişte kalmış nostaljik eserler değil; değişik kuşaklara seslenmeye devam eden yaşayan bir sanat mirasıdır.

İlhan İrem Hakkında Sık Sorulan Sorular

İlhan İrem’in gerçek adı nedir?

İlhan İrem’in aslolan adı İlhan Aldatmazdır. Sanat yaşamında İlhan İrem adını kullanmıştır.

İlhan İrem ne vakit ve nerede dünyaya gelmiştir?

İlhan İrem, 1 Nisan 1955 tarihinde Bursa’da dünyaya gelmiştir.

İlhan İrem hangi müzik türünde eserler vermiştir?

Sanatçının ilk döneminde duygusal Türkçe pop müzik öne çıkar. Daha sonraki yıllarda rock, progresif rock, senfonik rock ve deneysel müzik alanlarında eserler vermiştir.

İlhan İrem’in ilk plağı hangisidir?

İlhan İrem’in ilk 45’lik plağı, 1973 senesinde piyasaya çıkan Birleşsin Tüm Eller / Kimi zaman Sevinç Kimi zaman Üzüntüdir.

İlhan İrem’in en meşhur şarkısı hangisidir?

Sanatçının tek bir en meşhur şarkısından söz etmek güçtür. “Anlasana”, “Yazık Oldu Yarınlara”, “Konuşamıyorum”, “Sensiz de Yaşanıyor”, “Sen Bilirsin” ve “Sürgün Benzer biçimde Masallarda” en fazlaca malum eserleri arasındadır.

Pencere, Köprü ve Ve Ötesi neyi anlatır?

Bu üç albümden oluşan senfonik rock emek vermesi, insanoğlunun yaşamını, ölümünü ve ölüm sonrasına yönelik ruhsal yolculuğunu anlatır.

İlhan İrem kaç kitap yazmıştır?

İlhan İrem’in hikâye, şiir, tecrübe etme ve toplumsal yazılardan oluşan yedi kitabı bulunmaktadır.

İlhan İrem’in eşi kimdir?

İlhan İrem’in eşi Hansu İrem’dir. Çift 1 Ekim 1991 tarihinde evliliğe ilk adımını atmıştır. Hansu İrem, sanatçının bazı şarkılarının sözlerini yazmış, albüm fotoğraflarını çekmiş ve sanat yönetmenliğini yapmıştır.

İlhan İrem niçin öldü?

İlhan İrem, uzun süredir tedavi görmüş olduğu böbrek yetmezliği sebebiyle 28 Temmuz 2022 tarihinde yaşamını yitirmiştir.

İlhan İrem’in mezarı nerededir?

İlhan İrem’in mezarı İstanbul’daki Aşiyan Mezarlığındadır.

(Toplam: 1, Bugün: 1 )