Kategoriler: Genel

Aruz Ölçüsü Vezni Kusurlarını Bulma, örnekler Aruz Takti PDF

Aruz ölçüsü, Arap Edebiyatı‘nda var olan özlü sözlerdeki ahenk unsurlarını anlatan ilme verilen isimdir. Bir şiirdeki hecelerin kısalık ve uzunluklarına göre tertip edilmiş bir ölçü biçimidir. Bu ölçü türü Türk edebiyatına sanıldığı gibi Edebiyatı’ndan değil İran Edebiyatından geçmiştir. İranlılar müslümanlığa geçtiklerinde Arapların medeniyetinin de çok fazla etkisi altına girdiler. Dolayısıyla şiirlerinde, vezin olarak aruz’u kullandılar. Fakat aruz ölçüsünü Arapların kullandıkları şekliyle almadılar. Kendi edebi anlayış ve şiire bakış açılarına göre bir değişim yaparak kendilerine uygun gelenleri seçip şiirlerine uygun olanları kullanmışlardır.

Aruz Ölçüsünün Özellikleri Nelerdir Maddeler Halinde

– Mısralardaki hecelerin uzunluk-kısalık bakımından denkliğine dayanır.
– Her dizede alt alta denk gelen hecelerin uzunluk-kısalık uyumu gözetilir.
– Aruz kalıplarının durakları kelime ortasında olabilir.
– Aruz kalıplarının belirli hece sayısına göre bölünmesine tefile denir.
– Bir şiirde tek bir kalıp kullanılır. Yani şiir hangi kalıpla başlamışsa o kalıpla biter.

Uzun (kapalı) hece Nedir?
* Hecedeki son sesin ünsüz ya da uzun ünlü olmasıdır.
* Kapalı heceler (–) işaretiyle gösterilir.

Kısa (açık) hece Nedir
* Hecedeki son sesin ünlü olmasıdır.
* Açık heceler (.) işaretiyle gösterilir.
* Aruz kalıpları (fâilâtün / fâilâtün / fâilün…), kapalı ve açık hecelerin belirli bir sistemle dizilmesiyle oluşur.
* Türklerin, Arap ve İranlılardan aldığı ölçüdür. Divan edebiyatıyla özdeşleşmiştir.

NOT: Dize sonlarındaki heceler kısa olsa bile uzun kabul edilir. “â, û, î” ünlüleri, iki ses değerinde olduğundan uzun ünlü kabul edilir.

Aruzla İlgili Terimler

Bunlar aynı zamanda aruz kusuru olup usta sanatçılar tarafından pek kullanılmamıştır.

Ulama (Vasl)

Sözcüğün sonundaki ünsüzü, kendinden sonraki sözcüğün başındaki ünlüye bağlamaktır. Aslında bir kusur değil, şiirin müzikalitesini artıran bir unsurdur

İmâle (Çekme)

Kısa heceyi, ölçü gereği uzun okumaktır.
Diidi gör düm / ol ha bii bin / aane si
Bir a cep nur / kim güneşper / vaane si

Med (Uzatma)

Aruz ölçüsünde uzun heceler tam, kısa heceler yarım ses kabul edilir. Med, uzun heceyi, ölçü gereği bir kısa hece kadar uzatmaktır. Med, bir kusur değil, ses sanatı olarak değerlendirilir.
Ya bir nigaha dahi tâb yok mu çeşminde
“O nâz hastası tâ böyle bi-mecâl midir”
“tâb ve nâz” sözcükleri ile “mecâl” sözcüğünün ikinci hecesi bir buçuk ses değerindedir.

Zihaf (Kısma)

İmalenin tersidir. Ölçü gereği uzun hecenin kısaltılmasıdır.
Can verme gam-ı aşka ki aşk afet-i cândır
Aşk âfeticân olduğu meşhûr-ı cihândır
Koyu renkle gösterilen heceler bir buçuk değerde olmasına rağmen yarım değer kısaltılarak okunur.

Takti

Bir şiiri aruz ölçüsüne göre okumaya denir. Hece ölçüsünde durak neyse aruz ölçüsünde takti de odur.

Mısraların  hecelerindeki açıklık, kapalılık, uzunluk, kısalık özelliklerine göre kurulan geleneksel bir vezindir. Açıklık hecenin kısa ünlü bir harfle bitmesidir, kapalılık hecenin ünsüzle veya uzun ünlü bir harfle bitmesidir. Aruz, çok uzun bir tarihî geçmişe dayanır. Aruz; 19. asrın içinde eskiyi devam ettiren, eski üslûpla şiir yazan encümen-i şuara gibi mahfiller (toplanma yeri) içindeki şairlerce kullanılmıştır.

