Kategoriler: Genel

Üstkurmaca Tekniği Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Üstkurmaca Nedir?

Bir roman okurken anlatıcının ansızın “Şimdi bu kahramanı buradan iyi mi çıkaracağımı düşünüyorum.” söylediğini düşünelim. Ya da elimizdeki romanın içinde, tam da o romanın iyi mi yazıldığını özetleyen başka bir metin bulunsun. Hatta romanın kahramanı, kendisinin bir tasarı kişisi bulunduğunun farkına varsın ve okuyucuya seslensin.

Bu şekilde durumlarda anlatı yalnızca bir hikâye anlatmaz; kendi tasarı oluşunu da mevzu edinmeye adım atar. İşte bu ifade biçiminin merkezinde üstkurmaca tekniği vardır.

Üstkurmaca, bir edebî eserin kendi tasarı yapısının bilincinde bulunduğunu okura hissettirmesi; yazılma, anlatılma ve kurgulanma sürecini eserin bir parçası hâline getirmesi tekniğidir. Başka bir ifadeyle yapıt, yalnız “ne anlattığıyla” değil, “iyi mi bir tasarı oluşturduğuyla” da ilgilenir.

Bu yüzden üstkurmaca, bilhassa postmodern edebiyatın en dikkat çekici ifade tekniklerinden biri hâline gelmiştir. Bununla beraber tekniğin postmodernizmden fazlaca daha eski örnekleri vardır.

Üstkurmaca Nedir?

Üstkurmaca; bir roman, hikâye ya da başka bir tasarı metnin kendi yazılışını, kurgu oluşunu yada anlatılma sürecini metnin mevzusu hâline getiren ifade tekniğidir.

Üstkurmacada yapıt, okurun “gerçek bir vaka okuyormuş” benzer biçimde metne bütünüyle kapılmasına bazen engel olur. Okura şunu hatırlatır:

“Okuduğun şey, birileri tarafınca kurulmuş bir anlatıdır.”

Bu yönüyle üstkurmaca, geleneksel gerçekçi roman anlayışından mühim seviyede ayrılır.

TÜBİTAK Ansiklopedisi de üstkurmacayı, roman yazma teorisinin yazma pratiği içinde gösterilmesi ve anlatının tasarı bulunduğunun okura bilgili halde hatırlatılmasıyla ilişkilendirir.

Üstkurmacanın İngilizcesi Nedir?

Üstkurmacanın İngilizce karşılığı “metafiction” sözcüğüdür.

Edebiyat eleştirisinde “metafiction” terimini William H. Gass 1970 senesinde kullanmıştır. Daha sonraki çalışmalarla kavram yaygınlaşmış ve bilhassa 1960 sonrası deneysel ve postmodern anlatıları açıklamak için temel edebiyat terimlerinden biri hâline gelmiştir.

Türkçede kavram için:

terimleriyle karşılaşılabilir. Günümüzde bilimsel nitelikli çalışmalarda “üstkurmaca” kullanımı oldukça yaygındır.

Üstkurmaca Tekniğinin Temel Özellikleri Nedir?

Üstkurmaca tek bir halde uygulanmaz. Bir eserde oldukça açık halde görülebileceği benzer biçimde anlatının içine ustaca gizlenmiş de olabilir.

Başlıca özellikleri şunlardır:

  • Metin, kendisinin bir tasarı bulunduğunu fark ettirir.
  • Romanın yada hikâyenin yazılma süreci vaka örgüsüne dâhil edilebilir.
  • Yazar ya da anlatıcı, metnin iyi mi oluşturulduğunu tartışabilir.
  • Anlatıcı direkt okuyucuya seslenebilir.
  • Eserde roman içinde roman, hikâye içinde hikâye benzer biçimde katmanlar bulunabilir.
  • Tasarı ile gerçeklik arasındaki sınır belirsizleşebilir.
  • Yazar, anlatıcı ve kahraman arasındaki geleneksel sınırlar kırılabilir.
  • Bir kahraman, kendisinin tasarı bir karakter bulunduğunun farkına varabilir.
  • Okur, anlatılanlara eylemsiz halde inanmak yerine metnin kuruluşunu sorgulamaya yöneltilir.
  • Metnin iyi mi yazıldığı, kimin yazdığı yada anlatıcının güvenilir olup olmadığı bir probleme dönüştürülebilir.
  • Başka metinlere gönderme, parodi, pastiş ve metinlerarasılık benzer biçimde tekniklerle beraber kullanılabilir.
  • Tasarı yapıt, bir anlamda kendi üstüne düşünür.

