II. Dünya Savaşı, Naziler ve Hitler: Filmler, Kitaplar, Belgeseller
II. Dünya Savaşı, Naziler ve Hitler: Filmler, Kitaplar, Belgeseller
II. Dünya Savaşı, Naziler ve Hitler: Filmler, Kitaplar, Belgeseller
Nazi Almanyası, Adolf Hitler, Holokost ve II. Dünya Savaşı; tarih araştırmalarından sinemaya, anı kitaplarından romanlara kadar son aşama geniş bir kültürel alan oluşturur. Bu mevzularda binlerce film, tv yapımı, belgesel ve kitap yayımlanmıştır. Dolayısıyla dünyada üretilmiş her eserin eksiksiz bir dökümünü tek yazıda vermek mümkün değildir.
Bu rehberin amacı: Alanın klasiklerini, geniş kitlelere ulaşmış büyük yapımları ve tarihsel ya da sanatla alakalı bakımdan öne çıkan eserleri mevzularına gore sınıflandırmak.
Listede şunlar ayrı başlıklar altında ele alınmaktadır:
Hitler ve Nazi Partisinin yükselişini özetleyen filmler
Holokost ve toplama kampları temalı yapımlar
II. Dünya Savaşı’nın cephelerini özetleyen filmler
Direniş hareketleri ve Hitler’e yönelik suikastlar
Nürnberg yargılamaları ve cenk sonrası hesaplaşma
Nazi Almanyası ve cenk zamanı belgeselleri
Hitler biyografileri ve Nazi zamanı kitapları
Holokost araştırmaları, günlükler ve tanıklıklar
II. Dünya Savaşı romanları ve grafik romanlar
Burada mühim bir fark yapılmalıdır: Film ve romanlar, geçmişi yorumlayan sanat eserleridir. Belgeseller de görüntü, anlatıcı ve kurgu seçimine dayanır. Bu yüzden hiçbir yapım tek başına tarih kitabının yada arşiv belgesinin yerini tutmaz.
Nazi, Hitler, Holokost ve II. Dünya Savaşı Ne Anlamına gelir?
Nazi ve Nazizm kavramları
“Nazi” sözcüğü, Almanya’daki Nasyonal Toplumcu Alman İşçi Partisinin üyeleri ve bu partinin ideolojisini benimseyenler için kullanılır. Nazizm; aşırı milliyetçilik, antisemitizm, ırkçılık, yayılmacılık, önder kültü, militarizm ve demokrasi karşıtlığı üstüne kurulmuş totaliter bir ideolojidir.
Adolf Hitler, 30 Ocak 1933’te Almanya Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg tarafınca şansölyeliğe atandı. Nazi yönetimi takip eden aylarda demokratik kurumları tasfiye ederek Almanya’yı tek parti diktatörlüğüne dönüştürdü. Hitler’in direkt halk tarafınca devlet başkanı seçildiği yönündeki yaygın informasyon doğru değildir.
Holokost nedir?
Holokost, Nazi Almanyası ile müttefiklerinin ve iş birlikçilerinin Avrupa Yahudilerine yönelik sistemli, devlet destekli zulüm ve imha sürecidir. Ortalama altı milyon Yahudi bu süreçte öldürüldü. Romanlar, engelliler, Sovyet cenk esirleri, eşcinseller, siyasal muhalifler ve Nazi rejiminin düşman kabul etmiş olduğu başka gruplar da kitlesel baskı ve cinayetlerin hedefi oldu.
Holokost ile II. Dünya Savaşı aynı şey midir?
Hayır. II. Dünya Savaşı, 1939-1945 yılları aralığında Avrupa, Afrika, Asya ve Pasifik’e yayılan küresel savaştır. Holokost ise 1933-1945 döneminde Nazi ırk politikaları çerçevesinde yürütülen zulüm ve soykırım sürecidir.
İki tarih iç içedir; fakat aynı değildir. Her cenk filmi Holokost filmi olmadığı şeklinde, Holokost’u özetleyen her yaratı de cephe savaşlarına odaklanmaz.
Hitler ve Nazi Almanyası’nı Özetleyen Filmler
Nazilerin yükselişi, Hitler ve rejimin işleyişi
The Great Dictator / Büyük Diktatör (1940): Charlie Chaplin’in Hitler’i ve faşist önder kültünü hedef alan siyasal hicvidir. Harp devam ederken çekilmiş olması filme ek olarak tarihsel ehemmiyet kazandırır.
To Be or Not to Be / Olmak ya da Olmamak (1942): Nazi işgali altındaki Polonya’yı güldürü ve tiyatro kanalıyla anlatır. Mizahın faşist otoriteyi iyi mi etkisizleştirebildiğini gösteren erken örneklerdendir.
Cabaret (1972): Weimar Almanyası’nın son periyodunu, Nazilerin gündelik hayatta giderek görünür hâle gelmesini ve toplumun buna kayıtsızlığını işler.
Hitler: The Last Ten Days / Hitler’in Son On Günü (1973): Hitler’in Berlin’deki sığınağında yaşamış olduğu son günleri özetleyen erken dönem yapımlarındandır.
The Bunker (1981): Hitler’in son haftalarını, sığınaktaki askerî ve ruhsal çözülmeyle beraber ele alan tv filmidir.
Mephisto (1981): Klaus Mann’ın romanından uyarlanan film, kariyerini korumak amacıyla Nazi yönetimiyle uzlaşan bir oyuncunun etik çöküşünü anlatır.
Conspiracy / Komplo (2001): 1942’de düzenlenen Wannsee Konferansı’nı dramatize eder. Avrupa Yahudilerinin dizgesel olarak yok edilmesine ilişkin planların bürokratik dille iyi mi konuşulduğunu gösterir.
Hitler: The Rise of Evil / Hitler: Kötülüğün Yükselişi (2003): Hitler’in gençlik yıllarından iktidara gelişine kadar uzanan tv yapımıdır. Giriş düzeyinde yararlı olsa da acıklı sadeleştirmeler ihtiva eder.
Downfall / Çöküş (2004): Hitler’in son günlerini, sekreteri Traudl Junge’nin tanıklıklarından da yararlanarak anlatır. Rejimin askerî yenilgi karşısındaki çözülmesini etkili şekilde gösterir.
The Captain / Yüzbaşı (2017): Savaşın son günlerinde bir subay üniforması kabul eden Alman askerinin iktidar ve şiddetle kurduğu ilişkiyi ele alır.
Munich: The Edge of War / Münih: Harp Yaklaşıyor (2021): 1938 Münih Konferansı’nı ve Nazi Almanyası karşısında izlenen yatıştırma politikasını tarihsel kurmacayla birleştirir.
Bu filmler Hitler’in iktidarını yalnızca tek bir kişinin iradesiyle açıklamaz. Nazi diktatörlüğü; siyaset, propaganda, polis, ordu, ekonomik çevreler ve toplumsal iş birliği yardımıyla işleyebilmiştir. Hitler’in yükselişinin kaçınılmaz olmadığı, değişik siyasal ve toplumsal koşulların birleşmesi sonucunda gerçekleştiği bilhassa vurgulanmalıdır.
Nazi karşıtı direnişi özetleyen filmler
Nazi Almanyası’nda direniş hiçbir süre çoğunluk hareketine dönüşmedi. Buna karşın öğrenciler, din adamları, askerler, işçiler ve çeşitli siyasal gruplar rejime karşı çıktı.
Sophie Scholl: The Final Days / Sophie Scholl: Son Günler (2005): Beyaz Gül adlı talebe direniş grubunun üyesi Sophie Scholl’un sorgulanmasını ve yargılanmasını anlatır.
Valkyrie / Operasyon Valkyrie (2008): Albay Claus von Stauffenberg’in de yer almış olduğu 20 Temmuz 1944 suikast girişimini mevzu edinir.