Tanzimat Edebiyatı’nın birinci nesli ve Tanzimat edebiyatının ikinci döneminin sanatçıları, ara nesil, Servet-i Fünun şairleri, Fecr-i Ati sanatçıları, Milli Edebiyat Dönemi anlayışının çoğu üyesi ve Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında bile Yahya Kemal Beyatlı başta olmak üzere bazı şairler tarafından kullanılan bir vezindir. Etkisi günümüze kadar ulaşmıştır: Behçet Necatigil, Ahmet Hamdi Tanpınar, Hilmi Yavuz gibi usta şairler, aruz veznini kullanmazlar ama onun ahenginden faydalanırlar.

Aruz vezninin çeşitleri “bahir” adıyla birbirinden ayrılır. Bahir ile okyanus (umman, büyük deniz) kavramları arasındaki ilgiye dikkat etmek gerekir. Aruz bahirlerinin her biri, kendi içinde çeşitli gruplara sahiptir. Türkçenin sözcüklerini ve ses bilgisi kurallarını ve özelliklerini, Arapça ve Farsçadan alınmış aruz veznine uydurulması esnasında ortaya çıkan kural ihlalleri veya uygulama tercihleri vasl, imale, zihaf, sekt-i melih gibi değişiklikler meydana getirir. Bu değişikliklere edebiyatımızda “aruz kusurları” da denmektedir.

Ünsüz ile biten bir kelimenin sonuna ünlü ile başlayan bir kelime gelir ise hecelemede ilk kelimenin son ünsüzü, ikinci kelimenin ilk ünlüsü ile birlikte okunur ki buna vasl (ulama) denir. Vezin gereği heceyi uzatmak imale; heceyi kısa okumak zihaftır. Sekt-i melih, “mısra başındaki fe’ilâtün yerine fâ’ilâtün, mısra sonunda fe’ilün yerine fa’lün getirilmesine ve yalnızca mefûlü mefâ’ilün fe’ûlün biçiminde takti edilmesine” denir. Sekt-i melih, aruza farklı bir üslûp katar. Bu tatbikat asırlar boyu bir standart teşkil etmesiyle de Türkçedeki aruz kusurları, belirli şartlara bağlı olarak incelenmiştir.

Aruz Vezni Nasıl Bulunur? Vezin Bulunurken Hangi işlemler yapılır:

a) Ölçüyü bulacağımız dizelerin hecelerindeki uzun ünlülere dikkat ederek yazmalıyız.
b) Öncelikle dizelerdeki hecelerin kapalı mı açık mı olduğuna bakılır.
c) Medli hece olup olmayacağı özellikle kontrol edilmelidir. Bu ihmal edilirse bir mısradaki hece değeri eksik çıkar. Mısralardaki heceler sayılarak medli hece olup olmadığı konusunda bir ipucu yakalayabiliriz.
d) Hecelerin açık kapalı değerleri karşılıklı kontrol edilir. Önce imkân varsa ulama, yoksa imale yapılır. Zihaf çok az bulunduğu için en sonra o ihtimal düşünülür.

e) Hecelerin karşılaştırılması yapıldıktan sonra açık kapalı değerleri çizgi ve nokta şeklinde ayrı bir yere geçilir. Mısra sayısına göre tef‘ile sayısı tahmin edilmeye başlanır. İlk tef‘ile en az heceden oluşur. Genelde az heceli Fa’, Fe i lün, Fâ i lün gibi tef‘ileler sonda bulunur.
f) Yazılan aruz kalıbı ile işaretler arasında uyum olmasına dikkat etmek gerekmektedir. Aksi halde aruz kalıbını yanlış tespit edebilirsiniz.

Bul-Tikla

Son Yazılar

Edebî Akımlar Atlası – Türk Dili ve Edebiyatı

Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…

2 gün ago

Kadınlar Okulu Özeti, Konusu ve Karakterleri

Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…

3 gün ago

Zaman Bisikleti Özeti, Konusu ve Karakterleri

Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…

6 gün ago

Dünyanın En Güzel ve En Ünlü Kütüphaneleri

Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…

6 gün ago

2026-2027 9. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Sınav

Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…

1 hafta ago

2026-2027 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları

10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları — Senaryo…

1 hafta ago