Dolayısıyla üstkurmaca, yalnızca biçimsel bir oyun değildir. Bununla birlikte tasarı, gerçeklik, yazar, anlatıcı ve okur arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir ifade biçimidir.

Üstkurmaca Iyi mi Oluşturulur?

Bir yazar üstkurmacayı değişik yollarla kurabilir. Tekniğin en yaygın kullanım biçimleri şunlardır:

1. Eserin Yazılış Sürecinin Anlatılması

Romanın mevzusu bizzat o romanın yada başka bir romanın yazılması olabilir.

Mesela kahramanlardan biri roman yazmaya çalışır. Okur bir taraftan kahramanın yaşamını takip ederken öteki taraftan yazılan romanın ortaya çıkışına şahit olur.

Böylece:

roman → romanın yazılışını anlatır.

Bu, üstkurmacanın en belirgin biçimlerinden biridir.

2. Roman İçinde Roman Kullanılması

Bir romanın içinde başka bir romanın bulunması üstkurmaca oluşturmak için kullanılabilir.

Sadece burada mühim bir detay vardır:

Her “roman içinde roman” örneği otomatikman üstkurmaca değildir.

İçteki anlatının, dıştaki anlatının tasarı niteliğini sorgulaması yada metnin oluşturulma süreciyle anlamlı bir ilişki kurması gerekir.

Yalnızca bir hikâyenin içinde başka bir hikâyenin anlatılması ise çerçeve anlatı ya da iç içe anlatı durumunda kalabilir.

Bu fark, üstkurmacayı doğru idrak etmek açısından oldukça önemlidir.

3. Yazarın yada Anlatıcının Okura Seslenmesi

Anlatıcı kimi zaman vakaları anlatmayı bırakıp direkt okuyucuyla konuşabilir:

“Sevgili okuyucu, kahramanımızın buraya iyi mi geldiğini merak etmiş olmalısınız.”

Tek başına okuyucuya seslenmek devamlı üstkurmaca oluşturmaz. Sadece anlatıcı bununla birlikte anlatının iyi mi kurulduğuna, yazıldığına yada devam ettirileceğine dikkat çekiyorsa üstkurmaca özelliği güçlenir.

4. Yazarın Kurmacaya Dâhil Olması

Bazı eserlerde yazar, gerçek dünyadaki yazarlık kimliğine benzeyen bir şahıs olarak kendi romanının içine girer.

Böylece normalde birbirinden ayrı olması beklenen:

yazar – anlatıcı – kahraman

katmanları birbirine yaklaşır.

Okur, “Gerçek yazar mı konuşuyor, anlatıcı mı, yoksa tasarı bir karakter mi?” sorusuyla karşı karşıya kalabilir.

5. Kahramanın Tasarı Bulunduğunun Farkına Varması

Üstkurmacanın en çarpıcı biçimlerinden biri budur.

Bir roman kahramanı:

  • bir romanda yaşadığını anlayabilir,
  • yazarına karşı çıkabilir,
  • kendi kaderini değiştirmeye çalışabilir,
  • okuyucuyla konuşabilir,
  • anlatıcının kendisi üstündeki hâkimiyetini sorgulayabilir.

Böylece gerçeklikle tasarı arasındaki geleneksel sınır bilgili olarak bozulur.

6. Metnin Kendi Ifade Tekniklerini Tartışması

Bir roman:

  • olay örgüsünü,
  • anlatıcı seçimini,
  • roman yazma yöntemlerini,
  • kahraman oluşturmayı,
  • zamanı,
  • bakış açısını,
  • roman türünün kurallarını

kendi içinde tartışabilir.

