| Tür: | Korku – Gerilim |
| Yazar: | Mary Shelley |
| Yayınlanma Zamanı: | 1820 |
| Yayınevi: | İthaki Yayınları |
Karakterler
Mathilda: Ufak yaşta annesini kaybeden ve ondan sonra babası tarafınca terk edilen kızdır. Teyzesi ve Halası ile büyüyen ve ondan sonra onlarında ölümü ile seneler sonrasında babasını kazanmak için çabalarken babasının ona karşı ensest bir ilişki bulunduğunu duyar ve bu sözler babasının kendisini öldürmesi ile son bulur.
Mathilda’nın Babası: Kızına karşı ensest bir ilişki duyduğunu söyledikten sonrasında kendisini boğarak öldürür.
Diana: Mathilda’nın üvey anası. Ve Mathilda’nın anlatımı ile babasını değiştiren, tutarsız ve hasas biri haline getiren hanımdır.
Woodville: Ozan olarak anlatılan karakter Mathilda’nın arkadaşı ve yaşamını ölmeden ilkin yazdırdığı kişidir.
Elinor: Woodville’nin nişanlısı.
Mevzusu
Hemen hemen yirmili yaşlarında olan genç bir karı olan Mathilda, ölüm döşeğinden konu alıyor, hikâyesini, yaptıklarını arkadaşı Woodville’e açıklamanın bir yolu olarak yazıyor. Anlatımı, onun yalnız yetiştirilme tarzını takip ediyor ve isimsiz babasının ona olan ensest aşkını itiraf etmiş olduğu bir noktada zirveye ulaşıyor. Bunu ondan sonra boğularak intihar etmesi ve nihai ölümü izler. Yetenekli genç ozan Woodville ile olan ilişkisi, Matilda’nın duygusal geri çekilmesini tersine çevirmede yada yalnız ölümünü engellemede başarısız olur.
Kitap, okuyucuların bu hikâyenin Mathilda tarafınca birinci tekil kişi ağzından anlatıldığını ve bu anlatımın, romanın başlangıcından ilkin sorulan bir soruya cevap olarak belirli bir seyirci kitlesi için tasarlandığını fark etmesiyle adım atar.
Mathilda’nın anlatımı ilkin annesiyle babası arasındaki ilişkiyi ve büyürken birbirlerini iyi mi tanıdıklarını araştırıyor. Mathilda’nın anası Diana ve babası çocukluk arkadaşıydı. Mathilda’nın babası, kendi annesinin ölümünden sonrasında Diana’da teselli bulur ve ikisi fazlaca geçmeden evlenir. Anlatıcı olarak Mathilda, Diana’nın Mathilda’nın babasını değiştirdiğini ve onu daha duyarlı ve daha azca kararsız hale getirdiğini belirtiyor. Sadece Mathilda, evlendikten bir yıldan birazcık daha uzun bir süre sonrasında dünyaya gelir ve Diana’nın doğumundan birkaç gün sonrasında ölmesi, babasının derin bir depresyona girmesine niçin olur. Mathilda’nın teyzesi olan kız kardeşi, onlarla beraber kalmak ve Mathilda’nın bakımına destek olmak için İngiltere’ye gelir, sadece Mathilda’nın kızına bakamayan babası, karısının ölümünden ortalama bir ay sonrasında ayrılır ve Mathilda, teyzesi tarafınca büyütülür.
Mathilda, Woodville’e teyzesi tarafınca soğukken yetiştirilme tarzının asla ihmalkâr olmadığını söyler. İskoçya, Loch Lomond’daki teyzesinin malikânesinin çevresinde kitaplar ve gezilerle zaman geçirmeyi öğrenir. Mathilda’nın on altıncı doğum gününde halası, Mathilda’nın babasından kızını görmek istediğini ifade eden bir mektup alır. Mathilda, birbirlerinin şirketinde geçirdikleri ilk üç ayın mutlu geçtiğini konu alıyor, sadece bu ilkin Mathilda’nın teyzesinin vefatıyla ve arkasından ikisinin Londra’ya dönmesinin arkasından Mathilda’nın babasının ona olan sevgisini ifade etmesiyle biter.