A Hidden Life / Gizli saklı Bir Yaşam (2019): Hitler’e bağlılık yemini etmeyi reddeden Avusturyalı Franz Jägerstätter’in vicdani direnişini anlatır.
13 Minutes / Elser (2015): Georg Elser’in 1939’da Hitler’e karşı gerçekleştirdiği başarısız suikast girişimine odaklanır.
The Resistance Banker / Direniş Bankacısı (2018): Hollanda direnişini gizlice finanse eden Walraven van Hall’ın öyküsünü işler.
Anthropoid (2016): Nazi yöneticisi Reinhard Heydrich’e karşı Çekoslovak direnişçiler tarafınca düzenlenen suikastı anlatır.
Army of Shadows / Gölgeler Ordusu (1969): Fransız Direnişi’ni kahramanlık gösterisinden uzak, yalnızlık ve etik ikilemler üstünden ele alır.
Black Book / Kara Kitap (2006): Hollanda’daki direniş, iş birliği ve cenk sonrası hesaplaşma arasındaki gri alanları gösterir.
Defiance / Direniş (2008): Bielski kardeşlerin Nazi işgali altındaki Belarus’ta kurduğu Yahudi direniş topluluğunu mevzu edinir.
Resistance (2020): Marcel Marceau’nun cenk yıllarında Yahudi evlatların kurtarılmasına yapmış olduğu katkıyı dramatize eder.
Direniş filmleri izlenirken tüm Alman toplumunun rejime karşı olduğu şeklinde yanlış bir izlenime kapılmamak gerekir. Direnişçiler önemliydi; sadece sayıları sınırlıydı ve değişik siyasal, dinî yada kişisel gerekçelerle hareket ediyorlardı.
Holokost ve Toplama Kamplarıyla İlgili Filmler
Gettolar, kamplar ve hayatta kalma
The Last Stage / Son Durak (1948): Auschwitz’den sağ kurtulan Wanda Jakubowska’nın yönettiği film, Holokost sonrasında çekilen ilk mühim kamp filmlerindendir. Yönetmenin kişisel deneyimine dayanması esere kuvvetli bir tanıklık niteliği kazandırır.
The Diary of Anne Frank / Anne Frank’ın Hatıra Defteri (1959): Anne Frank ve ailesinin Amsterdam’da saklandıkları süreci anlatır.
The Shop on Main Street / Ana Caddedeki Dükkân (1965): Slovakya’daki Yahudi karşıtı yasaları, basit bir insanoğlunun etik sorumluluğu üstünden işler.
The Garden of the Finzi-Continis / Finzi-Contini’lerin Bahçesi (1970): İtalya’daki Yahudi bir ailenin faşist yasalar karşısındaki kırılgan hayatına odaklanır.
Sophie’s Choice / Sophie’nin Seçimi (1982): Auschwitz’den kurtulan bir kadının cenk sonrasında taşımış olduğu travmayı anlatır.
Au revoir les enfants / Elveda Çocuklar (1987): Nazi işgali altındaki Fransa’da bir yatılı okulda gizlenen Yahudi evlatları mevzu edinir.
Europa Europa (1990): Yahudi kimliğini gizleyerek Nazi gençlik okuluna kadar giren Solomon Perel’in olağan dışı hayatta kalma öyküsüdür.
Schindler’s List / Schindler’in Sıralaması (1993): Oskar Schindler’in fabrikasında çalışan Yahudileri kurtarma sürecini anlatır. Holokost’un geniş kitleler tarafınca tanınmasında etkili olan başlıca filmlerden biridir.
Life Is Beautiful / Yaşam Güzeldir (1997): Bir babanın toplama kampının gerçekliğini minik oğlundan gizleme çabasını trajikomik bir üslupla işler.
The Grey Zone / Gri Bölge (2001): Auschwitz’de cesetlerin taşınması ve krematoryumlarda çalıştırılmaya zorluk çeken Sonderkommando üyelerini anlatır.
The Pianist / Piyanist (2002): Władysław Szpilman’ın Varşova Gettosu, işgal ve saklanma yıllarındaki deneyimine dayanır.
Amen. (2002): Nazi ölüm programları hakkında informasyon sahibi olan bir Alman subayı ile Katolik Kilisesi çevresindeki bir din adamının çabalarını işler.
Fateless / Kadersizlik (2005): Imre Kertész’in romanından uyarlanan film, toplama kampı deneyimini alışılmış kahramanlık dilinden uzak şekilde anlatır.
The Counterfeiters / Kalpazanlar (2007): Sachsenhausen kampında düzmece İngiliz parası üretmeye zorluk çeken Yahudi tutukluları mevzu edinir.
The Boy in the Striped Pyjamas / Çizgili Pijamalı Çocuk (2008): Bir kamp komutanının oğlu ile tel örgülerin arkasındaki Yahudi çocuk içinde kurulan tasarı ilişkiyi anlatır.
In Darkness / Karanlıkta (2011): Lviv Gettosu’ndan kaçan Yahudileri kanalizasyon sisteminde saklayan Leopold Socha’nın hikâyesidir.
Son of Saul / Saul’un Oğlu (2015): Auschwitz’de Sonderkommando olarak çalıştırılan Saul’un sınırı olan bakış açısından ilerler. Kamera, kampın tamamını göstermek yerine karakterin daralan algısına bağlı kalır.
The Zookeeper’s Wife / Ümit Bahçesi (2017): Varşova Hayvanat Bahçesi’ni Yahudileri saklamak için kullanan Jan ve Antonina Żabiński çiftinin hikâyesini anlatır.
Persian Lessons / Farsça Dersleri (2020): Yahudi bulunduğunu gizlemek için İranlı bulunduğunu söyleyen bir tutsağın, hayatta kalabilmek amacıyla düzmece bir dil oluşturmasını mevzu edinir.
The Zone of Interest / İlgi Alanı (2023): Auschwitz komutanı Rudolf Höss ve ailesinin kamp duvarının derhal tarafındaki rahat hayatına odaklanır. Film, sertliği direkt göstermekten fazlaca sesler ve gündelik yaşamın kayıtsızlığı üstünden kurar.
One Life / Tek Bir Yaşam (2023): Nicholas Winton’ın Çekoslovakya’dan yüzlerce çocuğun İngiltere’ye gönderilmesini elde eden kurtarma çalışmalarını anlatır.
Harp sonrası bellek, suçluluk ve inkâr
Holokost sineması yalnızca 1933-1945 periyodunu anlatmaz. Hayatta kalanların cenk sonrasındaki hayatlarını ve sonraki kuşakların geçmişle ilişkisini de inceler.
The Pawnbroker / Tefeci (1964): Kamp deneyiminden sağ kurtulan bir insanın New York’taki travmalı hayatına odaklanır.
The Reader / Okuyucu (2008): Eski bir kamp görevlisinin yargılanması üstünden kabahat, bilgisizlik, utanç ve kuşaklar arası mesuliyet meselelerini tartışır.
Sarah’s Key / Sarah’nın Anahtarı (2010): Fransa’daki Vel d’Hiv Yahudi toplamasının izlerini günümüzden araştıran bir gazetecinin hikâyesidir.
Ida (2013): Harp sonrasında rahibe olmaya hazırlanan genç bir kadının Yahudi kökenlerini öğrenmesini mevzu edinir.
Phoenix (2014): Toplama kampından yüzü ağır yaralı olarak dönen bir kadının kimlik ve bellek mücadelesini anlatır.
Denial / İnkâr (2016): Tarihçi Deborah Lipstadt ile Holokost inkârcısı David Irving arasındaki hukuk mücadelesini dramatize eder.
Operation Finale / Eichmann Operasyonu (2018): Adolf Eichmann’ın İsrail istihbaratı tarafınca Arjantin’de yakalanmasını anlatır.
