Aristophanes (D: MÖ 446, Atina – Ö: MÖ 386) Eski Yunan komedyasının en büyük temsilcisi. Oyunlarından bir kısmı günümüze ulaşmış tek Atinalı komedya şairidir.
Yaşamına ilişkin sınırı olan bilginin tek deposu oyunlarıdır. Pandionis boyundan gelen bir Âtinalı bulunduğunu ileri sürenler var ise da, aslolan doğum yeri kati olarak bilinmemektedir. AtinalIların onu Atinalı olmadığı sebebi öne sürülerek suçlamalarının deposu, kendisinin ya da babası Philippos’un Aigina Adasındaki mülkleri olabilir. Yazdığı ortalama 40 oyundan sadece 11’i günümüze eksiksiz olarak ulaşabilmiştir. Günümüze ulaşmayan İÖ 427 tarihindeki ilk komedyası Daitaleis’in (Şölenciler), dönemin eğitim ve terbiye kuramları üstüne bir yergi olduğu bilinmektedir.
Komedyalarının büyük kısmı Atina’nın toplumsal, yazınsal ve felsefi yaşamıyla ilgilidir. Atina ile Sparta arasındaki Peloponnesos Savaşı da (İÖ 431-404) yazdıkları içinde mühim bir yer meblağ. Harbe karşı olan Aristophanes, Perikles’den Kleophon’a kadar harp yanlısı Atina yöneticilerini daima eleştirmiştir.
Komedyalar
Kimi bölümleri günümüze kalmış olan Babylonioi (Babilliler), İÖ 426’da Büyük Dionysos Şenliği’nde yazılmıştır. Şenliğe “müttefikler” adında olan, fakat gerçekte Atina’nın güdümünde olan şehir devletlerinin delegeleri katılıyordu. Aristophanes bu oyunda dönemin demagogu Kleon’a saldırmakla kalmamış, “müttefikler”i de Atinalıların kölesi olarak göstermiştir. O sırada hakkında oluşturulan kovuşturmanın bu vakaya dayanıp dayanmadığı tam olarak bilinmemektedir.
Akharneis (İÖ 425; Akharnai’lılar), Aristophanes’in eksiksiz şekilde günümüze kalmış on bir komedyasının ilkidir. Cenk çılgınlığını hedef alan oyunun ziraatçi kahramanı Dikaipolis, Spartalılarla kendi adına bir sulh antlaşması yapmayı başarır. Dikaipolis’in hususi pazar yerinde geçen iki sahnede kaba bir komedi anlayışı ağırlıktadır. İlkinde, yoksul bir Megaralı iki kızını açlıktan ölmemeleri için domuz kılığına sokarak satar. Ötekindeyse, gerçek bir Atina ürünü arayan zengin bir Boiotia’lı, bir muhbir satın alır.
Ertesi yıl yazdığı Hippeis (İÖ 424; Atlılar) adlı komedyada, Aristophanes’in önceki kovuşturmadan pek etkilenmemiş olduğu görülür. Kleon bu oyunda da acımasızca yerilir.
Nephelai’da (İÖ 423; Bulutlar. 1957). Aristophanes ilk komedyasının mevzusuna döner. Oyun Sofistlerin “çağdaş” eğitim ve terbiye anlayışına karşı bir saldırıdır; Sokrates ve öğrencileri alaya alınır. Aristophanes’in Sofistleri temsil etmek suretiyle onları acımasızca eleştirmiş olan Sokrates’i seçmiş olması ise, uzun devam eden bir münakaşa mevzusudur.
Sphekes (İÖ 422; Eşek Arıları: Yargıçlar, 1966, 1988) komedyasında Atinalıların mahkeme davalarına düşkünlüğü, yaşlı jüri üyesi Philokleon’un (Sevgi-Kleon) kişiliğinde eleştirilir. Philokleon’un oğlu Bdelykleon (Nefret-Kleon), evde kurduğu bir mahkemede babasının peynir çalmakla suçlanan bir köpeği yargılamasını sağlar. Philokleon sonunda mahkemedeki görevini sürdürme sevdasından vazgeçer.
Eirene (İÖ 421 başları; Sulh. 1947/ Sulh Oyunları. 1975), harp politikası tatbik eden Atinalı Kleon ve Spartalı Brasidas’ın muharebede ölmelerinden yedi ay sonrasında Atina-Sparta Savaşı’nı altı yıl için askıya alan Nikias Barışı’nın (İÖ Mart 421?) gerçekleşmesinden birkaç hafta ilkin sahnelenmiştir. Komedyanın ana temasını Zeus tarafınca bir mağaraya kapattırılan Sulh’n kurtarılması oluşturur.
Ornithes (İÖ 414; Kuşlar. 1966, 1988) fantastik bir komedyadır. Atinalı iki yurttaş kuşların insanlan yöneteceği bir şehir düşler. Bazı araştırmacılar, Kuşları Atmalıların yayılmacı politikasına karşı bir yergi olarak değerlendirmişlerdir.
Lysistrate (İO 411; Bayanlar Savaşı, 1966/Lysistrata [Hanımefendilerin Savaşı, 1988). Atinalıların İÖ 413’te Sicilya’da yenilmelerinden sonrasında ve Atina’daki 400 ayaklanmasından ilkin, Sparta ile barışa hazır bir oligarşik rejim kurulduğunda yazılmıştır. Atinalı hanımefendiler Lysistrata’nın öncülüğünde Akropolis ile Atina hâzinesini ele geçirirler ve Yunanistan’daki tüm hanımlarla beraber, erkekler sulh yapıncaya değin cinsel greve giderler.