Bu şekilde bir metin yalnızca bir roman değildir; bununla birlikte romanın iyi mi yazılabileceği üstüne düşünen bir roman hâline gelir.

Kolay Bir Üstkurmaca Örneği

Üstkurmacayı rahat bir tasarı örnekle açıklayalım:

Ali kapıyı açtı ve zifiri karanlık odaya girdi. Burada başına ne geleceğini hemen hemen bilmiyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse ben de bilmiyorum. Bu romanı yazmaya başladığımda Ali’yi bu eve sokmayı asla düşünmemiştim; fakat ellinci sayfaya geldiğimiz için artık ona bir şey yaptırmam gerekiyor. Sizce kapının arkasındaki sesi duymalı mı?

Burada anlatıcı vaka dünyasının dışına çıkarak:

  • romanın yazılma sürecinden söz etmekte,
  • kahramanın kaderini kendisinin belirlediğini göstermekte,
  • sayfa sayısına dikkat çekmekte,
  • okuyucuyu direkt kurmacanın içine çekmektedir.

Bu yüzden parçanın temel ifade tekniği üstkurmacadır.

Üstkurmaca ve Postmodernizm Arasındaki İlişki

Üstkurmaca denildiğinde akla ilk gelen kavramlardan biri postmodernizmdir.

Postmodernist anlatı, edebî eserin dış dünyayı eksiksiz ve nesnel halde yansıtabileceği düşüncesine kuşkuyla yaklaşır. Bunun yerine dilin, anlatıcının, bakış açısının ve kurgunun gerçekliği iyi mi dönüştürdüğüne dikkat çeker.

Üstkurmaca da tam bu aşamada ehemmiyet kazanır.

Geleneksel romanda yazar bir çok süre kurmacanın tasarı bulunduğunu unutturmaya çalışır. Postmodern romancı ise tam tersini yapabilir:

Romanın iyi mi kurulmuş bulunduğunu okura izah edebilir.

Böylece okur yalnızca olayların “ne işe yaradığını” değil, olayların kendisine iyi mi anlatıldığını da düşünmeye adım atar.

Üstkurmaca; metinlerarasılık, parodi, pastiş ve anlatı oyunları bundan dolayı postmodern romanın karakteristik uygulamaları içinde değerlendirilir. TÜBİTAK Ansiklopedisi de üstkurmacayı postmodern edebiyatın başlıca kurgu unsurlarından biri olarak ele almaktadır.

Sadece mühim bir noktayı unutmamak gerekir:

Üstkurmaca yalnızca postmodern edebiyata özgü değildir.

Postmodernizm bu tekniği yoğun ve bilgili halde kullanmıştır; fakat üstkurmacaya benzeyen uygulamalar fazlaca daha eski eserlerde de görülür.

Üstkurmaca ile Metinlerarasılık Arasındaki Fark

Üstkurmaca ile metinlerarasılık sık sık birbirine karıştırılır.

İki kavram yakın ilişki içinde olsa da aynı değildir.

Üstkurmaca Metinlerarasılık
Metin kendi tasarı yapısına dikkat çeker. Bir metin başka metinlerle ilişki kurar.
Romanın yazılması yada anlatılması mevzu olabilir. Başka eserlerden alıntı yada gönderme yapılabilir.
Yazar-anlatıcı-okur ilişkisi sorgulanabilir. Önceki eserler tekrardan kullanılabilir.
Tasarı-gerçeklik sınırı tartışılabilir. Metinler arasındaki anlam ilişkisi öne çıkar.
İngilizcesi “metafiction”dır. İngilizcesi “intertextuality”dir.

Mesela bir romanda Don Kişot‘tan bir cümleye gönderme yapılması metinlerarasılık olabilir.

Fakat romanın anlatıcısı:

“Bu kısmı Cervantes benzer biçimde yazmaya çalıştım; fakat kahramanım buna izin vermedi.”

derse metin hem başka bir eserle ilişki kurar hem de kendi yazılma sürecini görünür hâle getirir. Böylece metinlerarasılık ile üstkurmaca beraber kullanılmış olur.