A Real Pain / Gerçek Acı (2024): Ailelerinin geçmişini araştırmak için Polonya’ya giden iki kuzen üstünden Holokost hafızasının sonraki kuşaklardaki izlerini ele alır.
Çizgili Pijamalı Çocuk şeklinde eserler genç okurlarda ilgi uyandırabilir; fakat tarihsel bağlam verilmeden kullanılmamalıdır. Holokost temalı bir filmin tasarı, yaşam öyküsü, tanıklık yada belgesel olduğu kesinlikle belirtilmelidir. ABD Holokost Anma Müzesi de film ve edebiyat eserlerinin tarihsel doğruluk, tür ve bağlam açısından incelenmesini önermektedir.
II.Dünya Savaşı’nı Özetleyen Mühim Filmler
Batı Cephesi, Avrupa ve işgal yılları
Rome, Open City / Roma, Açık Kent (1945): Nazi işgali altındaki Roma’yı ve İtalyan direnişini özetleyen yeni gerçekçi beyaz perdenin başlıca eserlerindendir.
Germany Year Zero / Almanya Sıfır Yılı (1948): Harp sonrasında yıkılmış Berlin’i bir çocuğun bakış açısından gösterir.
The Bridge / Köprü (1959): Savaşın son günlerinde anlam ifade etmeyen bir müdafa görevine gönderilen Alman gençlerini anlatır.
The Longest Day / En Uzun Gün (1962): Normandiya Çıkarması’nı değişik ülkelerden askerlerin bakış açılarıyla geniş bir tarihsel panorama içinde verir.
The Train / Tren (1964): Nazilerin Fransa’dan kaçırmaya çalmış olduğu sanat eserlerini kurtarmak isteyen direnişçileri mevzu edinir.
Patton (1970): Amerikalı General George S. Patton’ın askerî kariyerine ve tartışmalı kişiliğine odaklanır.
A Bridge Too Far / Harp Köprüleri (1977): Müttefiklerin 1944’te gerçekleştirdiği Market Garden Harekâtı’nı anlatır.
Hope and Glory / Ümit ve Zafer (1987): Londra bombardımanlarını bir çocuğun gündelik yaşamı üstünden işler.
Saving Private Ryan / Er Ryan’ı Kurtarmak (1998): Normandiya Çıkarması’nın sertliğini ve askerî görevin etik bedelini tartışır.
Dunkirk (2017): 1940’taki Dunkerque tahliyesini kara, deniz ve hava olmak suretiyle üç süre düzleminde anlatır.
Darkest Hour / En Karanlık Saat (2017): Winston Churchill’in başbakanlığının ilk periyodunu ve Almanya’yla sulh görüşmesi yapılıp yapılmaması tartışmasını ele alır.
Operation Mincemeat / Kıyma Operasyonu (2021): Müttefiklerin Sicilya çıkarması öncesinde yürüttüğü danışma aldatmacasını anlatır.
Doğu Cephesi ve Nazi işgali
Come and See / Gel ve Gör (1985): Nazi işgali altındaki Belarus’ta bir çocuğun şahit olduğu köy katliamlarını anlatır. Savaşı kahramanlık değil, sivil yıkım üstünden ele alan en sarsıcı filmlerden biridir.
Stalingrad (1993): Alman askerlerinin Stalingrad’daki kuşatılma ve çözülme sürecini mevzu edinir.
Enemy at the Gates / Kapıdaki Düşman (2001): Stalingrad Muharebesi esnasında Sovyet keskin nişancı Vasili Zaytsev çevresinde gelişen vakaları anlatır.
Defiance / Direniş (2008): Belarus ormanlarında hem hayatta kalmaya hem de işgale direnmeye çalışan Yahudi topluluğunu merkeze alır.
The Brest Fortress / Brest Kalesi (2010): Barbarossa Harekâtı’nın ilk günlerinde Brest Kalesi’nin savunulmasını anlatır.
The Railway Man direkt Doğu Cephesi’ni değil Pasifik’te cenk esirliği deneyimini işler; sadece cenk travmasının sonraki yıllardaki tesirini anlatması bakımından benzer bir bellek alanında değerlendirilir.
The Captain / Yüzbaşı (2017): Savaşın son döneminde Nazi askerî düzeninin kabahat üretme mekanizmasını gösterir.
Narvik (2022): Norveç’in Narvik bölgesindeki mücadeleyi ve işgal altındaki sivillerin karşılaşmış olduğu etik tercihleri mevzu edinir.
Deniz, Pasifik Cephesi ve danışma
The Bridge on the River Kwai / Kwai Köprüsü (1957): Japon tutsak kampındaki Bağlaşık askerlerini ve askerî disiplinin insanlık dışı koşullardaki anlamını tartışır.
Das Boot / Denizaltı (1981): Bir Alman denizaltısındaki askerlerin kapalı mekân korkusunu, bekleyişini ve tükenişini anlatır.
The Thin Red Line / İnce Kırmızı Hat (1998): Guadalcanal Muharebesi’ni savaşın insan doğası üstündeki tesiri üstünden ele alır.
Pearl Harbor (2001): Pearl Harbor saldırısını duygusal kurmacayla birleştiren geniş bütçeli bir Hollywood yapımıdır. Tarihsel kaynak olarak değil, popüler cenk sineması örneği olarak değerlendirilmelidir.
Flags of Our Fathers / Atalarımızın Bayrakları (2006): Iwo Jima’daki meşhur bayrak fotoğrafının ABD’de iyi mi propaganda sembolüne dönüştürüldüğünü anlatır.
Letters from Iwo Jima / Iwo Jima’dan Mektuplar (2006): Aynı savaşı Japon askerlerinin bakış açısından ele alır.
Hacksaw Ridge / Harp Vadisi (2016): Tabanca taşımayı reddeden sıhhat görevlisi Desmond Doss’un Okinawa’daki deneyimine dayanır.
The Imitation Game / Enigma (2014): Alan Turing ve Bletchley Park ekibinin Alman şifrelerini çözme çalışmalarını dramatize eder.
Greyhound (2020): Atlantik’te Bağlaşık konvoylarını Alman denizaltılarından korumaya çalışan bir destroyer mürettebatını anlatır.
Oppenheimer (2023): Atom bombasının geliştirilmesini, bilimsel mesuliyet ve cenk siyaseti ekseninde ele alır.
Tarihsel gerçekliği değiştiren yada hiciv kullanan filmler
Inglourious Basterds / Soysuzlar Çetesi (2009): Zamanı bilgili şekilde değiştirerek alternatif bir Hitler suikastı anlatısı kurar.
Jojo Rabbit (2019): Nazi propagandasıyla yetişen bir çocuğun ideolojik dünyasını kara mizahla sorgular.
Sisu (2022): Savaşın son günlerinde Nazilere karşı savaşım eden bir karakter üstünden gerçekçilikten fazlaca stilize aksiyona dayanır.
Bu filmler tarihsel olaylardan yararlanır; sadece tarih dersi yerine geçmez. Bilhassa alternatif tarih ve hiciv türlerinde gerçek vakalarla tasarı arasındaki sınır açıkça belirtilmelidir.
Nazi Almanyası ve II. Dünya Savaşı Temalı Diziler
Tv dizileri ve mini diziler, uzun süreye yayılan anlatıları yardımıyla cepheleri, aileleri ve siyasal süreçleri filmlere gore daha detaylı işleyebilir.
Holocaust (1978): Tasarı bir Yahudi ailesi ile Nazi yönetiminde yükselen bir Alman ailesini karşılaştırır. Holokost’un tv vasıtasıyla geniş kitlelere ulaşmasında dönüm noktası olmuştur.
The Winds of War / Harp Rüzgârları (1983): Avrupa’daki cenk öncesi gerilimi ve ABD’nin harbe giriş sürecini bir aile hikâyesiyle birleştirir.