Aynı yıl sahnelenen Thesmophoriazousai (Thesmophoria Bayramını Kutlayan Bayanlar), kim bilir Aristophanes’in en gülünç oyunudur. Bu komedyada Atinalı hanımefendiler, oyunlarında kendilerine hücum eden Euripides’i öldürmeyi tasarlarlar. Bunu öğrenen Euripides kayınbiraderi Mnesilokhos’dan kendisine destek olmasını ister. Hanım kılığına giren Mnesilokhos, hilesi ortaya çıkınca bayanların eline düşer: kaçmaya çalmış olduğu üç sahne. Euripides’in üç tragedyasının parodisidir. Sonunda Euripides ortaya çıkar ve tekrar kadınlan yermeyeceğine söz verir.
Batrakhoi (İÖ 405: Kurbağalar, 1946) yazınsal bir komedyadır. Tragedyaların niteliksizliğinden yakınan Dionysos. Herakles’in kılığına girer ve ölmüş olan en sevilmiş olduğu yazar Euripides’i geri getirmek suretiyle Hades’e yollanır. Euripides ile Aiskhylos içinde düzenlenen bir yarışma sonunda Dionysos, Aiskhylos’u yanına alarak yeryüzüne döner. Ekklesiazousai’da (İÖ 391; Bayanlar Halk Meclisinde) hanımefendiler yine iktidarı ele geçirirler. Platon’un birkaç yıl sonrasında Politeia (Devlet) adlı yapıtında yazdıklarına benzer şekilde ekonomik ve cinsel eşitlik uygularlar.
Aristophanes’in sağlığında oynanan son oyunu Plutos’da (IÖ 388; Servet), iyilerle kötüleri ayıramasın diye Zeus tarafınca kör edilen Zenginlik Tanrısı Plutos, yoksul ve dürüst Khremylos tarafınca iyileştirilir. Plutos görmeye başladıktan sonrasında dürüst kişileri varlıklı ederek ödüllendirir. Aristophanes’in Aiolosikon ve Kokolos adlı, günümüze ulaşmayan iki oyununun İÖ y. 387’de oğlu tarafınca sahnelendiği bilinmektedir.
Önemi
Aristophanes, Eski Komedya’nın günümüze kalmış tek temsilcisidir. Yapıtlarını, koro, mim ve bürleskin önemini koruduğu bu gülünç dramaturji periyodunun sonlarında vermiştir.
Koroya yer vermeyen son oyunu da, kısa devam eden ve İÖ 4. yüzyıldan ilkin yerini Yeni Komedya’ya bırakan Orta Komedya’nın günümüze kalan tek örneği olarak bilinir.
Aristophanes’in yapıtlarının günümüzde de önemini koruması, diyaloglarındaki yaratıcılık, çoğu zaman yerinde ve ölçülü kullanılan yergi öğesi, bilhassa Euripides’i alaya almış olduğu parodilerinin parlaklığı, koro şarkılarının canlılığı şeklinde özelliklere bağlanmaktadır. Sulh, hanım hakları şeklinde evrensel temaları ele alması, yapıtlarının geçerliliğini elde eden bir başka özelliktir.
Aristophanes (Byzantionlu) (D: y. İÖ 257 – Ö: İÖ 180. İskenderiye)
Aristophanes (Byzantionlu), Eski Yunanlı edebiyat eleştirmeni ve dil bilgini. İskenderiye’nin önde gelen bilim adamlarından tahsil gördükten sonrasında. İskenderiye Kütüphanesi’nin başına getirildi (y. İÖ 195).
Aristophanes. Homeros’un bir metniyle Alkaios, Pindaros, Euripides ve büyük olasılıkla Anakrion’un yapıtlarını ve Hesiodos’un Theogonia’sını (“Tanrıların Doğuşu”, 1977) düzenleyen kişidir. Yunan tragedya ve komedyalannın girişlerine el yazısıyla eklenen Tartışmalar’ın çoğunun onun tarafınca yazıldığı sanılmaktadır. Yunan komedyası üstüne incelemesi, Atina’da zenginlerle düşüp kalkan fahişeler ve karakter türleri üstüne çeşitli yapıtların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Yunan edebiyatının biyografik bir zamanı olan Kallimakhos’un Pinakes adlı yapıtını tekrardan düzenleyip tamamlayan da odur. Bununla beraber bir sözlükçü olan Aristophanes eski alışılmadık sözcüklerle teknik terimleri açıklayan sözlükler ve atasözü derlemeleri hazırlamıştır.
Aristophanes ek olarak bir gramer okulu kurmuş, ad çekimi kurallarını ortaya koyduğu Analoji Üstüne başlıklı bir de araştırma yazmıştır.
Lirik ve trajik şairlerin yapıtlarından derlemeler hazırlarken, gerek ölçü çözümlemelerinde gerek metin eleştirilerinde kendisinden sonraki araştırmacıların yaygın şekilde benimsedikleri yenilikler getirmiştir. Platon‘un diyaloglarını üçlemeler halinde düzenleyen de odur. Her yazınsal türden devrin en yetkin ürünlerini bir araya getiren İskenderiye Derlemesi’ni ilk hazırlayanın da Aristophanes olduğu kabul edilir.
Dünya Edebiyatı
Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…
Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…
10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları — Senaryo…