Bu mevzuda detaylı data için Metinlerarasılık Kuramı başlıklı çalışmamıza da bakılabilir.

Üstkurmaca ile İç İçe Anlatı Arasındaki Fark

Bu iki teknik de çoğunlukla birbirine karıştırılır.

İç içe anlatı, bir anlatının içinde başka bir anlatının bulunmasıdır.

Mesela:

Bir kahraman seyahat esnasında karşılaşmış olduğu yaşlı bir adamdan geçmişte yaşamış olduğu bir vakası dinler.

Burada:

  • ana hikâye vardır,
  • ana hikâyenin içinde ikinci bir hikâye vardır.

Sadece ikinci hikâyenin varlığı, ilk hikâyenin “tasarı” bulunduğunu sorgulatmıyorsa bunun üstkurmaca olması koşul değildir.

Üstkurmacada ise metnin kurum biçimine yönelik bilgili bir dikkat vardır.

Bu yüzden:

Her üstkurmaca iç içe anlatı kullanabilir; fakat her iç içe anlatı üstkurmaca değildir.

Romanlardaki anlatı katmanları ve ifade teknikleri hakkında detaylı data için Roman ve nlatım teknikleri sayfasına bakılabilir.

Üstkurmaca ile Parodi Arasındaki Fark

Parodi, daha ilkin malum bir eserin, türün, ifade biçiminin yada söylemin öykünmek edilerek dönüştürülmesine dayanır.

Üstkurmaca ise metnin kendi tasarı oluşunu görünür kılar.

Bir romancı eski polisiye romanları öykünmek ederek onların kalıplarıyla oynuyorsa parodi kullanabilir.

Aynı roman:

“Polisiye romanlarda bu aşamada ne olursa olsun bir ceset bulunması gerekir. O hâlde ikimiz de bir tane bulalım.”

diyorsa yapıt bununla birlikte kendi türünün kurallarını açığa çıkardığı için üstkurmacaya yönelir.

Dolayısıyla parodi ve üstkurmaca birbirinden değişik olmakla beraber aynı eserde beraber kullanılabilir.

Detaylı izahat için Edebiyatta parodi ve örnekleri başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Üstkurmacanın Amaçları Nedir?

Yazarlar üstkurmacayı yalnızca şaşırtıcı bir ifade tekniği olduğundan kullanmazlar.

Tekniğin çeşitli işlevleri vardır:

Kurmacanın Yapaylığını Göstermek

Roman gerçek hayata benzese bile sonuçta seçilmiş, düzenlenmiş ve anlatılmış bir dünyadır.

Üstkurmaca bu gerçeği gizlemek yerine görünür hâle getirir.

Okuru Etken Hâle Getirmek

Geleneksel anlatıda okur çoğunlukla vakaları takip eder.

Üstkurmacada ise okur:

  • anlatıcıyı sorgular,
  • metnin katmanlarını ayırmaya çalışır,
  • gerçeğin hangi düzeyde bulunduğunu düşünür,
  • anlatının iyi mi oluşturulduğunu farklıdır.

Dolayısıyla anlamın kurulmasına daha etkin halde katılır.

Gerçeklik Terimini Sorgulamak

Üstkurmacanın temel sorularından biri şudur:

Anlatılan gerçek ile gerçekliğin kendisi aynı şey midir?

Her vaka bir anlatıcı tarafınca aktarılıyorsa anlatının haricinde değişmez ve tamamen yansız bir gerçekliğe ulaşmak mümkün müdür?

Postmodern roman bu tür soruları bilhassa önemser.

Geleneksel Roman Kurallarını Kırmak

Klasik romanda yazarın kurmacayı mümkün olduğunca görünmez hâle getirmesi beklenebilir.

Üstkurmacada ise yazar:

  • sahneye çıkabilir,
  • okuyucuyla konuşabilir,
  • kahramanıyla tartışabilir,
  • vaka örgüsünü değiştirebilir,
  • romanın sonunu sorgulayabilir.

Böylece geleneksel romanın “saydam anlatıcı” anlayışı kırılır.