War and Remembrance / Harp ve Anılar (1988-1989):Harp Rüzgârları dizisinin devamı niteliğindedir; Holokost’u ve savaşın değişik cephelerini geniş bir anlatıyla işler.
Band of Brothers / Kardeşler Ekibi (2001): ABD 101. Hava İndirme Tümenine bağlı Easy Bölüğünün Normandiya’dan Almanya’ya uzanan savaşını anlatır.
Hitler: The Rise of Evil (2003): Hitler’in siyasette yükselişini ve Alman demokrasisinin çözülmesini dramatize eder.
The Pacific (2010): Pasifik Cephesi’ndeki Amerikan deniz piyadelerinin deneyimine odaklanır.
Generation War / Unsere Mütter, unsere Väter (2013): Beş Alman gencinin cenk süresince değişen hayatlarını anlatır. Alman toplumunun temsili mevzusunda tartışmalar yaratmıştır.
The Man in the High Castle (2015-2019): Nazi Almanyası ile Japonya’nın savaşı kazanılmış olduğu alternatif bir dünyada geçer.
SS-GB (2017): Nazi Almanyası’nın Britanya’yı işgal etmiş olduğu varsayımına dayanan alternatif tarih dizisidir.
Das Boot (2018-2023): 1981 tarihindeki filmin dünyasını genişleten dizi, denizaltı savaşı ile Avrupa’daki direniş hareketlerini beraber ele alır.
World on Fire (2019-2023): Savaşın değişik ülkelerdeki siviller ve askerler üstündeki tesirini fazlaca karakterli bir anlatıyla verir.
The Liberator (2020): Bir Amerikan piyade birliğinin İtalya’dan Almanya’ya uzanan mücadelesini animasyonla canlı çekimi birleştiren teknikle anlatır.
A Small Light (2023): Anne Frank ve ailesinin saklanmasına yardım eden Miep Gies’in hikâyesine odaklanır.
All the Light We Cannot See / Göremediğimiz Tüm Işıklar (2023): İşgal altındaki Fransa’da yaşayan görme engelli bir genç kız ile Alman ordusundaki bir gencin hayatlarını buluşturur.
Masters of the Air (2024): Almanya üstündeki hava harekâtlarına katılan Amerikan bombardıman uçaklarının mürettebatını anlatır.
The Tattooist of Auschwitz / Auschwitz Dövmecisi (2024): Lale Sokolov’un anılarından hareketle Auschwitz’deki hayatta kalma ve aşk hikâyesini dramatize eder.
We Were the Lucky Ones (2024): Harp esnasında birbirinden kopan Yahudi bir ailenin üyelerinin hayatta kalma mücadelesini anlatır.
Nazi, Hitler ve II. Dünya Savaşı Belgeselleri
Belgeseller arşiv görüntülerine, tanıklıklara ve tarihçi değerlendirmelerine yer verir. Fakat belgeselin de bir kurgu düzeni vardır. Görüntülerin renklendirilmesi, müzik kullanımı, canlandırmalar ve anlatıcının dili izleyicinin tarih algısını etkileyebilir.
Alanın temel ve klasik belgeselleri
Nazi Concentration Camps (1945): Bağlaşık ordularının kurtardığı toplama kamplarında çekilen görüntülerden hazırlanmış ve Nürnberg yargılamalarında kanıt olarak kullanılmıştır.
German Concentration Camps Factual Survey: 1945’te İngiliz ve Amerikalı takımlar tarafınca çekilen kamp görüntülerine dayanan projedir. Tamamlanamayan emek verme sonrasında Memory of the Camps adıyla tanınmış, restore edilmiş biçimiyle de yayımlanmıştır.
Night and Fog / Gece ve Sis (1956): Alain Resnais’nin kısa belgeseli, kampların cenk sonrasındaki sessiz görüntüleriyle arşiv kayıtlarını karşılaştırır.
The Sorrow and the Pity / Acı ve Acıma (1969): Fransa’nın Nazi işgali sırasındaki direniş ve iş birliği geçmişini ele alır.
The World at War / Savaşan Dünya (1973-1974): Yirmi altı bölümlük dizi, cepheleri, devlet yöneticilerini ve sivillerin deneyimlerini tanıklıklarla beraber anlatır. Imperial War Museums yapımın tarih danışmanlığı ve arşiv çalışmalarında mühim rol üstlenmiştir.
Hitler: A Career / Hitler: Bir Kariyer (1977): Hitler’in yükselişini propaganda, siyasal fırsatlar ve kitle psikolojisi üstünden inceler.
The Unknown War / Bilinmeyen Harp (1978): Doğu Cephesi’ni ve Sovyetler Birliği’nin savaştaki rolünü geniş arşiv görüntüleriyle özetleyen dizidir.
Shoah (1985): Claude Lanzmann’ın ortalama dokuz buçuk saatlik emek vermesi, arşiv görüntülerinden fazlaca tanıklarla, hayatta kalanlarla ve faillerle meydana getirilen görüşmelere dayanır.
Hotel Terminus: The Life and Times of Klaus Barbie (1988): Lyon Gestapo’sunun yöneticilerinden Klaus Barbie’nin suçlarını, kaçışını ve yargılanmasını araştırır.
Hitler, Nazi Partisi ve Üçüncü Reich belgeselleri
The Nazis: A Warning from History / Naziler: Tarihten Bir Uyarı (1997): Nazilerin iktidara gelişini, toplumun rejime katılımını ve diktatörlüğün işleyişini tanıklıklarla inceler.
The Dark Charisma of Adolf Hitler / Adolf Hitler’in Karanlık Karizması (2012): Hitler’in liderlik imajının ve kitleler üstündeki tesirinin iyi mi üretildiğini ele alır.
Nazi Megastructures (2013-2019): Nazi Almanyası’nın askerî tesislerini, tabanca sistemlerini ve mühendislik projelerini inceler. Teknolojiye odaklanırken rejimin suçlarının arka plana itilmemesine dikkat edilmelidir.
Hitler’s Circle of Evil / Hitler’in Fenalık Çemberi (2017): Goebbels, Himmler, Göring, Heydrich ve öteki üst düzey Nazi yöneticileri arasındaki rekabeti anlatır.
Rise of the Nazis / Nazilerin Yükselişi (2019-2022): Hitler’in iktidara gelişi, diktatörlüğün kurulması ve cenk yıllarını tarihçi yorumlarıyla canlandırmaları birleştirerek ele alır.
Hitler and the Nazis: Evil on Trial (2024): Nazi hareketinin doğuşundan Holokost’a, savaşın yenilgiyle sonuçlanmasından Nürnberg yargılamalarına kadar uzanan altı bölümlük dizidir. Anlatı, Nürnberg mahkemelerini ana çerçeve olarak kullanır.
Holokost, gettolar ve toplama kampları belgeselleri
One Survivor Remembers (1995): Gerda Weissmann Klein’ın cenk öncesi yaşamını, kampları ve ölüm yürüyüşünü kendi tanıklığıyla anlatır.
The Last Days / Son Günler (1998): 1944’te Macaristan Yahudilerinin toplama kamplarına gönderilmesini hayatta kalanların tanıklıkları üstünden ele alır.
Into the Arms of Strangers (2000): Kindertransport programıyla Nazi yönetimindeki bölgelerden İngiltere’ye götürülen evlatların hikâyelerini anlatır.
Paragraph 175 (2000): Nazi Almanyası’nda eşcinsel erkeklere yönelik baskı ve tutuklamaları inceler.
Auschwitz: The Nazis and the Final Solution (2005): Auschwitz’in kuruluşunu, genişlemesini ve kitlesel imha merkezine dönüşmesini kapsamlı şekilde ele alan belgesel dizisidir.
