Karakterler
Dert Dinleme Uzmanı: Ailesinden kalan parayla yaşamasına karşın günlerini editörlük yaparak geçiren ve hem de roman içinde okuduğumuz metnin büyük bölümünün de yazarıdır. Etrafındaki insanların dertlerini dinlediği, onlarla uzun uzun konuşmuş olduğu ve dertleştiği için bu lakabı alır.
Mevzusu
Kitap, “Dert Dinleme Uzmanı” olarak malum bir editörün, bir kahvede tanıştığı bir yazara intihar etmeden ilkin emanet etmiş olduğu defter ile yazarın kime yazdığı “Giriş” ve “Sunucu” adlı iki kısa nottan oluşuyor.
Yazara emanet edilen defter, editörün yaşamı süresince saklamış olduğu notlardan oluşur. Başta deftere ilgi göstermeyen genç yazar, insanın intihar ettiğini öğrenince “Dert Dinleme Uzmanı” başlıklı defteri okuyup yazıları olduğu şeklinde yayınlamaya karar verir.
Roman, adı açıklanmayan bir anlatıcının “semtin” kahvesinde “Dert Dinleme Uzmanı” olarak tanıtmasıyla adım atar. Bu kişiyi daha ilkin görmüş olmasına karşın anlatıcı onunla ilk kez konuşur ve Dinleyici ona bir defter verir. Adam kısa süre sonrasında intihar edince anlatıcı bu defterle ne yapacağını bilmesi imkansız ve sonunda defteri olduğu şeklinde yayınlamaya karar verir. Çevresindeki her insanın derdini dinlediği için bu ünvanı alan Dert Dinleme Uzmanı, bir yayınevinde editör olarak iş yapmaktadır. Birinci bölümde kendisine kitap getiren genç kızın romanının yayımlanma öyküsü anlatılıyor. Ana karakter bu romanın başarıya ulaşmış bir roman olmadığını bilse de kızdan etkilendiği için onunla evlenir ve kitabı bastırır. Sadece bu evlilik bir süre sonrasında sonlanmış olur.
İkinci bölüm, Dert Dinleme Uzmanının bir huzurevi kurma çabasına odaklanmaktadır. Bir takside şoförle söyleşi eden Dert Dinleme Uzmanı, babasını yatıracak bir huzurevi bulamayınca fazlaca etkilenir ve peşinden arazinin birinde huzurevi kurma çabasına odaklanır. İyi niyetle çalışmasına karşın bu huzurevi projesi başarıya ulaşmış olamayacak ve kısa sürede kapatılacaktır.
Öteki bölümler, Dert Dinlenme Uzmanının başına gelen öteki vakalarla ilgili yorumlarını içermektedir. Yanında gelen bir arkadaşının tavrı, çevirilmiş olduğu bir oyunun başka bir çeviriyle yayınlanmasına sinirlenen bir yazarın tepkisi ve okulda tanıştığı profesörle yapmış olduğu sohbetler sebebiyle kâbusa dönüşen Viyana gezisi. Mahalledeki Tost Simit dükkânı romanın mühim anları olarak gösterilebilir. Dert Dinleme Uzmanı defterinin son sayfalarına doğru sık sık yaşamı süresince yaşamış olduğu suçluluk, pişmanlık ve kendinden nefretten bahsetmeye adım atar. Defterde bu noktaya kadar gizli saklı tutulan bilgiler sonlara doğru da açıklanır. Gençliğinde tanıştığı bir kızla büyük bir aşk yaşamış sadece “ilk aşkı” bir hastalık sonucu ölmüştür.
Kitap – başladığı şeklinde – “Takdimci” nin tarafınca yazılan satırlarla bitiyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin analizi niteliği taşıyan “Dar Zamanlar” serisinin dördüncü kitabı Dert Dinleme Uzmanı, Hakkaniyet Ağaoğlu’nun on sekiz yıl aradan sonrasında yazdığı roman.
Ağaoğlu, her dert dökümünün simgesel anlam ve çağrışımları bulunduğunun altını çizerek, toplumsal ahlakın bozulması, yozlaşması ve sonunda ferdin kendisinin bile farkına varamadığı değişiklik ve dönüşümünü muzip bir üslupla konu alıyor.
Yayınevinde çalışan bir editör, başkalarının kitaplarını titizlikle düzeltirken, içinden geçmiş olduğu çağrışım, anı ve hesaplaşma karmaşasıyla boğuşur ve bu süreçte yaşadıklarını defterine hatırında kalmış olduğu şeklinde çalakalem kaydeder. Sonuçta, metinlerin ve gündelik dilin birbirine karıştığı yepyeni bir ifade çıkar ortaya.
Dert Dinleme Uzman’ında isim, vakit, mekân belirsiz; bundan dolayı günümüzde kalıcı olan adlar değil görsellik. Yaşamımız şifreler üstünden akıp gitmekte, ta ki kendimize tamamen yabancılaşıncaya kadar.
“Büyük incelik ve iyilik hassasiyeti, kötülüğün kötüsünden daha mı beterdir acaba? Ömrüm bunun yanıtını aramakla geçecekti ve öyleki oldu galiba.
Kırmızı kaleme paydos
Yaşamdan anlık sıçrayışlar
Defter kâğıtlarının tersine geç bakalım:
Bilmiyorsunuz fakat sizin de sonunuz yaklaşıyor önlü arkalı sayfalar!..”
2026-2027 10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları…
Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…
Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…