Edebiyat Üstüne Düşünmek

Bazı üstkurmaca eserlerin aslolan mevzusu bir bakıma edebiyatın kendisidir.

Roman:

“Roman nedir?”

“Bir hikâye iyi mi oluşturulur?”

“Bir yazar kahramanları üstünde ne kadar yetkilidir?”

“Gerçek vaka ile anlatılmış vaka arasındaki fark nedir?”

benzer biçimde soruları kendi tasarı dünyası içinde tartışabilir.

Dünya Edebiyatında Üstkurmaca Örnekleri

Üstkurmaca postmodern edebiyatla kuvvetli halde özdeşleşmiş olsa da tarihsel geçmişi fazlaca daha eskidir.

Bu bağlamda sıkça anılan eserlerden bazıları şunlardır:

Bilhassa Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, okuma eylemini ve romanın kurulma sürecini direkt anlatının merkezine taşıması sebebiyle üstkurmacanın en malum çağdaş örneklerinden biridir.

Cervantes’in Don Kişot‘u ise üstkurmacaya ilişkin pek fazlaca yöntemin postmodernizmden yüzyıllar ilkin kullanılabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Türk Edebiyatında Üstkurmaca Örnekleri

Türk edebiyatında üstkurmaca denildiğinde yalnızca 1980 sonrası postmodern romanları düşünmek doğru değildir.

Ahmet Mithat Efendi – Müşahedat

Türk romanında erken dönem üstkurmaca örnekleri bakımından en dikkat çekici eserlerden biri Ahmet Mithat Efendi’nin Müşahedat romanıdır.

Eserde romanın oluşturulma ve yazılma süreci anlatının mühim bir parçası hâline gelir. Bu yönüyle Müşahedat, dönemine nazaran oldukça dikkat çekici bir kurguya haizdir.

Bilimsel niteliği olan araştırmalarda da Müşahedatın üstkurmaca niteliğine bilhassa dikkat çekilmektedir.

Sadece buradaki mühim fark şudur:

Müşahedatta üstkurmaca özelliklerinin bulunması, eserin postmodern roman olduğu anlamına gelmez.

Bundan dolayı postmodernizm fazlaca daha sonraki bir tarihsel ve güzel duyu bağlamın ürünüdür.

Ahmet Mithat Efendi hakkında sayfamızda yazarın romancılığı hakkında daha detaylı data bulunmaktadır.

Orhan Pamuk – Benim Adım Kırmızı

Türk edebiyatında üstkurmaca denildiğinde üstünde durulabilecek mühim eserlerden biri de Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanıdır.

Romanın:

  • değişik anlatıcılara yer vermesi,
  • anlatının kendi yapısına dikkat çekmesi,
  • temsil ve sanat sorununu tartışması,
  • tarih ile tasarı arasındaki ilişkiyi sorgulaması

postmodern anlatı anlayışıyla yakından ilişkilidir.

Bilimsel niteliği olan çalışmalarda da Benim Adım Kırmızı direkt postmodern üstkurmaca yapısı açısından değerlendirilmiştir.

Roman hakkında detaylı data için Benim Adım Kırmızı incelemesi sayfasına bakılabilir.

Ek olarak Orhan Pamuk’un hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında yaşam öyküsü sayfamızdan yazarın öteki romanlarına ulaşabilirsiniz.

Üstkurmaca Örneği Iyi mi Anlaşılır?

Bir metinde üstkurmaca olup olmadığını belirlemek için şu sorular sorulabilir:

  1. Metin kendi tasarı bulunduğunu okura hatırlatıyor mu?
  2. Romanın yada hikâyenin yazılma süreci anlatılıyor mu?
  3. Yazar yada anlatıcı kendi ifade şekillerinden söz ediyor mu?
  4. Anlatıcı okuyucuyla kurmacanın yapısı hakkında konuşuyor mu?
  5. Kahramanlar bir tasarı dünyada olduklarının farkına varıyor mu?
  6. Eserde anlatı içinde başka anlatılar bulunuyor mu?
  7. İçteki ve dıştaki anlatılar birbirlerinin gerçekliğini sorguluyor mu?
  8. Yazar, anlatıcı ve kahraman arasındaki sınırlar bilgili halde bozuluyor mu?
  9. Metin “roman iyi mi yazılır?” sorusunu kendi içinde tartışıyor mu?