Einsatzgruppen: The Nazi Death Squads (2009): Doğu Avrupa’da Yahudileri ve öteki sivilleri toplu infazlarla öldüren hareketli ölüm birliklerini inceler.
A Film Unfinished (2010): Varşova Gettosu’nda Naziler tarafınca çekilen propaganda görüntülerini çözümleyerek kameranın gerçekliği iyi mi çarpıttığını gösterir.
No Place on Earth (2012): Nazi işgalinden kaçmak için Ukrayna’daki mağaralarda gizlenen Yahudi ailelerin hikâyesini anlatır.
The Decent One (2014): Heinrich Himmler’in mektupları ve aile arşivi üstünden failin kendisini iyi mi gördüğünü araştırır.
Night Will Fall (2014): 1945’te çekilen toplama kampı görüntülerinden hazırlanması planlanan belgeselin tarihini anlatır.
A German Life (2016): Joseph Goebbels’in sekreterlerinden Brunhilde Pomsel’in tanıklığı üstünden bireysel mesuliyet ve “hiçbir şey bilmiyorduk” savunmasını sorgular.
Who Will Write Our History (2018): Varşova Gettosu’nda Emanuel Ringelblum öncülüğünde oluşturulan gizli saklı arşivi mevzu edinir.
The Last Survivors (2019): Çocukluklarında Holokost’u yaşamış kişilerin yaşlılık dönemindeki tanıklıklarını kayda geçirir.
The Devil Next Door (2019): ABD’de yaşayan John Demjanjuk’un bir Nazi kamp görevlisi olup olmadığına ilişkin uzun hukuk sürecini inceler.
Camp Confidential: America’s Secret Nazis (2021): ABD’de gizli saklı bir kampta tutulan Nazi cenk esirlerinin sorgulanmasında vazife meydana getiren Yahudi mültecilerin hikâyesini anlatır.
Three Minutes: A Lengthening (2021): 1938’de Polonya’daki Yahudi toplumunu gösteren üç dakikalık amatör görüntüyü detaylı bir tarih ve bellek çalışmasına dönüştürür.
The U.S. and the Holocaust (2022): Ken Burns, Lynn Novick ve Sarah Botstein tarafınca hazırlanan üç bölümlük, ortalama altı saatlik dizi; ABD’nin Nazi zulmü, sığınmacılar ve Holokost karşısındaki tutumunu inceler.
Ordinary Men: The Forgotten Holocaust (2022): Doğu Avrupa’daki kitlesel infazlara katılan polis birliklerini ve basit insanların faile dönüşme sürecini ele alır.
Eldorado: Everything the Nazis Hate (2023): Berlin’deki Eldorado gece kulübünden hareketle Nazi rejiminin LGBTİ bireylere ve özgür kent kültürüne yönelik baskısını inceler.
The Commandant’s Shadow (2024): Auschwitz komutanı Rudolf Höss’ün oğlu Hans Jürgen Höss ile Auschwitz’den sağ kurtulan Anita Lasker-Wallfisch’in geçmişle yüzleşmesini mevzu edinir. İlgi Alanı filmini izleyenler için kuvvetli bir tamamlayıcıdır.
Cepheleri ve savaşın genel tarihini özetleyen belgeseller
The War (2007): Ken Burns ve Lynn Novick’in hazırladığı dizi, savaşı dört Amerikan kentinde yaşayan insanların deneyimleri üstünden ele alır.
World War II in Colour (2009): Renklendirilmiş arşiv görüntüleri ve haritalarla savaşın başlıca cephelerini kronolojik şekilde anlatır.
Apocalypse: The Second World War / Kıyamet: II. Dünya Savaşı (2009): Renklendirilmiş görüntüler, günlükler ve kişisel anlatılarla savaşın genel seyrini işler.
WWII in HD (2009): Harbe katılan asker ve sivillerin kişisel hikâyelerini restore edilmiş renkli görüntülerle birleştirir.
Soviet Storm: World War II in the East (2010): Almanya-Sovyetler Birliği savaşını ve Doğu Cephesi’nin büyük harekâtlarını detaylı şekilde anlatır.
Five Came Back (2017): John Ford, William Wyler, John Huston, Frank Capra ve George Stevens’ın cenk esnasında çektikleri filmleri ve beyaz perdenin propaganda içindeki yerini inceler.
Greatest Events of WWII in Colour (2019): Blitzkrieg, Britanya Savaşı, Pearl Harbor, Midway, Stalingrad ve Normandiya şeklinde başlıca vakaları renklendirilmiş görüntülerle özetleyen on bölümlük dizidir.
WWII in Color: Road to Victory (2021): Dunkerque, Atlantik Savaşı, Şimal Afrika, Kursk, İtalya, Paris’in kurtuluşu ve Berlin yarışı şeklinde harekâtları ele alır.
World War II: From the Frontlines / II. Dünya Savaşı: Ön Cepheden (2023): Altı bölümlük Netflix dizisi, geliştirilmiş arşiv görüntülerini savaşın değişik taraflarından kişilerin anlatılarıyla birleştirir. İlk bölüm 1939-1940 periyodunu, sonraki bölümler savaşın genişlemesini ve dönüm noktalarını izler.
Nazi Propaganda Filmleri
Nazi döneminde çekilmiş her “belgesel görüntü”, güvenilir tarih belgesi olarak değerlendirilemez. Bazı filmler, gerçek vakaları kaydederken onları rejimin istediği şekilde düzenlemiştir.
Triumph of the Will / İradenin Zaferi (1935): 1934 Nürnberg Nazi Partisi kongresini yüceltmek amacıyla çekilmiştir.
Olympia (1938): 1936 Berlin Olimpiyatlarını yenilikçi beyazperde teknikleriyle kaydeder; bununla birlikte Nazi Almanyası’nın internasyonal imajını güçlendiren bir çalışmadır.
The Eternal Jew / Ebedî Yahudi (1940): Açık şekilde antisemitik propaganda amacı taşıyan, nefret üretmek için hazırlanmış bir Nazi filmidir.
Jud Süß (1940): Tarihsel bir hikâyeyi Yahudilere yönelik düşmanlığı artıracak şekilde değiştiren propaganda yapımıdır.
Why We Fight (1942-1945): ABD tarafınca askerleri ve kamuoyunu savaşın gerekliliğine ikna etmek için hazırlanan belgesel dizisidir. Nazi propagandası değildir; fakat cenk döneminde Müttefiklerin sinemayı iyi mi kullandığını göstermek bakımından önemlidir.
Propaganda filmleri şu sorularla incelenmelidir:
Kamera, lideri ve kalabalıkları iyi mi göstermektedir?
Müzik, ritim ve kurgu hangi duyguları üretmektedir?
Toplumun hangi kesimleri görüntülerden dışlanmıştır?
Film düşman olarak kimi tanımlamaktadır?
Informasyon vermekle ikna etmek arasındaki sınır nerede kaybolmaktadır?
Bu filmler, devrin gerçekliğini yansız şekilde aktarmaktan fazlaca, gerçekliği siyasal amaçlarla tekrardan düzenler.
Nürnberg Yargılamaları ve Harp Sonrası Hesaplaşma Filmleri
Judgment at Nuremberg / Nürnberg Duruşması (1961): Nazi döneminde vazife meydana getiren Alman yargıçların sorumluluğunu tartışır. Tasarı karakterler kullansa da hukuk, itaat ve bireysel mesuliyet açısından temel filmlerden biridir.
Nuremberg (2000): Başlıca Nazi yöneticilerinin yargılanmasını özetleyen tv mini dizisidir.
Hannah Arendt (2012): Adolf Eichmann’ın Kudüs’teki yargılamasını izleyen Hannah Arendt’in düşünsel ve bilimsel niteliği olan tartışmalarına odaklanır.