Vahiy anına kadar Mathilda, babasından karamsar bir ruh hali aldığını fark etmiş olduğu talipler tarafınca kur yapar. Mathilda’nın bir zamanlar tanımış olduğu babasını geri getirmenin bir yolunu planlamasına niçin olur. Çevrelerini saran ormanda bir yürüyüşte kendisine eşlik etmesini ister ve bu yürüyüşte endişelerini ve ilişkilerini tekrardan kurma isteklerini dile getirir. Babası onu “küstah ve fazlaca telaşlı” olmakla suçlar. Sadece bu onu durdurmaz ve sonunda onunla ilgili ensest arzusunu itiraf eder. Ertesi sabah babası, onu terk edeceğini açıklayan bir not bırakır ve aslolan niyetinin intihar etmek bulunduğunu anlamış olur. Mathilda onu takip eder fakat kendini boğmasını engellemek için fazlaca geç kalmıştır.
Mathilda, babasını durdurma girişimlerinde hastalanınca, ölümünden bir süre sonrasında topluma geri döner. Gene de bu toplumda kalamayacağını anlamış olur ve kimsenin onu aramaya gelmemesini sağlamak için kendi ölümünü öykünmek eder. Mathilda fundalıkta tenha bir evde kendine yer bulur. Birkaç günde bir eve bakmaya gelen bir hizmetçisi vardır, sadece bunun haricinde, Woodville orada yaşamayı seçtikten ortalama iki yıl sonrasında fundalıkta ikamet edene kadar hiçbir insan etkileşimi olmamıştır.
Woodville, nişanlısı Elinor ve Mathilda bir dostluk kurarlar. Woodville sık sık Mathilda’ya niçin asla gülümsemediğini sorar fakat o bu mevzuda fazla ayrıntıya girmez. Bigün Mathilda, Woodville’e karşılıklı acılarına beraber son verip intihar etmelerini önerir. Woodville, Mathilda’yı bu karardan vazgeçirir, sadece kısa süre sonrasında hasta annesine bakmak için fundalıktan ayrılmak zorunda kalır. Mathilda, ayrıldıktan sonrasında geleceğini düşünür ve fundalıkta yürürken kaybolur ve sonunda bir gece dışarıda uyur. Dışarıda uyurken yağmur yağar ve evine döndükten sonrasında aşırı derecede hastalanır.
Bu durumda Mathilda, daha çok yaşayacak vakti kalmadığını fark etmesine karşın, ona daha karanlık yüzünü açıklamanın bir yolu olarak hikâyesini Woodville’e yazmaya karar verir.
Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley’nin, öldükten sonrasında ardında müsvedde halinde bıraktığı tüm romanları ve öyküleri içinde tamamlanmış yegâne yapıt olan Mathilda, ilk kez Türkçede.
1819’da yazılmasına karşın aksaklıklar sebebiyle yayımlanamayan arkasından da unutulan bu gotik novella ilk kez 1959 senesinde okur karşısına çıktı. Mary Shelley’nin tüm yazılarında olduğu şeklinde gene pek fazlaca otobiyografik unsur barındıran yapıt, muhtemelen Shelley’nin kendi hayatından en fazlaca esinlendiği eseri.
Mathilda, yazarın anası Mary Wollstonecraft, babası William Godwin ve eşi Percy Bysshe Shelley ile olan ilişkilerini idrak etmek için mühim bir belge niteliği taşıyor. Bir babanın kızına olan aşkı, toplumdan soyutlanma ve ölüm şeklinde anlatması zor mevzular hiçbir şekilde otobiyografik olmayan vakalar üstüne kurgulansa da, üç ana karakter açık bir halde Mary’nin kendisi, Godwin ve Percy Shelley olarak görülebilir ve kitap içindeki rolleri de kolaylıkla gerçeklere karşılık edecek şekilde yorumlanabilir.
2026-2027 10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları…
Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…
Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…