Bu sorulardan birkaçına kuvvetli halde “evet” cevabı verilebiliyorsa eserde üstkurmaca tekniğinden söz etmek mümkündür.

Sınavlarda Üstkurmaca Iyi mi Sorulur?

Türk dili ve edebiyatı derslerinde üstkurmaca bilhassa modernist ve postmodern roman mevzuları içinde karşımıza çıkabilir.

Bir paragrafta şu tür ifadeler görüyorsanız üstkurmacadan şüphelenebilirsiniz:

  • “Yazar romanın içine girer.”
  • “Romanın yazılma süreci anlatılır.”
  • “Anlatıcı eserin tasarı bulunduğunu okuyucuya hatırlatır.”
  • “Okuyucu anlatının oluşturulma sürecine dâhil edilir.”
  • “Roman içinde roman vardır.”
  • “Yazar, kahramanlarıyla konuşur.”
  • “Gerçek ve tasarı arasındaki sınırlar belirsizleşir.”
  • “Metin kendi oluşum sürecini mevzu edinir.”

Bilhassa “kurmacanın kendi tasarı oluşunu açığa çıkarması” ifadesi üstkurmaca için en kuvvetli ipucudur.

Üstkurmaca, Metinlerarasılık, Parodi ve Pastiş Aynı Şey midir?

Hayır.

Postmodern eserlerde bu kavramlar çoğunlukla beraber kullanıldığı için öğrenciler tarafınca karıştırılabilir.

Özetlemek gerekirse:

  • Üstkurmaca: Metin kendi tasarı yapısını görünür kılar.
  • Metinlerarasılık: Metin başka metinlerle ilişki kurar.
  • Parodi: Başka bir metin yada ifade biçimi dönüştürülerek öykünmek edilir.
  • Pastiş: Bir sanatçının, devrin yada türün üslubu öykünmek edilir.
  • Kolaj: Değişik metin yada malzemeler bir araya getirilir.

Bir postmodern roman bunların birkaçını aynı anda kullanabilir.

Bu yüzden bir eserde metinlerarasılık bulunması onun ne olursa olsun üstkurmaca olduğu anlamına gelmediği benzer biçimde, üstkurmaca içeren her yapıt de tüm bu teknikleri kullanmak zorunda değildir.

Üstkurmaca Niçin Önemlidir?

Üstkurmaca, edebiyatın yalnızca vaka anlatmakla sınırı olan olmadığını gösterir.

Geleneksel bir anlatıda okuyucu:

“Sonrasında ne olacak?”

sorusunun peşinden gider.

Üstkurmaca yapıt ise bunun yanına başka sorular ekler:

  • “Bu hikâyeyi kim konu alıyor?”
  • “Niçin bu şekilde konu alıyor?”
  • “Okuduğum şey iyi mi oluşturuldu?”
  • “Bir anlatıya ne kadar güvenebilirim?”
  • “Gerçeklik dediğimiz şey ile anlatılan gerçeklik aynı şey mi?”

Bu yüzden üstkurmaca yalnızca teknik bir yenilik değil, edebiyatın kendi doğası üstüne düşünme biçimidir.

Roman, kendi yapısını okurun gözleri önünde açar. Bir bakıma sahnedeki dekoru kaldırarak arkasındaki mekanizmayı da gösterir.

İşte üstkurmacayı garip kılan temel özellik budur.

Sık Sorulan Sorular

Üstkurmaca nedir?

Üstkurmaca, bir edebî eserin kendi tasarı yapısını, yazılma yada anlatılma sürecini metnin mevzusu hâline getiren ifade tekniğidir. Yaratı, okura kendisinin oluşturulmuş bir tasarı bulunduğunu çeşitli yollarla hatırlatır.

Üstkurmaca postmodernizm tekniği midir?

Üstkurmaca postmodern edebiyatın en sık kullanılan tekniklerinden biridir sadece yalnızca postmodernizme özgü değildir. Postmodernizmden yüzyıllar ilkin yazılan eserlerde de üstkurmaca özelliklerine rastlanabilir.