Labyrinth of Lies / Yalan Labirenti (2014): 1950’lerin sonunda genç bir Alman savcının Auschwitz suçlarını soruşturma çabasını anlatır.
The People vs. Fritz Bauer / Fritz Bauer’e Karşı Devlet (2015): Eichmann’ın olmasına katkı elde eden Alman savcı Fritz Bauer’in mücadelesini mevzu edinir.
Denial / İnkâr (2016): Holokost inkârı karşısında tarihsel kanıtın mahkemede iyi mi savunulduğunu gösterir.
Operation Finale (2018): Eichmann’ın Arjantin’de yakalanması ve İsrail’e götürülmesi sürecini dramatize eder.
Nuremberg (2025): James Vanderbilt’in yönettiği film, ABD’li psikiyatrist Douglas Kelley ile Hermann Göring arasındaki ilişkiye odaklanır. Jack El-Hai’nin The Nazi and the Psychiatrist adlı kitabından uyarlanmıştır.
Hitler ve Nazi Almanyası Hakkında Kitaplar
Hitler biyografileri
Ian Kershaw – Hitler 1889-1936: Hubris ve Hitler 1936-1945: Nemesis: Hitler’i yalnızca kişisel özellikleriyle değil, cemiyet, devlet kurumları ve önder kültüyle beraber inceleyen temel biyografilerdendir.
Volker Ullrich – Hitler: Ascent ve Hitler: Downfall: Hitler’in kişisel dünyasını, siyasal yükselişini ve diktatörlüğünü modern araştırmalar ışığında ele alır.
Joachim Fest – Hitler: Anlatı gücü yüksek klasik biyografilerden biridir.
Peter Longerich – Hitler: Hitler’in karar alma süreçlerini ve Nazi sistemindeki konumunu detaylı şekilde inceler.
Alan Bullock – Hitler: A Study in Tyranny: Hitler’in iktidar tekniği ve fırsatçılığı üstüne erken dönem klasik çalışmadır.
John Toland – Adolf Hitler: Geniş tanıklık ve belge kullanımına dayanan kapsamlı biyografilerdendir.
Brigitte Hamann – Hitler’s Vienna: Hitler’in Viyana yıllarını ve devrin siyasal-kültürel ortamını araştırır.
Hitler biyografileri okunurken “tek başına şeytani önder” açıklamasıyla yetinilmemelidir. Diktatörlüğün kurulabilmesi için kurumların, seçkinlerin, bürokrasinin ve toplumun belirli kesimlerinin katkısı gerektiği unutulmamalıdır.
Nazi Partisi, Üçüncü Reich ve Alman toplumu
William L. Shirer – The Rise and Fall of the Third Reich / Nazi İmparatorluğu’nun Yükselişi ve Çöküşü: Gazetecilik tanıklığını geniş tarihsel anlatıyla birleştiren klasik eserdir.
Richard J. Evans – The Coming of the Third Reich: Nazi hareketinin ortaya çıkışını ve Weimar Cumhuriyeti’nin çöküşünü inceler.
Richard J. Evans – The Third Reich in Power: 1933-1939 içinde devletin ve toplumun Nazileştirilmesini ele alır.
Richard J. Evans – The Third Reich at War: Harp, işgal ve soykırım periyodunu beraber inceler.
Michael Burleigh – The Third Reich: A New History: Nazi rejiminin siyasal, toplumsal ve ideolojik yapısını bütünlüklü şekilde ele alır.
Ian Kershaw – The End: Savaşın kaybedilmiş olduğu açıkça görülmesine karşın Nazi Almanyası’nın 1945’e kadar savaşmayı iyi mi sürdürdüğünü araştırır.
Claudia Koonz – The Nazi Conscience: Nazi ırkçılığının cemiyet tarafınca iyi mi normalleştirildiğini inceler.
Peter Fritzsche – Life and Death in the Third Reich: Bayağı Almanların Nazi düzenini iyi mi algıladığını ve gündelik yaşamın iyi mi değiştiğini ele alır.
Detlev Peukert – Inside Nazi Germany: Nazi toplumunun kurumlarını, gençliği, emek verme yaşamını ve dışlanan kesimleri inceler.
Victor Klemperer – LTI: The Language of the Third Reich: Nazi dilinin gündelik konuşma ve düşünceyi iyi mi dönüştürdüğünü gösterir.
Holokost Hakkında Bilimsel niteliği olan Kitaplar
Raul Hilberg – The Destruction of the European Jews / Avrupa Yahudilerinin Yıkımı: Holokost araştırmalarının kurucu eserlerinden biridir. İmha sürecini kurumlar ve siyaset üstünden inceler.
Saul Friedländer – Nazi Germany and the Jews: Nazi politikalarıyla kurbanların günlüklerini ve mektuplarını beraber kullanan kapsamlı çalışmadır.
Christopher R. Browning – Ordinary Men / Bayağı Adamlar: Yedek Polis Taburu 101’in kitlesel cinayetlere katılımını inceleyerek basit insanların faile dönüşmesini tartışır.
Doris L. Bergen – War and Genocide: Holokost’u cenk, işgal ve Nazi ırk politikaları içinde açıklayan kuvvetli bir giriş kitabıdır.
Peter Longerich – Holocaust: Yahudi karşıtı politikaların dışlamadan dizgesel imhaya geçişini detaylı şekilde inceler.
Laurence Rees – The Holocaust: Faillerin, kurbanların ve tanıkların ifadelerini erişilebilir bir tarih anlatısıyla birleştirir.
Timothy Snyder – Bloodlands / Kanlı Topraklar: Nazi ve Sovyet kitlesel şiddetinin Doğu Avrupa’daki coğrafi kesişimini ele alır.
Mary Fulbrook – A Small Town Near Auschwitz: Auschwitz yakınındaki bir kasabadan hareketle Alman toplumunun suçlarla olan yakınlığını araştırır.
David Cesarani – Final Solution: Nazi Yahudi politikasının değişimini savaşın seyriyle beraber değerlendirir.
Dan Stone – The Holocaust: An Unfinished History: Holokost tarihinin yalnızca Auschwitz’e indirgenemeyeceğini; değişik bölgelerdeki infazları, açlığı ve mecburi emek harcamayı da kapsadığını vurgular.
Philippe Sands – East West Street / Doğu Batı Sokağı: Soykırım ve insanlığa karşı kabahat kavramlarının oluşumunu aile tarihiyle beraber anlatır.
II.Dünya Savaşı Zamanı Hakkında Temel Kitaplar
Antony Beevor – The Second World War / İkinci Dünya Savaşı: Değişik cepheleri askerî ve insani boyutlarıyla beraber ele alan geniş kapsamlı bir çalışmadır.
Antony Beevor – Stalingrad: Stalingrad Muharebesi’ni askerler ve siviller üstünden anlatır.
Antony Beevor – Berlin: The Downfall 1945 / Berlin 1945: Nazi Almanyası’nın son aylarını ve Berlin’in düşüşünü inceler.
John Keegan – The Second World War: Askerî strateji, komutanlar ve cepheler bakımından temel müracaat kitaplarındandır.
Max Hastings – Inferno: The World at War: Savaşı değişik ülkelerden askerlerin ve sivillerin deneyimleriyle anlatır.
Gerhard L. Weinberg – A World at Arms: II. Dünya Savaşı’nın diplomatik, askerî ve küresel boyutlarını bir arada ele alan bilimsel niteliği olan çalışmadır.
Richard Overy – Blood and Ruins: Savaşı imparatorluklar ve küresel kaynak mücadelesi bağlamında değerlendirir.
Andrew Roberts – The Storm of War: Savaşın başlıca askerî ve siyasal kararlarını anlatır.
Cornelius Ryan – The Longest Day / En Uzun Gün: Normandiya Çıkarması’nı fazlaca sayıda tanıklık üstünden aktarır.
