| Tür: | Roman |
| Yazar: | Yılmaz Erdoğan |
| Yayınlanma Zamanı: | 2013 |
| Yayınevi: | Doğan Kitapçılık |
| ISBN: | 9786050914351 |
Karakterler
Rüştü Onur: Genç yaşta verem hastalığıyla savaşım eden, duygusal ve içe dönük bir şairdir. Şiire tutkuyla bağlıdır ve Suzan’a âşıktır.
Muzaffer Tayyip Uslu: Rüştü’nün en yakın dostu, enerjik ve idealist bir şairdir. Hayata ve şiire umutla tutunur.
Suzan Özsoy: Zonguldak’ın zenginlerinden Zikri Bey’in kız evladıdır. Sanata ilgi duyan, özgür ruhlu bir genç hanımdır.
Behçet Necatigil: Ozan ve öğretmen. Rüştü ve Muzaffer’in yol göstericisi, onları destekleyen bir mentordur.
Mediha: Rüştü’nün eşi. Hastalığı ilerleyen, fedakâr ve kuvvetli bir hanımdır.
Zikri Bey: Suzan’ın babası. Kızının şairlerle görüşmesine karşı çıkan otoriter bir figürdür.
Mevzusu
Kelebeğin Rüyası, 1940’lı yılların Zonguldak’ında geçen, verem hastalığıyla savaşım eden iki genç şairin; Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’nun şiir, dostluk ve aşk dolu hayatlarını mevzu alır. Yaratı, sanatın sıkıntılı koşullar altında bile iyi mi ümit verdiğini, kısa fakat anlamlı yaşamları ve devrin toplumsal atmosferini duygusal bir anlatımla ele alır.
Yaratı, şiirin merkezde olduğu bir dünyada Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’nun hayatlarını anlatır. İki yakın dost, Zonguldak’ın en varlıklı adamlarından Zikri Bey’in kızı Suzan’a âşıktır. Aralarında bir iddiaya girerek Suzan için şiir yazarlar; Suzan’ın beğenmiş olduğu şiirin sahibi iddiayı kazanacaktır. Bu süreçte gençler bir tiyatro oyunu yapmaya adım atar ve Suzan da oyunda rol alır.
Sadece Rüştü’nün verem hastalığı giderek ağırlaşır. Zikri Bey, kızının bu gençlerle görüşmesini yasaklar. Öğretmenleri Behçet Necatigil’in yönlendirmesiyle Rüştü Heybeliada’daki sanatoryuma gider. Peşinden Muzaffer de adaya gelir. Bu sırada Rüştü, Mediha ile tanışır ve evlenir.
Suzan ile Muzaffer arasındaki bağ sürse de Suzan’ın mektupları Muzaffer’e ulaşmaz. Zaman içinde Rüştü’nün durumu kötüleşir, Mediha da hastalıkla savaşım eder. Şiirlerinin Varlık dergisinde yayımlandığını öğrenen Muzaffer büyük bir luk yaşar. Sadece bu mutluluk uzun sürmez; Rüştü Onur, eşinin peşinden kısa süre sonrasında yaşamını kaybeder.
Rüştü’nün ölümünden sonrasında Muzaffer, onun gömüt taşına “ozan” kelimesini yazarak dostuna veda eder. Suzan, beğenmiş olduğu şiirin Rüştü’ye ilişkin bulunduğunu açıklar. Oyun sahnelenir, salon alkışlarla dolar ve Muzaffer, dostu için şiir okuyarak hikâyeyi tamamlar.
Kelebeğin Rüyası, devrin kasvetini, hastalıkla birbirine geçen kısa yaşamları ve şiirin iyileştirici enerjisini derin bir hüzünle anlatır. Senaryo formatında yazılmış olması, eseri filmle bütünleştirirken; Türk edebiyatının iki kıymetli şairini okurla tekrardan buluşturur.
Aşk en gücel bahanesidir şiirin
Yılmaz Erdoğan’ın, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Zonguldak’ta yaşayan ve genç yaşta aramızdan ayrılan şairler Rüştü Onur ile Muzaffer Tayyip Uslu’yu özetleyen filmi Kelebeğin Rüyası’nın senaristliği
Sisle Gelen Yolcu – Jean Christophe GrangeMevzusuRoman, hafızasını yitirmiş bir insanın kimliğini ararken kendisini bir…
Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe’nin değindiği Siyasal Sertlik, Harp ve Terörizm, günümüz dünyasında sıkça karşılaşılan…
Karakter, Kişilik, Alışkanlık ve Mizaç Nedir? İnsan ve insanı idrak etmek; tarihin her döneminde hem…
Kitap Diyarı internet sayfasında gezinirken deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Bu çerezlerden, gerektiği benzer biçimde…
Seçimlerine nazaran ilerleyen kontrol Bir Kitap Buluyorsun… Okur Ruhun Ortaya Çıkıyor Bu testte doğru ya…
Gözlemci Bakış Açısı Nedir? Edebiyat, bir olay örgüsünü yalnız anlatmak değil, onu belirli bir pencereden…