Roman içinde roman tekniği üstkurmaca mıdır?

Devamlı değildir. Roman içinde roman, üstkurmaca oluşturmanın yollarından biri olabilir. Sadece içteki anlatının dıştaki metnin tasarı niteliğine dikkat çekmesi yada onun oluşumuyla ilişki kurması gerekir. Aksi durumda yalnızca iç içe anlatı söz mevzusu olabilir.

Üstkurmaca ile metinlerarasılık arasındaki fark nedir?

Üstkurmaca, metnin kendi tasarı yapısına yönelmesidir. Metinlerarasılık ise bir metnin başka metinlerle alıntı, gönderme, parodi yada benzeri yollarla ilişki kurmasıdır. İki teknik aynı eserde beraber kullanılabilir.

Türk edebiyatında üstkurmaca örnekleri nedir?

Ahmet Mithat Efendi’nin Müşahedat romanı Türk edebiyatındaki erken üstkurmaca örneklerinden biridir. Daha sonraki dönemlerde bilhassa postmodern romanlarda üstkurmaca yaygınlaşmış; Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı benzer biçimde eserleri bu bağlamda incelenmiştir.

Üstkurmacanın amacı nedir?

Üstkurmacanın temel amaçlarından biri okura eserin bir kurgu bulunduğunu hatırlatmaktır. Bunun yanında gerçeklik-kurmaca ilişkisini sorgulamak, okuyucuyu etken hâle getirmek, geleneksel anlatı kurallarını kırmak ve edebiyatın iyi mi oluşturulduğunu tartışmak amacıyla da kullanılabilir.

Üstkurmacanın İngilizcesi nedir?

Üstkurmacanın İngilizce karşılığı metafictiondır. Terim edebiyat eleştirisinde bilhassa 1970’lerden itibaren yaygınlaşmıştır.

Üstkurmaca en fazlaca hangi türde kullanılır?

Üstkurmaca bilhassa roman ve hikâyede görülür. Bununla beraber tiyatro, beyaz perde ve öteki tasarı anlatı biçimlerinde de benzer özdüşünümsel yöntemlerden yararlanılabilir.

Üstkurmacanın en belirgin özelliği nedir?

En belirgin özelliği, tasarı metnin kendi tasarı oluşunu görünür hâle getirmesidir. Yazarın anlatıya müdahale etmesi, romanın yazılışını anlatması yada anla

Bul-Tikla

Son Yazılar

Güvenilmez Anlatıcı Tekniği – Türk Dili ve Edebiyatı

Güvenilmez Anlatıcı Tekniği Bir romanı ya da hikâyeyi okurken anlatıcının söylediklerini bir çok süre doğru…

15 saat ago

Beni Asla Bırakma – Kazuo Ishiguro

Beni Asla Bırakma – Kazuo Ishiguro Bazı romanlar gelecekte yaşanabilecek büyük felaketleri göstererek okuru sarsar.…

3 gün ago

İlhan İrem – Türk Dili ve Edebiyatı

İlhan İrem İlhan İrem, Türk müziğinde yalnızca söylediği duygusal şarkılarla değil; besteci, söz yazarı, yorumcu,…

3 gün ago

Gamlı Baykuş Ne Demek? – Türk Dili ve Edebiyatı

Gamlı Baykuş “Gamlı baykuş” sözü; mutsuz, kederli, karamsar, içine kapanık yada devamlı negatif düşünen şahıs…

3 gün ago

Kuşak Çatışması Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Dönem Çatışması Aynı ailede yaşayan bir dede, baba ve genç; dünyaya aynı pencereden bakmaz; bu…

4 gün ago

Çeyiz Özeti, Konusu ve Karakterleri

Çeyiz – Hatice Kübra TongarTür:HikayelerYazar:Hatice Kübra TongarYayınlanma Zamanı:2022Yayınevi:HayykitapISBN: 9786258222029KarakterlerKitap tek bir vaka örgüsünden değil, birbirinden…

4 gün ago