| Tür: | Roman |
| Yazar: | Ahmet Mithat Efendi |
| Yayınlanma Zamanı: | 1882 |
| Yayınevi: | Bilge Kültür Sanat |
Karakterler
Dürdane: On sekiz, on dokuz yaşlarında genç bir kızdır. Minik yaşta annesini kaybetmesi ile babası ile birlikte yaşar.
Mergup Bey: Yalıçapkını bir adamdır. Ek olarak Dürdane’nin sevgilisidir.
Ulviye Hanım: Dul ve orta yaşlı bir hanımdır. Romanın başkahramanı Dürdane Hanım gözükse de aslolan kahraman kendisidir.
Ulviye’nin Anası: Ulviye Hanım’ın yaşlı annesidir. Kendi halinde bir hanımdır.
Acem Ali Bey: Ulviye Hanım adam kılığına girip Galata’da dolaşıp, kavgalara bulaştığı imgesel adam karakteridir.
Çerkez Söyleşi Bey: Acem Ali Bey ile tanışıp beraber kavgalara girip dost olurlar. Acem Ali Bey’in hanım bulunduğunu sonradan anlamış olur. Eserin sonunda Ulviye Hanım ile evlenir.
Halviye Bey: Dürdane’nin babasıdır.
Gülbeyaz Dadı: Dürdane’nin anne yerine koyup, yakın görmüş olduğu, her şeyini anlattığı dadısıdır.
Mevzusu
Maceraperest dul UlviyeHanım merakı yardımıyla konak komşusunun kızı Dürdane’nin hayatına dâhil olur. Dürdane’nin gizli saklı sevgilisi Mergup Bey’i öğrenir. Dürdane ile evlenmek istemediğini ve Dürdane’in hamile bulunduğunu öğrenir. Kılık değiştirerek Acem Ali Bey adı ile ortalıkta dolaşan Ulviye Hanım, bu vakalarla ilgili yaşadıkları emek vermeyi sürükleyici hale getirir.
Mısır’dan gelen yirmi dokuz yaşındaki dul Ulviye Hanım, yaşlı anası, hizmetçileri ve uşaklarıyla İstanbul’daki konağında yaşıyor. Konağın bir tarafı deniz, öteki üç tarafı bahçe. Konağın bahçe komşusu ise Dürdane’dir. İki konak içinde bir tanıdık yoktur. Meraklı ve maceracı olan Ulviye Hanım, Dürdane’nin yaşamını merak eder ve onun gizli saklı bir şeyler yaptığını düşünür. Normalde kimsenin haberi olmadan kendisine Acem Ali Bey diyen Ulviye Hanım, tanınmamak için adam kılığına girerek gece yarısı Dürdane’nin bahçesine girer. Bahçedeki ağır merdiveni kaldırıp Dürdane’nin odasının penceresine dayar. Odada yarı çıplak bir adam görür. Bu Dürdane’nin sevgili yalıçapkını Mergup Bey’dir.
Baba dostu bir İngiliz doktordan yeni buluş edilen telefonun o dönemde İstanbul’da satılıp kullanıldığını öğrenen Ulviye; bir telefon alır. Dürdane bir gece uyurken gizlice ahizeyi odasına yerleştirir, bir çizgi çeker, kulaklıkları odasına koyar. Ulviye Hanım bu sayede her şeyi duymaya adım atar. Dürdane’nin hamile bulunduğunu, doğumun yaklaştığını ve Mergüp’ün evlenip bebek sahibi olmak istemediğini duyar ve anlamış olur. Dışarıda hep Acem Ali Bey olarak tanınan Ulviye, Galata meyhanelerinde Çerkez Bey ile dost olur. Onunla devamlı söyleşi ederler, ona güvenir ve Dürdane için bir ebe kaçırırlar. Ebeyi ölümle tehdit ederler ve onları tam da Dürdane’nin doğum saatine kadar büyütürler. Bebek doğar, bebeğe elbet Ulviye’nin anası bakar. Onları güvenli bir halde kendi malikânesine götürür. Sonrasında Ulviye, Dürdane ile kendi bayanı olarak tanışır ve birçok şey anlatır. Mergüp Bey’den intikam almak isteyen Dürdane’ye yardım etmek ister. Bir bayan ve bir insan olarak Ulviye, Mergüp Bey’in tavırlarına oldukca kızar. Acem Ali Bey ve Çerkez Bey, Mergüp Bey’i bulup konağa getirir ve Dürdane ile karşılaştırır fakat Dürdane daha ilkin zehir içer ve acısını anlatırken ölür. Amacı, Mergüp Bey’in bu vicdan azabıyla yaşaması ve onun acı çekmesini istemesidir. İntiharından altı ay sonrasında bir hanımla evlenen Mergüp Bey, evleneli günler olmuşken; Karısının eski sevgilisi tarafınca öldürülür. Böylece Dürdane ve Mergup Bey’in hesaplaşması kıyamette bitmeyecektir. Ulviye Hanım, yaşam hikâyesinin çilesini çekmiş bir yiğit bulunduğunu anladığı Sandalcı Çerkez Söyleşi Bey ile evlenir.
Ölümünün 100. senesinde andığımız Ahmet Mithat Efendi halka okuma zevki aşılamış bir yazarımızdır. Bu sebeple oldukca sayıda roman ve hikâye kaleme almıştır. Dürdane romanı Tercüman-ı Hakikat gazetesinde 1881 senesinde tefrika edilmiş ve hemen sonra kitap hâline getirilmiştir. Roman, kahramanlarının adlarını taşıyan beş bölümden meydana gelir.
Boğaz’da bir yalıda oturan Dürdane Hanım’ın Mergub adlı sevgilisinden gayrimeşru bir evladı olacaktır ve bu durumu ailesinden gizlenmiştir. Dürdane bundan dolayı zor durumdadır. Mergub’un evliliğe yanaşmaması üstüne Dürdane’yi intikam almaya ikna eden yalı komşusu Ulviye Hanım, Mergub’uDürdane’nin yanına getirir, sadece Dürdane öcünü kimsenin düşünemediği bir halde alır.
2026-2027 10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları…
Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…
Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…