Cornelius Ryan – A Bridge Too Far / Harp Köprüleri: Market Garden Harekâtı’nın planlanmasını ve başarısızlığını anlatır.
Stephen E. Ambrose – D-Day: Normandiya Çıkarması’nı askerlerin ifadeleriyle ele alır.
Jonathan Dimbleby – Barbarossa: Nazi Almanyası’nın Sovyetler Birliği’ni işgalini ve savaşın yıkıcı boyutlarını inceler.
Craig L. Symonds – World War II at Sea: Deniz savaşlarının küresel savaşın sonucundaki rolünü açıklar.
Günlükler, Anılar ve Birinci El Tanıklıklar
Tanıklık metinleri, milyonlarla anlatılan kayıpların arkasındaki bireysel hayatları görünür kılar. Sadece her tanıklık, kişinin gördükleri ve hatırladıklarıyla sınırlıdır. Bu yüzden genel tarih araştırmalarıyla beraber okunmalıdır.
Anne Frank – Anne Frank’ın Hatıra Defteri: Amsterdam’da gizlenen genç bir kızın gündelik yaşamını, korkularını ve gelecek düşüncelerini anlatır. Anne, günlüğünün bazı bölümlerini ileride yayımlamak amacıyla tekrardan yazmaya başlamış; yaratı 1947’de babası Otto Frank’ın çalışmalarıyla yayımlanmıştır.
Primo Levi – Bu Bir İnsan mı?: Auschwitz deneyimini ölçülü, sorgulayıcı ve edebî bir üslupla anlatır.
Primo Levi – Boğulanlar, Kurtulanlar: Bellek, tanıklık, suçluluk ve kamp sistemindeki “gri bölge” üstüne düşünür.
Elie Wiesel – Gece: Auschwitz ve Buchenwald kamplarındaki deneyimi bir gencin inanç ve insanlık sorgulamasıyla beraber aktarır.
Władysław Szpilman – Piyanist: Varşova Gettosu’ndan kaçan bir müzisyenin işgal altındaki şehirde hayatta kalma öyküsüdür.
Viktor E. Frankl – İnsanın Anlam Arayışı: Kamp deneyimiyle insanoğlunun anlam arayışı içinde ilişki kurar. Holokost’un genel tarihini özetleyen bir emek verme değil, ruhsal ve kişisel bir metindir.
Etty Hillesum – Kesintiye Uğramış Bir Yaşam: Nazi işgali altındaki Hollanda’da yaşayan genç bir Yahudi kadının günlükleri ve mektuplarından oluşur.
Victor Klemperer – I Will Bear Witness: Yahudi kökenli bir Alman akademisyenin Nazi yönetimi altında tuttuğu detaylı günlüklerdir.
Ruth Klüger – Still Alive: Çocukluk, kamp deneyimi ve cenk sonrası bellek üstüne eleştirel bir anıdır.
Charlotte Delbo – Auschwitz and After: Auschwitz’den kurtulan Fransız direnişçinin şiirsel ve parçalı tanıklığıdır.
Rudolf Vrba – I Escaped from Auschwitz: Auschwitz’den kaçmayı başaran Vrba’nın kamp ve imha süreci hakkında dış dünyaya informasyon ulaştırma çabasını anlatır.
Leon Leyson – The Boy on the Wooden Box: Oskar Schindler tarafınca kurtarılan en genç kişilerden birinin çocukluk anılarıdır.
Tadeusz Borowski – Gaz Odasına Buyurun Bayanlar Baylar: Kamp sistemini sert ve rahatsız edici öyküler vasıtasıyla anlatır.
Art Spiegelman – Maus: Yazarın babasının Holokost deneyimini grafik roman biçiminde ele alır. Bununla birlikte ikinci kuşağın travmayla ilişkisini sorgular.
Nazi Almanyası ve II. Dünya Savaşı Temalı Romanlar
Edebî kıymeti yüksek temel romanlar
Hans Fallada – Alone in Berlin / Hepimiz Tek Başına Ölür: Berlin’de Nazi rejimine karşı bireysel bir protesto yürüten işçi çiftin hikâyesidir.
Günter Grass – The Tin Drum / Teneke Trampet: Nazizmin yükselişini ve Alman toplumunun dönüşümünü grotesk bir anlatımla işler.
Vasili Grossman – Life and Fate / Yaşam ve Yazgı: Stalingrad, Nazi kampları ve Stalin yönetimini geniş bir insan panoraması içinde ele alır.
Joseph Heller – Catch-22 / Madde 22: Harp bürokrasisinin akıl dışılığını kara mizahla anlatır.
Kurt Vonnegut – Slaughterhouse-Five / Mezbaha No. 5: Dresden bombardımanını travma, bilim kurgu ve parçalanmış süre üstünden işler.
Imre Kertész – Fatelessness / Kadersizlik: Toplama kampı deneyimini, vakaları tam olarak kavrayamayan genç bir anlatıcının bakış açısından verir.
Irène Némirovsky – Suite Française / Fransız Süiti: Fransa’nın işgali esnasında toplumun değişik kesimlerinin davranışlarını anlatır.
Bernhard Schlink – The Reader / Okuyucu: Harp sonrası Alman kuşağının Nazi suçlarıyla ilişkisini tartışır.
W. G. Sebald – Austerlitz: Bellek, kimlik, sürgün ve Kindertransport üstüne yoğunlaşan edebî bir romandır.
Jonathan Littell – The Kindly Ones / İyi Niyetliler: Nazi failinin bakış açısından yazılmış, zorlayıcı ve tartışmalı bir romandır. Tarihsel giriş kitabı olarak önerilmez.
Laurent Binet – HHhH: Reinhard Heydrich’e karşı düzenlenen suikastı anlatırken tarihsel roman yazmanın sorunlarını da tartışır.
Geniş okur kitlesine ulaşmış cenk romanları
Markus Zusak – The Book Thief / Kitap Hırsızı: Nazi Almanyası’nda kitaplara sığınan genç bir kızın hikâyesini Ölüm’ün anlatımıyla verir.
Anthony Doerr – All the Light We Cannot See / Göremediğimiz Tüm Işıklar: İşgal altındaki Fransa’da yaşayan genç bir kız ile Alman askerî okulunda yetişen bir gencin yollarını birleştirir.
Kristin Hannah – The Nightingale / Bülbül: Fransa’daki işgal ve direnişi iki kız kardeş üstünden anlatır.
Heather Morris – The Tattooist of Auschwitz / Auschwitz Dövmecisi: Lale Sokolov’un anlatılarına dayanan tarihsel romandır. Bazı ayrıntıları tarihçiler tarafınca tartışıldığı için anı kitabı değil, tasarı yaratı olarak okunmalıdır.
John Boyne – The Boy in the Striped Pyjamas / Çizgili Pijamalı Çocuk: Genç okurlar içinde yaygın olsa da kamp sistemi ve evlatların durumu hakkında tarihsel yanılgılar oluşturabilir.
Lois Lowry – Number the Stars / Yıldızları Saymak: Danimarka Yahudilerinin İsveç’e kaçırılmasını genç okurlar için anlatır.
Judith Kerr – When Hitler Stole Pink Rabbit / Hitler Oyuncağımı Çaldı: Nazi Almanyası’ndan kaçmak zorunda kalan bir çocuğun mültecilik deneyimine dayanır.
Alternatif tarih romanları
Philip K. Dick – The Man in the High Castle / Yüksek Şatodaki Adam: Almanya ve Japonya’nın savaşı kazanılmış olduğu alternatif bir dünya kurar.
Robert Harris – Fatherland / Vatan: Nazi Almanyası’nın savaştan galip çıkmış olduğu 1960’lı yıllarda geçen polisiye romandır.
