Kategoriler: Genel

Niçin Susarız?

Niçin Susarız?

Susuzluk hissettiğimizde ve içecek bir şey bulamadığımız zaman,içimizi yakan hararetle kavruluruz.Giderek bu hal artar, ıstırap verici olur. Öyle ki,başka bir şey düşünemeyiz.

Hemen hemen herkes, şu veya bu nedenle böyle bir dramda kalmıştır. Fakat günlerce,içimiz yana yana susuz kalmanın ne kadar feci bir şey olduğunu düşünebilir misiniz?

Üç hafta boyunca içecek,içinin ateşini dindirecek bir şey bulamayan,bu durumda kıvranan bir insan ölecektir. Ayrıca, bunun bünyeye bağlı bir şey olacağını da belirtelim.Bazı kimselerde bu dayanıklılık daha azdır.

Ağırlığımızın % 50 ila % 60 inin su olmasına rağmen insan vücudunun içecek şeye ihtiyacı vardır.Gerçekte, yetişkin bir insan terlemeyle bir günde yaklaşık olarak 600gram su kaybeder. Bunun dışında, idrarla kaybedilen su miktarı da l litreye yakındır. Dolayısıyla,kaybedilen bu su miktarını karşılayacak ölçüde su almamız kaçınılmaz bir şeydir.

Öte yandan, su halinde içsek de içmesek de gene su alırız. Vücut sindirimi yaptığında,hemen her gün 200 ile 300 gram arasında su sağlamış olacaktır.Fakat bu işlem, kaybettiğimiz suyu karşılamağa yetmez. Vücudun su dengesini sağlamamız şarttır. Dengenin yokluğu halinde, vücudumuz daha fazla suya ihtiyacı olduğunu belirtir.Susuzluk da bunun sinyali, belirtisi , başka türlü söylemek gerekirse, vücudun suya ihtiyaç duyduğunun açık seçik işaretidir.

Ağızdaki kuruluk, çok kimsenin düşündüğü ve inandığı gibi susuzluğun sebep olduğu bir durum değildir.Boğazdaki kuruluk gibi,bu da başka nedenlerle olabilir. Sinirlilik (asabiyet), aşırı yorulma,salya ifrazında yavaşlama söz konusu kuruluğu yaratabilir. Biraz dinlenme veya bir dilim limon,ağzımızdaki kuruluğun geçmesine,kaybolmasına yetecektir.

Buna karşılık, salya ifrazı normal olabilir. Mideniz, dolaşım halindeki kanınız,mesaneniz yeteri kadar suyla doludur. Gene de susuzluk hissedebilirsiniz.Sözgelimi bir tezgah başında birkaç içki yuvarlayan bir kimse, içtiklerine rağmen susuzluk duyar.İçki arasında yediği şeyler (fıstık, badem vs.) onun susuzluk duymasındaki nedendir.

Dolayısıyla,susuzluğun kanımızdaki tuz miktarında bir değişime bağlı olduğunu,bundan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Kanımızda belirli ölçüde tuz ve su vardır.Herhangi bir değişimle tuz miktarının ağır basması, dengenin sağlanması için su ihtiyacını yani susuzluk duyurur.

Beynimizde bulunan bir “susama merkezi” de hemen gerekli uyarmayı yapacaktır.

Bul-Tikla

Son Yazılar

Gereklilik Kipi Nedir? Ekleri, Çekimi ve Örnekleri

Gereklilik Kipi Gereklilik kipi; fiilde bildirilen işin, oluşun yada hareketin yapılması icap ettiğini, lüzumlu yada…

15 saat ago

Sanayi Devrimi Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Endüstri Devrimi Nedir? Endüstri Devrimi, insanlık tarihinin üretim, emek harcama ve yaşama biçimlerini kökten değiştiren…

21 saat ago

Emir Kipi Nedir? Çekimi, Özellikleri ve Örnekleri

Buyruk Kipi Buyruk kipi; fiilde bildirilen işin, oluşun yada hareketin yapılmasını ya da yapılmamasını buyurma,…

1 gün ago

Türkiye’de İnternetin Tarihi – Türk Dili ve Edebiyatı

Türkiye’de İnternetin Zamanı Bugün eğitimden bankacılığa, iletişimden alışverişe kadar yaşamın derhal her alanında kullanılan web,…

4 gün ago

Dilek-Koşul (Dilek-Şart) Kipi – Türk Dili ve Edebiyatı

Istek-Şart (Istek-Koşul) Kipi Istek-koşul (dilek-şart) kipi; fiilde bildirilen işin, oluşun yada hareketin gerçekleşmesini bir koşula…

4 gün ago

Kalpazanlar Özeti, Konusu ve Karakterleri

Kalpazanlar – Andre GideTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2000Yayınevi:Can YayınlarıISBN:9789750747946KarakterlerBernard Profitendieu: Romanın merkezindeki gençlerden biridir. Gururlu, parlak zeka,…

4 gün ago