C. J. Sansom – Dominion: Britanya’nın Almanya’yla sulh anlaşması yapmış olduğu alternatif bir tarih anlatısıdır.
Alternatif tarih eserleri, gerçek tarih hakkında informasyon edinildikten sonrasında okunmalıdır. Aksi hâlde tasarı vakalarla tarihsel gerçekler birbirine karışabilir.
Mein Kampf Okunmalı mı?
Adolf Hitler’in Mein Kampf / Kavgam adlı eseri, tarih kitabı yada güvenilir otobiyografi değildir. Kısmen kişisel anlatı, büyük seviyede ideolojik program ve propaganda metnidir.
Kitapta:
Irkçı ve antisemitik düşünceler,
Yayılmacı dış siyaset hedefleri,
Demokrasi ve çoğulculuk karşıtlığı,
Propagandanın iyi mi kullanılması gerektiğine ilişkin görüşler,
Komplo teorileri ve tarihsel çarpıtmalar
yer alır.
Bu yaratı, Nazi ideolojisini araştıranlar için birincil kaynak olabilir. Sadece eleştirel açıklamalar ve tarihçi notları içeren bilimsel niteliği olan baskılardan okunmalıdır. Metni tarihsel bağlam vermeden lise öğrencilerine önermek doğru değildir.
Hangi Film, Belgesel yada Kitapla Başlanmalı?
Mevzuya yeni başlayanlar için
Dengeli bir başlangıç sırası şu şekilde kurulabilir:
Nazi Partisinin yükselişi hakkında kısa ve güvenilir bir tarih metni
Ian Kershaw yada Richard J. Evans şeklinde bir tarihçinin emek vermesi
Anne Frank’ın Hatıra Defteri ya da Primo Levi – Bu Bir İnsan mı?
Schindler’in Sıralaması, Piyanist yada Çöküş
The World at War ya da II. Dünya Savaşı: Ön Cepheden
Holokost üstüne daha kapsamlı bir bilimsel niteliği olan emek verme
Hitler’in yükselişini idrak etmek isteyenler için
The Nazis: A Warning from History
Hitler and the Nazis: Evil on Trial
Ian Kershaw’ın Hitler biyografisi
Richard J. Evans’ın Üçüncü Reich üçlemesi
Cabaret
Conspiracy
Downfall
Holokost’u araştırmak isteyenler için
Shoah
Night and Fog
Schindler’s List
Son of Saul
The Zone of Interest
Raul Hilberg
Christopher Browning
Primo Levi
Elie Wiesel
Anne Frank
Dünya Savaşı’nın askerî tarihini öğrenmek isteyenler için
The World at War
World War II: From the Frontlines
Apocalypse: The Second World War
Antony Beevor
John Keegan
Gerhard Weinberg
Richard Overy
Max Hastings
Netice
Nazi Almanyası, Hitler, Holokost ve II. Dünya Savaşı hakkında hazırlanan filmler, belgeseller ve kitaplar aynı sorulara değişik yollarla yaklaşır.
Tarih kitapları vakaları belgelere ve araştırmalara dayandırır. Günlükler ve anılar büyük tarihsel süreçlerin içindeki bireysel hayatları görünür kılar. Romanlar travmayı, korkuyu ve etik seçimleri edebiyatın imkânlarıyla yorumlar. Beyazperde ise görüntü, ses ve kurgu vasıtasıyla geçmişi tekrardan canlandırır.
En sıhhatli okuma ve seyretme yöntemi, değişik türleri beraber kullanmaktır. Bir Hitler biyografisi Nazi yönetiminin liderlik yapısını açıklayabilir. Holokost araştırması kurumları ve failleri görünür kılar. Anne Frank, Primo Levi yada Elie Wiesel şeklinde tanıklar ise sayıların arkasındaki insan hayatlarını gösterir.
Bu eserlerin aslolan kıymeti yalnızca geçmişi anlatmalarında değildir. Propagandanın iyi mi çalıştığını, demokratik kurumların iyi mi zayıfladığını, nefret dilinin iyi mi sıradanlaştığını ve insanların baskıcı düzenler karşısında hangi tercihleri yaptığını da sorgulatırlar.
Geçmişi idrak etmek, suçları yalnızca birkaç “canavarın” eylemi olarak görmekten daha fazlasını gerektirir. Kurumları, fikirleri, çıkarları, suskunlukları ve iş birliklerini de incelemek gerekir. Nazi Almanyası üstüne ciddi bir film ve kitap okumasının en mühim sonucu budur.
Sık Sorulan Sorular
Nazi Almanyası’nı özetleyen en iyi filmler hangileridir?
Çöküş, Büyük Diktatör, Conspiracy, Schindler’in Sıralaması, Piyanist, Sophie Scholl: Son Günler ve İlgi Alanı değişik yönleriyle öne çıkan filmlerdir. Tek bir film devrin tamamını anlatamaz.
Hitler hakkında hangi belgeselle başlanmalı?
The Nazis: A Warning from History, Hitler: A Career ve Hitler and the Nazis: Evil on Trial başlangıç için uygun yapımlardır. Belgeseller bir Hitler biyografisiyle beraber izlendiğinde daha yararlı olur.
Dünya Savaşı: Ön Cepheden kaç bölümdür?
Dünya Savaşı: Ön Cepheden, 2023 yapımı altı bölümlük bir belgesel dizisidir. Geliştirilmiş arşiv görüntüleri ve savaşın değişik taraflarından anlatılar kullanır.
Holokost’u özetleyen en mühim belgesel hangisidir?
Shoah, sözlü tarih yaklaşımı ve kapsamı sebebiyle alanın temel belgesellerinden kabul edilir. Daha kısa bir başlangıç arayanlar için Gece ve Sis, The Last Days ve Auschwitz: The Nazis and the Final Solution değerlendirilebilir.
Hitler hakkında hangi kitapla başlanmalı?
Ian Kershaw’ın Hitler biyografisi bilimsel niteliği olan açıdan kuvvetli bir başlangıçtır. Daha geniş bir Nazi Almanyası zamanı için Richard J. Evans’ın Üçüncü Reich üçlemesi önerilebilir.
Schindler’in Sıralaması gerçek bir hikâye midir?
Film, Alman sanayici Oskar Schindler ve fabrikasında çalıştırdığı Yahudilerin geçmişine dayanır. Bununla beraber beyazperde anlatısı olduğundan olayların sunumunda acıklı tercihler ve sadeleştirmeler bulunur.
Çizgili Pijamalı Çocuk tarihsel olarak doğru mudur?
Roman ve film kurmacadır. Toplama kamplarının işleyişi ve evlatların hareket imkânları mevzusunda tarihsel gerçeklikle uyuşmayan yönleri vardır. Holokost hakkında tek kaynak olarak kullanılmamalıdır.
Mein Kampf bir tarih kitabı mıdır?
Hayır. Hitler’in ırkçı ve yayılmacı ideolojisini yürüyerek bir propaganda ve siyasal program metnidir. Sadece açıklamalı bilimsel niteliği olan baskısı, Nazi düşüncesini araştırmak için birincil kaynak olarak incelenebilir.
Öğrenciler için ilkin film mi, kitap mı tercih edilmelidir?
Ilkin kısa ve güvenilir bir tarihsel çerçeve verilmesi daha uygundur. Film yada roman sonrasında kullanılmalı; öğrencilerden yapımdaki vakalarla tarihsel belgeleri karşılaştırmaları istenmelidir.
II.Dünya Savaşı’nı özetleyen en kapsamlı belgesel hangisidir?
The World at War, tanıklıkları ve geniş mevzu dağılımı sebebiyle hâlâ en kapsamlı klasiklerden biridir. Daha yeni görsel teknikleri tercih edenler için Apocalypse: The Second World War ve II. Dünya Savaşı: Ön Cepheden öne çıkar.